TÜRK ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON DERNEĞİ DERGİSİ

 

TÜRK ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON DERNEĞİ DERGİSİ
AĞUSTOS / EYLÜL 2003

 

 

Kafı N2O+O2 veya Hava ile Şişirilen Laringeal Maske (LM) nin Orofaringeal Yapılara Etkilerinin Karşılaştırılması (31(7):332-335, 2003)
İsmail Katı, Hakan Çankaya, Murat Tekin, Ürfettin Hüseyinoğlu Abbasov, Emin Silay
ÖZET
            Çalışmamızda, laringeal maske (LM) kafının farklı gazlar ile şişirilmesinin kaf basıncı, orofaringeal lezyon ve boğaz ağrısı sıklığına etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Genel anestezi planlanan ASA I-II grubundan 55 olgu rasgele iki gruba ayrıldı. Olgular 0.05 mg kg-1 iv midazolam ile premedike edildiler. Rutin monitörizasyon yapıldı ve anestezi indüksiyonu propofol ve fentanil ile sağlandı. Kirpik refleksi kaybolduktan sonra laringeal maske yerleştirildi. Laringeal maske kafı I. grupta % 50 N2O+% 50 O2, II. grupta ise oda havası ile uygun volümlerde şişirildikten sonra başlangıç, 30., 60. ve 90. dakikalarda kaf basınçları ölçüldü. Ameliyat tamamlandıktan sonra spontan solunumda laringeal maske çıkarılarak rijit teleskop ile orofarin-geal yapılar incelendi. Olguların postoperatif birinci saatte boğaz ağrıları sorgulandı. I. grupta II. gruba göre başlangıç kaf basınçları hariç 30'ar dakikalık ara-larla ölçümlerde anlamlı olarak düşük bulundu. I. grupta süre ile lezyon arasında negatif, lezyon ile boğaz ağrısı arasında pozitif korelasyon vardı. II. grupta ise basınç ile lezyon, basınç ile boğaz ağrısı ve lezyon ile boğaz ağrısı arasında pozitif korelasyon saptandı. Boğaz ağrısı II. grupta I. gruba göre anlamlı derecede daha fazla bulundu.
      Sonuç olarak laringeal maske kullanılan olgularda N2O+O2 ile kafı şişirilenlerde hem orofaringeal lezyonların hem de boğaz ağrısının az olması nedeni ile kafın oda havası yerine N2O+O2 ile şişirilmesinin uygun olacağı kanısına varıldı.
      Anahtar kelimeler: LM kaf basıncı, rijit teleskopik inceleme, boğaz ağrısı, lezyon

Alt Batın Cerrahisinde Laringeal Maske ile ProSeal-Laringeal Maske'nin Karşılaştırılması (31(7):336-340, 2003)

Banu Çevik, Esra Onuray, Arzum Örskıran, Gülcan Yıldırım, Serhan Çolakoğlu

ÖZET
        Bu çalışmada, Laringeal Maske (LM) ile ProSeal-Laringeal Maske'nin (PLM) kullanım kolaylığı, hemodinamik parametrelere etkileri, boğaz ağrısı ve regürjitasyon yönünden karşılaştırılması amaçlandı. ASA I-II grubunda jinekolojik ya da ürolojik girişim uygulanacak 30-70 yaş arası 40 hasta rastlantısal örnekleme yöntemiyle iki guruba ayrıldı. 0.03 mg kg-1 iv midazolam ile premedikasyonu takiben tüm hastalara 1 µg kg-1 fentanil, 2.5 mg kg-1 propofol ve 0.1 mg kg-1 vekuronyum ile anestezi indüksiyonu uygulandı. Grup I'de-ki hastalara (n=20, K/E:14/6) Brain'in standart tekniği ile 4 numara LM, Grup II'deki hastalara (n=20, K/E:13/7) introduser yardımıyla 4 numara PLM yer-leştirildi. Anestezi idamesine % 66 N2O-O2 içinde % 1 sevofluran ile devam edildi. Maskelerin kaf basınçları, manuel kaf manometresi ile 60 cm H2O'da sabitlendi. Gruplar arasında hemodinamik parametreler açısın-dan fark yoktu (p>0.05). İlk denemede başarı oranı Grup I'de % 85, Grup II'de % 80 di (p>0.05). İki denemeye karşın maskelerin yerleştirilemediği ve endotrakeal entübasyon uygulanan olgu sayısı her iki grupta da birer hastaydı (% 5). Hiçbir hastada ek doz propofol gereksinimi olmadı. Yerleştirme süresi Grup I'de 8.67±2.84 sn.,Grup II'de 10.36±4.13 sn. idi (p>0.05). Grup II'de nazogastrik sondanın ilk denemede başarı oranı % 94.7 idi. Laringeal kafları indirilmeden çıkartılan maskelerin hacimleri enjektör ile sırasıyla 26.5±3.85 mL ve 33.64±5.82 mL olarak ölçüldü (p<0.001). Kaf hacimleri ile boğaz ağrısı sıklığı arasında korelasyon saptansa da (p<0.001) gruplar arasında boğaz ağrısı sıklığı açısından fark yoktu (p>0.05). Maskelerin ön ve arka yüz pH'ları Macherey-Nagel pH 0-14 indikatör yardımıyla ölçüldü. Ön ve arka yüz pH'ları açısından gruplar arası fark yoktu (p>0.05). Grup I'de 2 (% 10), Grup II'de 5 hastada (% 25) mas-keler çıkartıldıktan sonra kan sürüntüsü görüldü (p>0.05).
      Sonuç olarak, PLM'nin kullanım kolaylığı açısından LM'den farklılık göstermediği, boğaz ağrısı sıklığı açısından LM'nin daha küçük kaf hacmine sahip olmasından dolayı daha avantajlı olabileceği, regürjitasyon riskinin belirlenmesi için daha hassas tekniklerle ileri düzeyde çalışmalara gereksinim olduğu kanısına varıldı.
      Anahtar kelimeler: laringeal maske, ProSeal-laringeal maske

Alt Ekstremite Cerrahisinde Turnike Açılmasına Sekonder Beyin Kan Akım Hızı Artışına Hiperventilasyonun Etkisi (31(7):341-346, 2003)
Melek Sakarya, İsmet Topçu, Mine Özkol, Alp Yentür, Hüseyin Yercan, Güvenir Okçu
ÖZET
      Elektif alt ekstremite cerrahisi uygulanan hastalarda turnike açılmasını takiben gelişebilecek olan PaCO2 artışının beyin kan akımını (BKA) arttıracağı hipotezi ile normokapninin sürdürülmesini sağlayacak şekilde hiperventilasyon uygulanmasının total intravenöz anestezi (TİVA) sırasında BKA üzerine etkilerini araştırmayı amaçladık.
      Tüm olgularda (n=15) anestezi indüksiyonu 2 mg kg-1 propofol, 1 µg kg-1 remifentanil, 1 mg kg-1 vekuron-yum ile ve idamesi % 50 O2 + % 50 hava karışımı, 6-8 mg kg-1 sa-1 propofol ve 0.5 µg kg-1 dk-1 remifentanil infüzyonu ile sağlandı. Olgular randomize olarak 2 gruba ayrıldı. I. gruptaki hastalar (n=7) VT:8 mL kg-1, f:10 dk-1; II. gruptaki hastalar (n=8) turnike açılması-na kadar benzer şekilde, turnike açıldıktan sonra end-tidal CO2 basıncı (PETCO2) 30-35 mmHg olacak şekilde solunum frekansı artırılarak ventile edildiler. Transkraniyal Doppler ultrasonografi ile orta serebral arter (OSA) akım hızı, ortalama (ort-OSA) ve tepe (t-OSA) değer olarak ölçüldü. Ölçümler turnike açılmadan 5 dakika önce (kontrol) ve turnike açıldıktan sonraki ilk 10 dakikada, her dakikada bir olacak şekilde gerçekleştirildi. Grup II'de ort- ve t-OSA akım hızında ve PaCO2'de değişiklik görülmez iken Grup I'de ort-OSA akım hızında turnike boşaltıldıktan sonraki 2., 3. ve 4. dakikada artış görüldü (p<0.05). Maksimum artış 3. dakikada idi ve 52±7 cm/sn olarak (% 69±% 6) belirlendi. PaCO2'de 2.-6. dakikalarda artış saptandı (p<0.05) ve maksimum düzeyi 41±1 mmHg (% 25±% 3) olarak 3. dakikada idi.
      Çalışmada, pnömotik turnikenin boşaltılmasını takiben gelişen PaCO2 ve buna bağlı OSA akım hızı artışının, dakika ventilasyonu arttırılarak normokapninin devam ettirilmesiyle önlenebileceği sonucuna varıldı.
      Anahtar kelimeler: beyin kan akımı, hiperventilasyon, turnike, alt ekstremite cerrahisi, transkraniyel Doppler ultrasonografi

Kombine Spinal Epidural Anestezide Yayılım Seviyesini Etkileyen Faktörler (31(7):347-352, 2003)
Selami Ateş Önal, Mehmet Akif Yaşar, Mustafa Akın, Mustafa Kemal Bayar, Ömer Lütfi Erhan, Metin Özmış
ÖZET
       Kombine spinal epidural anestezi (KSEA) yönteminde duyusal bloğun seviyesi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebilmektedir. Çalışmaya yaşları 21-78 arasında değişen ASA I-II grubundan 80 olgu alındı. Randomize olarak 4 eşit gruba ayrıldılar. KSEA, olguların tümünde oturur pozisyonda L3-L4 aralığından gerçekleştirildi. Çalışma 1: epidural lokal anesteziğin (LA) subarak-noid aralığa kompresyonunu değerlendirme: Grup I/Çalışma (1-Ç): KSEA ile 4 mL % 0.5 izobarik bupivakain subaraknoid aralığa, 20 mL % 0.9 serum fizyo-lojik epidural aralığa; Grup II/Kontrol (1-K): 4 mL % 0.5 izobarik bupivakain subaraknoid aralığa; Çalışma 2: dural delikten LA'in geçişini değerlendirme: Grup III/Çalışma (2-Ç): KSEA ile 4 mL % 0.9 serum fizyo-lojik subaraknoid aralığa 20 mL % 0.5 bupivakain epidural aralığa; Grup IV/Kontrol (2-K): 20 mL % 0.5 bupivakain epidural aralığa uygulandı. İğne batırma (pin-prick) metodu ile 5 dakika ara ile 20 dakika boyunca bloğun yayılımı saptandı: 5. dk ve 10. dk da Grup 1-Ç ile 1-K arasında; 15. dk ve 20. dk da Grup 2-Ç ile 2-K arasında anlamlı fark gözlendi (p<0.05).
      Tüm olguların zamana göre vücut kitle indeksi (VKİ) ile sefalik yayılım seviyesi incelendiğinde, tüm dönemlerde zayıf-orta derecede fakat anlamlı (p<0.05) bir pozitif yönlü korrelasyon olduğu saptandı.
      KSEA yönteminin uygulanması esnasında spinal duyusal bloğun seviyesini yükseltmede epidural aralığa verilen volümün subaraknoid aralığa yaptığı kompresyon nedeniyle total yayılımı artırdığını ve dura materde açılan delik aracılığı ile epidural aralığa verilen lokal anestezik ajanın bu delikten geçerek duyusal blok seviyesini yükselttiğini saptadık.
      Anahtar kelimeler: kombine spinal epidural anestezi, bupivakain, yayılım seviyesi

İnfraklaviküler Brakiyal Pleksus Blokajında Alkalinize Bupivakainin Etkisi (31(7):353-357, 2003)
Elif Başağan Moğol, Gürkan Türker, Uğur Özkan, Nesimi Uçkunkaya, Şükran Şahin
ÖZET
        İnfraklaviküler brakiyal pleksus blokajında % 0.25 alkalinize bupivakainin duyu ve motor blok başlama süresi ve postoperatif analjezi süresi üzerine etkisini araştırdık. Bu çift-kör çalışmada fiziksel durumu ASA I ve II olan 50 olgu rasgele iki gruba ayrıldı. Grup 1 (n=25)'de 30 mL % 0.25 bupivakain (pH=6.6) , Grup 2 (n25)'de 30 mL % 0.25 alkalinize bupivakain (pH=7.4) kullanıldı.
      Duyu ve motor blok başlama süreleri, Grup 2'de anlamlı derecede hızlı bulundu (p<0.0001). Bununla birlikte, Grup 2'de postoperatif analjezi süresi de daha uzun bulundu (p<0.0001).
      Sonuç olarak, infraklaviküler yaklaşımla brakiyal pleksus blokajında % 0.25 alkalinize bupivakainin standart preparatla karşılaştırıldığında klinik avantajlar sağladığı kanısına vardık.
      Anahtar kelimeler: bupivakain, sodyum bikarbonat, brakiyal pleksus bloğu

Postoperatif Analjezide İntramusküler Tramadol ve Pethidinin Karşılaştırılması (31(7):358-362, 2003
Süleyman Ganidağlı, Mustafa Cengiz, Semra Demirbilek
ÖZET
   Postoperatif ağrı kontrolü için pethidin ile tramadolün intramüsküler uygulamalarının analjezik etkinlikleri ve olası yan etkileri araştırıldı.
      18-68 yaşları arasında, abdominal ameliyat geçirecek 50 olgu, (ASA I-II) rasgele olarak iki eşit gruba ayrıldı. Ameliyattan sonra, derlenme ünitesine kabul sırasında, olguların vizüel analog skala (VAS) değerleri, transkütan oksijen satürasyonu (SpO2), kalp atım hızı (KAH), sistolik arter basıncı (SAB), diastolik arter basıncı (DAB), sedasyon skoru değerleri ölçüldü ve kaydedildi. Analjezi gereksinimi (VAS?4) olduğunda Grup T'ye 100 mg tramadol, Grup P'ye ise 100 mg pethidin im olarak uygulandı. Analjezi idamesi için, iki grupta da im 50 mg'lık ek dozlar yapıldı.
      30. dakika ve izleyen zamanlarda grupların VAS de-ğerlerinde anlamlı düşüş gözlendi (p<0.05). Grup P'de SpO2 değerlerinde 60 ve 120. dakikalarda düşmeler kaydedildi (p<0.05). Yan etkiler bakımından gruplar arasında fark gözlenmezken, sedasyon skorları 1, 1.1/2 ve 2. saatlerde Grup P'de anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0.05).
      Abdominal cerrahi sonrası ağrı kontrolünde, im tramadolün im petidin kadar etkili ve güvenli bir ajan olduğu, postoperatif analjezide petidine alternatif olarak kullanılabileceği kanaatine varıldı.
      Anahtar kelimeler: postoperatif analjezi, ağrı, tramadol, pethidin, intramusküler analjezi

Total Abdominal Histerektomide Rofekoksib ve Selekoksibin Postoperatif Analjezik Etkinliği (31(7):363-367, 2003)
Mahmut Durmuş, Ahmet Köroğlu, Semra Demirbilek, Ülkü Özgül, M. Özcan Ersoy
ÖZET
   Ülkemizde osteoartrit ve romatoid artrit tedavisinde kullanılan selekoksib ve rofekoksib COX-2 spesifik inhibitörü iki non-steroid antienflamatuar ilaçtır. Çalışmamızın amacı, total abdominal histerektomi planlanan olgularda, ameliyat öncesi verilen tek doz selekoksib ve rofekoksibin postoperatif analjezik etkinliğini ve morfin tüketimine etkisini araştırmaktır.
      Etik Kurul onayı alındıktan sonra, total abdominal histerektomi uygulanacak ASA I-II grubu toplam 60 olgu, rasgele, çift kör ve plasebo kontrollü çalışmaya alındı. Olgular 200 mg selekoksib (Grup I, n=20), 50 mg rofekoksib (Grup II, n=20) ve plasebo (Grup III, n=20) gruplarına ayrıldı. Anestezi indüksiyonu; 1.5 µg kg-1 fentanil, 4-6 mg kg-1 tiyopentan ve 0.1 mg kg--1 vekuronyum ile sağlandı. Postoperatif ikinci, 4., 8., 12. ve 24. saatlerde olguların morfin tüketimi; dinlenme, hareket ve öksürük sırasındaki VAS skorları ve sedasyon düzeyleri değerlendirildi.
      Toplam morfin tüketimi postoperatif 8. saatte Grup II'de Grup III'e göre, 12. ve 24. saatlerde Grup I ve III'e göre anlamlı olarak düşük saptandı (p<0.05). Tüm zamanlarda Grup I ve II'deki dinlenme, hareket ve öksürük sırasındaki VAS skorları Grup III'e göre anlamlı derecede daha düşük bulundu (p<0.01). Karşılaşılan yan etkiler bakımından gruplar arasında istatistiksel fark saptanmadı.
      Her iki ajanın da kontrol grubuna göre morfin tüketiminde; dinlenme, hareket ve öksürük sırasındaki VAS değerlerinde belirgin azalma sağlamalarına rağmen, rofekoksibin erken postoperatif dönemde selekoksibe göre daha iyi analjezi sağladığı ve daha uzun etki süresi ile de 12. saatten sonra morfin tüketimini daha belirgin azalttığı sonucuna varıldı.
      Anahtar kelimeler: non-opiyoid analjezikler, selekoksib, rofekoksib; analjezi, postoperatif

Hospitalize Hastalarda Malnütrisyonun Nütrisyonel Risk İndeksi İle Saptanması (31(7):368-372, 2003)
Hülya Sungurtekin, Ercan Gürses, Volkan Hancı, Uğur Sungurtekin
ÖZET
    Malnütrisyon hospitalize hastalarda halen bir problem olmaya devam etmektedir. Malnütrisyonun saptanmasında çeşitli yöntemler kullanılmakla birlikte hangi yöntemin nütrisyonel durumu en iyi yansıttığı üzerinde fikir birliğine varılamamıştır. Bu çalışmada nütrisyonel risk indeksi (NRİ), antropometrik ölçümler ve çeşitli laboratuar parametreleri kullanılarak hospitalize hastaların malnütrisyonu araştırılmıştır.
      Etik kurul onayı ve yazılı izinleri alındıktan sonra hastaneye yatışı yapılan 251 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların yatışı esnasında boy, kilo, triseps deri kalınlığı, kol çevresi ölçümleri yapılmış ve kan örneği (tam kan, albümin, total protein, CRP, total kolesterol ölçümü için) alınmıştır. Serum C-reaktif protein (CRP) albümin düzeyi ve son 6 aylık kilo kaybı kullanılarak NRİ hesaplanmıştır. Nütrisyonel risk indeksine göre hastaların toplam 91'inde (% 36) malnütrisyon saptanmıştır. Malnütrisyon saptanan bu hastaların 11'i (% 4.4) hafif malnütrisyonlu, 55'i (% 21.9) orta derecede malnütrisyonlu, 25'i (% 10) ise ağır malnütrisyonlu olarak sınıflandırılmıştır. Hafif malnütris-yon grubundaki hastaların albümin ve CRP değerleri diğer grupların hepsinden istatistiksel anlamlı olarak farklı idi (p<0.001). Orta derecede malnütrisyon grubu ise yaş, vücut ağırlığı, kilo kaybı yüzdesi, vücut kitle indeksi (BMI), albümin, total protein, total kolesterol ve yatış süreleri açısından malnütrisyon olmayan gruptan anlamlı olarak farklı idi. Orta ve ağır derecede malnütrisyon grupları ise vücut ağırlığı, kilo kaybı yüzdesi, albümin, total protein ve antropometrik değerlerde istatistiksel olarak birbirinden farklı idi. Nüt-risyonel risk indeks sistemi, antropometrik ölçümler ve laboratuar değerleri ile anlamlı korelasyona sahipti.
      Nütrisyonel risk indeksi antropometrik ölçümler, albümin ve kolesterol ile korelasyon gösteren basit, ucuz ve uygulanması teknik zorluk içermeyen bir yöntemdir.
      Anahtar kelimeler: malnütrisyon, nütrisyonel indeks

 

 

 

 

 

 


 

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

 

ARŞİV

      Son Sayı
      Anestezi Mart / Nisan 2010
      Anestezi Ocak / Subat 2010
2009
      Anestezi Kasim / Aralik 2009
      Anestezi Eylül / Ekim 2009
      Anestezi Temmuz / Agustos 2009
      Anestezi Mayis / Haziran 2009
      Anestezi Mart / Nisan 2009
      Anestezi Ocak / Subat 2009
2008
      Anestezi Kasim / Aralik 2008
      Anestezi Eylül / Ekim 2008
      Anestezi Temmuz / Agustos 2008
      Anestezi Mayıs / Haziran 2008
      Anestezi Mart / Nisan 2008
      Anestezi Ocak / Şubat 2008
2007
      Anestezi Kasim / Aralik 2007
      Anestezi Eylül / Ekim 2007
      Anestezi Temmuz / Ağustos 2007
      Anestezi Mayıs / Haziran 2007
      Anestezi Mart / Nisan 2007
      Anestezi Ocak / Şubat 2007
2006
      Anestezi Kasim / Aralik 2006
      Anestezi Eylül / Ekim 2006
      Anestezi Temmuz / Agustos 2006
      Anestezi Mayıs / Haziran 2006
      Anestezi Mart / Nisan 2006
      Anestezi Ocak / Subat 2006
2005
      Anestezi Kasim / Aralik 2005
      Anestezi Eylül / Ekim 2005
      Anestezi Temmuz / Agustos 2005
      Anestezi Mayıs / Haziran 2005
      Anestezi Mart / Nisan 2005
      Anestezi Ocak / Subat 2005
2004
      Anestezi Kasim / Aralik 2004
      Anestezi Eylül / Ekim 2004
      Anestezi Temmuz / Agustos 2004
      Anestezi Mayıs / Haziran 2004
      Anestezi Mart / Nisan 2004
      Anestezi Ocak / Subat 2004
2003
      Anestezi Aralik 2003
      Anestezi Kasim 2003
      Anestezi Ekim 2003
      Anestezi Agustos / Eylül 2003
      Anestezi Haziran / Temmuz 2003
      Anestezi Mayıs 2003
      Anestezi Nisan 2003
      Anestezi Mart 2003
      Anestezi Şubat 2003
      Anestezi Ocak 2003



 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2008 - 2010
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36 D.66-67
Gayrettepe 34349 Istanbul
Tel: 02122880541 ve 02122885022
eXTReMe Tracker