EUROPEAN JOURNAL OF CANCER

 

EUROPEAN JOURNAL OF CANCER
EYLÜL 2008

 

 

EUROPEAN JOURNAL OF CANCER 1(3) (2008) 119-122
Haber.... Haber.... Haber
KML’de moleküler testler
Genetik imza NSCLC’nin ‘saldırganlığını’ öngörebilmektedir.
Palyatif tedavide yeni ilaç
NSCLC’de setuksimab: dikkatli olun

 

 

EUROPEAN JOURNAL OF CANCER 1(3) (2008) 123-127
Güncel Bakış Açısı
Kolorektal kanser karaciğer metastazlarının rezeksiyonundan sonra adjuvan kemoterapi
Irving Taylor*

* Kraliyet Özerk  ve Üniversite Tıp Okulu Londra, 74 Huntley Street, Londra WCIE 6AU, Birleşik Krallık

ÖZET

Kolorektal kanserin karaciğer metastazları sık görülen, kolorektal kanserli hastaların hemen hemen % 50’sinde rastlanan bir olgudur. Mümkünse cerrahi eksizyon optimal tedavi yöntemi olup makroskopik hastalığın tümünü ortadan kaldırma niyetiyle uygulanmalıdır (RO rezeksiyon).Ancak hem geri kalan karaciğer dokusunda hem de karaciğer dışındaki oluşumlara sıklıkla nüksler oluşmaktadır. Birkaç çalışmada nüks insidansını azaltma çabasıyla adjuvan sistemik kemoterapinin rolü araştırılmıştır. Bu gözden geçirme karaciğer rezeksiyonundan sonra ek sistemik tedavinin olası katılımını tartışmaktadır.

© 2008 Elsevier Ltd. Her hakkı saklıdır

EUROPEAN JOURNAL OF CANCER 1(3) (2008) 128-138
İlerlemiş kolorektal kanserin ilk basamak tedavisinde oksaliplatinle kombine etmek üzere kapesitabin veya 5-florourasil seçimi için farmakogenetik yaklaşım

Eva Martinez-Balibrea a, Albert Abad a,*, Enrique Aranda b, Javier Sastre c,
Jose Luis Manzano a, Eduardo Díaz-Rubio c, Auxiliadora Gómez-España b,
Jorge Aparicio d, Teresa García e, Inmaculada Maesti f, Anna Martinez-Cardús a,
Alba Ginés a, Elisabet Guino g, Sindirim Sistemi Tümörleri İspanya Grubu (TTD grubu) adına

a           Medikal Onkoloji Servisi, Hospital Universitari Germans Trias i Pujol-Institut Catalad'Oncologia, Badalona 08916, Barselona, İspanya
b           Medikal Onkoloji Servisi, Hospital Reina Sofia, Kordoba, İspanya
c           Medikal Onkoloji Servisi, Hospital Universitario Ch'nico San Carlos, Madrid, İspanya
d           Medikal Onkoloji Servisi, Hospital Universitari La Fe, Valencia, İspanya
e           Medikal Onkoloji Servisi, Hospital Morales Meseguer, Murcia, İspanya
f           Medikal Onkoloji Servisi, Hospital Virgen de los Lirios, Alicante, İspanya
g           Kanser Epidemiyolojisi ve İstatistik Bölümü, Institut Catala d'Oncologia-Institut d'Investigacio Bellvitge (IDIBELL), L'Hospitalet de LLobregat, İspanya

ÖZET

Fluroropirimidin/oksaliplatin tedavisinin düzenlenmesinde TS (5'VNTR, 5'SNP ve 3'UTR), XRCC1-399, XPD-751, ERCC1-118 ve XRCC3-241 genetik polimorfizmlerinin rolünü araştırdık. Bu amaçla genotipleme için prospektif olarak 110 XELOX (kapesitabin/oksaliplatin) veya FUOX (florourasil/oksaliplatin)-ile tedavi edilen metastatik kolorektal kanser hastası seçilmiştir. FUOX grubunda, TS-3'UTR +6bp/+6bp (risk oranı , HR = 2.62, p = 0.007) ve ERCC1-118 C/T veya C/C (HR = 1.96, p = 0.050) genotipleri daha kısa süreli progresyonsuz sağkalımla (PFS) ilişkiliydi. Birlikte incelendiklerinde olumlu genotiplerin (FG) sayısı ne kadar çoksa PFS o kadar uzun süreliydi (0,1 veya 0 FG için sırasıyla 6,8; 9,6 ve 25,8 ay; p = 0,005). İki olumlu faktörü olanlarda hastalık kontrol oranı % 100’idi (FG1 veya 0 olanlarda sırasıyla % 87 ve %38,5; p = 0.001). Çok değişkenli analizde, ERCC1-118 (HR = 2.12, p = 0.0037) ve TS-3VTR (HR = 2.68, p = 0.006) güçlü bağımsız prognostik faktörlerdi. Buna göre TS-3'UTR +6bp/+6bp ve ERCCl-118C/T veya C/C genotiplerine sahip hastalar bir oksaliplatin bazlı birinci basamak tedavide 5FU yerine daha yararlı olan kapesitabini alabilir.

© 2008 Elsevier Ltd. Tüm hakları saklıdır

EUROPEAN JOURNAL OF CANCER 1(3) (2008) 139-149
Eşleştirilmiş sağlıklı kontrollere göre beyin tümörleri olan çocuklarda tanıdan sonraki birinci yıl içinde sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi; bir prospektif zamana yayılı çalışma

Anthony Penn a,c,d*, Stephen P. lowis c, Linda P. Hunt e, Robert I. Shortman b,
Michael C.G. Stevens c,e, Renee I. McCarter b, Andrew L. Curran a, Peta M. Sharpies a

a Pediatrik Nöroloji Anabilim Dalı, Frenchay Hastanesi, Bristol, Birleşik Krallık
b Nöropsikoloji Anabilim Dalı, Frenchay Hastanesi, Bristol, Birleşik Krallık
c Pediatrik Onkoloji Anabilim Dalı, Kraliyet Çocuk Hastanesi, Upper Maudlin Street, Bristol, Birleşik Krallık
d Witwatersran Üniversitesi, Johannesburg, Güney Afrika
e Çocuk Yaşamı ve Sağlığı, Bristol Üniversitesi Upper Maudlin Street, Bristol, Birleşik Krallık

ÖZET

Bu makale beyin tümörleri olan 2-16 yaş çocuklarda tanı konduktan bir, altı ve on iki ay sonra eşleştirilmiş normal kontrollere göre ebeveyn ve hastaların bildirdikleri sağlıklı yaşam kalitesi (HRQL) raporlarını karşılaştırmaktadır. PedsQL jenerik ölçekleri kullanarak HRQL değerlendirilmiştir. Ebeveyn raporlarının analizi 37 tümör hastası ve 42 kontrolü, hastaların HRQL’leri ise 27 hasta ve 42 kontrolü içermekteydi. Tüm zaman noktalarında kontrollere göre hastaların ebeveynlerinin bildirimlerine ilişkin PedsQL skorları anlamlı derecede daha düşüktü (maksimum p=0.002). Hastalar ve kontrollerin bildirimlerindeki PedsQL skorları arasında farklılıklar mevcuttu.. Hastalar ve kontrollerde kişinin veya ebeveynin bildirimleri arasındaki ilişki tutarsız olup zamanla değişmekte, ebeveynin depresif semptomlarıyla tutarlı bir ilişki göstermemekteydi. Bu tespit ebeveynler ve çocuklarının HRQL’yi benzer şekilde değerlendirmediklerini düşündürmektedir. HRQL’nin prospektif ve zamana yayılı değerlendirmesi önemli olmakla birlikte sağlık durumu ve bu popülasyondaki davranış gibi başka sonuç ölçütleriyle de tamamlanmalıdır.
© 2007 Elsevier Ltd. Tüm hakları saklıdır.


EUROPEAN JOURNAL OF CANCER 1(3) (2008) 150-158
Tanıdan önce güneş ışığına maruziyet melanom hastalarında sağkalımı iyileştirmektedir: İtalyan hastalarında uzun süreli izlem çalışmasının sonuçları

Stefano Rosso a,*, Francesco Sera b, Nereo Segnan c, Roberto Zanetti a
a           CPO, Kanserden Korunma Merkezi, Piedmont Kanser Kayıt Bürosu, Via San Francesco da Paola 31, 10123 Torino, Italya
b           Moleküler ve Nütrisyonel Epidemiyoloji Ünitesi, CSPO, Toskana Bilim Enstitüsü, Via Cosimo il Vecchio 2, 50139 Floransa  Italya
c   CPO, Kanserden Korunma Merkezi, Kanser Epidemiyolojisi Ünitesi, Via San Francesco da Paola 31, 10123 Torino, Italya

ÖZET

İtalya, Torino’da popülasyon bazlı olgu kontrollü bir çalışmada 260 melanom hastasını takip ettik. Konakçı faktörleri ve güneş ışığına maruziyet öyküsüne ilişkin bilgiler topladık ve göreceli sağkalımlarını inceledik.
Ara ara güneş ışığına maruziyet ölüm riskiyle ters orantılı bir ilişki içindeydi (risk oranları, HR = 0,41 % 95 güven aralığı, CI = 0,17-0,98). Açık havada çalışma artan bir ölüm riskiyle ilişkili değildi. Anatomik bölge, melanomun kalınlığı ve histolojisini içeren çok değişkenli modeller aralıklı güneş ışığına maruziyetin, melanomdan ölüm riskiyle ters orantılı bir ilişki eğilimi içinde olduğunu göstermiştir. Yaşamları boyunca 1-59 haftasını kumsallarda geçirmiş hastalarda risk oranı (HR) 0.60 (% 95CI = 0.24-1.5) iken 60 haftayı aşkın süre geçirenlerde HR 0,54 (% 95CI = 0.23-1.2) idi.
Benzer yöntemlere ve daha uzun takip süresine sahip bu çalışma melanom tanısı öncesi güneş ışığına maruziyetin sağkalımda iyileşmeyle ilişkili olduğu bulgusunu doğrulamaktadır.
© 2008 Elsevier Ltd. Tüm hakları saklıdır.


EUROPEAN JOURNAL OF CANCER 1(3) (2008) 159-171
Proksimal ve distal kolorektal kanserler belirgin gen spesifik metilasyon profilleri, klinik ve moleküler karakteristik özellikler göstermektedir

Guoren Denga,h,*, Sanjay Kakara,b,c, Hirofumi Tanakad, Koji Matsuzakid, Soichiro Miurad, Marvin H. Sleisengera,b, Young S. Kima,b
a Gastrointestinal Araştırma Laboratuvarı (151M2), Emekli Sandığı Tıp Merkezi, 4150 Clement Street, San Francisco, CA 94121, ABD
b İç Hastalıkları ABD, Kaliforniya Üniversitesi, San Francisco, CA, 94143, ABD
c Anatomi ve Patolojik Anatomi ABD, Emekli Sandığı Tıp Merkezi, 4150 Clement Street, San Francisco, CA 94121, ABD
d İkinci İç Hastalıkları ABD, Ulusal Savunma Tıp Koleji, Saitama 359-8513, Japonya

ÖZET

Giriş: Genetik ve epigenetik değişikliklerin birikimi normal kolon mukozasının malign dönüşümüne katkıda bulunmaktadır. Ancak bu değişikliklerin proksimal ve distal kolon kanserlerinde sıklık ve kalıbı ayrıntılı incelenmemiştir.
Yöntemler: Bu çalışmada 31 proksimal ve 43 distal kolorektal kanserde 14 belirteç kullanarak metilasyonu inceledik. Ayrıca bu parametrelerle klinik özellikler, MSI, BRAF, KRAS ve p53, LOH ve genel metilasyon arasındaki ilişkiyi inceledik.
Bulgular: Çok yüksek (% 9), yüksek (% 22) ve düşük (% 69) metilasyon olmak üzere değişik derecelerde metilasyon dereceleri tanımlanmıştır. Çok yüksek ve yüksek metilasyona sahip tümörler daha çok proksimal yerleşim, MSI, BRAF mutasyonlar, daha az sıklıkla LOH ve genel hipometilasyon göstermiştir. Metilasyon sıklıkları, MSI statüsü ve yerleşime dayanarak 3 tipe sınıflandırılabilir. Proksimal tümörler daha çok Tip 2 belirteçler, CIMP+, MSI, BRAF mutasyonlar, daha düşük LOH ve genel hipometilasyon sıklıkları göstermiştir. Tip 3 belirteci ve MGMT metilasyonu daha çok distal tümörler, daha iyi sağkalım, KRAS ve p53 genlerinde CpG dışı G’nin A’ya mutasyonu daha sık görülmektedir.
Sonuç: Bu veriler proksimal ve distal kolorektal kanserlerin belirgin gen spesifik metilasyon profilleri, moleküler ve klinik özelliklere sahip olduğunu göstermiştir.
© 2008 Elsevier Ltd. Tüm hakları saklıdır.


EUROPEAN JOURNAL OF CANCER 1(3) (2008) 172-188
Veriler ve doku örnekleriyle  gerçekleştirilen Avrupa Araştırma Projelerine engeller: Çözümler ve başka sorunlar

Evert-Ben van Veen*

MedLawconsult, P.O. Box 11500, 2502 AM Den Haag, The Hague, Hollanda
ÖZET

Avrupa’da biyomedikal araştırma projelerinin çoğu verilerle gerçekleştirilmektedir. Dokularla yapılan araştırmalar da verilere dayanmaktadır. Veriler dokulara eşlik edecek ve doku incelenerek veriler elde edilecektir. Veriler çeşitli kaynaklardan gelen verilerle birleştirilebilir, Avrupa projeleri bağlamında kopyalanabilir ve yeniden analiz edilebilir. Katılımcı merkezlerden verilerin birleştirildiği düzeye veri aktarımı için gizliliği artırıcı teknolojiler (GAT) kullanılmalıdır. Bu teknolojiler vericilerin anonim kalmakla birlikte yine de özgün biçimde tanınabilir olmalarını sağlamaktadır. Belli bazı koşullarda iki yönlü kodlanmış verilerin Avrupa Veri Koruma Direktifi (European Data Protection Directive) bağlamında anonim veriler sayılabildiği savunulmaktadır. Bu Direktifin farklı yorumlamaları ve kodlanmış ve anonimleştirilmiş veri kavramının büyük bir bölümü Avrupa’da gözlemsel araştırmaya ilişkin başlıca engellerden bir kısmını oluşturmaktadır. Veri Koruma Otoritelerinin (Data Protection Authorities) verilerin artık kişisel veriler olmadığı düşünülmeden önce son derece sıkı kriterleri gevşetmeleri gerekecektir. Böyle bir ‘gevşetme’ için kanıtlar verilmektedir. Avrupa projelerine veri aktarımının mantığı ve lojistik desteği dışında sorun güvenme ve gerçekçi risk değerlendirmesiyle de ilgilidir. Avrupa araştırma projelerine yoğun veri akışına rağmen şimdiye kadar gizliliğin ihlâl edildiği bildirilmemiştir. Böyle projelerin etik gerekçesi araştırmanın gözlemsel çerçevede kalması ve bazı güvenlik önlemlerinin alınması koşuluyla vatandaşlık ve dayanışma ilkelerine dayandırılabilir.
Ancak proje (kuramsal olarak iki yönlü kodlanmış dokuyla olduğu gibi) araştırmanın sonuçlarına bireysel geribildirimi kısıtlamadığı takdirde verilerin artık anonim olduğu düşünülemez. Doku bankacılığı projelerinin çoğunda bireysel geribildirimin dışlanması gerektiği savunulmaktadır. Araştırma için doku bankacılığı, taramanın klasik kriterlerini uygulamaksızın medikal taramalar şekline dönüştürülmemelidir. Bireysel geribildirim öngörülmüyorsa iki yönlü kodlanmış verilerle benzer koşullar altındaki iki yönlü kodlanmış dokunun anonim olduğu düşünülmelidir.
Araştırmaların iyi yönetiminin uzun dönemde ileri bir adım olduğu ileri sürülmektedir. Araştırmaların iyi yönetimi tüm tarafların çıkarları arasında adil bir denge sağlar. Avrupa dayanışması temelli sağlık bakım sistemleriyle uyum içinde iyi yönetimin gözlemsel araştırma projelerinin dayandığı temel ilkeleri saydamlaştırması gerekir. Araştırmaların genel sonuçlarının nasıl yayılacağı, ‘çıkar çatışmaları’ politikaları, fikri mülkiyetlerin nasıl ele alınacağı gibi konulara ilişkin ilkeleri kapsaması gerekir. Bu yaklaşımın fazladan bir bürokratik yük getirmemesi gerekir. İyi bir araştırma yönetimi kapsamı kurallar değil aksine ‘uy veya açıkla’ ilkesine göre projenin özgün yönlerine yeterli esneklik sağlayan ilkeler belirlemelidir. Bu araştırma denetimi tabandan doruğa doğru araştırmacılar, en ilgili taraflar ve hasta kuruluşlarıyla birlikte gerçekleştirilmelidir. ‘Biyososyal vatandaşlar’ olarak hastalar bazı törebilimci ve idarecilerin “baskılayıcı tutumlarına” karşı araştırmacıların doğal müttefikidir.
©2008 Elsevier Ltd.


EUROPEAN JOURNAL OF CANCER 1(3) (2008) 189-197
Avrupa Birliğinde (AB) kanser kontrolünü iyileştirme: Portekiz AB Başkanlığında 2007 Lizbon Yuvarlak Masa Toplantısı Sonuçları

Joaquim Gouveiaa, Michel P. Colemanb, Robert Hawardc, Roberto Zanettid, Matti Hakamae, Josep Maria Borrasf, Maja Primic-Zakeljg, Harry J. de Koningh, Luzia Travadoa,*

a Ulusal Onkolojik Hastalıklar Koordinasyonu, Yüksek Sağlık Komisyonu, Estrada da Luz, 153, 1600-153 Lisbon, Portekiz
b Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Epidemiyoloji Birimi, Londra Hijyen ve Tropikal Hastalıklar Okulu, Londra, Birleşik Krallık
c Kanser Çalışmaları, Leeds Üniversitesi, Birleşik Krallık
d Piedmont Kanser Tescil Dairesi, Torino, İtalya
e Tampere Halk Sağlığı Okulu, Tampere Üniversitesi, Finlandiya
f Sağlık Bakanlığı Kanser Planlama, Barselona, İspanya
g Epidemiyoloji ve Kanser Tescil Dairesi, Onkoloji Enstitüsü, Ljubljana, Slovenya
h Halk Sağlığı Dairesi, Erasmus MC, Rotterdam, Hollanda

ÖZET

Kanser Avrupa Birliğinde (AB) önemli bir morbidite ve mortalite nedeni ve kamu sağlığı için bir yüktür. AB’de kanser kontrolünü iyileştirme Üye Devletlerde daha etkili stratejilerin uygulanmasını ve bu stratejiler arasında daha iyi bir koordinasyonu gerektirecektir. Dönüşümlü Almanya (2007), Portekiz (2007) ve Slovenya (2008) dönem başkanlıkları arasında koordinasyonda AB kanser kontrol politikaları ve programlarına bütünleşik bir yaklaşıma özel ilgi gösterilmiştir. Temmuz 2007’de Portekiz Başkanlığı altında Lizbon’da Avrupa’da Sağlık Stratejileri kongresi sırasında bir yuvarlak masa toplantısı ulusal kanser planları, toplam nüfusu kapsayan kanser kayıtları ve kanser tarama programlarına odaklanmıştır. Hem ulusal hem de Avrupa düzeyinde tercihan bu üç konunun kritik önemde olduğu belirlenmiştir. AB kanser politikasına bir dizi öneride bulunmak üzere yuvarlak masa toplantısı tasarlanmıştır. Bu makale daha geniş tartışma ve politika gelişmesini uyarmak için sonuçlar ve önerilerin bir özetini sunmaktadır.
Toplantının sonuçları Aralık 2007 tarihinde İstihdam, Sosyal Politika Sağlık ve Tüketici Sorunları Konseyinde (Employment, Social Policy, Health and Consumer Affairs Council) sunulmuş, yeni Avrupa Sağlık Stratejisinin (European Health Strategy) Konsey Sonuçlarına kanser dahil edilmiştir. Kanser kontrolünde başarı 2008 başlangıcında Slovenya AB Başkanlığının girişiminde olduğu gibi gelecek AB Başkanlıklarının sürekli dikkatini gerektirecektir..

© 2008 Elsevier Ltd. Tüm hakları saklıdır.

 

 

 

 

 

 


 

 

 

ARŞİV

    Son Sayi
    EJC Eylül 2008
    EJC Haziran 2008
    EJC Mart 2008



 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2008 - 2011
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36 D.66-67 Gayrettepe 34349 Istanbul
Tel: 02122880541 ve 02122885022
eXTReMe Tracker