ANKEM DERGİSİ

 

www.ankemdernegi.org.tr

Ankem Dergisi - MART 2009

 

ANKEM Derg 2009;23(1):1-7
ÜROPATOJEN ESCHERICHIA COLI SUŞLARINDA BAZI ORAL ANTİBİYOTİKLERE DİRENÇ VE DİRENÇLE İLİŞKİLİ RİSK FAKTÖRLERİ

Mustafa YILDIRIM*, İdris ŞAHİN**, Şükrü ÖKSÜZ***, Davut ÖZDEMİR*, Ertuğrul GÜÇLÜ*,
Selda ACAR**, İrfan ŞENCAN****
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, DÜZCE
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, DÜZCE
Düzce Atatürk Devlet Hastanesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü, DÜZCE
Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü, ANKARA

ÖZET

Escherichia coli üriner sistem infeksiyonlarına (ÜSİ) en sık neden olan etkendir. Bu çalışmada, üropatojen E.coli suşlarında bazı oral antibiyotiklere direnç ve dirençle ilişkili risk faktörlerinin araştırılması amaçlanmıştır.
Çalışmaya Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde toplum kökenli ÜSİ tanısı alan 252 hasta (199 kadın ve 53 erkek) alınmıştır. ÜSİ olan hastalara antimikrobiyal direnç ile ilgili risk faktörlerini sorgulayan bir anket uygulanmıştır. Bakterilerin tiplendirilmesinde klasik yöntemler ve API 20E identifikasyon yöntemi kullanılmıştır. E.coli suşlarının antibakteriyel duyarlılık testleri Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemiyle Clinical and Laboratory Standards Institute kriterlerine uygun olarak yapılmıştır.
Multivariate analizlerde, erkek cinsiyet (OR: 2.44; % 95CI: 1.29-4.62; p=0.006) ile amoksisilin-klavulanik asit direnci; 50 yaş üstü olmak (OR: 3.51; % 95CI: 1.28-9.60; p=0.014) ve evvelce idrar kateteri kullanımı (OR: 0.33; % 95CI: 0.11-0.97; p=0.044) ile siprofloksasin direnci; evvelce idrar kateteri kullanımı (OR: 0.24; % 95CI: 0.09-0.66; p=0.005) ve önceden antibiyotik kullanımı (OR: 2.89; % 95CI: 1.15-7.28; p=0.024) ile trimetoprim-sulfametoksazol direnci; erkek cinsiyet (OR: 2.52; % 95CI: 1.24-5.12; p=0.011) ve evvelce idrar kateteri kullanımı (OR: 0.27; % 95CI: 0.13-0.57; p<0.001) ile sefaklor direnci ilişkili bulunmuştur.
Siprofloksasin dışındaki denenen oral antibiyotiklerin bölgemizde toplum kökenli ÜSİ’nın empirik tedavisinde uygun olmadıkları görülmektedir. Önceden antibiyotik ve idrar kateteri kullanımı, 50 yaş üstü ve erkek hasta gibi direnç açısından risk faktörü taşıyan toplum kökenli ÜSİ olan hastalar için idrar kültürü alınması ve antibiyotik duyarlılık testlerinin yapılması yararlı olacaktır.

Anahtar sözcükler: antimikrobiyal direnç, Escherichia coli, risk faktörleri

ANKEM Derg 2009;23(1):8-12
KLİNİK ÖRNEKLERDEN İZOLE EDİLEN STAPHYLOCOCCUS AUREUS  SUŞLARININ ANTİMİKROBİYAL DUYARLILIKLARI:ÜÇ YILLIK DEĞERLENDİRME*

Devrim DÜNDAR, Gülden SÖNMEZ TAMER
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KOCAELİ

ÖZET

Hastanemizde 2005-2007 yıllarında klinik örneklerden infeksiyon etkeni olarak izole edilen 936 Staphylococcus aureus suşunun duyarlılıkları bildirilmiştir. Suşların 721’i (% 77) metisiline duyarlı, 215’i (% 23) metisiline dirençli bulunmuştur. Metisiline dirençli suş oranları 2005, 2006 ve 2007 yıllarında sırasıyla % 34, % 14 ve % 21 olarak belirlenmiştir. Glikopeptidlere dirençli suş saptanmamıştır. Metisiline dirençli suşlarda eritromisin, klindamisin, tetrasiklin, siprofloksasin, trimetoprim-sulfametoksazol, rifampisin ve gentamisine direnç, metisiline duyarlı suşlara göre anlamlı derecede yüksek (p=0.000-<0.001) bulunmuştur. Metisiline duyarlı suşlarda tetrasiklin direnci 2005 yılına göre 2006-2007 yıllarında (p=0.031), metisiline dirençli suşlarda eritromisin direnci 2005 yılına göre 2007 yılında (p=0.000) anlamlı derecede düşük bulunmuştur.

Anahtar sözcükler: antibiyotik duyarlılığı, direnç, Staphylococcus aureus

ANKEM Derg 2009;23(1):13-16
KLİNİK ÖRNEKLERDEN SOYUTLANAN STAPHYLOCOCCUS AUREUS  SUŞLARINA TİGESİKLİN ETKİNLİĞİ

Mehmet ÜNLÜ, Gülhan VARDAR-ÜNLÜ, Aysel YAĞMUROĞLU, Dilara YILDIRIM
Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, SİVAS

ÖZET

Yeni bir glisilsiklin antibiyotik olan tigesiklin, Staphylococcus aureus suşları da dahil olmak üzere, birçok yaygın patojen mikroorganizmaya karşı in-vitro olarak etkinlik göstermektedir. Bu çalışmada, klinik örneklerden soyutlanan 100 metisiline dirençli S.aureus (MRSA) ve 100 metisiline duyarlı S.aureus (MSSA) suşunun tigesikline direnci minimum inhibisyon konsantrasyon (MİK) yöntemi ile araştırılmıştır. Tigesiklinin MİK50 ve MİK90 değerleri MRSA suşları için 0.12 µg/ml ve 0.25 µg/ml, MSSA suşları için 0.06 µg/ml ve 0.25 µg/ml olarak saptanmıştır. Çalışmamızda elde edilen bulgular, tigesiklinin hem MRSA hem de MSSA suşlarına karşı güçlü antibakteriyel aktiviteye sahip olduğunu göstermektedir.

Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Staphylococcus aureus, tigesiklin

ANKEM Derg 2009;23(1):17-21
ÇEŞİTLİ KLİNİK ÖRNEKLERDEN İZOLE EDİLEN PSEUDOMONAS AERUGINOSA SUŞLARININ ANTİMİKROBİYAL DİRENCİ: ÜÇ YILLIK DEĞERLENDİRME*

Devrim DÜNDAR, Gülden SÖNMEZ TAMER
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KOCAELİ

ÖZET

Hastanemizde 2005-2007 yıllarında klinik örneklerden üretilen 665 Pseudomonas aeruginosa suşunun çeşitli antibiyotiklere direnci retrospektif olarak incelenerek direnç oranlarındaki değişim araştırılmıştır. Piperasilin, piperasilin/tazobaktam ve sefoperazon/sulbaktam dirençlerinin üç yıllık sürede anlamlı düzeyde arttığı (sırasıyla p=0.000006, p=0.000, p=0.00076), gentamisin ve tobramisin dirençlerinin ise anlamlı düzeyde azaldığı (sırasıyla p=0.013, p=0.0078) saptanmıştır. P.aeruginosa suşlarına en etkili antibiyotiklerin amikasin (% 80), tobramisin (% 77) ve karbapenemler (% 78-79) olduğu görülmüştür.

Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Pseudomonas aeruginosa


ANKEM Derg 2009;23(1):22-25
KLİNİK ÖRNEKLERDEN SOYUTLANAN ESCHERICHIA COLI VE KLEBSIELLA PNEUMONIAE SUŞLARINA TİGESİKLİN ETKİNLİĞİ

Gülhan VARDAR-ÜNLÜ, Mehmet ÜNLÜ, Aysel YAĞMUROĞLU, Dilara YILDIRIM
Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, SİVAS

ÖZET

Tigesiklin, yeni sınıf antibiyotiklerden olan glisilsiklinlerin ilk ticari üyesidir. Glisilsiklinler etkili Gram pozitif ve Gram negatif aktiviteyi olanaklı kılan yapısal değişiklikle tetrasiklin antibiyotiklerin türevidir. Bu çalışmada, klinik örneklerden soyutlanan 100 Escherichia coli ve 100 Klebsiella pneumoniae suşunun tigesikline direnci minimum inhibisyon konsan-trasyon (MİK) yöntemi ile araştırılmıştır. Tigesiklinin MİK50 ve MİK90 değerleri E.coli suşları için 0.25 µg/ml ve 0.5 µg/ml, K.pneumoniae suşları için 0.5 µg/ml ve 1.0 µg/ml olarak saptanmıştır. Çalışmamızda elde edilen bulgular, tigesiklinin hem E.coli hem de K.pneumoniae suşlarına karşı güçlü antibakteriyel aktiviteye sahip olduğunu göstermiştir.

Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Escherichia coli, Klebsiella pneumoniae, tigesiklin

ANKEM Derg 2009;23(1):26-29
KAN KÜLTÜRLERİNDEN İZOLE EDİLEN STAPHYLOCOCCUS AUREUS SUŞLARININ ANTİBİYOTİKLERE DİRENÇ DURUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Nafia Canan GÜRSOY*, Yasemin ERSOY**, Selami GÜNAL*, Çiğdem KUZUCU*
*İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, MALATYA **İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, MALATYA

ÖZET

Üç yıllık süre içerisinde (2005-2007) yatan hastaların kan kültürlerinden izole edilen 62 Staphylococcus aureus suşunun çeşitli antibiyotiklere duyarlılıkları araştırılmış ve metisilin dirençli suşların, hastaların klinik ve demografik verileri ile ilişkileri değerlendirilmiştir. Altmış iki izolatın 20’si (% 32) metisiline dirençli (MRSA), 42’si (% 68) metisiline duyarlı (MSSA) olarak tanımlanmıştır. MRSA suşlarının siprofloksasin, klindamisin, eritromisin, gentamisin, rifampisin ve tetrasikline karşı direnç oranları MSSA suşlarına göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0.05). Yoğun bakımda yatan, invaziv girişim yapılan, altta yatan hastalığı olan, oral dışı yolla beslenen ve idrar sondası olan hastalarda MRSA bakteriyemi oranları MSSA’dan daha yüksek bulunmuştur (p<0.05).

Anahtar sözcükler: kan kültürü, metisilin direnci, Staphylococcus aureus


ANKEM Derg 2009;23(1):30-33
BİR DEVLET HASTANESİ SAĞLIK ÇALIŞANLARINDA HBV VE HCV SEROPREVALANSININ ARAŞTIRILMASI*

Şükrü ÖKSÜZ*, MustafaYILDIRIM**, Çiğdem ÖZAYDIN*, İdris ŞAHİN***, Hakan ARABACI****, Gülay GEMİCİ****
Düzce Atatürk Devlet Hastanesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü, DÜZCE
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, DÜZCE
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, DÜZCE
Düzce Atatürk Devlet Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü, DÜZCE

ÖZET

Hepatit infeksiyonları dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşan ve insan sağlığını tehdit eden önemli sağlık sorunlarından biridir. Hastanelerin çalışanlanları için barındırdığı riskler arasında hepatit B virüs (HBV) infeksiyonu önemli bir yer tutmaktadır
Bu çalışmada, hastanemizde çalışan 260’ı kadın, 151’i erkek toplam 411 sağlık personelinin HBV ve hepatit C virüsü (HCV) seroprevalansının belirlenmesi amaçlanmıştır.
Nisan 2007-Şubat 2008 arasında Düzce Atatürk Devlet Hastanesinde çalışan 411 sağlık personelinin 311 (% 75.7)’inde anti-HBs pozitif olarak tespit edilmiştir. Anti-HBs ve anti-HBc totalin birlikte pozitifliği 75 (% 18.2) kişide saptanırken, HBsAg yedi (% 1.7), izole anti-HBc total 12 (% 2.9) kişide, anti-HCV ise bir (% 0.2) kişide pozitif olarak bulunmuştur. Hepatit belirteçlerinin çalışanlara göre dağılımı incelendiğinde doktorlarda bir, yardımcı sağlık personelinde bir, idari personelde beş HBsAg ve bir anti-HCV pozitifliği tespit edilmiştir. Ebe-hemşire grubunda HBsAg pozitifliği saptanmamıştır.
Sonuç olarak HBV seronegatif kişiler aşılama programına alınarak tüm personelin HBV’ye karşı bağışık hale gelmesi sağlanmıştır.

Anahtar sözcükler: HBV, HCV, sağlık çalışanı, seroprevalans


ANKEM Derg 2009;23(1):34-38
YARA YERİ ÖRNEKLERİNDEN İZOLE EDİLEN MİKROORGANİZMALAR VE ANTİBİYOTİK DUYARLILIKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ*

Süreyya GÜL YURTSEVER, Nükhet KURULTAY, Nihan ÇEKEN, Şenel YURTSEVER,
İlhan AFŞAR, A. Gamze ŞENER, Nisel YILMAZ
Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı, İZMİR
Dr. Ertuğrul Aker Tire Devlet Hastanesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Kliniği, İZMİR
Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı, İZMİR

ÖZET

İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2007 yılında izlenen hastaların yara yeri örneklerinden izole edilen mikroorganizmaların retrospektif olarak değerlendirilmesi yapılmıştır. Toplam 2175 yara yeri örneğinden izole edilen 1126 (% 51.8) etkenin 245’i (% 21.8) Gram pozitif bakteriler, 881’i (% 78.2) Gram negatif bakteriler olarak tespit edilmiştir. En sık izole edilen bakteriler sırasıyla Escherichia coli 302 (% 26.8), Pseudomonas aeruginosa 206 (% 18.3), Staphylococcus aureus 203 (% 18), Acinetobacter baumannii 131 (% 11.6), Klebsiella pneumoniae 100 (% 8.9), Enterococcus spp. 30 (% 2.7), diğer Enterobactericeae suşları 139 (% 12.3), koagülaz negatif stafilokoklar (KNS) 12 (% 1.1) suş olarak belirlenmiştir. E.coli’nin en duyarlı olduğu antibiyotik imipenem olmuştur. S.aureus suşlarının % 29’u ve KNS’lerin yarısı metisiline dirençli bulunmuştur. Gram pozitif bakterilerde vankomisin direnci tespit edilmemiştir. Etkenlerin kliniklere göre dağılımı incelendiğinde yara infeksiyonunun en sık Genel Cerrahi Kliniğinde görüldüğü belirlenmiştir.

Anahtar sözcükler: infeksiyon, yara yeri infeksiyonları

ANKEM Derg 2009;23(1):39-42
LİNEZOLİDLE TEDAVİ EDİLEN PERİTONEAL DİYALİZ İLİŞKİLİ BİR PERİTONİT OLGUSU

Gül Ruhsar YILMAZ*, Cemal BULUT*, Sami KINIKLI*, Murat DURANAY**, Ali Pekcan DEMİRÖZ*
*Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, ANKARA
**Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nefroloji Kliniği, ANKARA

ÖZET
 

Altmış yaşında erkek hastada sürekli ayaktan periton diyalizi komplikasyonu olarak peritonit gelişmiş ve etken olarak metisiline dirençli koagülaz negatif stafilokok izole edilmiştir. Hasta peritoneal kateterin uzaklaştırılması ile birlikte linezolidle başarılı şekilde tedavi edilmiştir.

Anahtar sözcükler: linezolid, peritonit, stafilokok



ANKEM Derg 2009;23(1):43-45
MEDİKAL TEDAVİ İLE DÜZELEN CANDIDA ALBICANS’IN ETKEN OLDUĞU PROTEZ KAPAK ENDOKARDİTİ OLGUSU

İlkay KARAOĞLAN*, M. Armağan TOY*, Mustafa NAMIDURU*, Yasemin ZER**,
Vedat DAVUTOĞLU***
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, GAZİANTEP
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Şahinbey Hastanesi Merkez Laboratuvarı, GAZİANTEP
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, GAZİANTEP

ÖZET
 

Yirmiyedi yaşında kadın hasta, metisilin dirençli Staphylococcus aureus’un etken olduğu triküspit kapak endokarditi tanısı ile 1 ay vankomisin tedavisi almıştır. Medikal tedaviden tam yanıt alınamadığından hastaya kapak replasmanı yapılıp bioprotez kapak takılmış, vankomisin tedavisine 4 hafta daha devam edilmiştir. Hasta ortalama 7 ay sonra Candida albicans’ın etken olduğu fungal endokardit tanısı ile yatırılmıştır. Operasyon riskleri göz önüne alınarak hastaya öncelikli olarak klasik amfoterisin B ve flusitozin kombinasyonundan oluşan medikal tedavi başlanmıştır. Hastanın tedaviye yanıt vermesinden dolayı medikal tedaviye devam edilmiş, operasyon ertelenmiştir. Medikal tedavi 12 haftaya tamamlandığında hastanın ekokardiyografik incelemesinde protez kapaktaki vejetasyon tamamen kaybolmuştur. Hastanın 6 aylık takibinde klinik ve laboratuvar bulguları normal olarak değerlendirilmiştir.

Anahtar sözcükler: Candida albicans, protez kapak endokarditi



ANKEM Derg 2009;23(1):46-49
Medikal Tedavi ile Düzelen Üç Brucella Protez Kapak Endokarditi Olgusu

İlkay KARAOĞLAN*, Mustafa NAMIDURU*, İbrahim BAYDAR*, Yasemin ZER**, Mehtap ERDEM*, Ceren KUVANDIK***, Vedat DAVUTOĞLU****
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, GAZİANTEP
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Merkez Laboratuvarı, GAZİANTEP
Kırıkhan Devlet Hastanesi, Enfeksiyon Kliniği, KIRIKHAN
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, GAZİANTEP

ÖZET
 

Brucella endokarditi yüksek mortalite ve morbiditeye sahiptir. Brucella endokarditinde kabul edilen tedavi protokolü cerrahi ve medikal tedavidir. Bu çalışmada Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesinde 2003-2007 yılları arasında sadece medikal olarak başarılı şekilde tedavi edilmiş Brucella spp.’nin etken olduğu protez kapak endokarditli 3 hasta sunulmuş, bazı durumlarda Brucella endokarditinin dikkatli bir izlem altında sadece antibiyotik ile tedavi edilebileceği tartışılmıştır.

Anahtar sözcükler: Brucella spp., endokardit, protez kapak, tedavi

 

 

 


 

 

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

 

 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2008 - 2011
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36 D.66-67 Gayrettepe 34349 Istanbul
Tel: 02122880541 ve 02122885022
eXTReMe Tracker