TÜRK ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON DERNEĞİ DERGİSİ

 

TÜRK ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON DERNEĞİ DERGİSİ
MAYIS 2003

 

 

Tramadol Entübasyon ve Ekstübasyonda Oluşan Hemodinamik Yanıtı Önler mi? 31(5):214-218, 2003
Zekiye Bigat, Nurten Kayacan, Mert Akbaş, Bilge Karslı, Meliha Erman
ÖZET
       Tramadol postoperatif analjezide sık kullanılan bir parsiyel µ reseptör agonistidir. Bununla birlikte tramadolün; laringoskopi, trakea entübasyonu ve ekstübasyonda görülen hemodinamik yanıtlar üzerine etkisi bilinmemektedir. Çalışmamızda tramadolün; laringoskopi, trakea entübasyonu ve ekstübasyonda görülen hemodinamik yanıtlar üzerine olan etkisini araştırmayı amaçladık.
      Fakülte etik kurul onayı alındıktan sonra, ASA I-II sınıf 100 hasta iki gruba ayrıldı. Bazal değerler kaydedildikten sonra, Grup F'deki hastalara İV 2 µg kg-1 fentanil, Grup T'deki hastalara ise İV 2 mg kg-1 tramadol indüksiyondan 5 dakika önce yapıldı. Sistolik, diyastolik ve ortalama arter kan basınçları, kalp atım hızı ve periferik oksijen satürasyonu gibi hemodinamik parametreler; çalışma ilacı verilmeden önce, ilaç verildikten 5 dakika sonra, indüksiyondan önce ve entübasyondan sonraki 1,3,5,10,15. dakikalarda, ekstübasyondan sonra da aynı aralıklarla kaydedildi.
      Laringoskopi ve entübasyondan sonra, her iki grupta da KAH giriş değerlere göre arttı (p<0.05). Entübasyondan sonra 3.5 ve 10. dakikalarda arter kan basıncı Tramadol grubunda fentanilden daha yüksekti (p>0.05). Ekstübasyondan sonraki hemodinamik de-ğişiklikler gruplar arasında anlamlı değildi.
      Tramadolün entübasyon ve ekstübasyon sonrası oluşan hemodinamik yanıtları önlemede yaygın kullanılan opiyoid olan fentanilden daha iyi bir seçim olmadığı görüşündeyiz.
      Anahtar kelimeler: tramadol, fentanil, entübasyon, ekstübasyon

Kısa Süreli Girişimlerde Havayolu Kontrolünde Alternatif Bir Yaklaşım: Farengeal (PAXpress) Havayolu 31(5):219-223, 2003

Alparslan Turan, Dilek Memiş, Beyhan Karamanlıoğlu, Zafer Pamukçu

ÖZET
        Laringeal maske ve kaflı orofarengeal havayoluna alternatif olarak kullanıma sunulan PAxpress faringeal havayolunu kısa süreli cerrahi girişimlerde hemodinamik yanıt, oksijenasyon, yerleştirme kolaylığı ve yan etkiler açısından karşılaştırmayı amaçladık.
      Çalışmamız, elektif kısa süreli cerrahi ameliyat planlanan, ASA I-II grubuna giren 18-65 yaş arasındaki toplam 60 olguda gerçekleştirildi. Standart premedikasyonu takiben, olguların ortalama arter basıncı, kalp atım hızı ve periferik oksijen saturasyonu monitörize edildi. Tüm olgular standart anestezi indüksiyonunu takiben maske ile ventile edildi ve bu olgularda end-tidal CO2 basıncı monitorize edildi, inspire edilen ve expire edilen anestezik konsantrasyon izlenmeye başlandı. Olgular rasgele üç gruba ayrılıp, I. gruba (n=20) farengeal, II. gruba (n=20) laringeal maske, III. gruba (n=20) kaflı orofarengeal havayolu uygulandı, deneme sayısı ve süresi kaydedildi. Anestezi idamesi % 50 O2/N2O ve % 2 sevofluran ile sürdürüldü, kas gevşemesi mivakuryum ile sağlandı. Tüm gruplarda başlangıç ve gereç yerleştirildikten sonra 1., 2., 4. dakikalarda ve çıkarıldıktan hemen sonra ortalama arter basıncı, kalp atım hızı, periferik oksijen saturasyonu ve end-tidal CO2 basıncı ölçümleri kaydedildi. Olgularda intraoperatif komplikasyonlar, havalanma için yapılan ek manevralar, desaturasyon (SpO2 <% 95) ve aritmi sayısı kaydedildi. Postoperatif dönemde ise çıkarılan havayoluna kan bulaşması, bulantı kusma, öksürük ve boğaz ağrısı 1. saatte ve geç dönemde 24. saatte kaydedildi.
      Gruplar karşılaştırıldığında havayolu yerleştirme süresi, tüm ölçüm zamanlarında hemodinamik parametre değerleri, desaturasyon sayısı ve end-tidal CO2 basınç değerleri ile intraoperatif yan etkiler arasında fark yoktu. Ameliyat sırasında havalanma için ek manevra gereksinimi III. grupta (% 30), I. (% 5) ve II. (% 5) gruplara göre anlamlı olarak daha fazla belirlenirken (p<0.05), I. ve II. gruplar arasında fark saptanmadı. Uygulanan havayolu gerecine kan bulaşması sayısı karşılaştırıldığında; II. grupta (% 5), I. (% 35) ve III. (% 20) gruba göre anlamlı olarak daha az saptanırken (p<0.05), I. ve III. gruplar arasındaki fark anlamsızdı. Üç grup arasında diğer postoperatif komplikasyonlar açısından fark bulunmadı.
      Sonuç olarak, üç gereçte kısa süreli cerrahi girişimlerde güvenli ve yeterli havayolu sağlamaktadır. Farengeal havayolunun kısa cerrahi işlemlerde laringeal maske ve kaflı orafarengeal havayoluna alternatif oluşturabileceği sonucuna vardık.
      Anahtar kelimeler: kısa süreli cerrahi girişimler, havayolu, farengeal (PAXpress), larengeal maske, kaflı orofarengeal, hemodinamik parametreler, oksijenasyon parametreleri, yan etkiler

Yaşlı Olgularda Sevofluran ve Propofolün İndüksiyon, İdame ve Derlenmeye Etkisi 31(5):224-230, 2003
A. Kadir But, Mahmut Durmuş, Türkan Toğal, Ender Gedik, Aytaç Yücel, M. Özcan Ersoy
ÖZET
      Bu çalışmada 60 yaş üzerindeki olgularda sevofluran ve propofolün indüksiyon, idame ve derlenme üzerine etkilerini karşılaştırmayı amaçladık. ASA I-II sınıfı, 60 yaş üzerinde, elektif cerrahi uygulanacak ve ameliyatı 2-4 saat sürmesi beklenen 40 olgu çalışmaya alındı. Sevofluran grubunda (Grup S, n=20); anestezi indüksiyonu % 66 N2O içinde % 7 sevofluran ile sağlanırken, propofol grubunda (Grup P, n=20) İV 1-2 mg kg-1 propofol ile yaklaşık 30 sn de gerçekleştirildi. Her iki grupta da; bilinç kaybı, kirpik refleksi kaybı ve entübasyon süreleri, indüksiyon sırasında karşılaşılan yan etkiler ve indüksiyondan sonraki bir, üç ve beşinci dakikalardaki kalp atım hızı (KAH) ve ortalama arter basıncı (OAB) değerleri kaydedildi.
      Anestezi idamesi Grup S'de % 1-4 sevofluran ve % 66 N2O, Grup P'de ise 2-10 mg kg-1 st-1 propofol ve % 66 N2O ile sağlandı. Entübasyon sonrası birinci dakikadan itibaren ameliyat bitimine kadar her 30 dk'da bir NS ve OAB değerleri kaydeldi. Cerrahi bitiminde, anestezik ajanlar kesildikten sonra ekstübasyon, göz açma, sözlü uyaranlara yanıt, oryantasyon ve Aldrete skoru>8 olma süreleri saptandı. Grupların; indüksiyon süreleri, indüksiyon ve intraoperatif dönemdeki OAB değerleri propofol grubunda daha düşük bulundu (p<0.05).
      Sonuç olarak; ASA I-II grubu, elektif cerrahi uygulanacak yaşlı olgularda; sevofluran ile propofol derlenme süreleri ve postoperatif komplikasyonlar açısından benzer bulunurken, propofol ile daha hızlı bir indüksiyon sağlandığı, ancak hipotansif etkinin daha derin olduğu görünmektedir. Yaşlı olgularda, propofolün dozu azaltılarak ve daha yavaş verilmesi kaydıyla, her iki ajanın da güvenle kullanılabileceği kanısındayız.
      Anahtar kelimeler: yaşlı olgular, sevofluran, propofol

Laminektomilerde Hasta Kontrollü Analjezide Morfin-Ondansetron ve Morfin-Deksametazon İnfüzyonlarının Karşılaştırılması 31(5):231-236, 2003
Yasemin Güneş, Hakkı Ünlügenç, Murat Gündüz, Hayri Özbek, Mehmet Özalevli, Vedat Alıç, Hasan Akman
ÖZET
      Bu çalışmada, laminektomi sonrası uygulanan morfin-ondansetron ve morfin-deksametazon infüzyonlarının post-operatif hemodinami, morfin tüketimi ve bulantı-kusma üzerine etkilerinin değerlendirilmesini amaçla-dık.
      Çalışma kapsamına laminektomi planlanan, ASA I ve II grubu 60 olgu alındı. Tüm olgularda anestezi indüksiyonu propofol, anestezi idamesi sevofluran-remifentanil ile gerçekleştirildi. Postoperatif dönemde, olgular rasgele morfin ondansetron (grup I) ve morfin-deksametazon (grup II) olmak üzere iki gruba ayrıldı. İlk olarak, standart 0.1 mg kg-1 morfin İV verildikten sonra, 0.025 mg kg-1 sa-1 bazal infüzyon (1 mg morfin ve 0.20 mg ondansetron veya deksametazon içeren solüsyon) başlatıldı. Cerrahi prosedürün sonrasında, HKA ile olguların 0.025 mg kg-1 bolus morfin (kilitli kalma süresi 20 dk) uygulamalarına izin verildi. Cerrahinin sonunda I. grupta ondansetron (4 mg), II. grupta deksametazon (4 mg) İV uygulandı. HKA'nin başlanmasından 18 saat süreyle, olguların ağrı ve sedasyon skalaları, kümülatif morfin tüketimleri, bulantı kusma insidansları ve hemodinamik değişiklikleri kaydedildi.
      Olguların demografik verileri, sedasyon düzeyleri, hemodinamik değişiklikleri birbirine benzerdi (p>0.05). Ağrı skorları grup I ve II'de birbirine benzer olarak saptandı (p>0.05). Morfin tüketimi grup I'de 43.7 mg, grup II'de 45.8 mg olarak saptandı (p>0.05). Bulantı gelişen 16 olgunun (% 26.5) 7'i grup I' de (% 20.3), 9'u grup II'de idi (% 30). Antiemetik proflaksisine rağmen, 18 saat süresince kusma gözlenen 7 olgudan 3'ü I. grupta (% 10), 4'ü II. grupta idi (p>0.05).
      Morfin-ondansetron ve morfin-deksametazon kombinasyonlarının benzer şekilde ağrı ve sedasyon skorları oluşturduğu, HKA'de kullanıldıklarında bulantı ve kusma insidansının benzer olduğu kanısına varıldı.
      Anahtar kelimeler: HKA, morfin, deksametazon infüzyonu, ondansetron infüzyonu

Anestezi İndüksiyonunda 1 µg kg-1 Bolus Doz Remifentanil İle Birlikte Kullanılan Ketamin ve Propofolün Hemodinami ve Entübasyon Koşullarına Etkilerinin Karşılaştırılması 31(5):237-242, 2003
Semra Demirbilek, Türkan Toğal, Nurçin Gülhaş, Müslüm Çiçek, Zafer Doğan, M. Özcan Ersoy
ÖZET
      Bu çalışmada; anestezi indüksiyonunda 1 µg kg-1 bolus doz remifentanil ile birlikte kullanılan ketamin ve propofolün hemodinami ve entübasyon koşullarına etkilerinin karşılaştırılması amaçlandı.
      Etik Kurul ve hasta onayından sonra elektif cerrahi planlanan, ASA I, 20-56 yaş arası 44 hasta rasgele iki gruba ayrıldı. Remifentanil 1 µg kg-1 bolus doz uygulandıktan sonra 1. gruba (grup K, n=22) 1-1.5 mg kg-1 ketamin, 2. gruba (grup P, n=22) ise 1.5-2 mg kg-1 propofol verildi. Tüm hastalar 0.1 mg kg-1 vekuronyum uygulanmasından 3 dk sonra entübe edildi. Entübasyon koşulları mükemmel, iyi ve zayıf olarak skorlandı. İdamede % 50 O2-N2O ve % 1-1.5 sevofluran, gerektiğinde remifentanil 0.5 µg kg-1 uygulandı. Sistolik arter basıncı (SAB), diyastolik arter basıncı (DAB), ortalama arter basıncı (OAB) ve kalp atım hızı (KAH) indüksiyondan önce (kontrol) ve sonra, entübasyondan önce, entübasyondan 1, 3 ve 5 dk sonra, insizyondan 1 dk sonra ve 5 dk ara ile 30 dakika süresince kaydedildi.
      SAB, DAB, OAB ve KAH değerleri insizyona kadar grup K'da grup P'ye göre anlamlı olarak yüksekti. Grupların entübasyon skorları ve ek remifentanil ihtiyaçları arasında anlamlı fark yoktu.
      Sonuç olarak, propofol-remifentanil indüksiyonu ile karşılaştırıldığında, 1 µg kg-1 bolus doz remifentanil ile birlikte kullanılan ketamin indüksiyonunun daha iyi hemodinamik stabilite sağladığı ve entübasyon koşullarının benzer olduğu kanısına varıldı.
      Anahtar kelimeler: anestezi indüksiyonu, ketamin, propofol, remifentanil, trakeal entübasyon

Pozitif Basınçlı Mekanik Ventilasyon Uygulanan Hastalarda "Laringeal Maske" Pozisyonunda Oluşabilecek Değişikliklerin Fiberoptik Laringoskopi ile Değerlendirilmesi 31(5):243-246, 2003
İ. Varlık Doğan, Binnaz Ay, Sema Lim, F. Yılmaz Göğüş
ÖZET
    Pozitif basınçlı mekanik ventilasyon uygulanan hastalarda LM pozisyonunda oluşabilecek değişiklikleri fiberoptik laringoskopi yardımı ile belirlemeyi amaçladık.
      ASA I-III grubunda, 20-60 yaş arasında ve elektif periferik cerrahi geçirecek toplam 90 hasta çalışmaya dahil edildi. Anestezi indüksiyonu sonrası hastalarda havayolu devamlılığı uygun büyüklükte LM ile sağlandı. LM yerleştirildikten hemen sonra ve mekanik ventilasyonun 30. dk'sında fiberoptik bronkoskop LM içinden geçirildi ve glottis ile vokal kordların görünümü belirlenerek gruplandırıldı: Grade I; vokal kordların tamamının görüntülenebilmesi, Grade II; vokal kordların parsiyel görüntülenebilmesi, Grade III; vokal kordların görüntülenememesi. Hastalarda ventilasyon; 8 mL kg-1 tidal volüm ve ETCO2 değerleri 35±2 mmHg değerlerini sağlayacak solunum sayısında uygulandı. LM kaf basıncı çalışma süresince takip edilmiştir. Tüm veriler istatistiksel olarak değerlendirildi.
      LM yerleştirdikten hemen sonra vokal kordların görünümü; 65 hastada Grade I (% 75.58), 17 hastada Grade II (% 19.76), 4 hastada Grade III (% 4.65), 30 dk süre ile uygulanan pozitif basınçlı mekanik ventilasyon sonrası ise; 58 hastada Grade I (% 67.44), 23 hastada Grade II (% 26.74) ve 5 hastada Grade III (% 5.81) olarak bulundu. Dört hasta LM ile havayolu devamlılığı sağlanamadığı için çalışma dışı bırakıldılar.
      Klinik olarak LM ile yeterli havayolu devamlılığı sağlanan hastalarda, LM yerleşiminin ideal pozisyonda olmayabileceği ve mekanik ventilasyon ile LM pozisyonunda değişiklikler olabileceği akılda tutulmalıdır.
      Anahtar kelimeler: laringeal maske, fiberoptik laringoskopi, mekanik ventilasyon

Preemptif Uygulanan Ketamin Tonsillektomi Sonrası Analjezi ve Analjezik Tüketimine Etkisi 31(5):247-252, 2003
Sanem Özgün, Bakiye Uğur, Osman Nuri Aydın, Hülya Eyigör, Güner Erpek
ÖZET
   Çalışmamızda subanestezik dozdaki ketamini, cerrahinin değişik zamanlarında uygulayarak preemptif etkisini araştırmayı amaçladık.
      Etik kurul onayı sonrası genel anestezi altında adenotonsillektomi/tonsillektomi ameliyatu geçiren, 5-15 yaş arası 45 olgu üç eşit gruba ayrıldı. Grup P (Grup Pre-emptif)'deki olgulara tonsillektomi pozisyonunda ketamin, 0.5 mg kg-1, serum fizyolojik (SF) ile 2 mL'ye tamamlanıp intravenöz (İV) olarak, sonra kanama kont-rolüne kadar 6 µg kg-1 dk-1 infüzyonla verildi. Kana-ma kontrolünde 2 mL SF İV uygulandı. Grup K (Grup Ketamin)'daki olgulara tonsillektomi pozisyonunda SF; 2 mL İV, devamında kanama kontrolüne kadar 10 mL sa-1 infüzyonla uygulandı. Kanama kontrolünde 0.8 mg kg-1 ketamin SF ile 2 mL'ye tamamlanıp İV verildi. Grup C (Grup Kontrol)'deki olgulara SF; tonsil-lektomi pozisyonunda 2 mL İV, kanama kontrolüne kadar 10 mL sa-1 infüzyonla, kanama kontrolünde 2 mL İV verildi.
      Postoperatif analjezi, verbal pain skala skoru (VPS)>3 ise ilk 6 saatte tramadol 1 mg kg-1 İV, 6. saatten sonra parasetamol 40 mg kg-1 oral yolla sağlandı. Olgularda kardiyorespiratuar sistem bulguları, uyanma parametreleri, VPS skoru, tramadol ve parasetamole ihtiyaç, toplam parasetamol doz sayısı ve komplikasyonlar araştırıldı.
      Postoperatif VPS; preemptif grupta, erken dönemde diğer iki gruptan, 6. saatte kontrol grubundan daha düşüktü (p<0.05). Postoperatif total parasetamol doz sayısı preemptif grupta daha azdı (p<0.05). Uyanma ve taburcu olma parametreleri gruplar arasında benzerdi. Ketamin grubunda aşırı sekresyon gözlendi.
      Preemptif grupta VPS'nin daha düşük olduğu, post-operatif parasetamol doz sayısının azaldığı ve preemptif uygulanan ketaminin tonsillektomilerde postoperatif analjezide etkili olduğu kanısına varıldı.
      Anahtar kelimeler: preemptif analjezi, ketamin, analjezik tüketimi, VPS, postoperatif analjezi

Kimyasal Dermabrazyon Sırasında Peroperatif Fenol Entoksikasyonu 31(5):252-257, 2003
Gülcan Erk, Gülay Erdoğan, Bayazit Dikmen, Erkin Ünlü
ÖZET
    Kseroderma pigmentozum, dermal keratoz, pigmentasyon artışı ve çeşitli tipte cilt kanserleri ile kendini gösteren, nadir görülen bir hastalıktır. Tedavisinde malign ve premalign cilt lezyonlarının cerrahi eksizyonu yada kimyasal dermabrazyon uygulanabilir.
      Fenol, kimyasal dermabrazyon amacı ile plastik ve rekonstrüktif cerrahide, yüksek konsantrasyonlarda yaygın olarak kullanılmasına rağmen, çok düşük konsantrasyonları ile toksik reaksiyonların gelişebildiği bildirilmektedir.
      Olgumuza, kseroderma pigmentozum nedeni ile tarsorafi ve vücut yüzey alanının ortalama % 10 kadarına, bir saatlik süre içinde fenol ile kimyasal dermabrazyon uygulanmış; uygulamanın sonunda, ani başlayan 5 saat kadar süren ventriküler taşikardi, 3 gün serum LDH (Laktik Dehidrogenaz) ve AST (Aspartat Aminot-ransferaz) yüksekliği, 6 gün serum CK-MB (Kreatin Kinaz Kalp dokusu izoenzimi) yüksekliği gelişmiş, daha sonra normal fizik-nörolojik muayene ve laboratuar bulguları ile taburcu edilmiştir.
      Literatürde fenol entoksikasyonu gelişmesinde, fenol konsantrasyonu, uygulama süresi, uygulama alanı ve uygulama alanının perfüzyonunun etkili olabileceğine dair bilgilere rastlanmaktadır. Olgumuzda kısa sürede geniş yüzey alanına uygulanan fenolün toksisiteden sorumlu olabileceği düşünülmüştür.
      Anahtar kelimeler: zehirlenme, fenol, kimyasal Dermabrazyon

Aspleni Sendromu ve Kompleks Konjenital Kalp Hastalığına Sahip Prematüre Olguda Acil Anestezik Yaklaşım 31(5):258-260, 2003
Müslüm Çiçek, Ahmet Köroğlu, Türkan Toğal, Sakine Özpolat, M. Özcan Ersoy, Neşe Karadağ
ÖZET
   Aspleni sendromu ve kompleks konjenital kalp hastalığına sahip prematüre olgu acil laparatomiye alındı. Fentanil, artrakuryum ve sevofluran ile genel anestezi indüksiyonu sonrası bupivakain ile tek doz kaudal anestezi uygulandı. Ameliyat sırasında herhangi bir komplikasyon olmadı. Olgu ekstübe edilmedi ve pediyatrik cerrahi yoğun bakım ünitesine alındı. Ameliyat sonrası 4. günde kalp yetmezliği ve sepsis nedeniyle olgu kaybedildi.
      Anahtar kelimeler: prematüre, aspleni sendromu, konjenital kalp hastalığı, genel anestezi, kaudal anestezi

 

 

 

 

 

 


 

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

 

ARŞİV

      Son Sayı
2011
      Anestezi Eylül / Ekim 2011
      Anestezi Temmuz / Agustos 2011
      Anestezi Mayis / Haziran 2011
      Anestezi Mart / Nisan 2011
      Anestezi Ocak / Subat 2011
2010
      Anestezi Kasim / Aralik 2010
      Anestezi Eylül / Ekim 2010
      Anestezi Temmuz / Agustos 2010
      Anestezi Mayis / Haziran 2010
      Anestezi Mart / Nisan 2010
      Anestezi Ocak / Subat 2010
2009
      Anestezi Kasim / Aralik 2009
      Anestezi Eylül / Ekim 2009
      Anestezi Temmuz / Agustos 2009
      Anestezi Mayis / Haziran 2009
      Anestezi Mart / Nisan 2009
      Anestezi Ocak / Subat 2009
2008
      Anestezi Kasim / Aralik 2008
      Anestezi Eylül / Ekim 2008
      Anestezi Temmuz / Agustos 2008
      Anestezi Mayıs / Haziran 2008
      Anestezi Mart / Nisan 2008
      Anestezi Ocak / Şubat 2008
2007
      Anestezi Kasim / Aralik 2007
      Anestezi Eylül / Ekim 2007
      Anestezi Temmuz / Ağustos 2007
      Anestezi Mayıs / Haziran 2007
      Anestezi Mart / Nisan 2007
      Anestezi Ocak / Şubat 2007
2006
      Anestezi Kasim / Aralik 2006
      Anestezi Eylül / Ekim 2006
      Anestezi Temmuz / Agustos 2006
      Anestezi Mayıs / Haziran 2006
      Anestezi Mart / Nisan 2006
      Anestezi Ocak / Subat 2006
2005
      Anestezi Kasim / Aralik 2005
      Anestezi Eylül / Ekim 2005
      Anestezi Temmuz / Agustos 2005
      Anestezi Mayıs / Haziran 2005
      Anestezi Mart / Nisan 2005
      Anestezi Ocak / Subat 2005
2004
      Anestezi Kasim / Aralik 2004
      Anestezi Eylül / Ekim 2004
      Anestezi Temmuz / Agustos 2004
      Anestezi Mayıs / Haziran 2004
      Anestezi Mart / Nisan 2004
      Anestezi Ocak / Subat 2004
2003
      Anestezi Aralik 2003
      Anestezi Kasim 2003
      Anestezi Ekim 2003
      Anestezi Agustos / Eylül 2003
      Anestezi Haziran / Temmuz 2003
      Anestezi Mayıs 2003
      Anestezi Nisan 2003
      Anestezi Mart 2003
      Anestezi Şubat 2003
      Anestezi Ocak 2003



 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2008 - 2011
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36 D.66-67 Gayrettepe 34349 Istanbul
Tel: 02122880541 ve 02122885022
eXTReMe Tracker