GÖĞÜS KALP DAMAR DERGİSİ

 

GÖĞÜS KALP DAMAR DERGİSİ HAZİRAN 2004

 

 

Toraks Travmaları ,10(2):52-60, 2004
Zuhal AYKAÇ, Asuman SÜZER
ÖZET
        Toraks travmaları kalp, akciğer, diyafram ve büyük damarların doğrudan veya dolaylı yaralanma olasılığı nedeniyle çok önemlidir. Ölümcül çoklu travmaların yarısı toraks travmaları ile ilişkilidir. Ülkemizde diğer travmalarda olduğu gibi künt toraks travmalarında da birincil neden trafik kazalarıdır (% 7080), diğer nedenler yüksekten düşme (% 17), ezilmeler, saldırılar ve endüstriyel kazalardır. Penetran travmalarda ise delici ve kesici alet (% 82) ve ateşli silah yaralanmaları en sık nedendir. Travmanın ciddiyeti ve beklenen sonuç "injury severity score ISS" ile değerlendirilir. Toraks travmalı hasta çok hızlı ve sistemik bir şekilde değerlendirilmelidir. Çoklu travmalarda hangi lezyonun ölümcül olduğuna karar verilmeli, solunum ve dolaşım kontrol altına alınır alınmaz, öncelikle tedavi ona yönelmelidir. Değerlendirme hızlı alınan hikaye, detaylı fizik muayene ve laboratuvarröntgen değerlendirilmesi ile başlar. Hava yolu açıklığı, solunumun yeterliliği, göğüs duvarının solunum ile uyumu, bilinç durumu hızla değerlendirilmelidir. Gerekli medikal ve cerrahi tedavi hızla yapılmalıdır. Hastaların ancak % 37'si torakotomi gerektirir. Toraks travmalarında en sık rastlanan patoloji % 3540 oranında kaburga kırıklarıdır. Sternum, skapula ve klavikula kırıkları kemik yapıyı ilgilendiren diğer patolojilerdir. Akciğer parankimi ve plevral yaralanmalar sonucunda ise sıklıkla hemotoraks, pnömotoraks, tansiyon pnömotoraks, açık pnömotoraks gelişir. Ayrıca trakeobronşiyal yaralanmalar, özefagus ve diyafram yırtılmaları, kardiyak yaralanmalar da görülür. Toraks travmalı hastanın anestezi öncesi değerlendirilmesi ve postoperatif takibi çok önemlidir. Genellikle çoklu travmalı ve genel durumları bozuk hastalardır. Postoperatif ağrı tedavisi bilinen analjezikler, yandaş ilaçlar ve girişimsel tekniklerin ayrı ayrı veya birlikte kullanımı ile yapılır. Ağrı tedavisinin erken dönemde başlatılması hastanın solunum fonksiyonlarının düzelmesini kolaylaştırır, komplikasyon oranını azaltır, hastanede kalış süresini kısaltır ve hastaların aktif yaşama dönüşünü hızlandırır.
      Anahtar kelimeler: toraks travmaları, anestezi, analjezik tedavi, intraplevral analjezi

Pediyatrik Yaş Grubunda Torakotomi Ağrısı İçin Torasik Epidural Yoldan Verilen Bupivakain ile Bupivakain + Fentanil Kombinasyonunun Karşılaştırılması, 10(2):61-66, 2004

Cengiz Bekir DEMİREL, İsmail KATI, Burhan KÖSEOĞLU, Vedat BAKAN, Ürfettin Abbasov HÜSEYİNOĞLU, Emin SİLAY

ÖZET
        Çocuklarda torasik epidural yoldan verilen bupivakain ile bupivakain + fentanil kombinasyonunun analjezi ve yan etkiler açısından karşılaştırılması amaçlandı.
      ASA III grubundan, yaşları 312 arasında torakotomi planlanan 60 çocuk çalışmaya alındı.
      Rutin anestezi monitörizasyonu yapıldı. İndüksiyon; sevofluran veya tiyopental, atrakuryum ve fentanil ile sağlandı. Anestezi idamesinde O2 + hava, sevofluran, fentanil ve atrakuryum verildi. Operasyon sonrası epidural kateter cerrahi kesi yerinin iki dermatom altından yerleştirildi.
      Birinci Gruba % 0.125'lik bupivakainden 0.3 mL kg1 bolus ve 0.3 mL kg1h1 infüzyon, İkinci Gruba ise 2 mg mL1 fentanil içeren % 0.125'lik bupivakainden 0.3 mL kg1 bolus ve 0.3 mL kg1h1 infüzyona başlandı. Bolus dozdan sonra Birinci Grupta 2, İkinci Grupta 3 olgu hariç tüm olguların ağrı skorları 4 puanın altına indi. İkinci grupta sedasyon skorları daha yüksek ve pupil çapları daha küçük olarak saptandı.
      Sonuç olarak; çocuklarda torakotomi ağrısını gidermek için torasik epidural analjezi yönteminin çok uygun olduğunu, lokal anesteziklere opiyoid eklenecekse sedasyon açısından dikkatli olunması gerektiği kanısına varıldı.
      Anahtar kelimeler: pediyatrik torakal epidural analjezi, bupivakain, fentanil

Çalışan Kalpte Koroner Arter Cerrahisinde Remifentanil Anestezisi ile Kombine Edilen İntratekal Morfinin Etkinliği ve Güvenilirliği ,10(2):67-74, 2004
Gürkan TÜRKER, Suna GÖREN, Şükran ŞAHİN, Gülsen KORFALI, Erkan SAYAN
ÖZET
     Çalışmamızın amacı; çalışan kalpte koroner arter baypas greft (KABG) cerrahisi geçirecek olgularda, intravenöz (iv) remifentanil ile kombine edilen intratekal morfinin postoperatif ağrı kontrolündeki etkinliğini ve güvenilirliğini değerlendirmekti.
      Olgular, tek başına iv remifentanil (Kontrol grubu, n=23) veya iv remifentanil ile birlikte 10 µg kg1 intratekal morfin (Grup İTM, n=23) uygulanmak üzere randomize edildiler. Tüm olgularda, genel anestezi indüksiyonu aynı anestezi tekniği kullanılarak gerçekleştirildi. Her iki grupta anestezi idamesi, hemodinamik parametrelere göre ayarlanan iv remifentanil infüzyonu (0.25 µg kg1 dk1) ve izofluran inhalasyonu (soluk sonu % 0.51.5) ile sağlandı. Olgulara ekstübasyondan sonra morfin ile iv hasta kontrollü analjezi (HKA) uygulandı (1 mg bolus ve 5 dak kilitlenme süresi). Wilson sedasyon skalası, dinlenme halindeki ve öksürme sırasındaki ağrı şiddet skorları (VAS 0100 mm) ve kümülatif HKA morfin tüketimi, ekstübasyon sonrası 1, 2, 4, 8, 12, 24 ve 48. saatlerde olguların çalışma grubunu bilmeyen hemşireler tarafından değerlendirildi. Olgular postoperatif dönemde, opioidlere bağlı yan etkiler, spinal anesteziye bağlı komplikasyonlar, kardiyak komplikasyonlar ve anesteziden derlenme parametreleri açısından değerlendirildiler.
      İntraoperatif hemodinamik parametreler ve postoperatif anesteziden derlenme parametreleri açısından iki grup arasında anlamlı bir fark yoktu (p>0.05). Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında İTM grubunda, ekstübasyondan sonraki VAS değerleri (dinlenme halinde ve öksürme sırasında) ve HKA morfin tüketimi anlamlı olarak daha düşük idi (p<0.05, p<0.01, p<0.001). Opioidlere bağlı yan etkilerin, spinal anesteziye bağlı komplikasyonların ve kardiyak komplikasyonların görülme sıklıkları açısından her iki grup benzer olarak bulundu.
      Çalışmamızda, çalışan kalpte KABG cerrahisi geçirecek olgularda remifentanil infüzyonu ve intratekal morfinin kombine edildiği anestezi tekniğinin, trakeal ekstübasyon süresini uzatmadan etkin postoperatif analjezi sağladığı sonucuna varıldı.
      Anahtar kelimeler: koroner arter baypas greftleme, remifentanil, intratekal enjeksiyon, morfin

 

 

 

 

 

 


 

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

 

ARŞİV

      Son Sayi
2007
      GKD Eylül 2008
      GKD Eylül 2007
      GKD Haziran 2007
      GKD Mart 2007
2006
      GKD Aralik 2006
      GKD Eylül 2006
      GKD Haziran 2006
      GKD Mart 2006
2005
      GKD Eylül / Aralik 2005
      GKD Haziran 2005
      GKD Mart 2005
2004
      GKD Aralık 2004
      GKD Eylül 2004
      GKD Haziran 2004
      GKD Mart 2004
2003
      GKD Aralık 2003
      GKD Eylül 2003
      GKD Haziran 2003
      GKD Mart 2003



 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2007
Tel: 212 2880541 ve 212 2885022
eXTReMe Tracker