www.ankemdernegi.org.tr
 |
Ankem Dergisi - ARALIK 2008
|
ANKEM Derg 2008;22(4):175-182
KAN KÜLTÜRLERİNDEN İZOLE EDİLEN ESCHERICHIA COLI VE KLEBSIELLA PNEUMONIAE SUŞLARINDA GENİŞLEMİŞ SPEKTRUMLU BETA-LAKTAMAZ (GSBL) SIKLIĞI
|
Mu’tazz AL-MUHTASEB, Arif KAYGUSUZ
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL
|
|
|
28 Ocak 2007-6 Ocak 2008 arasında, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin çeşitli kliniklerinden gönderilen kan kültürlerinden üretilen 59 Escherichia coli suşunun 20’sinin (% 34), 41 Klebsiella pneumoniae suşunun 10’unun (% 24), GSBL oluşturduğ saptanmıştır.
GSBL üreten E.coli ve K.pneumoniae suşlarına in-vitro en etkili antibiyotikler olarak sırasıyla imipemen (% 100 ve % 100), sefoperazon+sulbaktam (% 90 ve % 70) ve piperasilin+tazobaktam (% 65 ve % 50) bulunmuştur. GSBL üreten suş sıkılığı genel cerrahi servisinde yatan hastalarda % 53, acil dahiliye servisinde yatan hastalarda % 20 olarak bulunmuştur.
Bu bulgular hastanemizde kan kültürlerinden izole edilen E.coli ve K.pneumoniae suşlarında GSBL oranlarının yüksek olduğunu göstermektedir. Bu oranların düşürülmesi için çalışmaların başlatılması gereği ortaya çıkmıştır.
Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Escherichia coli, GSBL, kan kültürü, Klebsiella pneumoniae |
|
ANKEM Derg 2008;22(4):183-187
BAZI ENTEROBACTERIACEAE TÜRLERİNE ERTAPENEMİN İN-VİTRO ETKİNLİĞİ
|
İlkay KARAOĞLAN*, Yasemin ZER**, Aynur SÜNER*, Mustafa NAMIDURU*
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, GAZİANTEP
|
|
|
Yeni bir karbapenem grubu antibiyotik olan ertapenemin Escherichia coli, Klebsiella pneumoniae ve Proteus spp. Suşlarına in-vitro etkinliği belirlenmiştir. Bakterilerin tanımlanması klasik yöntemler ve Vitek2 tam otomatik bakteri tanımlama sistemi ile, antibiyotik duyarlılıkları disk difüzyon yöntemi ile, GSBL enzimi de çift disk sinerji yöntemi ile araştırılmıştır. Çalışma 81’i (% 62) E.coli, 39’u (% 30) K.pneumoniae ve 10’u (% 8) Proteus spp. olarak tanımlanan toplam 130 suş ile yapılmıştır. Bakterilerden 98’i (% 75) yatan hastalardan, 32’si (% 25) poliklinik takibinde olan hastalardan izole edilmiştir. Suşlarda karbapenemler dışındaki antibiyotiklere yüksek direnç oranları tespit edilmiştir. Yatan hastalardan izole edilen 60 E.coli suşunun 40’ında (% 67), 33 K.pneumoniae suşunun 19’unda (% 58); poliklinik hastalarından izole edilen 21 E.coli suşunun 9’unda (% 43) ve 6 Klebsiella suşunun 2’sinde (% 33) GSBL pozitifliği saptanmıştır. İzole edilen 10 Proteus spp. suşunda GSBL pozitifliğine rastlanmamıştır. GSBL pozitif K.pneumoniae suşlarından 1’i ve GSBL pozitif E.coli suşlarından
1’i imipeneme dirençli olarak bulunmuştur. İmipenem direnci bulunan suşlar ertapeneme de dirençli olarak saptanmıştır. Ayrıca GSBL pozitif, imipeneme duyarlı 2 E.coli suşu da ertapeneme dirençli bulunmuş, böylece hepsi GSBL pozitif 4 suşta (% 3) ertapenem direncine rastlanmıştır.
Ertapenem in-vitro olarak E.coli ve K.pneumoniae suşlarına yüksek oranda etkili bulunmuş, bu bakteriler ile oluşan infeksiyonların tedavisinde iyi bir alternatif olabileceğini düşünülmüştür.
Anahtar sözcükler: ertapenem, Escherichia coli, GSBL, Klebsiella pneumoniae
|
ANKEM Derg 2008;22(4):188-192
HASTANE KAYNAKLI ESCHERICHIA COLI VE KLEBSIELLA SUŞLARININ
ERTAPENEM VE DİĞER ANTİBİYOTİKLERE DUYARLILIĞI |
Özlem GÜZEL TUNÇCAN, Derya TOZLU KETEN, Murat DİZBAY, Kenan HIZEL
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Beşevler, ANKARA
|
|
|
Hastane kaynaklı infeksiyonlardan izole edilen genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) pozitif ve negatif Escherichia coli ve Klebsiella suşlarında ertapenem duyarlığını saptamak ve imipenem, meropenem ve diğer antibiyotik duyarlıklarıyla karşılaştırmak amaçlanmıştır. Ağustos 2007- Şubat 2008 tarihleri arasında hastane kaynaklı infeksiyonlardan izole edilen E.coli ve Klebsiella suşlarında, imipenem, meropenem ve ertapenemin minimal inhibitör konsantrasyon (MİK) düzeyleri E-test ile (AB Biodisk, Solna, İsveç), diğer antibiyotiklerin duyarlılıkları ise Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile belirlenmiştir. GSBL aktivitesi ise sefotaksim/sefotaksim-klavulanat kullanılarak E test yöntemiyle çalışılmıştır. Hastane kaynaklı infeksiyonlardan izole edilen 58’i E.coli, 37’si Klebsiella olmak üzere toplam 95 suş çalışmaya alınmıştır. E.coli suşlarının 22’si (% 38), Klebsiella suşlarının 12’si (% 32) GSBL pozitif olarak saptanmıştır. E.coli ve Klebsiella suşlarında karbapenemlere direnç saptanmamıştır. Meropenem ve ertapenemin MİK düzeyleri birbirleriyle karşılaştırılabilir düzeylerde iken, imipenem MİK düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. Bu çalışmada özellikle GSBL pozitif bakterilerde karbapenem dışı diğer antibiyotiklere direnç oranları yüksek olarak saptanmıştır. Ülkemizde yeni klinik kullanıma girmiş olan ertapenem, in-vitro olarak GSBL pozitif suşlar da dahil olmak üzere nozokomiyal E.coli ve Klebsiella suşlarına diğer karbapenemler kadar etkili olarak
saptanmıştır.
Anahtar sözcükler: ertapenem, Escherichia coli, Klebsiella, nozokomiyal suşlar
|
ANKEM Derg 2008;22(4):193-197
İDRAR ÖRNEKLERİNDEN İZOLE EDİLEN ESCHERICHIA COLI SUŞLARINDA ANTİMİKROBİYAL DUYARLILIĞI
|
Fatma KALEM, N.Seval GÜNDEM, Uğur ARSLAN, İnci TUNCER
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KONYA
|
|
|
Escherichia coli idrar yolu infeksiyonlarında en çok izole edilen patojendir. Çalışmamızda idrardan izole edilen 178 E.coli suşunun CLSI kriterleri temel alınarak Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile ampisilin, trimetoprim/sülfametoksazol, ampisilin/sulbaktam, sefuroksim, siprofloksasin, nitrofurantoin, amikasin, gentamisin ve imipeneme duyarlılıkları araştırılmıştır. İmipeneme 178 (% 100), amikasine 157 (% 88.2), nitrofurantoine 151 (% 84.8), gentamisine 129 (% 72.5), sefuroksime 124 (% 69.7), siprofloksasine 111 (% 62.4), ampisilin/sulbaktama 92 (% 51.7), trimetoprim/sülfametoksazole 79 (% 44.4) ve ampisiline 39 (% 21.9) suş duyarlı bulunmuştur.
Anahtar sözcükler: antimikrobiyal direnç, Escherichia coli, üriner infeksiyon
|
ANKEM Derg 2008;22(4):198-202
KAN KÜLTÜRLERİNDEN İZOLE EDİLEN SALMONELLA İZOLATLARINDA TİGESİKLİNİN İN-VİTRO ETKİNLİĞİ VE GENİŞLEMİŞ SPEKTRUMLU BETA-LAKTAMAZ ÜRETİMİ ARAŞTIRILMASI*
|
Yasemin ZER*, İlkay KARA OĞLAN**, İ.Halil KILIÇ***, Didem Işık KARAGÖZ*** , Mustafa NAMIDURU**
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Merkez Laboratuvarı, GAZİANTEP
**Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, GAZİANTEP***
Gaziantep Üniversitesi Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, GAZİANTEP
|
|
|
Enterobacteriaceae ailesinde, özellikle Escherichia coli ve Klebsiella pneumoniae türlerinde genişlemiş spektrumlu betalaktamaz üretimi (GSBL) yaygındır. Son yıllarda Salmonella cinsinde de GSBL üretimi bildirilmekte olup, zamanla yaygınlaşıp, arttığı vurgulanmaktadır. Bu çalışmada hastanemizde kan kültürlerinden izole edilen Salmonella cinsi bakterilerde GSBL enzimi
üretiminin ve tigesiklinin Salmonella izolatlarına in-vitro etkinliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Laboratuvarımıza Ocak-Kasım 2007 tarihleri arasında gönderilen kan kültürü örnekleri ile çalışılmıştır. Kan kültürleri örnekleri BacT-Alert (bioMerieux) tam otomatik kan kültürü cihazında izlenmiştir. Belirtilen süre içinde takip edilen 3602 kan kültürü örneğinin 56’sından (% 1.6)
Salmonella spp. izole edilmiştir. İzole edilen bakterilerin tanımlanması Vitek2 (bioMerieux) tam otomatik bakteri tanımlama sistemi ve klasik yöntemler kullanılarak yapılmıştır. Antibiyotik duyarlılık testleri disk diffüzyon yöntemi ile yapılmıştır. İzolatların GSBL enzimi oluşturması çift disk sinerji testi ile araştırılmıştır. E test (AB Biodisk) stripleri kullanılarak tigesiklin MİK değeri bulunmuştur. İzole edilen 56 Salmonella suşunun 27’si (% 48) S.typhi, 17’si (% 30) S.paratyphi A ve 12’si (% 21) Salmonella spp. olarak tanımlanmıştır. En yüksek direnç ampisiline bulunmuş, suşların % 34’ünde dirence rastlanmıştır. Seftriakson, aztreonam, siprofloksasin, trimetoprim-sülfametoksazol, kloramfenikol ve amikasine karşı dirence rastlanmamıştır. Çalışılan izolatların hiçbirinde GSBL saptanmamıştır. İki (% 4) izolatta tigesiklin direncine rastlanmıştır. Tigesiklin için MİK50 0.25 µg/ml ve MİK90 1.0 µg/ml olarak bulunmuştur. Hastanemizden izole edilen Salmonella suşlarında GSBL enzimi üretiminin sorun olmadığı, tigesiklinin Salmonella suşlarına in-vitro olarak oldukça etkili olduğu ve alternatif tedavi seçenekleri arasında düşünülebileceği sonucuna varılmıştır.
Anahtar sözcükler: GSBL, kan kültürü, Salmonella spp., tigesiklin |
ANKEM Derg 2008;22(4):203-208
GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ HASTANESİNDE İZOLE EDİLEN STAPHYLOCOCCUS AUREUS SUŞLARININ ANTİMİKROBİYAL DUYARLILIKLARI
|
Fahriye EKŞİ, Efgan Doğan GAYYURHAN, Ayşen BAYRAM
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, GAZİANTEP
|
|
|
Staphylococcus aureus suşlarındaki, özellikle de metisiline dirençli S.aureus’lardaki antimikrobiyal direnç bütün dünyada klinisyenler için büyük bir problem olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada Ocak 2007-Şubat 2008 arasında çeşitli klinik örneklerden izole edilen 243 S.aureus suşunun çeşitli antimikrobiyallere karşı duyarlılık durumları bildirilmiştir. Bakteri suşlarının identifikasyonunda konvansiyonel yöntemler ve VITEK 2 (bioMerieux, St.Louis, ABD) otomatik identifikasyon
sistemi kullanılmıştır. Antibiyotik duyarlılıkları Clinical and Laboratory Standards Institute önerileri doğrultusunda disk difüzyon yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Suşların 120’si (% 49.4) metisiline dirençli (MRSA), 123’ü (% 50.6) metisiline duyarlı (MSSA) olarak bulunmuştur. Bütün S.aureus suşları vankomisin, teikoplanin, kinupristin/dalfopristin ve linezolide duyarlı olarak saptanmıştır. MSSA izolatlarındaki direnç oranları, penisiline % 87.8, amoksisilin-klavulanik asite % 1.6, sefotaksime % 0.8’dir. Bütün MSSA suşları meropeneme duyarlı olarak bulunmuştur. Antimikrobiyal duyarlılık test sonuçlarına göre MRSA ve MSSA suşlarındaki direnç oranları rifampine % 80.8 ve % 6.5, siprofloksasine % 90.8 ve % 2.4, gentamisine % 85 ve % 1.6, fusidik asite % 9.2 ve % 2.4, nitrofurantoine % 0.8 ve % 1.6, mupirosine % 3.3 ve % 2.4 olarak bulunmuştur. MRSA suşları, MSSA suşları ile karşılaştırılınca rifampin (p=0.000), siprofloksasin (p=0.000), gentamisin
(p=0.000) ve fusidik asite (p=0.024) karşı anlamlı derecede daha dirençli oldukları tespit edilmiştir.
Anahtar sözcükler: antibiyotik duyarlılığı, MRSA, MSSA, Staphylococcus aureus
|
ANKEM Derg 2008;22(4):209-212
KLİNİK ÖRNEKLERDEN İZOLE EDİLEN PSEUDOMONAS AERUGINOSA SUŞLARININ ÇEŞİTLİ ANTİBİYOTİKLERE İN-VİTRO DUYARLILIKLARI
|
Ekrem KİREÇCİ*, İrfan SEVİNÇ**
*Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ERZURUM
**Mareşal Çakmak Askeri Hastanesi, Mikrobiyoloji Bölümü, ERZURUM
|
|
|
Pseudomonas aeruginosa, hastane infeksiyonu etkenlerinden biri olup yaygın olarak kullanılan birçok antibiyotiğe karşı çoklu direnç oluşturabilmesi nedeniyle güncel bir problemdir. Bu çalışmada Mareşal Çakmak Askeri Hastanesinde yatırılarak veya ayaktan tedavi gören hastaların çeşitli klinik örneklerinden izole edilen 92 P.aeruginosa suşu değerlendirmeye alınmıştır. Araştırılan suşların antibiyotiklere duyarlılık oranları CLSI standartlarına uygun olarak Mueller-Hinton agarda, Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile belirlenmiştir. İncelenen 92 suşun 89’u (% 97) amikasine, 85’i (% 92) tobramisine, 84’ü (% 91) siprofloksasine, 82’si (% 89) netilmisine, 81’i (% 88) aztreonama, 79’u (% 86) imipeneme, 78’i (% 85) seftazidime ve 77’si (% 84) gentamisine duyarlı bulunmuştur.
Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Pseudomonas aeruginosa
|
ANKEM Derg 2008;22(4):213-216
MOLEKÜLER MİKROBİYOLOJİDE ÇOKLU VE HIZLI SAPTAMA YÖNTEMLERİNDE GELİŞMELER*
|
Kenan MİDİLLİ, Salih TÜRKOĞLU
* Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL
** İstanbul Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL
|
|
|
Tıpta tüm tanı laboratuvarı disiplinlerinde hedef ideal teste ulaşmaktır. Bunu hem hızlı, hem ekonomik, hem de doğru gerçekleştirmek için son yıllarda çok yol kat edilmiştir. Testler hız kazanmış ve özellikle infeksiyon hastalıklarının tanısında bir seferde çok sayıda mikroorganizmanın saptanması hedeflenmiştir. Bunun için yeni teknolojiler ve cihazlar laboratuvarlarımıza girmiş ve girmektedirler. Bu oturumda yeni teknolojiler çeşitli yönleri ile ortaya konmuş, katılımcıların deneyimleri ile
beslenerek bir yön çizilmeye, bir yol haritası ortaya konmaya çalışılmıştır.
Anahtar sözcükler: çoklu tanı, hızlı tanı, moleküler mikrobiyoloji
|
ANKEM Derg 2008;22(4):217-220
SPLENEKTOMİ SONRASI SEPSİS*
|
A.Atahan ÇAĞATAY*, Reyhan DİZ-KÜÇÜKKAYA**
*İstanbul Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL
**İstanbul Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Hematoloji Bilim Dalı, İSTANBUL
|
|
|
Dalak, vücutta bulunan lenfoid dokuların en geniş ölçüde toplandığı bir organ olduğu için splenektomi yapılmış hastalar önemli ölçüde risk taşırlar. Splenektomi sonrası ağır infeksiyon, mortalite oranı yüksek olan ağır fulminan bir hastalıktır. Splenektomi sonrası sepsis, dalak fonksiyonları bozulan veya splenektomi yapılan hastalarda 24 saat içinde gelişen ve klinik olarak kötüleşen bir tablo olarak tanımlanır. Dalağın fonksiyonunu bozan en sık nedenler arasında cerrahi, konjenital aspleni,
radyoterapi, infarkt, infiltrasyon (amiloidoz gibi), granulomatoz hastalık (sarkoidoz gibi) veya kanser (hemanjiosarkom gibi primer, sekonder veya lenfoma) sayılabilir. Streptococcus pneumoniae, Haemophilus influenzae tip b ve Neisseria meningitides splenektomi sonrası sepsiste en sık saptanan infeksiyon etkenleridir. Semptomlar genellikle nonspesifiktir, düşük dereceli ateş,
ürperme, kas ağrısı, ishal, bazen bulantı ve farenjit olabilir. Özellikle splenektomili hastalarda gelişen her ateş atağı splenektomi sonrası sepsis gelişimi açısından bir uyarı olarak kabul edilmeli ve acil olarak değerlendirilmelidir.
Anahtar sözcükler: antibiyotik profilaksisi, aşılama, splenektomi sonrası sepsis, Streptococcus pneumoniae
|
ANKEM Derg 2008;22(4):221-231
HASTANE İNFEKSİYONLARININ KONTROLÜNDE DEZENFEKSİYON, ANTİSEPSİ VE STERİLİZASYON “DAS” UYGULAMALARI*
|
Murat GÜNAYDIN*, Bülent GÜRLER
*Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, SAMSUN
**İstanbul Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL
|
|
|
Hastane infeksiyonları geçmişte olduğu kadar günümüzde ve gelecekte de önemini koruyacak bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkacaktır. Bu sorunun azaltılması ancak belirlenen korunma önlemlerin alınması ve uygulamalarının tam yapılmasıyla mümkün olacaktır. Alınacak önlemler içinde en büyük payı dezenfeksiyon, antisepsi ve sterilizasyon (DAS) uygulamaları
almaktadır.
Bu makalede hastane infeksiyonlarının önlenmesinde DAS uygulamalarının yeri ve önemi hakkında bilgi aktarılması amaçlanmıştır.
Anahtar sözcükler: antisepsi, dezenfeksiyon, hastane infeksiyonu, sterilizasyon
|
|
Yazarlara Bilgi
Yayın Kurulu
|