 |
GÖĞÜS KALP DAMAR DERGİSİ MART 2004
|
Sıçanlarda Adrenalin ile İndüklenen Aritmi Üzerine Midazolam ve Propofolün Etkilerinin Karşılaştırılması |
Ferruh ZEYDAN, Hasan HEPAĞUŞLAR, Ataç SÖNMEZ, Aysun Afife KAR, Zahide ELAR |
|
|
İnhalasyon ajanları katekolaminlerin ventriküler aritmojenik özelliklerini belirgin hale getirir. İntravenöz anestezik ajanlar bu açıdan kıyaslanmamıştır. Çalışmamızda, sıçanlarda midazolam ve propofolün adrenalin ile indüklenen aritmi üzerine etkileri araştırılmıştır.
Elli sıçanın yer aldığı çalışma, Deney Hayvanı Araştırmaları Etik Kurulu onayı sonrası üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada 20 sıçanda midazolamın infüzyon ED50 dozu belirlenmiştir. İkinci aşamada, halotan anestezisi altında 30 erkek sıçanda adrenaline duyarlılık araştırılmıştır. Üçüncü aşamada, adrenaline duyarlılığın saptandığı sıçanlara, randomize olarak midazolam (ED50) veya propofol (ED50, 39 mg kg-1 sa-1) bir saat boyunca infüze edilmiş; sonrasında aritmiye neden olan adrenalin dozları belirlenmiştir. İstatistiksel değerlendirmede lojistik regresyon analizi, Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır.
Midazolamın infüzyon ED50 dozu 9 mg kg-1 sa-1 olarak belirlenmiştir. Halotan anestezisi sırasında duyarlılığın saptandığı sıçanlarda aritmiyi indükleyen ortalama adrenalin dozu (n=16, 5.8±0.6 µg kg-1), midazolam (n=8, 68.0±19.2 µg kg-1) ve propofol (n=8, 102.0±17.0 µg kg-1) uygulaması sırasında aritmi oluşturan ortalama adrenalin dozlarına kıyasla an-lamlı düzeyde düşük bulunmuştur (sırasıyla p<0.001, p<0.001). Midazolam ve propofol grupları arasında bu yönden anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0.195).
Sıçanlarda adrenalinin ventriküler aritmojenik özelliği üzerine midazolam ve propofolün etkilerinin halotana kıyasla daha az olduğu; ayrıca, adrenalin ile indüklenen aritmi üzerine midazolam ve propofolün benzer etkilere sahip olduğu sonucuna varılmıştır.
Anahtar kelimeler: aritmi, adrenalin, midazolam, propofol, halotan, sıçan |
|
İntraabdominal Sepsis Modelinde İntravenöz Deksametazon Kullanımının Akciğere Etkisi |
Güniz MEYANCI KÖKSAL, Cem SAYILGAN, Melike ÇALIŞKAN, Suzan UZAN, Işıl PAKİŞ, Hüseyin ÖZ
|
|
|
Çalışmamızda, intraabdominal sepsisin erken döneminde, akciğer koruyucu mekanik ventilasyon stratejisi ile birlikte intravenöz deksametazon kullanılmasının akciğerler üzerine olan koruyucu etkilerini araştırmayı amaçladık.
Kırk adet Yeni Zelanda tipi tavşanın kulak arter ve venine kanül yerleştirildi, arter kan basıncı monitorize edildi, arter kan gazları (AKG) ve plazma malondial-dehit (MDA) ölçümü için ilk kan örnekleri alındı. Ortalama arter basıncı (OAB) ve kalp atım hızı (KAH) başlangıçtan itibaren 60 dk aralarla kaydedildi. Tavşanlara çekum ligasyon ve perforasyonu yapıldıktan sonra rastgele 2 grup oluşturuldu (n:20) I.gruba tedavi uygulanmadı, II. gruba 3 mg kg-1 intravenöz deksametazon uygulandı. Batın kapatıldıktan 1 saat sonra tavşanlara trakeostomi açıldı ve 180 dk süre ile akciğer koruyucu mekanik ventilasyon uygulandı. Dok-san ve 180.dk'larda AKG ve MDA için kan alındı. Yüzsekseninci dk'nın sonunda, akciğerler çıkarıldı. Yaş kuru oranı belirlendi. Patolojik lezyonlar 0-4 arasında skorlandı.
Altmış, 120 ve 180. dk'larda, birinci grubun OAB (p<0.001), KAH (p<0.001), 90 ve 180.dk'larda PaO2 (p<0.001, p<0.01), pH değerleri (p<0.05, p<0.001) II. gruba göre düşük bulundu. Birinci grubun 180. dk'daki HCO3 değeri ikinci gruba göre düşük bulundu (p<0.001). Plazma MDA değerleri ve yaş/kuru oranı ise I.grupta (p<0.001) II. gruba göre yüksek bulundu. Histopatolojik değişiklikler en fazla I. grupta gözlendi.
Oluşturulan sepsis modelinde, akciğer koruyucu mekanik ventilasyon stratejisiyle birlikte uygulanan intravenöz deksametazonun hemodinami, PaO2, MDA, histopatolojik değişiklikler ve yaş/kuru oranları üzerine koruyucu etkisi olabileceğini düşünmekteyiz.
Anahtar kelimeler: intraabdominal sepsis, kortikosteroid, hemodinami, arter kan gazları, lipid peroksidasyonu |
Açık Kalp Cerrahisi Sonrası Gelişen Depresyonun Önlenmesinde İnterplevral Analjezinin Yeri |
Dilek KARAASLAN, Ayşen ERDOĞAN, Turhan YAVUZ, Tülay TUNÇER PEKER, Berrin Dilek ASLAN, Oktay Recep PEKER, Şahin KAPAN, Duru GÜNDOĞAR |
|
|
Açık kalp cerrahisi geçiren hastalarda interplevral analjezinin postoperatif ağrı kontrolündeki etkisini saptamayı; sağlanan analjezinin postoperatif depresyon bulgularının şiddeti üzerine etkisini araştırmayı amaçladık.
Koroner arter baypas greftleme (KABG) veya kapak replasmanı operasyonu geçirecek, ASA II-III grubuna dahil 60 hasta rastgele üç eşit gruba ayrıldı. Bupivakain grubundaki (Grup B) hastalara 20 mL % 0.25'lik bupivakain, ropivakain grubundaki (Grup R) hastalara ise 20 mL % 0.25'lik ropivakain interplevral kateterden postoperatif 48 saat boyunca 4 saatte bir uygulandı. Kontrol grubundaki (Grup K) hastalara interplevral kateter yerleştirilmedi. Postoperatif VAS (Visu-al Analogue Scale) değerleri, ek analjezik ihtiyacı (VAS skoru ?4 ise i.m. 75 mg diklofenak sodyum uygulandı), BDE (Beck Depresyon Envanteri) skorlarına ek olarak preoperatif dönem ile postoperatif 1, 2 ve 7. günlerdeki kortizol, AKŞ (Açlık Kan Şekeri), CRP (C-Reaktif Protein) ve ESR (Eritrosit Sedimentasyon Hı-zı) değerleri kaydedildi.
Postoperatif 20, 24 ve 28. saatlerde Grup B'nin, 20, 24, 28 ve 48. saatlerde Grup R'nin VAS değerleri Grup K'ya göre daha düşük bulundu. Grup B ve Grup R'nin ek analjezik ihtiyacı Grup K'dan düşüktü. BDE skorları ile VAS değerleri arasında korelasyon saptanamadı. Kortizol, AKŞ ve ESR değerleri açısından gruplar arasında fark saptanmadı. CRP değerleri Grup B'de postoperatif 1. ve 2. günlerde, Grup R'de ise preoperatif dönem ile postoperatif 1 ve 2. günlerde Grup K'ya göre daha yüksekti (p<0.05).
Sonuç olarak, açık kalp cerrahisi geçiren hastalarda bupivakain veya ropivakain ile uygulanan interplevral bloğun postoperatif analjezi sağladığı, ancak depresyon gelişiminde ağrının tek başına etken olmadığı kanısına vardık.
Anahtar kelimeler: açık kalp cerrahisi, depresyon, interplevral analjezi |
Epidural Anestezide Ön Yükleme Sıvısı Olarak Uygulanan Hidroksietil Nişasta, Jelatin ve Laktat Ringer Solüsyonlarının Plazma Viskozitesi, Onkotik Basıncı ve Serum Osmolalitesi Üzerine Etkileri |
Lale YÜCEYAR, Meltem ERCAN, Burak ÖNAL, Hülya EROLÇAY, Bora AYKAÇ |
|
|
Bu çalışmada alt ekstremitelere yönelik damar cerrahisi geçirecek hastalarda lomber epidural anestezi öncesi ön yükleme amacıyla kullanılan kristalloid ve kolloid solüsyonların plazma viskozitesi, plazma onkotik basıncı ve serum osmolalitesi üzerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır.
Fakülte etik kurul onayı ve hasta izni alındıktan sonra 30 hasta çalışmaya dahil edilerek epidural anestezi öncesi ön yükleme sıvısı olarak hidroksietil nişasta (Varihes 6 % 450/0.7- Grup H), modifiye sıvı jelatin (Gelofusine 4% - Grup J) ve Laktat Ringer solüsyonu (Grup LR) verilmek üzere rasgele 3 eşit gruba ayrıldı. Ön yükleme öncesi, sonrası, epidural anestezi sonrası 30. ve 60. dk.'larda alınan kan örneklerinden plazma viskozitesi, plazma onkotik basıncı ve serum osmolalitesi değerlendirildi. Ön yükleme öncesi ve anestezinin 60. dk.'sında ise fibrinojen ve hematokrit değerleri ölçüldü. Hct, kolloid alan gruplarda belirgin olarak azalırken (Grup H için p<0.001, Grup J için p< 0.01), fibrinojen seviyesindeki düşüş gruplar arasında farksızdı. Epidural anestezinin 60. dk.sında plazma viskozitesi belirgin olarak düştü ancak gruplar arasında istatistiki fark bulunamadı. Serum osmolalitesi ön yükleme sonrası kolloid alan gruplarda yükselirken (her iki grup için p<0.05) epidural anestezinin 60. dk'sında baş-langıç değerlerine döndüler. Plazma onkotik basıncı Grup LR'de 30. ve 60. dk da başlangıca göre belirgin olarak düşük bulundu (p<0.05). Ön yükleme sonrası ve epidural anestezi-nin 30.dk'sında onkotik basınç Grup H'de diğer iki gruba göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.05).
Bu çalışmada epidural anestezi öncesi ön yükleme sıvısı ola-rak kullanılan her üç sıvınında fibrinojen ve plazma viskozitesini düşürdüğü ancak kan viskozitesinin en önemli belirleyicilerinden olan hematokritteki düşüşün kolloid gruplarında daha belirgin olduğu görülmektedir. Her iki koloidin ön yükleme sonrasında osmolalite ve onkotik basıncı artırdığı da göz önüne alındığında ön yüklemede kolloidlerin kullanılmasının daha yararlı olduğu ve bu olumlu etkilerin hidroksietil nişasta ile daha da belirginleştiği kanısına varıldı.
Anahtar kelimeler: epidural anestezi, ön yükleme, Laktat Ringer, % 6 HES, % 4 jelatin, viskozite, ozmolalite, onkotik basınç |
"Fast Track" Kardiyak Anestezi |
Tayfun GÜLER |
|
|
Kardiyak cerrahi uygulamaları, özellikle koroner arter cerrahisi, dünyada en sık uygulanan operasyonlar arasındadır. Kardiyak cerrahinin yüksek maliyetini düşürme çabaları fast track cerrahi kavramını popüler hale getirmiştir. Fast track cerrahi kavramı, bir yandan cerrahi tekniklerini değiştirmeyi hedeflerken diğer yandan postoperatif dönemde ekstübasyon ve mekanik ventilasyon desteği süresini kısaltmaya yönelik çabaları içermektedir. Bu yazıda fast track kardiyak anestezi uygulamasının tarihçesi, tanım ve güvenilirliği, kullanılmakta olan anestezikler, kas gevşeticiler, hasta seçimi, hipotermi, intraoperatif uyanıklık, postoperatif sedasyon ve analjezi yöntemleri özetlenmektedir.
Anahtar kelimeler: kardiyak anestezi, "fast-track" |
|
|