ANKEM DERGİSİ

 

www.ankemdernegi.org.tr

Ankem Dergisi - MART 2010

 

ANKEM Derg 2010;24(1):1-6
HASTANE KÖKENLİ KARBAPENEM DİRENÇLİ VE DUYARLI PSEUDOMONAS AERUGINOSA SUŞLARININ ÇEŞİTLİ ANTİBİYOTİKLERE DİRENÇ ORANLARI*

Cemal ÜSTÜN
Sağlık Bakanlığı Elazığ Eğitim ve AraŞtırma Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, ELAZIĞ

ÖZET

Hastane infeksiyonu etkeni Pseudomonas aeruginosa suşlarının antibiyotiklere karşı geliştirdiği çoklu direnç, dünya genelinde önemli bir sorun oluşturmuştur. Son yıllarda, karbapenem grubu antibiyotiklere dirençli P.aeruginosa suşlarıyla meydana gelen infeksiyonların sıklığında anlamlı bir artış görülmüş ve tedavilerinde önemli sorunlar yaşanmıştır.
Bu çalışma, Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde Ocak-Ağustos 2007’de prospektif olarak yapılmıŞtır. ÇalıŞmaya klinik örneklerden ard arda izole edilen 75’i karbapenem (imipenem ve meropenem) dirençli, 75’i duyarlı 150 hastane kökenli P.aeruginosa suşu alınmıştır. Suşların adlandırılması ve antibiyogramı, BD Phoenix 100 otomatize sistem ile yapılmıŞ, karbapenem direnci disk difüzyon testi (Oxoid) ile doğrulanmıŞtır.
P.aeruginosa en sık Yanık Ünitesi (% 31), Plastik Cerrahi (% 15) ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesinden (% 9); yara yeri (% 65), trakeal aspirat (% 13) ve idrar (% 10) kültürlerinden izole edilmiŞtir. Karbapeneme dirençli suşların % 77’si yoğun bakım ünitelerinden, % 41’i diğer ünitelerden izole edilmiŞtir (p<0.001). Karbapenem dirençli ve duyarlı suşların diğer antibiyotiklere direnç oranları, sırayla, aztreonam için % 100 ve % 40, gentamisin için % 93 ve % 28, piperasilin için % 96 ve % 20, seftazidim için % 89 ve % 21, sefepim için % 93 ve % 5, siprofloksasin için % 60 ve % 7, amikasin için % 61 ve % 1 olarak karbapenem dirençli suşlarda anlamalı derecede yüksek saptanmıştır (p<0.02-0.001).
Hastanemizde karbapenem dirençli P.aeruginosa suşları önemli bir sorun oluşturmuştur. P.aeruginosa suşlarında karbapenem direncinin gelişimi, çoklu antibiyotik direncinin bir belirtisi olabilir.

Anahtar sözcükler: antimikrobiyal direnç, hastane infeksiyonları, karbapenem, Pseudomonas aeruginosa


ANKEM Derg 2010;24(1):7-11
KLİNİK ÖRNEKLERDEN İZOLE EDİLEN STREPTOCOCCUS PNEUMONIAE SUŞLARININ ÇEŞİTLİ ANTİBİYOTİKLERE DUYARLILIKLARI*

Buket TOKSOY, Banu BAYRAKTAR, Emin BULUT, Fesem BAŞARI
Şişli Etfal Eğitim ve AraŞtırma Hastanesi, Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı, İSTANBUL

ÖZET

Çeşitli klinik örneklerden infeksiyon etkeni olarak izole edilen ardışık 70 Streptococcus pneumoniae suşunun başta penisilin olmak üzere, eritromisin, klindamisin, tetrasiklin, SXT, levofloksasin, vankomisine duyarlılıklarının incelenmesi amaçlanmıştır.             Çalışmaya katılan 70 suşun 13’ünde (% 19) orta düzey penisilin direnci (ODPD) bulunmuş, yüksek düzey penisilin direnci (YDPD) görülmemiştir. Diğer antibiyotiklere direnç oranları SXT için % 41, eritromisin için % 23, klindamisin için % 17, tetrasiklin için % 34 ve levofloksasin % 3 olarak saptanmıştır. Tüm suşlar vankomisine duyarlı bulunmuştur. Penisiline duyarlı suşlarda aynı antibiyotiklere ait direnç oranları sırasıyla % 33, % 16, % 14, % 30, % 4 olarak; ODPD görülen suşlarda ise sırasıyla % 77, % 54, % 31, % 54, % 0 olarak saptanmıştır.
CLSI rehberinde (2008) infeksiyonun lokalizasyonuna göre parenteral penisilinler için yeni MİK değerleri belirlenmiştir. Menenjit dışı infeksiyonlarda yeni duyarlı, orta ve dirençli MİK sınır değerleri sırasıyla ?2 µg/ml, 4 µg/ml, ? 8 µg/ml’dir. Bu kriterlere göre çalışmamızda parenteral penisilinlere karşı orta veya yüksek düzey dirençli bir suş saptanmamıştır. Bu sınır değerlerin kullanılması halen tedaviye penisilinle devam edilebilmesi ve dolayısıyla diğer antibiyotiklere direnç gelişiminin önlenmesi açısından önem arz etmektedir.
Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Streptococcus pneumoniae


ANKEM Derg 2010;24(1):12-19
YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE YATAN HASTALARIN KAN KÜLTÜRLERİNDE ÜREYEN MİKROORGANİZMALAR, ANTİBİYOTİK DUYAKLILIKLARI VE NOZOKOMİYAL BAKTERİYEMİ ETKENLERİ

Nisel YILMAZ*, Şükran KÖSE*, Neval AĞUŞ*, Gülfem ECE*, Gülgün AKKOÇLU*, Cenk KIRAKLI**
 *Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, İZMİR
**Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Yoğun Bakım Servisi, İZMİR
ÖZET

Bakteriyel sepsis, özellikle yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) yatan hastaların en önemli mortalite ve morbidite nedenlerindendir. Etken mikroorganizmalar ve antibiyotik duyarlılıklarının tespiti empirik tedavide klinisyene yol gösterici olmaktadır. Bu çalışmada YBÜ’sinde yatan, hastane infeksiyonu (Hİ) tanısı alan ve almayan hastaların kan kültürlerinden izole edilen bakteriler ve antibiyotik duyarlılıkları araştırılmıştır. 2008 yılında YBÜ’de yatmış olan hastalardan 251’inin kan kültüründe etken olarak saptanan üreme olmuştur. Bu hastaların 66’sına (% 26) nozokomiyal bakteriyemi tanısı konmuştur. Kan kültürlerinde en sık koagülaz negatif stafilokoklar (KNS) izole edilmiş olup onu Staphylococcus aureus izlemiştir. Hİ etkeni olarak izole edilen stafilokok suşlarının tamamı metisiline dirençli saptanırken, Hİ etkeni olmayan suşlarda metisiline direnç oranı KNS’de % 67, S.aureus’da % 39 bulunmuştur (p<0.05-0.01). Hİ etkeni olan Escherichia coli ve Klebsiella spp. suşlarında genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz oranları % 56 ve % 63 olarak saptanırken, Hİ etkeni olmayan suşlarda % 43 ve % 45 olarak bulunmuştur. YBÜ’deki hastaların kan kültürlerinden izole edilen pek çok bakteride Hİ etkeni suşlarda direnç daha yüksek bulunmuş, bu yükseklik KNS’de metisilin ve levofloksasin (p<0.05); S.aureus’da metisilin, eritromisin, klindamisin, levofloksasin ve fusidik asit (p<0.01), enterokok suşlarında vankomisin için (p<0.05) anlamlı derecede bulunmuştur. Bu nedenle akılcı antibiyotik kullanımı sağlanmalı ve infeksiyon kontrol önlemlerine uyulması konusunda eğitim verilmelidir.
Anahtar sözcükler: hastane infeksiyonu, kan kültürü, sürveyans, yoğun bakım


ANKEM Derg 2010;24(1):20-27
CLSI’NİN 2008 ÖNCESİ VE 2008 KRİTERLERİNE GÖRE DOKUZ YILDA İZOLE EDİLEN 643 STREPTOCOCCUS PNEUMONIAE SUŞUNDA PENİSİLİN DUYARLILIĞININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Hicran GÜLER*, Çınar ÖZTÜRK*, Burcu DALYAN CİLO**, Melda SINIRTAŞ**, Cüneyt ÖZAKIN**
 *Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, BURSA
** Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, BURSA

ÖZET

İnvaziv pnömokok izolatlarının penisilin sınır değerleri Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI) tarafından 2008 yılında yeniden tanımlanmıştır. Bu çalışmada, dokuz yıllık (2000-2008) periyotta, klinik örneklerden izole edilen 612 (% 95.2) menenjit dışı infeksiyon ve 31 (% 4.8) menenjit etkeni olan toplam 643 Streptococcus pneumoniae suşunun E test yöntemiyle penisiline MİK değerleri belirlenmiş ve sonuçlar önceki ve yeni sınır değerlere göre yorumlanmıştır. Ayrıca CLSI standartlarına uygun olarak disk difüzyon yöntemi ile bazı diğer antibiyotiklere duyarlılık araştırılmıştır.
            Menenjit dışı örneklerden izole edilen 612 suştan 2008 öncesi sınır değerleri ile 432 (% 70.6) suş penisiline duyarlı bulunurken, 155 (% 25.3) suş orta düzeyde dirençli, 25 (% 4.1) suş yüksek düzeyde dirençli saptanmıştır. Yeniden belirlenen (2008) değerlerle penisiline duyarlı suşlar ile orta düzeyde penisiline dirençli suşların sayısı sırasıyla 601 (% 98.2) ve 11 (% 1.8) olmuş, yüksek düzeyde penisiline dirençli suş saptanmamıştır. Menenjitli hasta izolatlarında 25 (% 80.6) suş iki değerlendirmede de penisiline duyarlı bulunmuştur. Bu izolatlarda önceki sınır değerlerle yüksek düzeyde penisilin direnci olan suş saptanmazken, 2008 sınır değerlerine göre 6 (% 19.4) suş yüksek düzeyde penisilin dirençli olarak değerlendirilmiştir.
            Tüm suşlar içinde, eritromisine 73 (% 11.4), klindamisine 48 (% 7.5), kotrimoksazole 141 (% 21.9), tetrasikline 76 (% 11.8) ve kloramfenikole 20 (% 3.1) suş dirençli (dirençli veya orta düzeyde duyarlı) bulunmuştur. Rifampisin direncine bir suşta rastlanmıştır. Pnömokok suşlarının 78’inde (% 12.1) çoklu ilaç direnci saptanmıştır.
            Sonuç olarak yeniden düzenlenen penisilin duyarlılık sınır değerleri menenjit dışı invaziv pnömokok infeksiyonlarında direnç oranlarını aşağı çekmiştir ve tedavide penisilin yine önemli bir seçenek olarak görülmektedir. Bununla beraber önceki yıllarda ODPD izolatları yüksek veya artma eğilimindeki bölgelerde klinisyenlerin daha dikkatli olmaları gereklidir. Menenjit etkeni suşlar için durum ters yöndedir. Pnömokok sürveyans çalışmalarının yapılması ihtiyacı devam etmektedir.

Anahtar sözcükler: disk difüzyon yöntemi, E test, penisilin duyarlılığı, Streptococcus pneumoniae


ANKEM Derg 2010;24(1):28-33
NOZOKOMİYAL ACINETOBACTER BAUMANNII SUŞLARININ ANTİBİYOTİK DUYARLILIĞI

Mehmet BALCI, Mehmet BİTİRGEN, Bahar KANDEMİR, Emel TÜRK ARIBAŞ, İbrahim ERAYMAN
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi, Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, KONYA

ÖZET

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yatan hastalardan Eylül 2005-Mart 2007 arasında İnfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Laboratuvarı’na gönderilen, çeşitli klinik örneklerden izole edilen ve hastane infeksiyon etkeni olarak tanımlanan 79 Acinetobacter baumannii suşu çalışmaya alınmıştır. Suşların % 63’ü yoğun bakım ünitelerinde yatan hastalardan izole edilmiştir. Anestezi ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi % 25 ile A.baumannii’nin en sık izole edildiği klinik olarak tespit edilmiştir. Bu çalışmada suşların % 43’ü solunum sistemi, % 24’ü yara yeri, % 14’ü idrar, % 11’i kan, % 6’sı beyin omurilik sıvısı ve % 1’i kateter örneğinden izole edilmiştir.             Kirby-Bauer disk difüzyon tekniği ile üçünçü kuşak sefalosporinlere % 95’in üzerinde direnç saptanmıştır. Tetrasikline % 92, piperasilin/tazobaktama % 84, siprofloksasine % 82, ampisilin/sulbaktama % 81, trimetoprim/sulfametoksazole % 78, levofloksasine % 76, tobramisine % 71, amikasine % 66, meropeneme % 63 ve imipeneme % 49 direnç bulunmuştur.
Anahtar sözcükler: Acinetobacter baumannii, antibiyotik, direnç


ANKEM Derg 2010;24(1):34-41
BEŞ YILDA İZOLE EDİLEN 15434 ESCHERICHIA COLI VE 3178 KLEBSIELLA SPP. SUŞUNDA GENİŞLEMİŞ SPEKTRUMLU BETA-LAKTAMAZ ÜRETİMİNİN YILLARA, KLİNİKLERE VE ÖRNEK TÜRLERİNE DAĞILIMI

Işın AKYAR1, Sesin KOCAGÖZ1, Tanıl KOCAGÖZ1, Nevin SARIGÜZEL SAR2, Meral GÜLTEKİN3, Serpil ERCİS4, Özlem ÖZEN1, Nurten ÖZTÜRK5, Hilal ONAÇ6, Z. Mine KABAŞ7
1 Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL
2 Acıbadem Kadıköy Hastanesi, İSTANBUL
3 Acıbadem Labmed Antalya Laboratuvarı, ANTALYA
4 Acıbadem Labmed International Hospital Laboratuvarı, İSTANBUL
5 Acıbadem Labmed Kozyatağı Hastanesi Laboratuvarı İSTANBUL
6 Acıbadem Labmed Adana Hastanesi Laboratuvarı, ADANA
7 Acıbadem Labmed Bursa Hastanesi Laboratuvarı, BURSA

ÖZET

Son yıllarda infeksiyonlarda antimikrobiyal ajanlara direnç oranlarının arttığı gözlenmekte, bunlar arasında enterobakterilerin beta-laktam antibiyotiklere karşı geliştirdiği genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) direnci önemli bir yer tutmaktadır. GSBL varlığı sıklıkla Escherichia coli ve Klebsiella spp. suşlarında saptanmaktadır. GSBL direnci plazmidler aracılığıyla türler arasında aktarılabilmekte, hastanelerde salgınlar oluşturabilmekte, tedavilerin yetersiz kalmasına ve hastaların hastanede yatış sürelerinin uzamasına ve mortalite oranlarının yükselmesine yol açabilmektedir. Bu çalışmada 2004-2008 yıllarında Acıbadem Hastaneleri ve Tıp Merkezlerinden gönderilen klinik örneklerde saptanan 15434 E.coli ve 3178 Klebsiella spp. suşunun GSBL oluşturma oranlarının yıllara, kliniklere ve örnek türlerine göre dağılımının incelenmesi amaçlanmıştır. E.coli suşlarının GSBL oluşturma oranları her yıl artış göstermiş (p<0.01-0.001), 2004’deki % 3.8’den 2008’de % 17.2’ye çıkmıştır. Klebsiella suşlarında ise 2004 ve 2005’de yakın olan oranlar 2006’da anlamlı derecede artmış (% 7.7’den % 15.7’ye, p<0.001), 2007 ve 2008’de yüksek düzeyde (% 16.3) devam etmiştir.

Anahtar sözcükler: Escherichia coli, genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz, GSBL, Klebsiella spp.


ANKEM Derg 2010;24(1):42-45
PANSİTOPENİK BİR OLGUDA RİNOSEREBRAL VE AKCİĞER MUKORMİKOZU VE ASPERGİLLOZU*

Mehmet Sezai TAŞBAKAN*, Yelda ÇEVİKER*, Oğuz Reşat SİPAHİ**, Dilek METİN***,  Ali VERAL****, Alev SUSUR*, Abdullah SAYINER*, Feza BACAKOĞLU*
* Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İZMİR
** Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İZMİR
*** Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İZMİR
**** Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, İZMİR

ÖZET

Mukormikoz, nadir ve sıklıkla ölümcül seyreden bir invazif fungal infeksiyondur. Bağışıklığı baskılanmış hastalarda genellikle dissemine veya pulmoner formlar görülürken, diyabetik hastalarda genellikle rinoserebral form görülür. Bu yazıda, hematolojik malignite nedeniyle kemoterapi alan 50 yaşındaki kadın hastada gelişen bir rinoserebral ve pulmoner mukormikoz ile invazif pulmoner aspergilloz olgusu sunulmuştur. Olgumuz uygun antifungal tedaviye yanıt vermemiş ve kaybedilmiştir. Rinoserebral ve pulmoner mukormikoz ile pulmoner aspergilloz birlikteliği nadir bir durumdur. Agresif tıbbi ve cerrahi tedaviye rağmen, mortalite oranları yüksektir.
Anahtar sözcükler: aspergilloz, hematolojik malignite, mukormikoz


ANKEM Derg 2010;24(1):46-54
TÜRKİYE’DE PLAZMİT ARACILI KİNOLON DİRENCİ

Hasan NAZİK, Betigül ÖNGEN
İstanbul Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL

ÖZET

Kinolonlar tıpta ve veterinerlikte çeşitli infeksiyonların tedavisinde kullanılan geniş spektrumlu antibiyotiklerdir. Bu ilaçların yaygın kullanımı bakterilerde kinolon direnci gelişimine büyük ölçüde neden olmuştur. Bakterilerdeki kinolon direnci, genellikle topoizomerazları kodlayan kromozomal genlerde meydana gelen mutasyonlar sonucunda ortaya çıkmakta, ayrıca geri atım pompaları ve porinlerin kaybı kinolon direnci gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Bununla birlikte son yıllarda yapılan çalışmalar kinolon direncinin yayılması ve artışının plazmit aracılı olabileceğini göstermiştir. Bugüne kadar plazmit aracılı kinolon direnci ile ilgili qnr, aac(6’)-Ib-cr, qepA olmak üzere üç gen tanımlanmıştır. 1998’de Martinez-Martinez ve ark. çoklu dirençli bir Klebsiella pneumoniae suşunda florokinolonların bakteriyel topoizomerazlar üzerine etkisini bloke eden, tekrarlayan pentapeptit protein ailesine ait 218 aminoasitlik bir proteini kodlayan plazmit aracılı kinolon direnci genini (qnrA) bildirmişlerdir. QnrA proteini, kinolonlara dirence, florokinolonların da MİK’lerinde artışa neden olmaktadır. Dünya genelinde Enterobacteriaceae ailesinden birçok bakteride saptanan qnrA genini, diğer plazmit aracılı kinolon direnci genleri olan qnrS, qnrB, qnrC, qnrD takip etmiştir. 2006 yılında farklı bir plazmit aracılı kinolon direnç geni olan aac(6’)-Ib-cr keşfedilmiştir. aac(6’)-Ib’nin -cr varyantı olan bu gen norfloksasin ve siprofloksasin gibi bazı kinolonların enzimatik inaktivasyonu yoluyla duyarlılıklarında azalmaya yol açan bir aminoglikozit asetiltransferazı kodlar. Diğer plazmit aracılı kinolon direnç geni olan qepA ise Japonya ve Belçika’da Escherichia coli suşlarında tanımlanmıştır. 14 transmembran geri atım pompasıyla ilişkili olan 511 aminoasitlik bir proteini kodlayan qepA norfloksasin ve siprofloksasin gibi hidrofilik kinolonların hücre dışına pompalanması yoluyla atılmasına neden olarak, bu antibiyotiklerin MİK’lerini arttırmaktadır. Çok yakın zamanda Serratia marcescens suşlarında smaqnr isminde kromozom kaynaklı yeni bir gen bildirilmiştir. S.marcescens Db11 suşundaki Smaqnr proteininin QnrB1 ile % 80 oranında benzerlik gösterdiği saptanmıştır. Türkiye’de plazmit aracılı kinolon direnç geni olan qnrA, ilk kez 2005 yılında SHV-7 beta-laktamazı üreten Enterobacter cloacae ile VEB-1 ve OXA-48 beta-laktamazı üreten Citrobacter freundii suşlarında saptanmıştır. qnrA’nın ardından, son yıllarda yapılan çalışmalarla ülkemizde diğer plazmit aracılı kinolon direnci genlerinden qnrB, qnrS ve aac(6’)-Ib-cr’nin varlığı da gösterilmiştir.          
   Bu makalede kinolonların genel özelliklerine kısaca değinildikten sonra plazmit aracılı kinolon direnci genlerinin keşfi ve bu konuda Türkiye’de yapılan çalışmalar gözden geçirilmiştir.
Anahtar sözcükler: aac(6’)-Ib-cr, kinolon, qepA, qnr, smaqnr, Türkiye


 

 

 

 

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2008 - 2010
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36 D.66-67
Gayrettepe 34349 Istanbul
Tel: 02122880541 ve 02122885022
eXTReMe Tracker