 |
GÖĞÜS KALP DAMAR DERGİSİ ARALIK 2008
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 14(4):114-118, 2008
Derleme
Yoğun Bakım Ünitesinde Yeni Antikoagülan Tedaviler
|
|
|
|
Vasküler hasara fizyolojik bir yanıt olan hemostaz, kan kaybını önleyen hemostatik bir tıkaç oluşumu ile sonuçlanır. Konvasiyonel antikoagülanlar olan heparin ve varfarin’in kullanımındaki sınırlamalar, arteryel ve venöz tromboembolizmin tedavisi ve önlenmesi için yeni antikoagülan ilaçların geliştirilmesini teşvik etmiştir. Bu derlemede yeni antikoagülan ilaçların özelliklerine değinilecektir.
Anahtar kelimeler: Tromboemboli, antikoagülan, antitrombotik |
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 14(4):119-125, 2008
Klinik Çalışma
Kardiyopulmoner Baypas Sırasında Normal ve Düşük Hematokrit Düzeyinin Kognitif Fonksiyonlara Etkisi
|
Alkin ÇOLAK *, Cavidan ARAR **, Turan EGE ***, Ali SÖKER ***, Murat KARGI ***,
Işıl GÜNDAY *****, Nesrin TURAN ******
|
|
|
Postoperatif kognitif disfonksiyon (PKD) cerrahi sonrası erken dönemde % 60-80 sıklıkta görülmektedir. Koroner arter baypas cerrahisi sonrası PKD görülme sıklığı, kardiyopulmoner baypas (KPB) pompasının kullanılıp kullanılmaması, serebral emboli, sistemik inflamasyon, vücut ısısı ve serebral hemodinami gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebilir. Çalışmamızda KPB sırasında düşük hematokrit(Hct) (<%20) düzeyinin “mini mental state testi (MMST)” üzerine etkisini araştırmayı amaçladık.
KPB ile açık kalp cerrahisi geçirecek, ASA I-II grubu, 50-77 yaş arası, klinik olarak nörolojik-nöropsikiyatrik sorunu olmayan psikotik madde ya da ilaç kullanmayan olgular çalışmaya alındı. Ameliyata alınacak olgulara operasyondan 1 gün önce ve postoperatif 6. günde MMST uygulandı. Anestezi indüksiyonundan sonra olgulardan 1-2 ünite tam kan alındı. KPB sırasında hematokrit değeri %15-19 olan olgular (Grup I, n=100) ile hematokrit değeri %20-25 arasında olan olguların (Grup II, n=100) MMST değerleri karşılaştırıldı.
Olguların demografik özellikleri, ameliyat süreleri, X-klemp süreleri, entübasyon ve yoğun bakımda kalış süreleri, preoperatif ve postoperatif MMST uygulandığı andaki Hct değerleri benzerdi. KPB sırasında düşük Hct düzeyi olan olguların 6. günde MMST değerlerinde istatistiksel fark bulunmadı.
Sonuç olarak; KPB sırasında olgulardaki düşük Hct düzeyinin postoperatif kognitif fonksiyonların değerlendirilmesinde minimental test üzerine olumsuz yönde etkisinin olmadığını, ancak farklı testler uygulanmasıyla farklı sonuçlar elde edilebileceğini düşünmekteyiz.
Anahtar kelimeler: koroner arter baypas greftleme, kardiyopulmoner baypas, hematokrit, kognitif bozukluk |
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 14(4):126-131, 2008
Klinik Çalışma
Opere Edilebilir Akciğer Kanserli KOAH’lı Hastalarda Lateral Dekübitus Pozisyonunun Solunum Mekanikleri, Gaz Değişimi ve Hemodinamikler Üzerine Etkileri
|
Tülün ÖZTÜRK *, Güven OLGAÇ **, Gökhan YUNCU **, Sadık YALDIZ **, Tayfun ADANIR***,
Gülçin ARAN ***
|
|
|
Amaç: Bu çalışmanın amacı, akciğer tümörü nedeni ile opere edilecek stage II KOAH’lı hastalarda, hasta pozisyonunun [supine karşı sağ ve sol lateral dekübitüs pozisyonun(LDP)] solunum mekanikleri, gaz değişimi ve hemodinamikler üzerine etkilerini karşılaştırmaktır.
Gereç ve Yöntem: Sol lobektomi(n=11) ve sağ lobektomi (n=13) nedeni ile torakotomi uygulanacak stage II KOAH’lı 24 hasta çalışmaya alındı. Entübasyondan 15 dk. sonra (2 akciğer ventilasyonu), hasta supin pozisyonda (SP) iken, ekspirasyon sonu intrensek pozitif basınç (PEEPi), ortalama hava yolu basıncı (Paw-mean), kompliyans (Crs), rezistans (Rrs), parsiyal arteryal oksijen basıncı (PaO2), alveolar-arteryal oksijen basınç farkı (A-aPO2), pulmoner arteryal oklüzyon basıncı (PAOP), kardiyak index (CI), ve pulmoner şant (Qs/Qr) oranı kaydedildi. Daha sonra, hasta sağ veya sol LDP’a döndürüldü ve 15 dk. sonra aynı parametreler yeniden ölçüldü.
Bulgular: Her 2 LDP’da da supin pozisyon ile karşılaştırıldığında, PEEPii ve Rrs arttı, Crs ise anlamlı olarak azaldı (p<0.05). PaO2, her 2 LDP’da da azaldı (p<0.0005). A-a PO2, sağ LDP’da anlamlı olarak artarken (p=0.00004), sol LDP’ da değişmeden kaldı (p=0.6). PAOP, supin pozisyon ile karşılaştırıldığında her 2 pozisyonda da anlamlı olarak arttı (p<0.05), CI ise azaldı (p=0.02). Qs/Qt oranı, her iki LDP’da da anlamlı arttı (her iki LDP için de p<0.0005).
Sonuç: Akciğer tümörü nedeni ile torakotomi uygulanacak orta derece KOAH’lı hastalar supinden sağ veya sol lateral dekübitüs pozisyona hareket ettirildiğinde, genel/epidural anestezi altında ve iki akciğer ventilasyonunda, PaO2, Crs, ve CI azaldı, Rrs, PEEPi, PAOP ve Qs/Qt arttı.
Anahtar kelimeler: lateral dekübitus pozisyon, KOAH, anestezi, solunum mekanikleri,hemodinamikler |
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 14(4):132-136, 2008
Olgu Sunumu
Anestezi Sırasında ve Sonrasında Yanlış Tedaviye Bağlı Gelişen Hiponatremi Olguları
|
Ayşegül ERTAN *, Hüseyin ÖZ **, Ayfer ALTINOK *, Çiğdem SÜRER *, Neşe SARICA
|
|
|
Hiponatremi, hastanede tedavi gören hastalarda en sık karşılaşılan elektrolit bozukluklarındandır. Hipotonik sıvıların kullanıldığı cerrahi girişim sonrası özellikle çocuklarda sık olarak görülmektedir. Anestezi uzmanları peroperatuar dönemde özellikle çocuk hastaları hiponatremi açısından dikkatle takip etmelidir. Her iki olguda da hipotonik sıvı kullanılmış ve ameliyat sonrası hiponatremi gelişmiştir. İlk olguda peroperatuar dönemde kısa sürede fazla miktarda verilen hipotonik sıvı akut hiponatremi gelişmesine neden olmuştur. İkinci olguda ameliyat sırasında verilen hipotonik sıvı sonrası gelişen hiponatreminin kısa sürede düzeltilmesi santral herniasyona neden olmuştur. Sonuç olarak; çocukluk çağı ameliyatlerında kullanılan sıvınların niteliği, miktarı ve verilme hızına dikkat edilmeli, ayrıca sıvı tedavisine ikincil gelişebilecek komplikasyonlar yönünden hastalar iyi takip edilmelidir.
Anahtar kelimeler: sıvı elektrolit tedavisi, hiponatremi, anestezi, hekim hatası |
|
|