 |
GÖĞÜS KALP DAMAR DERGİSİ HAZİRAN 2007
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 13(2):55-64, 2007
Derleme / İntraoperatif Transözefageal Ekokardiyografi |
Türkan ÇORUH |
|
|
Transözefageal ekokardiyografi güvenli ve noninvaziv olduğu düşünülen değerli bir intraoperatif tanı monitörüdür. İntraoperatif transözofageal ekokardiyografi cerrahi anatomiyi ve operasyon sonuçlarını anında değerlendirmeye olanak sağlayarak kalp cerrahisinde geniş yer bulmuştur.
Anahtar kelimeler: intraoperatif transözofageal ekokardiyografi, kalp cerrahisi |
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 13(2):65-72, 2007
Derleme / Yoğun Bakımda Sedasyon |
|
|
|
|
Yoğun bakım ünitelerinde hastalara sıklıkla mekanik ventilasyon, invazif arter kateteri, santral ven kateterisazyonu, entübasyon, hemodiyafiltrasyon vb. gibi yaşam kurtarmak amaçlı ağrılı olabilecek işlemler yapılmaktadır. Bunun yanı sıra ünitedeki sürekli monitör sesleri , değişken çalışan popülasyonu, ölümler de anksiyete ve deliryuma neden olmaktadır. Ağrı ve anksiyeteyi önlemek için ağrı kesiciler ve sedatif ilaçlar kullanmak gerekmektedir. Bununla birlikte henüz “ideal” tek bir sedatif ve analjezik bulunmamaktadır. Günümüzde, derin sedasyon yerine hastanın stresi, anksiyete ve ağrısının kaldırılması benimsenmiştir. Bu sedasyon anlayışının ventilatör tedavisinin süresini ve yoğun bakımlarda kalma süresini kısalttığı da gösterilmiştir. Bilinçli sedasyonda hastanın yoğun bakım çalışanları ve aile bireyleriyle ilişki kurması hedeflenir.
Algoritmlerin ve standartların kullanılması hastaların güvenliği açısından önemlidir; bunlar ventilatörde ve yoğun bakımda kalma süresini kısaltır, maliyeti düşürür ve yaşam kalitesini arttırır. Sedasyon ve analjezi için tedavinin planlanması, tedavinin amaçlar doğrultusunda günlük ve kişisel olarak yeniden düzenlenmesi, sedasyon derinliği, analjezi düzeyinin günlük olarak monitörize edilmesi ve sürekli olarak ayarlanması gereklidir.
Anahtar kelimeler: yoğun bakım, sedasyon, analjezi, benzodiazepin, opioid, anestetik İlaçlar |
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 13(2):73-78, 2007
Klinik Çalışma / Atan Kalpte Koroner Arter Baypas Greft Uygulanan Kötü Sol Ventiküllü Olgularda Pulmoner Arter Kateteri Kullanımının Morbidite ve Mortaliteye Etkisi |
Tülün ÖZTÜRK, Nagehan KARAHAN, Berkan CAVLAK, Murat AKSUN, Ali GÜRBÜZ
|
|
|
|
Son yıllarda pulmoner arter kateteri (PAK) ile elde edilen basınç verilerine dayalı uygulanan tedavi yöntemlerinin, sonuçları ne kadar değiştirdiği tartışılmaktadır. Bu çalışmanın amacı kötü sol ventriküllü olgularda, kardiyopulmoner baypas kullanmaksızın yapılan koroner arter baypas greftleme (Pompasız-KABG) ameliyatlarında, pulmoner arter kateteri veya santral venöz kateterle izlemenin intraoperatif ve postoperatif morbidite (aritmi, inotropik ajan kullanımı, miyokard infarktüsü, intraaortik balon gereksinimi, kardiyopulmonar baypasa dönüş) ve mortaliteye etkisini retrospektif olarak karşılaştırmaktır.
Ocak 2003-Mart 2005 tarihleri arasında gerçekleştirilen Pompasız-KABG uygulamaları, hasta dosyası ve anestezi izlem kayıtlarından retrospektif olarak tarandı. EF < % 30 olan, genel anestezi ve medyan sternotomi ile operasyonları gerçekleştirilmiş 88 olgu çalışmaya alındı. Tüm olguların 59’unda PAK (Grup PAK), 29’ unda ise “introducer” (Grup SVK) yerleştirilmişti. Anestezi uygulaması ve cerrahi teknik standarttı. PAK grubunda ortalama anostomoz sayısı 2.1, SVK grubunda ise 2.3’tü. Anestezi süresi, operasyon süresi, fentanil ortalama dozu gruplarda farklılık göstermedi (p> 0.05). Antiaritmik gerektiren olgu sayısı ve inotropik ajan gerektiren olgu sayısı, gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi (p>0.05). Postoperatif ekstübasyon süresi, post operatif miyokard infarktüsü (MI) saptanan olgu sayısı, postoperatif yoğun bakımda kalış süresi, intra-aortik balon pompası (İABP) gereksinimi gruplarda benzerdi. Kardiyopulmoner baypas (KPB)’a dönüş oranı PAK grubunda % 8, SVK grubunda % 6’ydı (p>0.05). SVK grubunda 1, PAK grubunda 3 olguda düşük kalp debisine bağlı olarak gelişen sekonder organ yetersizliği ve ARDS sonucu eksitus gelişti (p>0.05).
Sonuç olarak, kötü ventriküllü, Pompasız-KABG uygulanan olgularda, hemodinamik izlemin pulmoner arter basıncı ile yapılması, morbidite ve mortaliteyi değiştirmemiştir.
Anahtar kelimeler: pompasız-KABG, pulmoner arter kateterizasyonu, morbidite, mortalite |
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 13(2):79-83, 2007
Klinik Çalışma / Koroner Arter Baypas Cerrahisi Sırasında Diyabetik Olmayan Hastalarda Kan Şekeri Kontrolü |
Ali Fuat ERDEM, Nazım DOĞAN, Habib BİLEN, Mehmet CESUR, Hacı Ahmet ALICI, Bilgehan ERKUT, Azman ATEŞ
|
|
|
Koroner arter baypas greft cerrahisi geçirecek diyabetik olmayan hastalarda, kan şekerini 200 mg dL-1’nin altında tutacak kolay uygulanabilir bir insulin infüzyon protokolü oluşturmayı ve bu protokolün etkinliğini araştırmayı amaçladık. Diyabeti olmayan 30 hasta rasgele 2 gruba ayrıldı. “İnsülin infüzyon protokolü” İnsülin Grubuna (Gİ, n=15) uygulanırken kontrol grubuna (GK, n=15) uygulanmadı. Kan şekeri anestezi indüksiyonu öncesi, 5 kez ameliyat sırasında ve 4 kez ameliyat sonrası birinci günde ölçüldü. Ameliyat sırasında kan şekeri 125 mg dL-1’nin üzerinde ölçülünce insülin infüzyonu başlandı. Ameliyat sırasında ve sonrasında Gİ’de hipoglisemi gelişmedi. Kardiyopulmoner baypasın 60. dakikasında, bitiminde, ameliyat bitiminde ve ameliyattan 1 saat sonra kan şekeri Gİ’de GK’ya göre istatistiksel olarak düşüktü (sırasıyla p=0.015, p=0.007, p=0.011, p=0.007). Kan şekeri 200 mg dL-1’den düşük olan hasta sayıları karşılaştırıldığında, kardiyopulmoner baypasın 60. dakikasında, bitiminde ve ameliyattan 12 saat sonra istatistiksel olarak İG’de fazlaydı (sırasıyla p= 0.046, p=0.028, p=0.011). Sonuç olarak, çalışmada kullandığımız insülin infüzyon protokolü kolay ve güvenle uygulanabilir olduğuna ve kardiyopulmoner baypas sırasında ve erken postoperatif dönemde kan şekerini düşürdüğü sonucuna vardık. Anahtar kelimeler: kan şekeri, insülin protokolü, kardiyopulmoner baypas |
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 13(2):84-87, 2007
Klinik Çalışma / Oral Antikoagülan Kullanımı Masum Bir Tedavi midir? |
|
|
|
Yoğun bakım ünitesinde varfarin kullanımına bağlı kanama nedeniyle izlenen hastalar ve risk faktörlerinin sunulması amaçlanmaktadır.
Varfarin kullanıcısı olup, beklenmedik biçimde kanama nedeniyle yoğun bakım ünitesine kabul edilen hastalar retrospektif olarak araştırıldı. Yaş, cinsiyet, eğitim durumu, varfarin kullanım nedeni ve süresi, dozu, hekim ve laboratuvar izlemi, kanama odağı ve “International Normalized Ratio (INR)” değerleri kaydedildi.
Olgu sayısının 24 olduğu çalışmada erkek hastaların (n=15) sayısı fazlaydı (p<0.05). Olguların eğitim düzeyleri düşük olmakla birlikte erkeklerin daha eğitimli olduğu görüldü (p<0.05). Varfarin kullanımı mitral ve aort kapak replasmanı, serebrovasküler oklüzyon, pulmoner emboli ve derin ven trombozuna bağlıydı. Başvuru anındaki INR değerleri tüm olgularda 5’in üzerindeydi. Hastalardan hiçbiri düzenli klinik ve laboratuvar izlenimlerini yaptırmamıştı. İntrakraniyal ve alveolar kanama, hemotoraks ve torakal epidural hematom varfarine bağlı patolojik kanamalardı.
Varfarin endikasyonunun sürekli izlenerek edilerek doz titrasyonu yapılması ile yaşamsal risk taşıyan kanamaların azaltılması için önemsenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.
Anahtar kelimeler: varfarin, yoğun bakım, kanama |
|
|