GÖĞÜS KALP DAMAR DERGİSİ

 

GÖĞÜS KALP DAMAR DERGİSİ MART 2005

 

 

Kardiyoloji Laboratuvarında Anestezi
Yasemin ALTUNTAŞ, Zuhal AYKAÇ
ÖZET
       Kalp kateterizasyonu günümüzde açık kalp cerrahisi öncesi kardiyak patolojinin tanısında halen altın standart olarak kabul edilmektedir. Kardiyoloji laboratuvarları ameliyathane dışında anestezi uygulaması giderek artan ünitelerden biri olup, bu yazıda ortamın anesteziye uygun hale getirilmesi, erişkinlerde ve çocuklarda kullanılan anestezi yöntemi ve ilaçların seçimi gibi konular özetlenmeye çalışılacaktır. Erişkinlerde kardiyak kateterizasyon sırasında anestezi gereksinimi genellikle yüksek riskli hastalarda ve elektrofizyolojik çalışmalarda olmaktadır. Konjenital kalp hastalığı olan çocuklarda anestezistin amacı, hastanın immobilizasyonu ve sedasyonuyla birlikte kardiyovaskuler stabiliteyi sağlamaktır. Gerek erişkinler gerekse pediatrik hastalar için anestezist laboratuvar ortamını önceden değerlendirmelidir. İşlemin riskleri göz önüne alınarak tüm hastaların genel anestezi alabilecek şekilde en az dört saatlik açlıklarının olmasına ve laboratuvarda gerek hava yolu gerekse kardiyak resusitasyon için tüm donanımın her zaman hazır bulundurulmasına dikkat edilmelidir. Yeterli ekipmanın bulunduğu güvenli bir ortamda, kardiyolog ile işbirliği içinde sorunsuz çalışılabileceği kanaatindeyim.
      Anahtar kelimeler: kardiyak kateterizasyon, ameliyathane dışı anestezi, kardiyoloji laboratuvarı, konjenital kalp hastalıkları, pedıyatrik anestezi

Tavşanlarda Kısa Süreli Turnike Uygulamalarında Sodyum Nitroprussid ile Oluşturulan Kontrollü Hipotansiyonun Malon Di Aldehit ve Süperoksit Dismutaz Düzeyine Etkisi

Gül Nihan KURT, Güniz M. KÖKSAL, Ercan TÜRECİ, Önder AYDINGÖZ, Cem SAYILGAN, Hafize UZUN, Seval AYDIN, Hüseyin ÖZ

ÖZET
        Tavşanlarda, kısa süreli turnike uygulamalarında sodyum nitroprussid ile kontrollü hipotansiyon oluşturulmasının erken dönemde oksidatif stres ve antioksidan cevaba olan etkisini araştırmayı amaçladık.
      Otuz tavşan, rastgele 2 eşit (n=15) gruba ayrıldı. Tüm tavşanların arka ekstremitelerine 2 dakika elevasyon uygulandı. Birinci grubun (kontrol grubu) turnike şişirildikten sonra 30 dk. boyunca normotansif olması sağlandı. İkinci gruba (kontrollü hipotansiyon grubu) ise, turnike şişirilmeden önce sodyum nitroprussid infüzyonuyla başlangıç ortalama arter basıcı % 50 düşürülerek kontrollü hipotansiyon uygulandı ve turnike şişirildi. Turnikenin açılmasıyla eşzamanlı infüzyon sonlandırıldı. Tavşanlardan, çalışmanın başında, turnike açılmadan hemen önce ve açıldıktan 30 dk. sonra malon di aldetid ve superoksit dismutaz tayini için 2'şer mL kan alındı.
      Kontrollü hipotansiyon uygulanan grubun malon di aldehit artışında ve süperoksit dismutaz azalmasında tüm dönemlerde kontrol grubu ile arasında fark bulunmadı (p>0.05). İki grubunda turnike sırası ve turnike açıldıktan sonraki malon di aldehit değerlerinde başlangıca göre artma saptandı (p<0.001). Her iki grupdaki süperoksit dismutaz değeri turnike sırasında ve sonrasında azalmış olarak saptandı (p<0.001, p<0.01 turnike sonrası).
      Turnike uygulamalarında, sodyum nitroprussid ile kontrollü hipotansiyon uygulanan grup ile normotansif grup arasında malon di aldehit ve süperoksit dismutaz düzeyleri arasında fark bulunmadı.
      Anahtar kelimeler: kontrollü hipotansiyon, sodyum nitroprussid, turnike, malon di aldehit, süperoksit dismutaz

Tek Akciğer Anestezisinde İzofluran ve Sevofluranın Hemodinami ve Oksijenasyona Olan Etkilerinin Karşılaştırılması*
Suna GÖREN, Elif BAŞAĞAN MOĞOL, Fatma Nur KAYA, Şükran ŞAHİN, Gülsen KORFALI
ÖZET
    Çalışmamızda, tek akciğer ventilasyonu uygulamasında izofluran ve sevofluranın hemodinami ve oksijenasyon üzerine etkileri karşılaştırıldı.
      Benzer anestezi indüksiyonunu takiben olgulara sol çift lümenli tüp ile endotrakeal entübasyon uygulandı. Olgular anestezi idamesinde 1 MAC izofluran (% 1.1, n=30) veya sevofluran (% 2.1, n=30) uygulaması için rastgele iki gruba ayrıldı. Kalp atım hızı, sistolik, diyastolik arter ve santral venöz basınçlar ve arter kan gazları ölçümleri, indüksiyondan önce, supin ve lateral pozisyonda, çift ve tek akciğer ventilasyonu sırasında kaydedildi. Ayrıca, pulmoner arter kateterizasyonu uygulanan olgularda (her grupta n=7) ortalama pulmoner arter ve pulmoner kapiller oklüzyon basınçları, kardiyak ve pulmoner vasküler rezistans indeksleri ve karışık venöz kan gazları ölçümleri kaydedildi. İki grup karşılaştırıldığında kalp atım hızı, sistolik, diyastolik arter ve santral venöz basınç değişiklikleri benzerdi. Bununla beraber, tek akciğer ventilasyonu sırasında pulmoner basınçlar ve kardiyak indeksdeki artışlar izofluran grubunda daha yüksek gözlenirken, PaO2, SvO2, ve PvO2 değerlerindeki azalmalar ve beraberindeki şant oranı artışı iki grupta benzer bulundu, ancak oksijenasyondaki azalmalar klinik olarak normal sınırlar içinde kaldı.
      Bu çalışmanın sonuçlarına göre, tek akciğer ventilasyonunda sevofluranın izoflurana alternatif volatil anestezik ajan olarak kullanılabileceği kanısındayız.
      Anahtar kelimeler: tek akciğer anestezisi, izofluran, sevofluran

Fast-Track Kardiyak Anestezide Fentanil ve Remifentanilin Anestezi Kalitesi ve Maliyet Yönünden Karşılaştırılması
Elvin KURDOĞLU, Seden KOCABAŞ, Gökhan AYHAN, Fatma Zekiye AŞKAR, Yurday ÇETİN
ÖZET
        Kardiyopulmoner baypas (KPB) planlanan olguların 'fast-track' anestezi uygulamalarında fentanil ve remifentanilin anestezi kalitesi ve maliyet yönünden karşılaştırılması amaçlandı.
      Anestezi indüksiyonunda lidokain, propofol, 10 µg.kg-1 fentanil (Grup Fentanil) veya 1-2 µg.kg-1 remifentanil (Grup Remifentanil) ve 0.1 mg.kg-1 pankuronyum bromid uygulandı. Her iki çalışma grubuna da kardiyopulmoner baypas (KPB) öncesi ve sonrasında 1-6 mg.kg-1.sa-1 ve KPB sırasında 1-2 mg.kg-1.sa-1 propofol infüzyonu uygulandı. Hastalara sternotomi öncesinde 5 µg.kg-1 ve KPB sırasında 2 µg.kg-1 fentanil (Grup Fentanil) veya KPB öncesi ve sonrasında 0.25-1 µg.kg-1.dk-1, KPB sırasında ise, 0.125-0.25 µg.kg-1.dk-1 remifentanil (Grup Remifentanil) uygulandı. Postoperatif dönemde fentanil veya remifentanil infüzyonları ve ek olarak 0.02 mg.kg-1.sa-1 morfin ile analjezi sağlandı. Ortalama arter basıncı ve kalp atım hızı, VAS skorları, morfin tüketimi, derlenme, ekstübasyon ve yatış süreleri kaydedildi. Her iki grupta hemodinamik seyir, VAS skorları, morfin tüketimi, derlenme, ekstübasyon ve yatış süreleri, anestezik ve vazoaktif ilaçların maliyetleri benzerdi (p>0.05).
      'Fast-track' kardiyak anestezide fentanil ve remifentanil uygulamalarının anestezi kalitesi ve maliyet yönünden benzer sonuçlara sahip olduğu kanısına varıldı.
      Anahtar kelimeler: 'Fast-track' kardiyak anestezi, derlenme, remifentanil, fentanil, maliyet

Göğüs Cerrahisinde Farklı Anestezi Tekniğinin Hemodinami, Oksijenasyon ve Şant Değerlerine Etkileri

Tamer AKSOY, Nurgül YURTSEVEN, Bülent AYDEMİR, Murat YAŞAROĞLU, Pelin KARACA, Ilgaz DOĞUSOY, Sevim CANİK

ÖZET
         Çalışmanın amacı, iki değişik anestezi yöntemini hemodinamik parametreler, arteriyel oksijenasyon ve şant oranına olan etkileri açısından karşılaştırmaktır.
      Göğüs cerrahisi sırasında TAV uygulanması planlanan 20 hastayı, rastgele iki gruba ayırdık. Birinci gruptaki hastalara (Grup TEA, n=10) T6-7 ya da T7-8 aralığından basınç kaybı yöntemiyle epidural kateter yerleştirildikten sonra, test dozu olarak 2 mL % 2 prilokain (Citanest, Astra Zeneca) verildi. Anestezi indüksiyonundan önce % 0.5 bupivakain (Marcaine, Astra Zeneca) 0.1 mL.kg-1 olacak şekilde yapılarak 0.05 mL.kg-1 dozunda sürekli infüzyon başlandı. Bu grupta anestezi indüksiyonu; 2.5 mg.kg-1.propofol (Propofol, Abbott), 2 µg.kg-1 fentanil (Fentanyl Citrate, Abbott) ile sağlandı. İkinci grup hastalarda (Grup TİVA, n=10) indüksiyonda 2.5 mg.kg-1 propofol, 1 µg.kg-1 remifentanil (Ultiva, Glaxo Smithkline) kulanıldı. Her iki grupta da kas gevşetici olarak 0.1 mg.kg-1 vekuronyum bromid (Norcuron,Organon) kullanıldı. Anestezi idamesinde ise Grup TEA'da 3-6 mg.kg-1 propofol; Grup TIVA'da 3-6 mg.kg-1 propofol, 0.5 µg.kg-1.dk-1remifentanil kullanıldı. Dört farklı zamanda ölçümler gerçekleştirildi. Bunlar; indüksiyon öncesi maskeyle 5 dakika % 100 oksijenle ventile edilirken (T1), indüksiyon sonrası lateral dekübit pozisyonu (LDP)'de toraks kapalı ve iki akciğer ventile edilirken (T2), TAV'a geçildikten 20 dakika sonra (T3) ve TAV sonlandırılıp, toraks kapalı, LDP'de iki akciğer ventile edilirken (T4) şeklindeydi. Bu dönemlerin her birinde ortalama arter basıncı (OAB), kalp atım hızı (KAH), santral ven basıncı (SVB), ortalama pulmoner arter basıncı (OPAB), pulmoner kapiller uç basıncı (PKUB), sistemik vasküler direnç (SVD), pulmoner vasküler direnç (PVD) ve kalp debisi (KD) ölçümleri gerçekleştirildi. Ayrıca arter parsiyel oksijen basıncı (PaO2) düzeyleri kaydedildi ve intrapulmoner şant oranı (Qs/Qt) da hesaplandı. İstatistiki değerlendirmeler SPSS 9.0 for Windows programı kullanılarak yapıldı. Veriler ortalama± standart sapma olarak gösterildi.
      Elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda; TAV uygulamasına başladıktan 20 dakika sonra (T3 dönemi) her iki grupta da PaO2 düzeylerinin düştüğü ve şant oranlarının yükseldiği görüldü. Ancak bu değişim gruplararasında istatiksel olarak anlamlı bir fark taşımamaktaydı (p>0.05). Hemodinamik verilerin değerlendirilmesinde ise gruplararası anlamlı fark yalnızca OAB'lerde T3 ve T4 dönemlerinde görüldü (p<0.05). Bu dönemlerde TEA grubunun OAB değerleri TİVA grubundan daha yüksek seyretti. Genel olarak hemodinamik değişimler TİVA grubunda daha stabil görünmektedir.
      Sonuç olarak; göğüs cerrahisi sırasında TAV uygulanacak hastalarda, her iki anestezi yönteminin de güvenle kullanılabileceğini düşündük.
      Anahtar kelimeler: göğüs cerrahisi, tek akciğer ventilasyonu, total intravenöz anestezi, torakal epidural anestezi

 

 

 

 

 

 


 

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

 

ARŞİV

      Son Sayi
2007
      GKD Eylül 2008
      GKD Eylül 2007
      GKD Haziran 2007
      GKD Mart 2007
2006
      GKD Aralik 2006
      GKD Eylül 2006
      GKD Haziran 2006
      GKD Mart 2006
2005
      GKD Eylül / Aralik 2005
      GKD Haziran 2005
      GKD Mart 2005
2004
      GKD Aralık 2004
      GKD Eylül 2004
      GKD Haziran 2004
      GKD Mart 2004
2003
      GKD Aralık 2003
      GKD Eylül 2003
      GKD Haziran 2003
      GKD Mart 2003



 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2007
Tel: 212 2880541 ve 212 2885022
eXTReMe Tracker