www.ankemdernegi.org.tr
 |
Ankem Dergisi - ARALIK 2010
|
ANKEM Derg 2010;24(4):183-187
İNVAZİF ASPERGİLLOZ KUŞKULU HASTALARDA GALAKTOMANNAN ANTİJEN TESTİ SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
|
Sema KEÇELİ ÖZCAN *, Birsen MUTLU **, Süleyman AKSOY **,
Abdulllah HACIHANEFİOĞLU ***
* Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KOCAELİ
** Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, KOCAELİ
*** Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Hematoloji Bilim Dalı, KOCAELİ
|
|
|
Bu çalışmada, olası veya şüpheli invazif aspergilloz (İA)’lu hastalarda galaktomannan (GM) antijen testinin hastanemizdeki sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Hastanemiz Hematoloji-Onkoloji kliniklerinde takip edilen nötropenik ateşli hastaların serum örneğinde GM antijeni ELİSA yöntemi ile incelenmiş ve sonuçlar retrospektif olarak değerlendirilmiştir. EORTC/MSG tanım kriterlerine göre hastalar; kanıtlanmış, olası ve şüpheli invazif fungal infeksiyonu (İFİ) olanlar şeklinde gruplandırılmıştır.
Toplam 48 nötropenik ateşli hastadan alınan 181 serum örneğindeki GM antijeni sonuçları değerlendirilmiştir. Ardışık alınan 169 serum örneğinin 31’inde (% 18.3) GM pozitif saptanmıştır. Tek serum örneği çalışan 12 hastada ise GM negatif bulunmuştur. Olgular içerisinde kanıtlanmış İFİ olgusu saptanmamıştır. Şüpheli akciğer lezyonu olan 12 hastanın 10’unda aynı zamanda GM pozitifliği saptanmış ve olası İFİ, diğer iki hastada ise GM negatif saptanmış ve şüpheli İFİ olgusu olarak kabul edilmiştir.
GM testi ile daha sağlıklı sonuçlar elde edebilmek için olguların İA açısından histopatolojik ve kültür ile kanıtlanmasının sağlanması ve yalancı pozitifliklere neden olacak etkenlerin gözönünde tutulması gerektiği kanısına varılmıştır.
Anahtar sözcükler: ELİSA, febril nötropeni, invasif aspergilloz, galaktomannan testi |
|
ANKEM Derg 2010;24(4):188-192
PSEUDOMONAS AERUGINOSA İZOLATLARININ ANTİBİYOTİK DUYARLILIKLARININ DEĞERLENDİRMESİ: ÇEŞİTLİ ANTİBİYOTİKLERE AZALAN DUYARLILIK*
|
Elif AKTAŞ, H. Agah TERZİ, Canan KÜLAH, Füsun CÖMERT
Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ZONGULDAK
|
|
|
Hastanemizde Haziran 2005-Ocak 2010 arasında çeşitli klinik örneklerden izole edilen 570 Pseudomonas aeruginosa izolatının CLSI kriterlerine göre Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile belirlenen antibiyotik duyarlılıkları değerlendirilmiş ve sonuçlar, Ocak 2002-Haziran 2005 arasında yine hastanemizde izole edilen suşlara ait sonuçlar ile karşılaştırılmıştır.
Son dönemde en yüksek duyarlılık oranları amikasin (% 78) ve tobramisin (% 77) için, en düşük oranlar ise aztreonam (% 57) ve siprofloksasin (% 56) için alınmıştır.
2005-2010 yıllarında izole edilen suşlarda duyarlılık oranlarının, 2002-2005 yıllarındaki suşlara göre imipenem, sefepim, seftazidim, piperasilin-tazobaktam, amikasin ve siprofloksasin için anlamlı derecede (p<0.05-0.001) azaldığı belirlenmiştir.
Anahtar sözcükler: antibiyotik duyarlılığı, direnç eğilimi, Pseudomonas aeruginosa |
ANKEM Derg 2010;24(4):193-197
ÜRİNER SİSTOSKOP KONTAMİNASYONU SONRASI GELİŞEN
HASTANE KAYNAKLI BURKHOLDERIA CEPACIA SALGINI*
|
Süda TEKİN KORUK*, Mehmet BAYRAKTAR**, İbrahim KORUK***, Leyla YILMAZ****
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ŞANLIURFA
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ŞANLIURFA
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, ŞANLIURFA
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Kontrol Komitesi Hemşiresi, ŞANLIURFA
|
|
|
Burkholderia cepacia, hastane ortamında kullanılan dezenfektanların, nebülizer sıvılarının ve tıbbi aletlerin kontaminasyonları sonrasında nozokomiyal salgınlara yol açabilir. Burada, bağışıklık sistemi baskılanmamış hastalarda üriner endoskopik girişim sonrası gelişen bir B.cepacia idrar yolu infeksiyonu salgını bildirilmiştir. Salgın Haziran-Ağustos 2009 tarihleri arasında Üroloji Kliniğinde tespit edilmiştir. İdrarlarından antibiyogramları aynı olan B.cepacia suşları üretilen 8 hastaya üroloji kliniğinde Double-J (D-J) kateteri takıldığı, salgının DJ kateteri için kullanılan sistoskopi aletinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ameliyathanede görevli temizlik personeli aletlerin yıkanması ve sterilizasyonu konusunda İnfeksiyon Kontrol Komitesi tarafından yeniden eğitime alınmış, uygun temizlik ve eğitim sonrasında kullanılan aletlerde üreme olmadığı görülmüştür. Hastane ortamında kullanılan çeşitli aletlerin kontaminasyonu sonrasında nozokomiyal B.cepacia salgınları olabileceği düşünülmelidir. Salgın varlığında hedefe yönelik sürveyans yapılmalı ve infeksiyon kontrol önlemleri daha sıkı uygulanmalıdır.
Anahtar sözcükler: Burkholderia cepacia, nozokomiyal infeksiyon, salgın, sistoskop
|
ANKEM Derg 2010;24(4):198-201
ÜROPATOJEN ESCHERICHIA COLI SUŞLARININ ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARININ TEDAVİSİNDE SIK KULLANILAN ANTİBAKTERİYEL AJANLARA DUYARLILIKLARI*
|
Vicdan KÖKSALDI MOTOR*, Murat TUTANÇ**, Vefik ARICA**, Seçil ARICA***, Bedir AY****
Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, HATAY
Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, HATAY
Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Aile Hekimliği Anabilim Dalı, HATAY
Özel İstanbul Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Servisi, VAN
|
|
|
Bu çalışmada Van İpekyolu Devlet Hastanesinde üriner sistem infeksiyon etkenlerinin dağılımı ve en sık izole edilen etken olan Escherichia coli suşlarının antibiyotik duyarlılığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Hastane polikliniklerine Ağustos 2008-Haziran 2009 tarihleri arasında başvuran ve üriner sistem infeksiyonu tanısı alan hastaların idrar kültürleri incelenmiştir. Sık izole edilen mikroorganizmalar sırasıyla; Escherichia coli (% 49), Klebsiella (% 13), streptokok (% 9) ve Enterobacter (% 8)’dir. E.coli suşlarının nitrofurantoine % 97, gentamisine % 73, seftriaksona % 67, sefuroksime % 65, siprofloksasin ve ofloksasine % 62, trimetoprim-sülfametoksazole % 39, amoksisilin-klavulanik asite % 35 oranında duyarlı olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak E.coli ile gelişen komplikasyonsuz alt üriner sistem infeksiyonlarının ampirik tedavisinde nitrofurantoinin kullanılabileceği düşünülmüştür.
Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Escherichia coli, idrar kültürü, üriner sistem infeksiyonları
|
ANKEM Derg 2010;24(4):202-208
YEDİ YILLIK DÖNEMDE KAN KÜLTÜRLERİNDEN İZOLE EDİLEN CANDIDA TÜRLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK İNCELENMESİ*
|
Berna GÜLTEKİN, Mete EYİGÖR, Murat TELLİ, Meltem AKSOY, Neriman AYDIN
Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, AYDIN
|
|
|
Kandidemi, kan dolaşımı ile ilişkili infeksiyonlar arasında en yüksek mortaliteye neden olanlardan biridir. Bu çalışmada kan kültürlerinde üreyen Candida türlerinin retrospektif olarak incelenmesi amaçlanmıştır.
Ocak 2003-Aralık 2009 tarihleri arasında laboratuvarımızda otomatize kan kültür sisteminde üreyen Candida suşlarının identifikasyonu klasik yöntemlerle ve bazı kökenlerde ticari kit ile yapılmıştır.
Toplam 24709 kan kültürünün 71 hastaya ait 119 (% 0.48) örneğinde Candida türleri üremiştir. Olguların birinde aynı anda iki Candida türü, ikisinde farklı zamanlarda iki farklı Candida türü izole edilmiştir. İzole edilen 74 suşun 36’sı (% 49) Candida albicans, 17’si (% 23) C.parapsilosis, 10’u (% 14) C.tropicalis, dokuzu (% 12) C.glabrata, biri C.guillermondii ve biri C.krusei’dir.
Anahtar sözcükler: Candida türleri, kan kültürü, kandidemi |
ANKEM Derg 2010;24(4):209-214
TOPLUM VE HASTANE KAYNAKLI İNFEKSİYONLARDAN İZOLE EDİLEN GSBL POZİTİF ESCHERICHIA COLI SUŞLARINDA TİGESİKLİN DUYARLILIĞININ ARAŞTIRILMASI
|
Şahinan KARLI*, Nurgül CERAN*, İpek GENÇ*, Asuman İNAN*, Derya ÖZTÜRK*,
Cihan TAŞDEMİR**, Bülent UZUN**, Sebahat AKSARAY**, Paşa GÖKTAŞ*
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, İSTANBUL
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı, İSTANBUL
|
|
|
Günümüzde antibiyotiklerin tüketimindeki artış direnç gelişimini artırmakta ve tedavide sorunlara neden olmaktadır. Antibiyotiklere direnç gelişmesindeki önemli mekanizmalardan biri, bakterilerde genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimidir ve Gram negatif bakteriler arasında giderek artış gözlenmiştir. Çalışmamızda, çeşitli klinik örneklerden izole edilen Escherichia coli suşlarında GSBL pozitiflik oranlarının saptanması ve GSBL pozitif E.coli suşlarında tigesiklin duyarlılığının belirlenmesi amaçlanmıştır.
Çalışmamız 1 Ocak-31Aralık 2008 tarihleri arasında yapılmıştır. GSBL oluşturma çift disk sinerji yöntemiyle, antibiyotik duyarlılıkları CLSI önerileri esas alınarak çalışılmıştır. GSBL pozitif 100 E.coli suşunda tigesiklin duyarlılığı E-test ile MİK düzeyinde de çalışılmıştır.
Bir yıllık sürede izole edilen E.coli sayısı 2396’dır. Bu izolatların 1625 (% 68)’i poliklinik hastalarından, 771 (% 32)’i klinikte yatan hastalardan izole edilmiştir. Tüm suşlarda GSBL ortalaması % 17.1, poliklinik hastalarında % 12, klinikte yatan hastalarda ise % 27.8’dir. GSBL pozitif E.coli suşlarının en dirençli olduğu antibiyotik siprofloksasin (% 82) iken, imipenem, meropenem ve tigesikline direnç saptanmamıştır. Tigesiklinin MİK50 değeri 0.5 µg/ml, MİK90 değeri 1 µg/ml olarak saptanmıştır.
Sonuç olarak, GSBL pozitif E.coli suşlarında tedavide kullanılan antibiyotiklere direnç oranının, GSBL negatif suşlara oranla, anlamlı oranda yüksek olduğu, tigesiklinin dirençli bakterilerin tedavisinde bir alternatif olabileceği görüşüne varılmıştır.
Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Escherichia coli, GSBL, tigesiklin |
ANKEM Derg 2010;24(4):209-214
TOPLUM VE HASTANE KAYNAKLI İNFEKSİYONLARDAN İZOLE EDİLEN GSBL POZİTİF ESCHERICHIA COLI SUŞLARINDA TİGESİKLİN DUYARLILIĞININ ARAŞTIRILMASI*
|
Şahinan KARLI*, Nurgül CERAN*, İpek GENÇ*, Asuman İNAN*, Derya ÖZTÜRK*,
Cihan TAŞDEMİR**, Bülent UZUN**, Sebahat AKSARAY**, Paşa GÖKTAŞ*
*Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, İSTANBUL
**Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı, İSTANBUL
|
|
|
Günümüzde antibiyotiklerin tüketimindeki artış direnç gelişimini artırmakta ve tedavide sorunlara neden olmaktadır. Antibiyotiklere direnç gelişmesindeki önemli mekanizmalardan biri, bakterilerde genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimidir ve Gram negatif bakteriler arasında giderek artış gözlenmiştir. Çalışmamızda, çeşitli klinik örneklerden izole edilen Escherichia coli suşlarında GSBL pozitiflik oranlarının saptanması ve GSBL pozitif E.coli suşlarında tigesiklin duyarlılığının belirlenmesi amaçlanmıştır.
Çalışmamız 1 Ocak-31Aralık 2008 tarihleri arasında yapılmıştır. GSBL oluşturma çift disk sinerji yöntemiyle, antibiyotik duyarlılıkları CLSI önerileri esas alınarak çalışılmıştır. GSBL pozitif 100 E.coli suşunda tigesiklin duyarlılığı E-test ile MİK düzeyinde de çalışılmıştır.
Bir yıllık sürede izole edilen E.coli sayısı 2396’dır. Bu izolatların 1625 (% 68)’i poliklinik hastalarından, 771 (% 32)’i klinikte yatan hastalardan izole edilmiştir. Tüm suşlarda GSBL ortalaması % 17.1, poliklinik hastalarında % 12, klinikte yatan hastalarda ise % 27.8’dir. GSBL pozitif E.coli suşlarının en dirençli olduğu antibiyotik siprofloksasin (% 82) iken, imipenem, meropenem ve tigesikline direnç saptanmamıştır. Tigesiklinin MİK50 değeri 0.5 µg/ml, MİK90 değeri 1 µg/ml olarak saptanmıştır.
Sonuç olarak, GSBL pozitif E.coli suşlarında tedavide kullanılan antibiyotiklere direnç oranının, GSBL negatif suşlara oranla, anlamlı oranda yüksek olduğu, tigesiklinin dirençli bakterilerin tedavisinde bir alternatif olabileceği görüşüne varılmıştır.
Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Escherichia coli, GSBL, tigesiklin |
ANKEM Derg 2010;24(4):215-219
ÇEŞİTLİ KLİNİK ÖRNEKLERDEN İZOLE EDİLEN ACINETOBACTER BAUMANNII SUŞLARININ ANTİBİYOTİKLERE DİRENÇ ORANLARININ ARAŞTIRILMASI
|
Murat ARAL, Serpil DOĞAN, Nuriye İsmihan Ece PAKÖZ
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KAHRAMANMARAŞ
|
|
|
Bu çalışmada 2007 Şubat-2010 Mayıs tarihleri arasında laboratuarımızda izole edilen 130 Acinetobacter baumannii suşunun örneklere, gönderildikleri kliniklere göre dağılımı ve antibiyotik duyarlılıklarının in-vitro belirlenmesi amaçlanmıştır.
Suşlardan % 30’u balgam, % 29’u yara sürüntüsü, % 25’i kandan, kalan % 16’sı çeşitli klinik örneklerden izole edilmiş, VİTEK 2 (bioMerieux, Fransa) yöntemiyle tanımlanmış ve CLSI standartlarına uygun olarak antibiyotik duyarlılıkları saptanmıştır.
İzole edilen suşların % 100’ü seftriaksona, % 92’si seftazidime, % 91’i levofloksasine, % 85’i gentamisine, % 85’i trimetoprim-sulfametoksazole, % 81’i amikasine ve % 72’si imipeneme dirençli bulunmuştur.
Sonuç olarak, A.baumannii suşlarına en etkili antibiyotik % 28 etkinlikle imipenem olarak bulunsa da % 72 direnç oranı oldukça yüksektir.
Anahtar sözcükler: Acinetobacter baumannii, antibiyotik direnci, imipenem, yoğun bakım ünitesi |
ANKEM Derg 2010;24(4):220-226
RENAL TRANSPLANTASYON SONRASI ERKEN DÖNEMDE GÖRÜLEN ÜRİNER SİSTEM İNFEKSİYONLARININ EPİDEMİYOLOJİSİ VE RİSK FAKTÖRLERİ*
|
Arkun AYTUTULDU*, Behice KURTARAN**, Saime PAYDAŞ***, Aslıhan CANDEVİR**,
Mustafa BALAL***, Erkan DEMİR*, Yeşim TAŞOVA**, Uğur ERKEN*
*Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı, ADANA
**Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ADANA
***Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Dahiliye Nefroloji Bilim Dalı, ADANA
|
|
|
Son dönem böbrek yetmezliğinin en önemli ve başarılı tedavisi olan renal transplantasyon sonrasında başta üriner sistemde olmak üzere infeksiyonlar önemli sıklıkta görülmektedirler. Fakültemizde renal transplantasyon yapılmış hastalardaki üriner sistem infeksiyonu sıklığı, etkenleri ve risk faktörlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.
Çalışmada 63 hasta bir yıllık prospektif takibe alınmıştır. Risk faktörlerinin değerlendirilmesi amacıyla kronik böbrek yetmezliği etiyolojileri, preoperatif diyalize girme süreleri, operasyon süreleri, canlı veya kadavradan nakil yapılması, dren ve kateterle takip süreleri, aldıkları immün baskılayıcılar, hastanede yatış süreleri ve sayıları gibi değişkenler takip edilerek hastalarda görülen üriner sistem infeksiyonlarıyla ilişkileri değerlendirilmiştir.
Oniki hastada toplam 24 infeksiyon atağı görülmüş, en sık izole edilen mikroorganizmalar Escherichia coli ve Klebsiella pneumoniae olarak belirlenmiştir. İnfeksiyonların en sık görüldüğü zaman aralığı transplantasyon sonrası ilk 120 gün olarak tespit edilmiştir. İncelenen değişkenler arasında nakil sonrası taburcu edildikten sonraki hastaneye yatış sayılarının, infeksiyon atağı geçiren hastalarda, infeksiyon atağı geçirmeyenlere göre istatistiksel olarak anlamlı olmasa da (p=0.052) belirgin derecede fazla olduğu görülmüştür. Bunun dışındaki değişkenler açısından belirgin farklılık saptanmamıştır.
Renal transplantasyon yapılan hastaların takibinde ilk bir yıl, özellikle ilk 120 gün içinde üriner sistem infeksiyonları açısından dikkatli olunmalıdır. Çeşitli nedenlerle hastaneye yatırılan nakil hastaları, özellikle de transplantasyon sonrası üriner sistem infeksiyonu geçirme öyküsü var ise, üriner infeksiyon gelişimi açısından mutlaka değerlendirilmelidirler.
Anahtar sözcükler: renal transplantasyon, risk faktörleri, üriner infeksiyon |
ANKEM Derg 2010;24(4):227-230
ÜRETRİT ÖN TANILI HASTALARDAN İZOLE EDİLEN
UREAPLASMA UREALYTICUM VE MYCOPLASMA HOMINIS SUŞLARININ ÇEŞİTLİ ANTİBİYOTİKLERE KARŞI DUYARLILIKLARININ BELİRLENMESİ
|
Süleyman PELİT, M. Emin BULUT, Banu BAYRAKTAR
Şişli Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı, İSTANBUL
|
|
|
Ureaplasma urealyticum ve Mycoplasma hominis ürogenital sistemin farklı bölgelerinde kolonizasyon ve infeksiyonla ilişkili olarak gösterilmiştir. Bu çalışmada üretrit ön tanısı ile laboratuvarımıza gönderilen hastalarda bu organizmaların üretilmesi, identifikasyonu ve çeşitli antibiyotiklere karşı duyarlılık oranlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Temmuz 2009-Temmuz 2010 tarihleri arasında hastanemizin üroloji polikliniklerinden laboratuvarımıza gönderilen 134 erkek hastanın üretral sürüntü örnekleri değerlendirmeye alınmıştır. U.urealyticum ve M.hominis’in identifikasyonu ve azitromisin, roksi-tromisin, minosiklin, doksisiklin, ofloksasin ve norfloksasin duyarlılıklarının tespiti için ticari bir kit (MycoView, Zeakon Diagnostics, Fransa) kullanılmıştır. Toplam 134 hastanın 30’unda (% 22) yalnız U.urealyticum, 2’sinde yalnız M.hominis ve 13’ünde (% 10) her iki mikroorganizma birlikte üretilmiş olup, toplam 45 (% 34) pozitif sonuç elde edilmiştir. Azitromisin ve roksitromisine 11 (% 24), ofloksasine 3 (% 7), norfloksasine 10 (% 22) örnekte direnç saptanmış, minosiklin ve doksisikline direnç belirlenmemiştir. Çalışmamızda U.urealyticum ve M.hominis’in üretrit olgularında önemli bir oranda tespit edilebildiği ve bu organizmaların antibiyotik duyarlılıklarının tespitinin hem tedavi hem de epidemiyolojik açıdan önemli olduğu sonucuna varılmıştır.
Anahtar sözcükler: duyarlılık, Mycoplasma hominis, Ureaplasma urealyticum, üretrit |
ANKEM Derg 2010;24(4):231-233
HAFNIA ALVEI’NİN NEDEN OLDUĞU AKUT GASTROENTERİT OLGUSU
|
Nuran ARSLAN KARABULUT*, Mukaddes ÖZGÜR**, Muhammed KARABULUT***
*Iğdır Devlet Hastanesi, Mikrobiyoloji Laboratuvarı, IĞDIR
**Kırklareli Devlet Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, KIRKLARELİ
***Iğdır Devlet Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, IĞDIR
|
|
|
Hafnia alvei, Enterobacteriaceae ailesinden Gram negatif bir çomaktır. Mikroorganizma lağım sularında, toprakta, insan kalın bağırsağında bulunur ve insanlarda orofarinkste kolonize olabilir. Bu bakteri 1991 yılında enterik patojen olarak tanımlanmıştır. Daha sonra H.alvei’nin neden olduğu enterokolit olguları, sıklıkla İspanya’da olmak üzere dünya genelinde bildirilmiştir. Bu çalışmada, H.alvei’nin neden olduğu akut gastroenteritli bir olgu sunulmuştur. Kanımızca bu olgu, Türkiye’den bildirilen ilk olgudur.
Anahtar sözcükler: akut gastroenterit, Hafnia alvei |
ANKEM Derg 2010;24(4):234-236
NADİR BİR CERRAHİ ALAN İNFEKSİYONU ETKENİ:
SPHINGOMONAS PAUCIMOBILIS
(OLGU SUNUMU)
|
Esra ERDEM KIVRAK*, Meltem IŞIKGÖZ TAŞBAKAN*, Anıl Murat ÖZTÜRK**,
Oğuz Reşat SİPAHİ*, Alper TÜNGER***, Hüsnü PULLUKÇU*, M. Halit ÖZYALÇIN**
*Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İZMİR
**Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ortopedi Anabilim Dalı, İZMİR
***Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İZMİR
|
|
|
Sphingomonas paucimobilis, bağışıklık sistemi baskılanmış konaklarda nadiren infeksiyon nedeni olan, sarı pigment oluşturan, aerobik, non-fermentatif, Gram negatif bir bakteridir. Nadiren hastane infeksiyonlarına neden olan bu bakterinin toprakta ve suda yaşadığı gözlenmiştir. Bu makalede S.paucimobilis’e bağlı bir cerrahi alan infeksiyonu olgusu sunulmuştur.
Anahtar sözcükler: cerrahi alan infeksiyonu, Sphingomonas paucimobilis |
|
Yazarlara Bilgi
Yayın Kurulu
|