GÖĞÜS KALP DAMAR DERGİSİ

 

GÖĞÜS KALP DAMAR DERGİSİ EYLÜL 2003

 

 

Programlı Hücre Ölümü ve Anestezi, 9(3):100-103
Pınar DURAK
ÖZET
       Organizmada hücre ölümü programlı veya beklenmedik biçimde olur. Apoptozis, fizyolojik hücre ölümünü ifade eden, dökülmeyi tarifleyen eski Yunanca bir kelimedir. Apoptozis, genlerde daha önce var olan ölüm programının aktivasyonu ile tanımlanan programlı hücre ölümüdür. Nekrozun tersine apoptozisde inflamasyon görülmez çünkü hücre şişmez ve fagosite olmadan önce rüptür olmaz, beklenmedik şekilde hızlı bir fagositoza uğrar. Apoptozis, hücrelerin seçici bir şekilde ortadan kaldırılma yoludur. Cerrahi ve genel anestezinin postoperatif lenfositopeniyle sonuçlanan T hücre apoptozisine neden olduğu gösterilmiştir. Gecikmiş nötrofil apoptozisinin ise sistemik inflamatuvar cevap sendromu (SIRS), iskemi reperfüzyon hasarı ve ARDS gibi inflamatuvar hastalıklarla beraber olduğu bildirilmiştir.
      Apoptozisin önemi, aktif doğasından ve biyolojik sistemleri kontrol etme potansiyelinden dolayıdır. Bu makalede apoptozis ile ilgili regülatuvar mekanizmalar ve anestezi ile ilgisi incelenmiştir.
      Anahtar kelimeler: apoptozis, programlı hücre ölümü, anestezi

Perkütan Trakeostomide Tek Adım Rotasyonel Dilatasyon Tekniği ile Çoklu Dilatatör Tekniğinin Karşılaştırılması, 9(3):104-107

Nihan YAPICI, Yeşim BİÇER, Zeliha TUNCEL, Fatma KALAY, Mehmet YILDIRIM, Bülent AYDEMİR, Tamer OKAY, Zuhal AYKAÇ

ÖZET
         Çalışmamızda kliniğimizde yatak başı trakeostomi uygulamalarında kullandığımız tek adım rotasyonel trakeostomi tekniği ile çoklu dilatasyonel trakeostomi tekniğini uzamış mekanik ventilasyon desteği gereken 30 hastada işlem süresi ve erken komplikasyonlar yönünden prospektif olarak karşılaştırmayı amaçladık.
      Her iki yöntemde de; trakeostomi işlemi Seldinger tekniğiyle, fiberoptik bronkoskopi eşliğinde gerçekleştirildi. Çoklu perkütan dilatasyon tekniğinde sırasıyla dilatatörler kulanılırken, tek adım rotasyonel perkütan dilatasyon tekniğinde vida şeklinde tek bir dilatatör kullanıldı. Onbeş hastayı tek adım rotasyonel dilatasyon tekniği ile Grup 1, 15 hastayı çoklu dilatasyon tekniği ile Grup 2 olarak inceledik. İşlem süreleri sırayla Grup 1 ve Grup 2'de 5.2±1.32 dakika ve 11.6±2.02 da-kikadır (p<0,000). Erken komplikasyon açısından, Grup 1'de komplikasyon gözlenmezken, Grup 2'de 4 hastada minimal cerrahi kanama ve 1 hastada cerrahi sınırda kanama gözlendi.
      Verilerimize dayanarak, tek adım rotasyonel dilatasyon tekniğinin işlem süresinin daha kısa olması ve erken komplikasyonunun olmaması nedeniyle çoklu dilatasyon tekniğine göre daha kolay uygulanabilir ve hızlı bir teknik olabileceği sonucuna vardık.
      Anahtar kelimeler: : perkütan trakeostomi, tek adım rotasyonel dilatasyon tekniği, çoklu dilatasyon tekniği

Kardiyak Cerrahi Premedikasyonunda Midazolamın Farklı Yöntemlerle Kullanılmasının Diazepamla Karşılaştırılması, 9(3):108-113
Hanife ALTUNKAYA, Didem DAL, Serpil ÇİÇEK, Yaman ZORLUTUNA
ÖZET
    Çalışmamızda kardiyak cerrahi uygulanacak olguların premedikasyonunda midazolamın iki farklı yöntemle (oral yada intramüsküler) uygulanması ile oral diazepam kullanılmasının hemodinami, anksiyete, sedasyon ve periferik oksijen saturasyonuna etkisinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.
      ASA II-III grubunda 90 olgu rasgele 3 gruba ayrıldı. Operasyondan 30 dk. önce, Grup IMM olgulara 0.07 mg kg-1 intramusküler midazolam, operasyondan 60 dk önce Grup POM olgulara 0.2 mg kg-1 oral (po) midazolam, Grup POD olgulara ise 40-59 kg arasında 5 mg po diazepam, 60-90 kg arasında 10 mg po diazepam verildi. Tüm olgularda premedikasyondan önce (PÖ); noninvaziv arter kan basıncı (AKB), kalp atım hızı (KAH), periferik oksijen saturasyonu (SpO2) ve operasyon odasına alındığında yani premedikasyondan sonra (PS); AKB, KAH, SpO2, ven kanülü yerleştirilmesine tepki, anksiyete ve sedasyon skoru değerlendirildi ve kaydedildi.
      PS'de AKB ve SpO2 Grup POM ve POD'de Grup IMM'ye göre anlamlı düşüktü (p<0.05). Anksiyete skoru Grup IMM'de diğer gruplarla karşılaştırıldığında anlamlı düşüktü (p<0.05).
      Sonuç olarak; kardiyak cerrahi premedikasyonunda benzodiazepinlerden midazolam ve diazepamın yeterli anksiyolitik ve sedatif etki oluşturduğu, intramuskuler midazolamın hemodinamiği ve periferik oksijen saturasyonunu daha az etkilediği kanısına varıldı.
      Anahtar kelimeler: kardiyak cerrahi, premedikasyon, benzodiazepin

Kardiyopulmoner Baypasta Vital Kapasite Manevrası Etkili mi?, 9(3):114-118
Bünyamin MUSLU, Asım ÖKTEM, Aslı DEMİR, Dilek ZENGİN, Kerim ÇAĞLI, A. Eba DEMİRBAĞ, Pınar DURAK, Özcan ERDEMLİ
ÖZET
      Kardiyopulmoner baypastan sonra görülen solunum problemleri kardiyak anestezinin önemli komplikasyonlarındandır. Bu çalışmada parsiyel baypas sırasında uygulanan vital kapasite manevrasının pulmoner gaz değişimi ve akciğer kompliansları üzerine olan etkilerinin çalışılması planlandı. Hastane etik kurulundan ve hastalardan alınan yazılı onay sonrası koroner arter baypas cerrahisi planlanan 22 hasta çalışmaya alındı ve randomize olarak iki gruba ayrıldı (n=11). Tüm hastalar operasyondan bir gece önce 10 mg diyazepam p.o, operasyon sabahı ise 10 mg morfin i.m ile premedike edildi. Anestezi indüksiyonunda 0.1 mg kg-1 midazolam, 10 µg kg-1 fentanil ve 0.1 mg kg-1 pankuronyum kullanıldı. Hastalar % 100 oksijen ile preoksijenize edildi ve idamede % 50 O2, % 50 hava kullanıldı. Kros klemp döneminde oksijen ve hava akımları kapatıldı ve kros klamp açılmasından hemen sonra akciğerlere 15 saniye süreyle 40 cm H2O basınçla vital kapasite manevrası (VKM) uygulandı. Kontrol grubuna VKM uygulanmadı. Hastalar 10 mL kg-1 tidal volüm ve 8-10 dk-1 frekans ve % 50 O2, % 50 hava ile ventile edilmeye başlandı. Alveoler arteriyel oksijen basınç gradiyenti ve statik ve dinamik kompliyans hesaplaması için sternotomi öncesi, toraks kapatıldıktan sonra ve operasyondan 4 saat sonra kan örnekleri alındı, pik ve plato havayolu basınçları ölçülüp kaydedildi. Alveoler arteriyel oksijen basınç gradiyenti ve statik ve dinamik akciğer kompliyansları hesaplandı. İstatistik analizleri için Student's-t ve Mann-Witney U testi kullanıldı.
      Her iki grup arasında akciğer statik ve dinamik kompliyansları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (p>0.05). VKM grubunda alveolar arteriyel oksijen basınç gradiyenti toraks kapatıldıktan sonra istatistiksel olarak anlamlı olarak düşük iken (116.7±8.7 -152.9±14.2) (p>0.05) operasyondan 4 saat sonra gruplar arasında fark yoktu (p>0.05).
      Sonuç olarak, kros klemp sonrası uygulanan vital kapasite manevrası akciğer kapasitelerini etkilemezken, alveolar arteriyel oksijen basınç gradiyentini toraks kapatıldıktan sonraki erken dönemde belirgin olarak düşürmekte, fakat operasyondan sonraki dördüncü saatte etkisinin devam etmediği görülmektedir.
      Anahtar kelimeler: kardiyopulmoner baypas, vital kapasite manevrası, atelektazi

Koroner Arter Baypas Greft'de Cerrahisinde Uygulanan Akut Normovolemik Hemodilüsyonun Postoperatif Kognitif Fonksiyonlara Etkisi, 9(3):119-123
Mahmut DURMUŞ, Kazım KARAASLAN, A. Kadir BUT, H. İlksen TOPRAK, Hüseyin TEKŞAN, M. Özcan ERSOY
ÖZET
       Orta düzeyde akut normovolemik hemodilüsyon, koroner arter baypas greft (KABG) dahil birçok kardiyo-vasküler operasyonda iyi tolere edilir. Çalışmada amacımız; KABG operasyonu geçiren olgularda uygulanan akut normovolemik hemodilüsyonun postoperatif kognitif fonksiyonlara etkisini değerlendirmektir.
      Etik Kurul onayı alındıktan sonra KABG operasyonu geçirecek 62 olgu çalışmaya alındı. Olgular rasgele, hemodilüsyon (Grup H, n=31) ve kontrol (Grup K, n=31) gruplarına ayrıldı. Anestezi indüksiyonundan sonra Grup H'dan hematokrit < % 35 oluncaya kadar bir veya iki ünite kan alındı. Alınan kan volümü peri-ferik venden eş zamanlı ve eşit miktarda % 6 hidroksietil nişasta (HAES-steril % 6 (HES 200/0.5), Fresenius Kabi) verilerek replase edildi. Grup K'ye ek işlem yapılmadı. Kognitif fonksiyonlar operasyondan bir gün önce, postoperatif üçüncü gün ve birinci ay sonunda, "Wechsler Geliştirilmiş Bellek Skalası" ile değerlendirildi.
      Grup H'da postoperatif üçüncü gün ve birinci ayda Düz ve Ters Sayı Dizilerinin her ikisi ve Görsel Hatırlama skoru daha yüksek saptandı (p<0.05). İki grupta da postoperatif birinci ayda toplam skor, operasyon öncesi ölçüme göre daha yüksekti (p<0.05).
      Sonuç olarak; KABG operasyonu sırasında uygulanan akut normovolemik hemodilüsyonun, postoperatif dikkat ve görsel hatırlama fonksiyonlarını daha iyi koruduğu, birinci aydaki ölçümde her iki grupta gözlenen toplam skordaki artışın öğrenmeden kaynaklandığı kanısına varıldı.
      Anahtar kelimeler: hemodilüsyon, nörolojik komplikasyonlar, kardiyopulmoner baypas

Tek Akciğer Ventilasyonunda Genel Anestezi ve Kombine Anestezinin İntrapulmoner Şant ve Oksijenasyona Etkisi,9(3):124-128
Perihan ERGİN ÖZCAN, Mert ŞENTÜRK, Emre ÇAMCI, Gül KÖKNEL TALU, Kamil PEMBECİ, Mehmet TUĞRUL
ÖZET
      Çalışmamızda tek akciğer ventilasyonu uygulanan toraks cerrahisi operasyonlarında kombine anestezi (genel anestezi+epidural anestezi) ve genel anestezinin, intrapulmoner şant ve oksijenasyon üzerine etkileri araştırılmıştır.
      Tüm hastalara torakal epidural (T6-7, T7-8) kateter takılmıştır. Kombine anestezi grubuna (n=10) preope-ratif dönemde insizyondan 1 saat önce morfin+bupiva-kain kombinasyonu epidural kateterden infüzyona başlanmış, peroperatif dönemde de devam etmiştir. Genel anestezi grubuna (n=10) epidural kateterden peroperatif dönemde herhangi bir medikasyon uygulanmamıştır
      Genel anestezi indüksiyonunun ardından radyal arter kanülü ve pulmoner arter kateteri takılmıştır. Kalp atım hızı, periferik oksijen saturasyonu, sistemik arter basınçları, pulmoner, santral venöz ve pulmoner kapiller "wedge" basınçları monitörize edilmiştir. Daha sonra hastalar lateral dekübitus pozisyona alınarak iki akciğer ve tek akciğer ventilasyonu (TAV) sırasında arter ve miks venöz kan örnekleri alınarak intrapulmoner şant oranı hesaplanmıştır.
      Kombine anestezi grubunda TAV sırasında miks venöz oksijen saturasyonunun (% 81.5±7.1, % 75.5±9.4, p=0.12) ve intrapulmoner şant miktarının (% 35.7±5.4, % 27.5±8.2, p=0.01) genel anestezi grubuna göre yüksek olduğu gözlenmiştir.
      Kombine anestezi grubunda intrapulmoner şant oranının, genel anestezi grubuna göre yüksek bulunması torasik epidural anestezinin pulmoner vasküler yatakta vazodilatör etkisi ile açıklanabilir.
      Anahtar kelimeler: tek akciğer ventilasyonu, hipoksik pulmoner vazokonstriksiyon, torakal epidural anestezi

Kalp Transplantasyonu Olgularında Anestezi Deneyimlerimiz,9(3):129-135
Süheyla ÜNVER, Özlem BALKIZ SOYAL, Yeşim ÇETİNTAŞ, Özcan ERDEMLİ
ÖZET
       Son dönem kalp yetersizliklerinin tedavisinde artık daha sık kullanılan transplantasyon cerrahisinin anestezi açısından özelliklerini, kendi deneyimlerimiz ışığında değerlendirdik.
      Hastanemizde, ASA III-IV grubunda 17-58 yaşları arasında 20 hastaya kalp transplantasyonu için anestezi verildi. Primer patoloji 7 hastada iskemik kardiyomiyopati, 12 hastada idiyopatik dilate kardiyomiyopati, 1 hastada ise aritmojenik sağ ventrikül displazisi olarak belirlendi. Gerekli tüm malzemeler steril olarak hazırlandı ve asepsi koşullarına maksimum düzeyde önem verildi. Hastaların tokluk durumları dikkate alı-narak anestezi indüksiyonu yapıldı. Operasyon süresince arter kan basıncı, santral ven basıncı (SVB), periferik oksijen satürasyonu (SpO2), soluk sonu karbon dioksit basıncı (EtCO2) ve transösofageal ekokardiyografi (TÖE) takibi yapıldı. Arter kan gazları, elektrolitler, kan şekeri, aktive edilmiş pıhtılaşma zamanı (ACT) aralıklı olarak ölçüldü.
      Postoperatif dönemde hastalara ortalama 17.1±5.65 saat mekanik ventilasyon uygulandı. Ortalama 6.85 ± 12.72 gün izole yoğun bakım ünitesinde yakın takibe alınan hastaların hemodinamik ve pulmoner komplikasyonları kaydedildi.
      Anestezistler, kalp transplantasyonu cerrahisinde, rutin kardiyovasküler cerrahiden farklı olarak, donör kalbinin korunması, alıcının hazırlanması ve enfeksiyondan korunması, anestezi indüksiyonu, idamesi, kardiyopulmoner baypastan ayrılma ve yoğun bakıma destek olunması gibi süreçlere özen göstermelidirler.
      Anahtar kelimeler: kalp transplantasyonu, anestezi

 

 

 

 

 

 


 

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

 

ARŞİV

      Son Sayi
2007
      GKD Eylül 2008
      GKD Eylül 2007
      GKD Haziran 2007
      GKD Mart 2007
2006
      GKD Aralik 2006
      GKD Eylül 2006
      GKD Haziran 2006
      GKD Mart 2006
2005
      GKD Eylül / Aralik 2005
      GKD Haziran 2005
      GKD Mart 2005
2004
      GKD Aralık 2004
      GKD Eylül 2004
      GKD Haziran 2004
      GKD Mart 2004
2003
      GKD Aralık 2003
      GKD Eylül 2003
      GKD Haziran 2003
      GKD Mart 2003



 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2007
Tel: 212 2880541 ve 212 2885022
eXTReMe Tracker