DÜŞÜNEN ADAM DERGİSİ

 

DÜŞÜNEN ADAM DERGİSİ
HAZİRAN 2007

 


Düşünen Adam; 2007, 20(2):68-78
Şizofreni Hastalarında Yetiyitimi ve Belirti Şiddetinin Yaşam Kalitesine Etkisi

İbrahim EREN *, Düzgün ŞİMŞEK *, Ali Metehan ÇALIŞKAN

ÖZET
      Amaç: Şizofreni kronik gidişli, entelektüel ve bilişsel işlevlerde yıkımla giden bir rahatsızlıktır. Tedavisinde çok fazla yol alınmasına rağmen hastaların yaşam kaliteleri henüz istenen düzeyde değildir. Bu çalışmanın amacı; şizofreni hastalarında belirti şiddeti ve yetiyitiminin yaşam kalitesine etkisini araştırmaktır.

Yöntem: Çalışmaya DSM-IV tanı ölçütlerine göre şizofreni tanısı konulan 50 hasta alındı. Hastalara Sosyodemografik Bilgi Formu, Şizofreni Hastaları İçin Yaşam Niteliği Ölçeği, Dünya Sağlık Örgütü-Yetiyitimi Çizelgesi (WHO-DAS-II), Kısa Psikiyatrik Derecelendirme (KPDÖ), Pozitif ve Negatif Belirti (PNBDÖ), Calgary Şizofrenide Depresyon (CŞDÖ), İçgörü Değerlendirme, Liebowitz Sosyal Anksiyete Ölçekleri (LSAÖ) uygulandı.

Bulgular: Çalışmanın sonucunda hastaların ekonomik durumu ile yaşam kalitesinin bütün alanları arasında pozitif yönde korelasyon saptandı. Hastalığın başlangıç yaşı ile mesleki rol, kişisel eşya/faaliyet puanları arasında pozitif ilişki olduğu görüldü. Yaşam kalitesinin tüm alanları ile KPDÖ ve PNBDÖ negatif puanları arasında negatif yönde ilişkili olduğu saptandı. Yetiyitimi skorlarının yaşam niteliğinin tüm alanlarıyla negatif olarak ilişkide olduğu saptanmıştır. Yaşam niteliğinin kişilerarası ilişkiler alanı ile içgörü puanı arasında pozitif; LSAÖ kaygı ve kaçınma puanları ile negatif yönde ilişkili olduğu bulundu.

Sonuç: Bu çalışmada, şizofreni hastalarının yaşam kalitesi ve yaşam kalitesine etkili olabilecek etmenler araştırılmıştır. Bizim verilerimiz kronik fiziksel hastalıklarda olduğu gibi kronik bir ruhsal hastalık olan şizofrenide de yetiyitiminin yaşam kalitesini olumsuz olarak etkilediğini göstermiştir. Bu noktada yaşam kalitesini arttırmanın bir yolu ve belki de en önemli yolu yetiyitiminin azaltılması olacaktır.

Anahtar kelimeler: Yaşam kalitesi, yetiyitimi, depresyon, negatif belirtiler


Düşünen Adam; 2007, 20(2):79-87
Çocukluk Çağı Travmalarının Umutsuzluk, Sigara ve Alkol Kullanımı Üzerine Etkisi; Üniversite Son Sınıf Öğrencilerini İnceleyen Bir Çalışma

Şakir ÖZEN *, Saliha ANTAR **, Mustafa ÖZKAN ***

ÖZET

Bu çalışmada; çocukluk çağı travmalarının üniversite son sınıf öğrencileri arasındaki umutsuzluk ve sigara-alkol kullanımı üzerine etkisini; cinsiyet ve aile özellikleriyle ilişkisini araştırmayı amaçladık.

Dicle Üniversitesi’nin çeşitli fakültelerinin son sınıfında okuyan 1.026 öğrenciye (erkek: 605, kız: 421) sırasıyla; Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ), Boratav Depresyon Tarama Ölçeği (BORDEPTA), Sosyal Karşılaştırma Ölçeği (SKÖ), Çocukluk Örselenme Yaşantıları Ölçeği (ÇÖYÖ) ve Kişisel Bilgi Formu uygulandı.

Öğrencilerin yaş ortalaması 23.2±2.1’di; annelerinin % 47’si, babalarının % 13’ü okuryazar değildi. Ölçeklerin puan ortalamaları şu şekildeydi; ÇÖYÖ=71.5±19.9; BUÖ=5.9±4.6; BORDEPTA=7.3±4.7; SKÖ=80.0±16.1. BORDEPTA ortalaması kızlarda, diğer ölçeklerin ortalamaları erkeklerde daha yüksekti. Her gün sigara içenler % 33, haftada birkaç kez alkol alanlar % 4 oranındaydı. Sigara içenlerde ÇÖYÖ, BUÖ ve BORDEPTA puanları içmeyenlerden daha yüksekti (sırasıyla; r=0.075, p=0.008; r=0.105, p<0.001; r=0.132, p<0.001); ancak, alkol tüketimi

olanlarda içmeyenlere göre yalnızca BORDEPTA puanı yüksekti (r=0.066, p=0.017). Stepwise linear regresyon analizinde ÇÖYÖ-toplam puanlarını en iyi yordayan değişken erkek öğrencilerde BUÖ puanlarının yüksekliği, kız öğrencilerde BORDEPTA puanlarının yüksekliğiydi.

Çocukluk çağındaki duygusal, fiziksel ve cinsel travmalar, aktif yaşam mücadelesine başlama aşamasında olan üniversite son sınıf öğrencilerinde olumsuz etkilerini sürdürmektedir. Bu yaşantılar öğrencilerde; geleceğe karşı ümitsizlik, depresif mizaç, olumsuz kendilik algısı ve sigaraya yönelme davranışında artışa yol açmıştır.

Anahtar kelimeler: Travma, umutsuzluk, sigara, üniversite öğrencisi


Düşünen Adam; 2007, 20(2):88-96
İstanbul’daki Evsizlerde Psikiyatrik Bozukluklar

K. Oğuz KARAMUSTAFALIOĞLU *, Bahadır BAKIM **, Mustafa GÜVELİ ***,Başak ÖZÇELİK **, Uğraş E. UZUN ****

ÖZET

Amaç: İstanbul’da evsizlerde 1. eksen bozuklukları ve bunlarla ilişkili faktörlerin tespit edilmesi hedeflenmiştir.

Yöntem: 2005 ve 2006 yılları kış mevsiminde İstanbul’da yoğun kar yağışı nedeniyle ortaya çıkan olumsuz koşullara karşı, 167 evsiz İstanbul Büyük Şehir Belediyesi tarafından koruma altına alındı. Bu kişiler, sosyodemografik anket yanında bilişsel ve sosyal işlevselliklerinin tespiti için Mini International Neuropsychiatric Interview (MINI)’ın Türkçe çevirisi kullanılarak, psikiyatrik bozuklukların tespiti amacı ile değerlendirmeye tâbi tutuldu.

Bulgular: En sık I.eksen tanısı halihazır mevcut durumda psikotik bozukluk (% 40), geçmişteki psikotik bozukluk (% 31), alkol kullanım bozukluğu (% 29) olarak bulundu. Halihazır ve geçmiş dönemdeki major depresyon kronik evsizlere göre kronik olmayan evsizlerde daha yüksek bulundu (p=0.01, p= 0.002). Şimdiki psikotik bozukluk kronik evsizlerde belirgin olarak daha fazla bulundu (p=0.008). Şimdiki psikoz bilişsel ve sosyal işlevsellikteki bozulma ile ilişkili bulunmuştur.

Sonuç: Yüksek düzeyde psikiyatrik hastalanma oranı, eştanı, duygu-durum ve psikotik bozuklukların yüksekliği, özgeçmişte yüksek oranda psikiyatrik bozukluk varlığı, adli öykünün yüksekliği evsizlerde psikopatolojinin ağırlığını ve bu kişilere yönelik yapılabilecek tıbbi yardımın önemini göz önüne sermektedir.

Anahtar kelimeler: Evsizlik, ruhsal hastalıklar, eştanı

Düşünen Adam; 2007, 20(2):97-108
Antipsikotikler, QT Aralığı ve Torsades de Pointes

Erhan KURT *,  Bilbaşar AKMAN **, Gazi ALATAŞ ***,  Timuçin ORAL ****

ÖZET

Oniki derivasyonlu EKG’deki en uzun ve en kısa QT aralığı arasındaki farka QT dispersiyonu (QTd) denir. Artmış QTd, ventriküler repolarizasyonun ileri derecede artmış değişkenliğinin göstergesidir; aritmi için gerçek bir risktir ve ani ölüme neden olabilir. QTc uzamasını ve Torsades de Pointes’i (TdP) indükleyen kazanılmış nedenler arasında en büyük grubu ilaçlar oluşturur. Kardiyak repolarizasyonu uzatan ilaçlar, olası ölümcül aritmiler (TdP) oluşturabilir. İlaç kullanımıyla gelişen anlamlı QTc uzaması riski genellikle doza bağımlıdır ve ilaç kesilince geri dönüşlüdür. QTc aralığının uzaması, antipsikotik ilacın sınıfına, dozuna ve ilaç etkileşimlerine de bağlıdır. Bununla birlikte antipsikotik ilaçların geleneksel dozlarda uzun süre kullanılmasının hem QTc değerini hem de QT dispersiyonunu uzattığını gösteren çalışmalar da vardır. Bu yazıda antipsikotiklerin QT süresi ve dispersiyonuna etkisi incelenmiştir.

Anahtar kelimeler: Antipsikotikler, QT aralığı, Torsades de Pointes


Düşünen Adam; 2007, 20(2):109-112
Amitriptilin Kötüye Kullanımı: Vaka Sunumu

İbrahim EREN *, İ. Meltem ATAY **

ÖZET

Amitriptilin uzun yıllardır psikiyatri pratiğinde kullanılan etkili bir antidepresandır. Literatürde kötüye kullanımı söylenmiştir. Biz alkol bağımlılığı ve alkol yoksunluğu deliryumu ve amitriptilin ile birlikte çoğul madde kötüye kullanımı tanıları ile izlenen 40 yaşında, bekâr, kadın hasta sunmaktayız. Antidepresan ilaçlar hem 1. basamak sağlık kurumlarında hem de birçok klinik dalda sıklıkla kullanılan ilaçlardır. Bu vaka bize madde kullanım öyküsü olanlarda ilaç reçete ederken dikkatli olunması gerektiğini göstermektedir.

Anahtar kelimeler: Amitriptilin, kötüye kullanım, antikolinerjik


Düşünen Adam; 2007, 20(2):113-118
Nörosifiliz: Bir Vaka Bildirimi

Nihat ALPAY *

ÖZET

Sifiliz Treponema Pallidum’un neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Treponema Pallidum’la enfekte olan vakaların % 7-9’unda nörosifiliz oluşur. Nörosifiliz 5-30 yılda gelişmektedir. Son zamanlarda nörosifiliz HIV birlikteliği çok görülmektedir. Bu tür vakaların tedavisi daha da güç olmaktadır. Nörosifiliz her türlü psikotik bozukluğu taklit edebilir. Atipik seyreden psikotik vakalarda ve nöroleptiklere kötü yanıt alınan vakalarda nörosifilizin araştırılması gerekir. Son yıllardaki nörosifiliz vakalarının görülmeye başlaması dikkatle ele alınmalıdır. Her ne kadar penisilinin bulunması ile nörosifiliz sayısı azalmışsa da tanınmasında güçlük nedeniyle zorluklar yaşatan bir hastalıktır.

Anahtar kelimeler: Sifiliz, nörosifiliz, psikokotik bozukluk


Düşünen Adam; 2007, 20(2):119-122
Epileptik Nöbetlerle Prezante Olan ve Geç Tanı Konulan Bir Homosistinüri Vakası

Aycan ÜNALP *, Nur ARSLAN **, Nedret URAN *

ÖZET

Homosistinüri metionin metabolizmasında rol oynayan enzimlerin defektine bağlı, birden fazla sistem tutulumuyla seyreden herediter geçişli bir hastalıktır. Bu yazıda 9 yaşındaki erkek çocuğu olan hastamız parsiyel epilepsi tanısıyla 2 yıldır izlenmekteydi. Lens dislokasyonu nedeniyle opere edildiği öğrenilen hastanın serum homosistein düzeyi yüksek olarak saptandı. Nitroprusid testi pozitif, idrar ve kan metionin düzeyleri artmış olarak bulunan vakaya homosistinüri tanısı konuldu. Epilepsiye eşlik eden diğer sistem bulgularının olduğu vakalarda nörometabolik hastalıkların düşünülmesinin erken tanı ve tedavi açısından önemi vurgulanmak istendi.

Anahtar kelimeler: Homosistinüri, epilepsi, çocuk

 

 

 

 

 

 

 


 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2008 - 2010
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36 D.66-67
Gayrettepe 34349 Istanbul
Tel: 02122880541 ve 02122885022
eXTReMe Tracker