DÜŞÜNEN ADAM DERGİSİ

 

DÜŞÜNEN ADAM DERGİSİ
ARALIK 2007


Düşünen Adam; 2007, 20(4):172-178
Kocaeli - Ruhsal Travma Kısa Tarama Ölçeği”nin (Kocaeli - Kısa) Geçerliği

A. Tamer AKER *, Onur HAMZAOĞLU **, Şükriye BOŞGELMEZ **
* Kocaeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Psikiyatri Anabilim Dalı, Ruhsal Travma Birimi, Prof. Dr. ** Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Prof. Dr.
*** Kocaeli Derince Devlet Hastanesi, Psikiyatri Uzm.
† “Kocaeli - Ruhsal Travma Kısa Tarama Ölçeği’nin (Kocaeli-Kısa) Geçerliği” çalışması 3-6 Kasım 2004 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen Ulusal Halk Sağlığı Kongresi’nde sunulmuştur.

ÖZET

Amaç: Bu çalışmada psikiyatri ve psikiyatri dışı hekimler (pratisyen hekim ve psikiyatri dışı ikinci basamak uzmanlık dallarında olanlar) tarafından reçete edilen psikotrop ilaçların ve öngörülen psikiyatrik tanı ve tedavilerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Yöntem: Birinci ve ikinci basamak hekimleri ile özel sektörde çalışan psikiyatri hekimleri tarafından değerlendirilen ve Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniğine başvuran doksan beş ardışık hasta bu çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu hastalara reçete edilen psikotrop ilaçlar ve ön tanılar değerlendirmeye alınmıştır. Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I) ile I. eksen bozuklukları, Hamilton Depresyon Ölçeği ve Hamilton Anksiyete Ölçeği ile depresyon ve anksiyete düzeyleri, Klinik Global İzlenim Ölçeği ile genel hastalık düzeyi değerlendirilmiştir. Hastalara sosyodemografik özellikleri, tedavi düzenleri ile ilişkili anket formu uygulanmıştır.

Bulgular: Psikiyatri dışı hekimin (PdH), nöroloji hekiminin (NH) ve özel muayenehanede çalışan psikiyatrların (ÖP) en sık tanıları anksiyete bozuklukları ve majör depresyon olarak saptanmıştır. En çok reçete edilen ilaç grubu Serotonin Geri Alım İnhibitörleri (SSRI) olmuştur. Psikiyatri dışı hekimlerde anlamlı düzeyde minimum etkin dozun kullanımı gözlenmiştir. Özel psikiyatristlere başvuranların daha çoklukla önceden psikiyatrik başvuruları olduğu belirlenmiş, ÖP grubunun hem tanı hem de tedavinin doğru ele alınması açısından anlamlı olarak üstün olduğu gözlenmiştir.

Sonuç: Bedensel belirtilerle başvuran hasta grubunda major depresyon/anksiyete bozuklukları mutlaka gözden geçirilmelidir. Hastaların uygun ilaç düzeni, düzeyi ve süresi, uygun görüşme aralıkları ile tedavileri önemlilik arz etmektedir.

Anahtar kelimeler: Birinci basamak tedavi, psikiyatri dışı hekim, özel psikiyatri hekimi, ilaç reçeteleme örüntüsü


Düşünen Adam; 2007, 20(4):179-185
Bir Grup Hekimde Renk ve Sayı Tercihi

Murat KULOĞLU *, Ali ÇAYKÖYLÜ *, Esra SOYDAŞ AKYOL *, Aslıhan İBİLOĞLU *,Elif YILMAZ *, Okan EKİNCİ *
* Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği

ÖZET

Amaç: Mavi ve yedi fenomeni Simon tarafından ilk tanımlandığından bu yana birçok ülkede yaygın olarak araştırılmıştır. Bununla birlikte bu fenomenin tanımlanmasını takiben yapılan çalışmalarda bu fenomeni destekleyen ya da farklı yönde sonuçlar elde edilmiştir. Biz bu çalışmada bir grup hekimde renk, sayı tercihlerini saptamak ve bu tercihlerde gözlenen farklılıklara katkıda bulunan cinsiyet farklılığı gibi olası faktörleri araştırmayı amaçladık.

Yöntem: Çalışma grubunu Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden 164 asistan doktor oluşturdu. Favori renkler Luscher ve Scott tarafından tanımlanmış sekiz renk tercihli Luscher Color testi kullanılarak belirlendi. Sonrasında, hekimlere ilk akıllarına gelen renk ve sayı soruldu ve ek olarak hekimlerden sıfır ile dokuz sayıları arasında favori sayılarını tercih etmeleri istendi.

Bulgular: Çalışmada katılımcıların akıllarına gelen ilk renk maviydi (% 40.2). Mavi % 45.9 ile erkeklerde en sık seçilen renkken, bu oran kadınlarda % 35.6’di. En sık tercih edilen favori renk de maviydi (% 35.6). Renk tercihleri açısından erkekler ve kadınlar arasından istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı. Katılımcılara akıllarına gelen ilk sayı sorulduğunda yedi en sıklıkla tercih edilen sayıydı. Ayrıca, yedi erkekler (% 38.9) ve kadınlar (% 26.6) arasında en sık tercih edilen favori sayıydı. Bununla birlikte sayı tercihleri açısından erkek ve kadın katılımcılar arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık yoktu.

Sonuç: Çalışmamızın sonuçları mavi ve yedi fenomenini desteklemesinin yanında renk ve sayı tercihleri ile sosyokültürel etkenler arasında ilişki olabileceğini de düşündürmektedir.

Anahtar kelimeler: Sayı tercihi, renk tercihi, hekimler, kültür

Düşünen Adam; 2007, 20(4):186-195
Bitkisel İlaçlar ve Psikiyatride Kullanımı

Selime ÇELİK *, Ramazan KONKAN **, Hüsnü ERKMEN ***, Abdülkadir TABO **, Murat ERKIRAN
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, *Ass. Dr. , ** Uzm. Dr., *** Doç. Dr. † Bu derleme, “Bitkisel İlaçlar ve Günümüzde Kullanımı” adıyla 15-20 Kasım 2005 tarihinde yapılan 41. Ulusal Psikiyatri Kongresi’nde sözel bildiri olarak sunulmuştur

ÖZET

Bitkisel ilaçlar yaygın olarak kullanılan alternatif ve tamamlayıcı sağlık uygulamasıdır. Son yıllarda psikiyatri pratiğinde bitkisel ilaçların kullanımı artmıştır. Bu derlemede, bitkisel ilaçların kullanıldığı klinik durumlar, yol açtıkları yan etkiler ve ilaç etkileşimlerine değinilerek, klinisyenlerin göz önünde bulundurması gereken noktalar vurgulanmıştır.

Anahtar kelimeler: Bitkisel ilaçlar, depresyon, anksiyete, cinsel işlev bozuklukları, uyku bozuklukları, yan etki, ilaç etkileşimi

Düşünen Adam; 2007, 20(4):196-205
Duygudurum Bozukluklarında Psikoeğitim

Gazi ALATAŞ *, Erhan KURT **, Esra TÜZÜN ALATAŞ ***, Vedat BİLGİÇ ****,
Hasan TURAN KARATEPE ****

ÖZET

Duygudurum bozuklukları, yüksek relaps ve hastanede yatış oranına sahip olmanın yanında, kronik gidiş nedeniyle yaşam kalitesi, mesleki ve sosyal işlevsellikte dramatik sonuçlarla karakterize bir hastalıktır. Sosyal fonksiyonlarda bozulma, epizodlar arası iyilik dönemlerinde de kalmaktadır. Bu derleme çalışması ile, elektronik veri tabanı kullanılarak, 2007 yılına kadar psikoeğitim ile ilgili yayımlanmış literatür gözden geçirilmiştir. Psikoeğitim; “psikiyatrik hastalığı olan bir kişiyi, tedavi ve rehabilitasyon amacına hizmet etmek için eğitmek veya geliştirmek” olarak tanımlanmıştır. Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmadığı ve bunun yanı sıra psikososyal rehabilitasyon programlarının da uygulanması gerektiği görüşü günümüzde yaygınlaşmıştır. Psikiyatrik hastalığı olan kişilere ve ailelerine eğitim verilmesi, hastalıkların tedavisinde önemli bir etkendir. Bu sayede başlangıçtan itibaren, hasta ve ailesi tedavi ekibiyle terapötik işbirliğinin bir parçası olur. Hastalıkları ve kullandıkları ilaçlar hakkında eğitildiklerinde, hastaların kendi sorumluluklarını almaya daha fazla eğilim gösterdikleri ve bu konudaki yaşantıların, yanlış fikirlerin ve sorunların paylaşılması ile ilaç uyumunun arttığı görülmüştür. Bu, hastalığın yükünü hafifleterek tedavi sonuçlarına olumlu katkıda bulunmaktadır. Sonuç olarak psikoeğitim, bipolar bozukluk ve tedavisi hakkında bilgilenme, hastalığa karşı tutum, tedavi uyumu, semptom iyileşmesi, depresif ve hipo(manik) epizodları önleme, hastanede yatış süresi ve sayısında azalma, sosyal-mesleki işlevsellik ve yaşam kalitesinde iyileşme, ailenin tedaviye katkısı, suisid önleme konularında önemli oranda ilerleme sağlamaktadır. Psikoeğitime başvurmak güçlü bir şekilde önerilmekte, ancak tek başına değil, diğer tedavilere ek olarak kullanılması gerektiğinin altı çizilmektedir. Eğitimsel girişimler; relapsları ve rekürrensleri azalttığı gibi, yaklaşmakta olan hastalık belirtilerinin daha iyi tanınmasına, böylelikle epizodların daha kısa ve hafif belirtilerle geçirilmesini sağlamaktadır.

Anahtar kelimeler: Psikoeğitim, duygudurum bozuklukları, bipolar, rehabilitasyon

 

 

 

 

 


 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2008 - 2011
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36 D.66-67 Gayrettepe 34349 Istanbul
Tel: 02122880541 ve 02122885022
eXTReMe Tracker