 |
DÜŞÜNEN ADAM DERGİSİ
ARALIK 2005
|
Düşünen Adam; 2005, 18(4):180-186
Majör Depresyonda Frontal Bozukluğun Elektrofizyolojik (P300) Yöntemler ile Gösterilmesi |
Mustafa KARAGÖZ, Ümmühan İŞOĞLU ALKAÇ, Neslihan ERGEN, Nezih ERADAMLAR, Latif ALPKAN |
|
|
Amaç: Majör depresyon hastaları sıklıkla psikomotor yavaşlama, zihinsel süreçlerde yavaşlama ve kararsızlık gibi belirtiler gösterir. Bu belirtiler prefrontal (kortiko-striato-pallido-thalamo-kortikal yolaklar) bozukluklar ile meydana gelmiş olabilir. Bu çalışmada majör depresyon tanısı almış olan hastalarda prefrontal bozukluklar, İşitsel Olaya İlişkin Potansiyel (OİP) ölçümleri kullanılarak araştırılmıştır.
Yöntem: DSM-IV tanı ölçütlerine göre majör depresyon tanısı almış olan 25 hasta ve 25 sağlıklı birey çalışmaya alınmıştır. Tüm deneklerden standart şaşırtmalı uyaran düzeneği kullanılarak olaya bağlı işitsel uyarılmış potansiyellere ait latans ve genlik değerleri elde edilmiştir. Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği puanı 16 ve üstü olan hastalar çalışmaya alınmıştır. Hastaların anksiyete düzeyi Hamilton Anksiyete Değerlendirme Ölçeği ile değerlendirilmiştir.
Bulgular: Hasta ve kontrol grubu OİP bulguları yönünden karşılaştırıldığında, hasta grubunda P300 latanslarında uzama ve P300 genliğinde azalma saptanmıştır. Hastalardaki anlamlı uyarılmış potansiyel değişikliklerinin ön bölgelerde daha belirgin olduğu görülmüştür.
Sonuç: Majör depresyonun oluşumunda frontostriatal yolakların bozuklukları öne sürülmektedir. Bu çalışmanın sonuçları depresyondaki frontal lob bozuklukları ile ilgili bilgileri desteklemektedir. İleride yapılacak olan çalışmalarda nörofizyolojik ve nöroradyolojik yöntemlerin birlikte kullanılması majör depresyon oluşumunda etkili olan olayların anlaşılmasını kolaylaştırabilir.
Anahtar kelimeler: Olaya ilişkin potansiyeller, P300 bileşeni, biliş
|
Düşünen Adam; 2005, 18(4):187-195
Huzurevindeki Yaşlı Bireylerde Yaşam Kalitesi ve Bireye Özgü Etkenler ile İlişkisi |
Alev KILIÇOĞLU, Çınar YENİLMEZ |
|
|
Amaç: Bu çalışmada huzurevinde kalan yaşlıların yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi ve yaşam kalitesine etki eden bireysel etkenlerin araştırılması amaçlanmıştır.
Yöntem: Çalışma için Eskişehir Maide Bolel Huzurevi'nde kalan 61 yaşlıyla görüşüldü. Eğitimsizler İçin Standardize Mini Mental Test(E-SMMT)'den 24 puanın altında alanlar dışlandı ve 39 yaşlı çalışmaya alındı. Çalışmaya katılan yaşlılara sosyodemografik veri anketi, Yaşlılar İçin Depresyon Ölçeği (YDÖ), yaşam kalitesini değerlendirmek üzere Kısa Form-36 (SF-36) ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) uygulandı ve diğer değişkenlerin SF-36 alt ölçek puanlarıyla ilişkileri değerlendirildi.
Bulgular: Çalışmaya dahil edilen yaşlıların 7'si kadın, 32'si erkekti ve yaş ortalamaları 72.69'du. İncelenen değişkenlerden yaş, eğitim durumu, herhangi bir özrünün olup olmaması, günlük işlerde zorlanma, sağlığıyla ilgili endişe, herhangi bir hobisinin olması, kitap okuma, sosyal etkinliklere katılma, egzersiz yapma, depresyon, yeti yitimi ve algılanan sosyal destek SF-36 alt ölçekleriyle anlamlı olarak ilişkili bulundu.
Sonuç: Huzurevlerinde sosyal etkinliklerin arttırılması, yaşlıların kendilerine hobi olarak edinebilecekleri faaliyetlerin çeşitlendirilmesi ve egzersiz programlarının olması buradaki yaşam kalitesine olumlu katkı sağlayacaktır. Huzurevlerinde depresyonun taranması ve uygun tedavinin yapılması bile tek başına bu grupta yaşam kalitesini arttırmaya yardımcı olabilir. Bununla birlikte yeti yitimine neden olan etkenlerin belirlenerek ortadan kaldırılabilecek veya hafifletilebilecek etkenlere müdahale edilmesi de bu açıdan yararlı olacaktır.
Anahtar kelimeler: Yaşam kalitesi, huzurevi, yaşlı, SF-36
|
Düşünen Adam; 2005, 18(4):196-204
Demiyelinizan Polinöropatilerde İntravenöz İmmünglobulin G'nin Etkinliği |
Buket OFLAZOĞLU, Hulki FORTA, Çağatay ÖNCEL, Gülsen BABACAN YILDIZ |
|
|
|
|
Amaç: İntravenöz immünglobulinin (İVİG) demiyelinizan polinöropatilerdeki etkinliğinin gösterimesi.
Yöntem: 29 Guillain-Barré Sendromu (GBS), 6 Kronik İnflamatuar Demiyelinizan Polinöropati (KİDP) hastasının İVİG verilmeden önce ve verildikten sonra fonksiyonel skala puanlarının karşılaştırılması yöntemi kullanılmıştır. 29 GBS hastasının 23'ünde tedaviden sonra ilk 1 ay içinde fonksiyonel skalada bir puan düzelme gözlendi. 6 KİDP hastasının birinin puanında düzelme gözlenirken, diğerleri subjektif olarak iyileşme ifade etmiştir.
Sonuç: İVİG'in özellikle GBS'de etkin ve güvenli olduğunu düşünmekteyiz.
Anahtar kelimeler: Guillain-Barré sendromu, kronik inflamatuar demiyelinizan polinöropati, intravenöz immünglobulin
|
Düşünen Adam; 2005, 18(4):205-209
Cerrahi Tedavi Uygulanan 63 Lomber Dar Kanal Olgusunun Retrospektif Değerlendirilmesi |
Utku ADİLAY, Bekir TUĞCU, Ömür GÜNALDI, Ali Kemal GÜLER, Murat GÜNAL, Metehan ESEOĞLU |
|
|
Amaç: Bu çalışmada, ileri yaştaki hastalarda en sık gözlenen spinal patoloji olan lomber spinal stenozlu olgularımızda, total laminektomi sonrası sonuçlarımızı tartışmak amaçlanmıştır.
Yöntem: Lomber spinal stenoz nedeniyle opere edilen 63 hasta yaş, cinsiyet, semptom, klinik bulgu, tedavi ve sonuçları açısından retrospektif olarak literatür eşliğinde değerlendirildi. Görüntüleme yöntemi olarak direkt radyografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans kullanıldı. Operasyonda tüm dar seviyelere laminektomi uygulandı. Postoperatif dönemde ağrı değerlendirmesi Oswestry ağrı skoru ile yapıldı.
Bulgular: Hastaların 45'i kadın, 18'i erkekti. Görülme yaş ortalaması 57,8'di (30-76 arası). En sık görüldüğü seviye ise, L3-4 (% 57.14) olarak tespit edildi. Tüm vakalarda klodikosyo semptomları mevcut olup, en sık rastlanan bulgu motor zaafiyetti. Operasyonda tüm dar seviyelere laminektomi uygulandı. 56 olguda ek foraminotomi ve 12 olguda da diskektomi yapıldı. Oswestry ağrı skoru değerlendirilen olgularda post operatif ortalama sonuç 12.2 (% 2-20) olarak tespit edildi.
Sonuç: Hem kısa, hem de uzun dönem takiplerde ağrı şikâyetinin preoperatif döneme kıyasla belirgin azaldığı izlendi.
Anahtar kelimeler: Lomber, spinal, stenoz
|
Düşünen Adam; 2005, 18(4):210-216
Psikiyatrik Hastalıklarda Elektrofizyolojik (P300) Yöntemler |
Mustafa KARAGÖZ, Ümmühan İŞOĞLU ALKAÇ, Neslihan ERGEN, Nezih ERADAMLAR, Latif ALPKAN |
|
|
Olaya ilişkin potansiyeller (OİP) beyin işlevlerinin nörofizyolojik bir ölçümüdür. Bilişsel işlevler birçok psikiyatrik rahatsızlıkta bozulmaktadır ve birçok araştırmacı bu değerlendirme için objektif bir metod bulmaya çalışmaktadır. P300 OİP bozulmuş bilişsel işlev çalışmaları için gelecek vadeden bir yöntemdir.
Anahtar kelimeler: Olaya ilişkin potansiyeller, P300 bileşeni, biliş
|
Düşünen Adam; 2005, 18(4):217-223
Viral Ensefalite Bağlı Deliryum: Bir Olgu Sunumu |
Nihan OĞUZ, Cem İLNEM, Ferhan YENER |
|
|
Viral ensefalit belirti ve bulguları çok çeşitli olabilmektedir. Bunlar arasında, meningial irritasyon, baş ağrısı, bulantı-kusma, ateş, bilinç değişiklikleri, fokal nörolojik bulgular, nöbetler, davranış değişiklikleri ve deliryum sayılabilir. Özellikle davranış değişiklikleri ve deliryum ön planda olduğunda tanı kolaylıkla atlanabilir. Aşağıda, belirtilerin başlamasından 15 gün sonra viral ensefalite bağlı deliryum nedeniyle tedavi edilen bir olgu sunumu yapılmaktadır.
Anahtar kelimeler: Viral ensefalit, deliryum, davranış değişikliği
|
Düşünen Adam; 2005, 18(4):224-229
Primer Sjögren Sendromunun Nörolojik Bulgusu Olarak Kranyal Sinir Mononöropatisi: Olgu Sunumu |
Göksel SOMAY, Pınar TOPALOĞLU, Gülistan UŞAK HALAÇ, Özlem ARAAL, Nuri Y. ERENOĞLU |
|
|
Primer Sjögren sendromu nispeten sık görülen otoimmun bir hastalıktır. Santral ve periferik sinir sistemi tutulumu ile farklı nörolojik bulgulara neden olabilir.
74 yaşında kadın hastada ağız-göz kuruluğu semptomları, okülomotor ve fasiyal sinir mononöropatisi, Schirmer testi pozitifliği, azalmış salivasyon, tükrük bezi biyopsisinde kronik lenfositik siyaloadenit ve anti-SSA (Anti-Ro) varlığı saptanmıştır. Olgumuz, kranyal sinir nöropatisi ile beliren bulgular ile Sjögren sendromu tanısı almıştır. Orbita ve kranyal manyetik rezonans görüntülemede sol gözde proptosis, retroorbital yağlı dokuda artış, optik sinir dural kılıfında kalınlaşma, bilateral periventriküler ve talamik infarkt saptanmıştır.
İdyopatik fokal veya diffuz santral sinir sistemi lezyonu, idyopatik periferik sinir sistemi lezyonu olan olgularda primer Sjögren sendromu akla gelmeli ve araştırılmalıdır.
Anahtar kelimeler: Sjögren sendromu, okülomotor sinir, fasiyal sinir
|
|
|