 |
GÖĞÜS KALP DAMAR DERGİSİ EYLÜL 2008
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 14(3):82-89, 2008
Derleme
Perioperatif Kardiyak Risk Faktörlerinin Belirlenmesi |
Pınar DURAK ULUER *, Sema ŞANAL BAŞ **
|
|
|
Preoperatif kardiyak morbidite değişik türde kişisel risk faktörlerine bağlıdır. Amerikan Kalp Koleji (ACC) ve Amerikan Kalp Birliği (AHA) hem kalp hem de kalp dışı cerrahide perioperatif riskler için belirleyici faktörleri yakın zamanda revize ederek yayınlamıştır. Kardiyak risk faktörleri için özellikle hem invaziv hemde invaziv olmayan stres testlerin etkinliği üzerinde durarak hasta ve ameliyata özgü basamak yaklaşımları revize etmişlerdir. Bu derlemede risk ve riski azaltma stratejileri ve perioperatif kardiyovasküler değerlendirme incelenmiştir. Özellikle yeni tanımlarıyla hastayı en yüksek risk kategorisinde değerlendiren aktif kardiyak durumlar ve klinik risk faktörleri tartışılacaktır.
Anahtar kelimeler: kardiyak cerrahi, non kardiyak cerrahi, risk belirleme, mortalite |
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 14(3):90-97, 2008
Klinik Çalışma
Açık Kalp Cerrahisinde Hipertonik Salin ile “Priming”: Perioperatif Sıvı Dengesine Etkisinin Transpulmoner Termodilüsyon Yöntemi ile Ölçümü † |
Zerrin SUNGUR *, Anıl SÜZER *, Emre ÇAMCI **, Mehmet TUĞRUL **, Kamil PEMBECİ **
|
|
|
Giriş: Kardiyopulmoner baypas (KPB) sonrası total vücut suyunda artışın farklı yöntemlerle üstesinden gelinmeye çalışılmaktadır. Bu amaçla “priming” solüsyonunda değişik kombinasyonlar kullanılmaktadır. Çalışmamızda “priming”de kullanılan hipertonik salin’in (HS) hemodinamik-solunumsal veriler ile genel sıvı bilançoları ve ekstra vasküler akciğer suyuna (EVAS) etkilerini karşılaştırmayı hedefledik.
Gereç ve Yöntem: Koroner arter cerrahisi geçirecek 14 hasta rasgele iki gruba ayrıldı. Birinci grupta (G I) “priming”de ringer laktat, süksinil jelatin ve % 20 mannitol; ikinci grupta (G II) ise ringer laktat ve % 7.5 HS kullanıldı. Tüm hastalara EKG, invazif arter kan basıncı, oksijen saturasyonu, santral venöz basınç monitorizasyonlarına ek olarak femoral artere “pulse contour” kateteri (PICCO) yerleştirildi. Postoperatif 24 saat boyunca izlenen hastaların hemodinamik ve solunumsal verileri, sıvı bilânçoları, intratorasik kan hacmi (ITKH), EVAS, kan transfüzyonu ihtiyacı, kolloid onkotik basınç (KOB), yapay solunum süreleri, yoğun bakım kalış süreleri karşılaştırıldı.
Bulgular: İki grup arasında demografik ve intraoperatif veriler ile yoğun bakım ve yapay solunum süreleri arasında anlamlı fark saptanmadı. G II’de pompa ve 24 saatlik sıvı bilânçolar anlamlı olarak daha düşük bulundu, 24 saatlik transfüzyon gereksinimi anlamlı şekilde G I’de daha fazla oldu. EVAS ve ITKH postop izlem süresince G II’de anlamlı olarak düşük seyretti.
Tartışma-Sonuç: “Priming” solüsyonunun KPB sonrası ödemde rolü olduğu bilinmektedir. Solüsyon seçiminde hiperosmotik aktivitesi olan HS’ye yer vermek baypas sonrası ve ameliyat sonrası sıvı yükünün azalmasını sağlamış, EVAS ve ameliyat sonrası transfüzyon gereksinimini azaltmıştır.
Anahtar kelimeler: hipertonik salin, “priming”, kardiyopulmoner baypas, ekstravasküler akciğer suyu, transpulmoner termodilüsyon
|
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 14(3):98-103, 2008
Klinik Çalışma
Torakotomilerde Postoperatif Analjezi Uygulamalarımız |
Zerrin SUNGUR ÜLKE *, Mert ŞENTÜRK **, Emre ÇAMCI ***, Günseli SAĞLAM *,
Murat SARIÇAM ****, Serhan TANJU *****, Alper TOKER ******
|
|
|
Amaç: Torakotomi sonrası etkin ağrı kontrolü fonksiyonel derlenmeyi olumlu etkiler, erken mobilizasyona olanak sağlar. Etkin analjezinin postoperatif komplikasyonları ve morbiditeyi etkilediği kabul edilmektedir. Retrospektif bu çalışmada faklı analjezi yöntemlerinin ağrı kontrolündeki başarısı ve komplikasyonlar ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Ocak-Aralık 2007 arasında torakotomi yapılmış tüm hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalara uygulanan cerrahi insizyon şekli (anterior, posterolateral, posterior, lateral) ve cerrahi rezeksiyon tipi (lobektomi, pnömonektomi ve diğer) kaydedilmiştir. Analjezi seçenekleri interkostal blok (İKB), torasik epidural (TEA), intravenöz opioid, İKB + intravenöz opioid, parasetamol olarak belirlenmiştir. Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar kontrendikasyonu olmayan tüm olgularda kullanılmıştır. Postoperatif komplikasyonlar arasında yetersiz analjezi, sedasyon gelişmesi, plansız yapay solunum gereksinimi, bulantı-kusma yer almıştır. Hastanede kalış süreleri kaydedilmiştir.
Bulgular: Ocak-Aralık 2007 arasında toplam 233 hastaya açık torakotomi uygulanmıştır. Etkin ağrı kontrolü 205 (% 88) hastada sağlanmasına rağmen; en sık görülen komplikasyon yetersiz analjezidir ve 28 (% 12) hastada gözlenmiştir. TEA grubu diğer analjezi seçeneklerine göre, ek doz analjezik gereksinimi anlamlı olarak daha az görülmüştür. Hastane kalış süresi artışı ile yetersiz analjezi arasındaki ilişkiye bakıldığında, lobektomi olgularında anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır (p<0.001). Öte yandan cerrahi kesi ile ek doz opioid gereksinimi arasında bir korelasyona rastlanmamıştır.
Sonuç-Tartışma: Çalışmamızda torakotomi sonrası ağrı kontrolünde en etkin seçenek TEA olarak gözükmektedir. Cerrahi girişimde standardizasyon sağlandığında yetersiz analjezinin hastane sürecini etkileyebilecek faktörlerden biri olması, kanımızca bu retrospektif çalışmanın dikkate değer sonuçlarından biridir.
Etki mekanizmaları dikkate alınarak düzenlenecek multimodal bir ağrı protokolü ile torakotomi sonrası etkin analjezi sağlanabilmektedir; fizyolojik ve işlevsel derlenme olumlu etkilenmektedir.
Anahtar sözcükler: postoperatif analjezi, torakal epidural analjezi, torakotomi, multimodal analjezi |
|
GKD Anest Yoğ Bak Dern Derg 14(3):104-106, 2008
Olgu Sunumu
Total Larinjektomili Bir Hastada Tek Akciğer Ventilasyonu |
Nimet ŞENOĞLU *, Hafize ÖKSÜZ *, Nadiye UĞUR *, Hasan TÜRÜT **, Zafer OĞAN
|
|
|
Göğüs cerrahisi ile uğraşan anestezistler zorluklarla başedebilmeleri için tüm hava yolu manevralarını ve uygulamalarını bilmelidir. Tek Akciğer Ventilasyonu (TAV), çift lümenli tüp uygulaması, broniyal bloker veya tek lümenli tüpün istenilen bronşa yerleştirilmesi ile uygulanabilir. Video Yardımlı Torakoskopi (VATS) işlemleri akciğer izolasyonu sağlanmaksızın uygulanamaz. Bu makalede, trakeotomi stomasından girilerek TAV uyguladığımız olgumuzu sunuyoruz. Altmış sekiz yaşında, 72 kg ağırlığında, erkek olan hasta, sağ plevral effüzyon ile başvurmuştu. Tanısal amaçlı VATS ve biyopsi planlandı. Anamnezinde 5 yıl önce larinks kanseri nedeniyle larinjektomi geçirmişti. Akciğer izolasyonu sol çift lümenli tüp (sol, Robert Show, endobronşiyal) ile trakeotomi stomasından girilerek zorluk ve komplikasyon olmaksızın sağlandı. Cerrahi işlem başarılı bir şekilde uygulandı. Bu tekniğin total larinjektomili hastalarda TAV için uygun bir yöntem olabileceği sonucuna varıldı.
Anahtar kelimeler: video yardımlı torakoskopi, tek akciğer ventilasyonu, çift lümenli tüp |
|
|