 |
TÜRK ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON DERNEĞİ DERGİSİ
EYLÜL / EKİM 2011
|
Türk Anest Rean Der Dergisi 2011; 39(5):241-248
doi:10.5222/JTAICS.2011.241
Artroskopik Diz Cerrahisinde Üç Farklı Yolla Verilen Morfinin Postoperatif Etkinliği |
Abdulkadir Atim, Ali Sizlan, Atilla Ergin, Huseyin Ozkan, Mustafa Kurklu, Serkan Bilgic, Servet Tunay, Ercan Kurt
GATA Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, GATA Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı |
|
|
Amaç: Bu çalışmada üç farklı yolla intraartiküler (İA) intratekal (İT) veya intramüsküler (İM) verilen morfinin postoperatif analjezik etkinliği araştırıldı.
Gereç ve Yöntem: Artroskopik diz cerrahisi uygulanacak 18-65 yaş arası 76 ASA I-II hasta çalışmaya alındı. İA (n:21) ve İM (n:16) grubunda cerrahi işlemin sonunda morfin 10 mg İA ve 10 mg İM yolla, İT (n:21) grubunda ise 0.1 mg morfin lokal anestezikle birlikte İT yolla verildi. Kontrol grubuna (Grup C,n:18) morfin verilmedi. Ağrı görsel analog skalası ile değerlendirildi. Gruplar ek analjezik gereksinimi, morfinin yan etkileri ve hemodinamik parametreler açısından karşılaştırıldı.
Bulgular: İlk 24 saatte IT gruptaki hiçbir hastada ek analjezik gereksinimi olmadı. Buna karşılık İA, İM ve C grubunda sırasıyla % 14.3, % 25.0 ve % 72.2 oranlarında ek lornoksikam gereksinimi oldu (p<0.001). Gruplar arasında bulantı ve kusma açısından anlamlı fark bulunamadı (p=0.07). IT grubundan 15 hastada, IA grubundan da 3 hastada kaşıntı gözlendi.
Sonuç: Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında İA, İM ve İT uygulanan morfinin daha iyi analjezik etki sağladığı gözlendi. Morfinin kullanılan dozlarında İT grubunda daha yüksek yan etki insidansı oluşturması nedeniyle, benzer şekilde yeterli postoperatif analjezi sağlayan İA ya da İM uygulama yolu tercih edilebilir.
Anahtar kelimeler: İntratekal, intraartiküler, intramüsküler, morfin, diz cerrahisi, postoperatif ağrı
|
Türk Anest Rean Der Dergisi 2011; 39(5):249-256
doi:10.5222/JTAICS.2011.249
Hiper ve Normotansif Hastada Esmololün Trakeal Entübasyona Hemodinamik Yanıta Etkisi |
M. Bahadır Ökten, Dilek Ceyhan, Cemil Sabuncu
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı |
|
|
Amaç: Hipertansif ve normotansif hasta gruplarında, esmololün farklı indüksiyon dozlarında entübasyon sonrası oluşan kalp atım hızı ve ortalama arter basıncında gözlenen artışı baskılamadaki etkinliği araştırılmaktadır.
Gereç ve Yöntem: Yaşları 20-65 arasında 90 hasta çalışmaya alındı. Grup K (Kontrol grubu n=30), Grup N (Normotansif grup n=30) ve Grup H (Hipertansif grup n=30) olmak üzere gruplar oluşturuldu. Her gruba 5-7 mg kg-1 tiyopental sodyum, 0,1 mg kg-1 vekuronyum bromür uygulandı. Takiben Kontrol grubuna 5 mL % 5 dekstroz i.v, normotansif gruba 1 mg kg-1 esmolol i.v. ve hipertansif gruba da 2 mg kg-1 esmolol i.v. 30 sn içerisinde verildi. Tüm hastalardaki indüksiyon öncesi, sonrası, entübasyon sonrası 1., 3., 5., 7. ve 10. dk.’lardaki sistolik arter basıncı (SAB), diyastolik arter basıncı (DAB), ortalama arter basıncı (OAB) ve kalp atım hızı (KAH) ölçümleri kaydedildi..
Bulgular: Normotansif gruptaki OAB değerleri entübasyon sonrası 1. dk.’da diğer gruplara göre düşük bulundu (p<0,05). Yine normotansif gruptaki entübasyon sonrası 3. ve 5. dk. OAB değerleri kontrol grubuna göre düşüktü (p<0,05). Gruplar arası KAH karşılaştırmasında bazal değer, indüksiyon sonrası ve entübasyon sonrası 10. dk.’da anlamlı fark yoktu (p>0,05). Hipertansif hasta grubundaki entübasyondan sonraki 1., 3., 5. dk.’lardaki KAH değerleri kontrol grubundan düşüktü (p<0,001).
Sonuç: Esmolol entübasyona yanıt olarak ortaya çıkan taşikardiyi özellikle hipertansif hastalarda baskılamada oldukça başarılıdır. Ancak, kullandığımız dozlarda normotansif grupta arter basınçları kontrol altına alınırken hipertansif grupta yetersiz kalmıştır.
Anahtar kelimeler: Esmolol, endotrakeal entübasyon, laringoskopi, kardiyovasküler yanıt |
Türk Anest Rean Der Dergisi 2011; 39(5):257-264
doi:10.5222/JTAICS.2011.257
Transsfenoidal Hipofizektomilerde BİS Monitörizasyonunun Sevofluran Tüketimine Etkisi |
|
|
|
Amaç: Çalışmamızda, genel anestezi altındaki hastalarda anestezi derinliğinin, Bispektral İndeks (BİS) yoluyla takip edilmesinin kullanılan anestezik ilaç miktarlarına ve anestezi sonrası göz açma ve ekstübasyon sürelerine etkisini araştırdık.
Gereç ve Yöntem: Bu prospektif randomize çalışmaya Kocaeli Üniversitesi Etik Kurul izni alındıktan sonra transsfenoidal hipofizektomi cerrahisi planlanmış, ASA II-III olan, 18–65 yaş arasındaki 60 hasta dahil edildi. Hastalar 2 gruba ayrıldı. Grup I: BİS monitörizasyonlu, Grup II: BİS monitörizasyonsuz. Rutin monitörizasyon sonrası Grup I’e indüksiyondan önce BİS monitörizasyonu uygulandı. Tüm hastalara aynı anestezi yöntemi uygulandı. Sevofluran konsantrasyonu Grup I’de BİS oranına (50-60) göre ayarlandı, Grup II’de % 2 konsantrasyonda tutuldu.
Ölçümler; Preoperatif ilk değer, indüksiyon sonrası, entübasyon sonrası 5., 10., 15., dk. ile operasyon süresince her 15 dk.’da bir kaydedildi. Volatil ajan cerrahi işlem tamamen bittikten sonra kapatıldı. Anestezik ilaçların kapatılmasından ekstübasyona kadar geçen süre ekstübasyon zamanı, sesli uyaranla göz açmaya kadar geçen süre göz açma süresi olarak değerlendirildi. Operasyon bitiminde toplam tüketilen sevofluran ve remifentanil miktarları ve MAK değerleri kaydedildi.
Bulgular: Yaş, kilo ve cins, total remifentanil kullanımı gruplar arasında benzerdi. Sevofluran miktarı ve MAK Grup I’de Grup II’den istatistiksel olarak farklı olarak düşüktü (p<0.05).
Gruplar arasında ekstübasyon ve göz açma süreleri açısından anlamlı fark bulunmadı. Her iki grupta hemodinamik yanıtlar (ortalama arteriyel basınç, kalp atım hızı) açısından anlamlı fark yoktu.
Sonuç: Genel anestezi altındaki hastalarda anestezi derinliğinin BİS ile monitörizasyonu sonucu tüketilen volatil ajan miktarı azalmaktadır.
Anahtar kelimeler: Anestezi derinliği, BİS |
Türk Anest Rean Der Dergisi 2011; 39(5):265-270
doi:10.5222/JTAICS.2011.265
Mitral Kapak Değişiminde Bronş Blokeri ile Tek Akciğer Ventilasyonu |
Aslı Demir, Büşra Tezcan, Bilfer Özsu, Garip Altıntaş, Mehmet Ali Özatik, Özcan Erdemli
Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anestezi Kliniği |
|
|
Koroner arter baypas cerrahisi sırasında, tek akciğer ventilasyonu uygulamak için bronşiyal bloker kullanımı, sık tercih edilen çift lümenli tüpe alternatif olarak gösterilmiştir. Olgumuz daha önce median sternotomi ile baypas olduğundan sol lateral dekübitis pozisyonunda torakotomi kesisinden mitral kapak replasmanı yapılmış ve tek akciğer ventilasyonu bronşiyal bloker kullanımı ile sağlanmıştır. Oldukça fazla yandaş hastalığı, ileri yaşı, geçirilmiş operasyonu olan olgu, başarılı bir anestezi ve cerrahi yönetimi ile riskli kabul edilerek planlanmış operasyonu şifa ile tamamlamıştır.
Anahtar kelimeler: Tek akciğer ventilasyonu, bronşial bloker, açık kalp cerrahisi
|
Türk Anest Rean Der Dergisi 2011; 39(5):271-275
doi:10.5222/JTAICS.2011.271
Pnömosefali: Epidural Kateter Takılmasının Ender Bir Komplikasyonu |
Hüseyin Oğuzalp, Dilek Ömür, Şule Oğuzalp
Çanakkale Onsekizmart Üniversitesi Tıp Fakültesi Aneztezi ve Reanimasyon, Çanakkale Devlet Hastanesi Radyoloji Kliniği |
|
|
Epidural anestezi ve analjeziye bağlı çeşitli komplikasyonlar gelişebilir. Pnömosefali’de epidural kateter takılması sırasında gelişen ve ender görülen bir komplikasyonudur. Bu olgu sunumunda 65 yaşında akciğer kanser tedavisi gören hastanın sol bacaktaki ağrısı için epidural kateter takılması sırasında ani gelişen ve daha sonra kaybolan baş ağrısı ile kateter takılmasından 3 gün sonra künt, sürekli, hareketle artan, yatınca geçmeyen frontal baş ağrısına eşlik eden konfüzyon, oryantasyon bozukluğu bulguları saptanan bir pnömosefali olgusunu sunmayı amaçladık.
Anahtar kelimeler: Epidural kateter takılması, pnömosefali
|
Türk Anest Rean Der Dergisi 2011; 39(5):276-280
doi:10.5222/JTAICS.2011.276
Oral Kavite Uzanımlı Üst Dudak Hemanjiyomu Olan Hastada Anestezi Yönetimi |
Salih Yıldırım*, Mehmet Bayram**, Yılmaz Apaydın*, Fatih Özkan***, Fikret Özkan*
*Sivas Numune Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Servisi, **Göğüs Hastalıkları Servisi, ***19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı |
|
|
Multinodüler guatr nedeniyle opere olacak üst dudaktan sert ve yumuşak damağa uzanan hemanjiyomu ve sol mandibular kitlesi olan bir hastada, zor entübasyonda alternatif bir yaklaşım olarak gum elastik buji (GEB) kullanımı sunuldu. Hasta, dikkatli bir preoperatif değerlendirme sonucu zor entübasyon olarak değerlendirildi. Başarısız bir entübasyon denemesinden sonra trakea halkaları hissedilerek gum elastik buji itildi. Sonrasında da entübasyon tüpü trakeaya kolaylıkla yerleştirildi. Orofasiyal hemanjiyom gibi konjenital anomaliye bağlı zor entübasyon durumlarında gum elastik buji başarılı bir şekilde kullanılabilir.
Anahtar kelimeler: Orofasiyal, hemanjiyom, guatr, entübasyon, zor hava yolu
|
Türk Anest Rean Der Dergisi 2011; 39(5):281-284
doi:10.5222/JTAICS.2011.281
Gebelikte Guillain-Barre Sendromu |
Mahmut Alp Karahan, Harun Aydoğan, Şaban Yalçın, Ahmet Candan Köylüoğlu,
Mehmet Yaşar Özkul
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı |
|
|
Guillain-Barre Sendromu akut inflamatuvar demiyelizan bir polinöropatidir. Gebelikte ender görülen bir hastalıktır. Plazmaferez, intravenöz immunoglobulin gibi tedavi yöntemleri ve yoğun bakımda yakın takip ile daha iyi maternal ve fetal sonuçlar alınmaktadır. Bu olgu sunumunda, 26 yaşında gebede Guillain-Barre sendromu tanı ve tedavi modaliteleri ve yoğun bakım yaklaşımları tartışıldı.
Anahtar kelimeler: Guillain-Barre sendromu, gebelik, immünoglobulin
|
|
|