www.ankemdernegi.org.tr
 |
Ankem Dergisi - ARALIK 2009
|
ANKEM Derg 2009;23(4):155-160
PEDİATRİK YAŞ GRUBU TOPLUM KÖKENLİ ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARINDAN İZOLE EDİLEN ESCHERICHIA COLI VE KLEBSIELLA SPP. SUŞLARININ İN-VİTRO ANTİBİYOTİK DİRENCİ*
|
Cemal ÜSTÜN*, Yavuz Selim DEMİR**, Sevim DEMİR***, Saadet DEMİRÖREN****, Muhammed Güzel KURTOĞLU*****
* Sağlık Bakanlığı, Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, ELAZIĞ
** Sağlık Bakanlığı, Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mikrobiyoloji Laboratuvarı, ELAZIĞ *** Sağlık Bakanlığı, Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sarahatun Kadın Hastalıkları ve Doğum Ünitesi, İnfeksiyon Kontrol Komitesi Hemşiresi, ELAZIĞ
*** Sağlık Bakanlığı, Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sarahatun Kadın Hastalıkları ve Doğum Ünitesi, Pediatri Kliniği, ELAZIĞ ***** Sağlık Bakanlığı, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mikrobiyoloji Laboratuvarı, KONYA
|
|
|
Pediatri polikliniğine toplum kökenli üriner sistem infeksiyonu nedeniyle başvuran hastaların idrar kültürlerinden izole edilen Escherichia coli ve Klebsiella spp. suşlarının in-vitro antibiyotik direnç oranları araştırılmıştır. Çalışma, Ocak-Aralık 2008 tarihleri arasında Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılmıştır. Hastalara ait idrar örnekleri % 5 kanlı agar ve EMB agara ekilmiştir. Etkenlerin tanımlanmasında ve antibiyogramında Sceptor Mikrodilüsyon Yöntemi kullanılmıştır. Çalışmaya alınan ve yaşları 3-60 ay arasında (ortalama 26±15 ay) değişen 175 olgunun 90’ından E.coli, 85’inden Klebsiella spp. izole edilmiştir. Amikasin, meropenem, gentamisin, seftriakson, seftazidim ve sefuroksimin E.coli suşlarına ve bunlardan sefuroksim dışındakilerin Klebsiella spp. suşlarına en etkili antibiyotikler olduğu (p<0.02-0.05), ampisilin ve trimetoprim-sulfametoksazole ise yüksek oranda direnç varlığı görülmüştür. Pediatrik yaş grubunda kullanılmayan siproşoksasine karşı E.coli’de % 29, Klebsiella spp.’de % 18 direnç saptanmıştır. Üriner sistem infeksiyonlarında gelişen antimikrobiyal direnç yaşamın ilk yıllarında dahi önemli bir sorun oluşturmuştur. Pediatrik üriner sistem infeksiyonlarında antibiyograma dayalı rasyonel antibiyotik kullanımı antimikrobiyal direncin önlenmesinde etkili olabilir.
Anahtar sözcükler: antibakteriyel direnç, Escherichia coli, Klebsiella spp., pediatrik üriner sistem infeksiyonları, toplum kökenli infeksiyonlar
|
|
ANKEM Derg 2009;23(4):161-165
MALATYA DEVLET HASTANESİ’NDE KLİNİK ÖRNEKLERDEN İZOLE EDİLEN ESCHERICHIA COLI VE KLEBSIELLA SPP. SUŞLARINDA GENİŞLEMİŞ SPEKTRUMLU BETA-LAKTAMAZ POZİTİFLİĞİ İLE ANTİBİYOTİK DUYARLILIĞI
|
Meryem IRAZ
Malatya Devlet Hastanesi, Mikrobiyoloji Laboratuvarı, MALATYA
|
|
|
Gram negatif bakterilerde beta-laktam antibiyotiklere karşı oluşan direncin önemli bir mekanizması genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) enziminin üretimidir. GSBL pozitişiğine en fazla Escherichia coli ve Klebsiella spp. suşlarında rastlanmaktadır. Çalışmada hastaların klinik örneklerinden izole edilen E.coli ve Klebsiella spp. suşlarında GSBL prevelansı ve antibiyotik direncinin retrospektif olarak belirlenmesi amaçlanmıştır. GSBL enzimi 401 E.coli suşunun 107’sinde (% 27), 65 Klebsiella spp. suşunun 15’inde (% 23) pozitif olarak saptanmıştır. Çalışmada en etkili antibiyotikler imipenem, sefotetan, seftazidim, nitrofurantoin ve piperasilin/tazobaktam olarak bulunmuştur. En yüksek direnç ise ampisiline karşı tespit edilmiştir. Çalışmada E.coli ve Klebsiella spp. suşlarında GSBL pozitişik oranlarının düzenli olarak izlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar sözcükler: Escherichia coli, GSBL, Klebsiella spp., VITEK2
|
ANKEM Derg 2009;23(4):166-171
ERİŞKİN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE STENOTROPHOMONAS MALTOPHILIA İNFEKSİYONU VE KONTROLÜ* |
Şliz YILDIRIM*, Kadriye KART YAŞAR*, Gönül ŞENGÖZ*, Rahşan YAMANLAR*, Fatime NAYMAN**, Kadir İDİN**
*SB Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, İSTANBUL **SB Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Anestezi ve Reanimasyon Kliniği, İSTANBUL
|
|
|
Bu çalışmanın amacı, yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) giderek artan bir problem olan Stenotrophomonas maltophilia infeksiyonlarına ve bakterinin yayılımını engellemek için alınması gereken önlemlere dikkat çekmektir. Hastanemizde aynı koridor üzerinde bulunan sekiz ve altı yataklı 2 ayrı erişkin YBÜ’de 36 günlük periyotta beş ayrı hastadan alınan kan kültürlerinden S.maltophilia suşu izole edilmesi üzerine; hastane infeksiyonu/salgın şüphesi ile sürveyans çalışması yapılmış ve izolasyon ve kontrole yönelik gerekli önlemlerin yer aldığı bir prosedür izlenmiştir. Üç kadın hasta solunum yetmezliği, travma ve intrakranyal kanama, iki erkek hasta ise aspirasyon pnömonisi tanısı ile yatmaktaydı. Yatıştan sonra, kan kültüründe bakteri üremesinin saptandığı gün ortalaması 36 gündü (19-70). Hastaların biri ölmüş, diğerleri 30-54 günde iyileşmiştir. YBÜ 1 ve 2’nin aynı koridora açılan kapıları olduğu, hastalarına farklı doktor, hemşire ve temizlik personeli tarafından bakım verildiği saptanmıştır. Ancak gece nöbetlerinde bu durumun zaman zaman sağlanamadığı, buna bağlı olarak da iki YBÜ arasında bu bakterinin yayıldığı fikrine varılmıştır. Hastalar arasında yayılımı durdurmak için YBÜ’de izolasyon önlemleri alınmış, personelin el yıkama ve hastane infeksiyonlarının yayılımı konusundaki eğitimleri güncellenmiştir. Anahtar sözcükler: nozokomiyal salgın, Stenotrophomonas maltophilia, trimetoprim-sulfametoksazol, yoğun bakım ünitesi
|
ANKEM Derg 2009;23(4):172-176
ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARINDAN SOYUTLANAN TOPLUM KÖKENLİ ESCHERICHIA COLI SUŞLARINA FOSFOMİSİN TROMETAMOLÜN VE BAZI ANTİBİYOTİKLERİN İN-VİTRO ETKİNLİĞİ*
|
M. Hamidullah UYANIK, Hayrunisa HANCI, Halil YAZGI
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ERZURUM
|
|
|
Escherichia coli komplike olmayan alt üriner sistem infeksiyonlarından en sık izole edilen mikroorganizmadır. Bu çalışmada toplum kökenli üriner sistem infeksiyonlarından Ekim 2008-Şubat 2009 arasında izole edilen 139 E.coli suşunun fosfomisin trometamol (fosfomisin) de dahil antibiyotik duyarlılıkları ve genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimi araştırılmıştır. Suşlarda GSBL üretiminin saptanması, fosfomisin ve sıkça kullanılan antibiyotiklere duyarlılık CLSI önerileri doğrultusunda Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile araştırılmıştır. İncelenen 139 E.coli suşunun 36’sında (% 26) GSBL pozitif bulunmuştur. Fosfomisin GSBL üreten ve üretmeyen suşların tümüne in-vitro olarak etkili bulunmuştur.
Fosfomisinin E.coli suşlarına etkinliği ile amikasin ve imipenem etkinliği arasında anlamlı bir fark bulunmamış; trimetoprim-sulfametoksazol (p<0.01), gentamisin, siproşoksasin, ampisilin, seftriakson, sefazolinden (p<0.001) ise anlamlı olarak daha etkin bulunmuş, bu antibiyotiklere GSBL pozitif suşlardaki direnç negatif suşlardakine göre anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır (p<0.01). Sonuç olarak, bölgemizde saptanan yüksek direnç oranları da göz önünde bulundurulduğunda, fosfomisin trometamol toplum kökenli idrar yolu infeksiyonlarının tedavisinde tercih edilebilecek bir antibiyotik olarak görülmektedir. Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Escherichia coli, fosfomisin trometamol, GSBL, idrar yolu infeksiyonu |
ANKEM Derg 2009;23(4):177-181
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TURGUT ÖZAL TIP MERKEZİNDE 2008 YILINDA YATAN HASTALARDAN İZOLE EDİLEN ACINETOBACTER SUŞLARININ ANTİBİYOTİK DUYARLILIKLARI*
|
Ahmet MANSUR*, Çiğdem KUZUCU*, Yasemin ERSOY**, Funda YETKİN**
*İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, MALATYA **İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, MALATYA |
|
|
Hastanemizin tüm ünitelerinde yatmakta olan hastalardan 2008 yılında izole edilen Acinetobacter suşlarının antibiyotik duyarlılıkları değerlendirilmiştir. Acinetobacter izolatları konvansiyonel yöntemler ve BD Phoenix System (Beckton Dickinson, ABD) kitleri ile tanımlanmış, antibiyotik duyarlılık testleri Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI) standartlarına göre Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Doğrulama gerektiğinde E test (AB Biodisk, İsveç) ve buyyon mikrodilüsyon yöntemleri kullanılmıştır. Suşların en sık izole edildikleri üniteler Genel Cerrahi Servisi (% 16), Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi (% 14), Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesi (% 10), Organ Nakli Ünitesi (% 8); en sık izole edildikleri örnekler trakeal aspirat (% 29), kan (% 26), parasentez sıvısı (% 13), yara örnekleri (% 12) ve idrar (% 11) olmuştur. Bu dönemde 120 hastanın çeşitli klinik örneklerinden 147 Acinetobacter suşu izole edilmiştir. Bu suşlarda tigesiklin duyarlılığı % 100, kolistin duyarlılığı % 91 olarak bulunmuş, bu iki antibiyotik arasında anlamlı etkinlik farkı saptanmamış (p>0.10) ve bu iki antibiyotik tüm diğerlerinden ileri derecede anlamlı olarak daha etkin bulunmuştur (p<0.001). Karbapenemlere dirençli 37 suşun denendiği tigesiklin tamamına etkili bulunmuştur. İmipenem ve meropenem arasında da anlamlı etkinlik farkı bulunmamış (p>0.10) ve bu iki antibiyotik tobramisin dışında diğer antibiyotiklerden anlamlı olarak daha etkin bulunmuştur (p<0.01-0.001). Amikasin gentamisinden (p:0.04) ve tobramisinden anlamlı olarak (p<0.001) daha az etkin bulunmuştur. Hastanemizde izole edilen Acinetobacter suşlarının en duyarlı oldukları antibiyotikler sırasıyla tigesiklin, kolistin, imipenem ve meropenem olmuştur. Antibiyotiklere direnç oranlarının yüksekliği ile tigesiklin ve kolistinin bu dirençli suşlardaki etkinliği dikkat çekicidir. Anahtar sözcükler: Acinetobacter spp., antibiyotik duyarlılığı, kolistin, tigesiklin
|
ANKEM Derg 2009;23(4):182-187
MYCOBACTERIUM BOVIS’İN ETKEN OLDUĞU TÜBERKÜLOZ OLGULARI
|
Gönül ASLAN*, Necdet KUYUCU**, Mukadder ÇALIKOĞLU***, Gülden ERSÖZ****, Mahmut ÜLGER*, Selami GÜNAL*****, Gürol EMEKDAŞ*
* Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, MERSİN ** Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı, MERSİN *** Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, MERSİN **** Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, MERSİN ***** İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, MALATYA
|
|
|
Başlıca infekte sütlerle bulaşan Mycobacterium bovis’in sebep olduğu tüberküloz; son yıllarda çok önceden alınan etkenlerin endojen reaktivasyonuyla, HIV-M.bovis ko-infeksiyonu ya da immünsüprese hastalarda fırsatçı infeksiyon olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada laboratuvarımızda 2008 yılı içinde farklı kliniklerden izole edilen M.bovis izolatları irdelenmiştir. Klinik özellikleri, klasik kültürde uzun üreme süresi ve identiŞkasyonda Mycobacterium tuberculosis’den farklılık gösteren üç olguya ait izolatlar spoligotiplendirme yöntemiyle M.bovis olarak belirlenmiştir. Tüberküloz etkenlerinin tür düzeyinde ayrımını yapan laboratuvar yöntemlerinin kullanımının yaygınlaşması gerçek M.bovis olgu sıklığının ortaya çıkmasına ışık tutacaktır. Multidisipliner klinik yaklaşım gerektiren ve akciğer dışı yerleşen tüberküloz olguları için mikobakteriyoloji laboratuvarının daha etkin kullanılması ve klinik-laboratuvar işbirliğinin erken tanı ve tedavi avantajı sağlayacağı, morbidite ve mortaliteleri azaltacağı düşünülmelidir. Anahtar sözcükler: moleküler tanı, Mycobacterium bovis, yaygın infeksiyon
|
ANKEM Derg 2009;23(4):188-191
UZUN SÜREDİR STEROİD TEDAVİSİ ALAN BİR HASTADA SALMONELLA SEROVAR ENTERITIDIS’İN NEDEN OLDUĞU SEPTİK ARTRİT OLGUSU*
|
Serap Bahar DİKİCİ*, Hasan NAZİK*, Betigül ÖNGEN*, Fatih YILDIZ**, Derya AYDIN*
*İstanbul Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL **İstanbul Tıp Fakültesi, Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL |
|
|
Gastroenterit Salmonella infeksiyonlarının en sık görülen klinik şeklidir ve dünya genelinde önemli bir halk sağlığı problemidir. Salmonella cinsi bakterilerin neden olduğu eklem infeksiyonları diğer Gram negatif bakterilere göre daha nadirdir ve genellikle hemoglobinopati, immunsüpresyon gibi altta yatan bir nedenle ilişkilidir. Bu çalışmada uzun süredir steroid tedavisi alan bir hastada Salmonella serovar Enteritidis’in neden olduğu septik artrit olgusu sunulmuştur. Anahtar sözcükler: Salmonella serovar Enteritidis, septik artrit
|
ANKEM Derg 2009;23(4):192-198
İNTRAABDOMİNAL İNFEKSİYONLAR VE ANTİBİYOTİK KULLANIMI*
|
A.Atahan ÇAĞATAY
İstanbul Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL |
|
|
İntraabdominal infeksiyonlar, peritonun mikroorganizmalara, onların çeşitli yapı ve toksinlerine karşı verilen inşa-matuvar yanıt sonrasında karın içinde pürülan eksüda oluşumu ile karakterizedir. Antibiyotik tedavisi bazı intraabdominal infeksiyonlarda bazen birincil tedavi olarak kullanılabilirken bazen cerrahiye ek olarak kullanılmaları daha faydalı olabilir. Anahtar sözcükler: anastomoz kaçağı, antibiyotik tedavisi, kaynak kontrolü, peritonit
|
ANKEM Derg 2009;23(4):199-203
EDİTORYAL NEDİR ?*
|
Kurtuluş TÖRECİ
ANKEM Dergisi Editörü ankem@ankemdernegi.org.tr, torecik@ankemdernegi.org.tr |
|
|
|
Yazarlara Bilgi
Yayın Kurulu
|