 |
TÜRK ÇOCUK HEMATOLOJİ DERGİSİ EYLÜL 2007
|
Türk Çocuk Hematoloji Dergisi 2007; 1(3): 26-31
Çocukluk Çağı Lösemilerinde Risk Faktörleri
|
Tarık SERİN*, Mine SERİN*, Ela Erdem**, Yıldız YILDIRMAK*** |
|
|
Amaç: Bu çalışmada pediatrik lösemilerdeki risk faktörleri araştırıldı.
Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Ocak 2000-Haziran 2002 tarihleri arasında Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Çocuk Kliniği’ne başvuran akut lösemili 60 hasta ve kontrol grubuna ait 30 hasta alındı. Tümünde anneye ait prenatal ve postnatal risk faktörleri ile babaya ait risk faktörleri tarandı. Hasta çocukların annelerine prenatal dönemde sigara kullanımı, elektromanyetik alanlara yakınlık (yüksek gerilim hattı, uzun süreli televizyon izleme, saç kurutma makinesi ve elektrikli battaniye kullanımı), sık viral enfeksiyon geçirme, saç boyama, egzoz gazına maruziyet, babanın annenin gebeliği öncesinde ve sırasında sigara ve alkol alışkanlıkları sorgulandı. Hastanın doğum ağırlığı, doğum defektleri, doğduğu sıradaki anne ve baba yaşları öğrenildi. Anne sütü ile beslenmeye ait sorular soruldu. Yalnız anne sütü ile beslenme süreleri, anne sütünden kesilme zamanları öğrenildi.
Bulgular: Akut lösemilerde risk faktörlerinin araştırılmasının amaçlandığı bu çalışmada prenatal dönemde anneye ait özellikler sorgulandığında yalnızca elektromanyetik alanlara yakın oturma anlamlı bir risk faktörü olarak bulundu. Anne, baba ve çocuğa ait risk faktörleri bir bütün olarak incelendiğinde yalnızca annenin gebelik sırasında elektromanyetik alanlara yakın oturması anlamlı bir risk faktörü olarak tespit edildi. Anne sütüyle beslenme ile lösemi arasında istatistiksel olarak bir fark saptanmadı.
Tartışma: Risk faktörlerinin mümkün olduğunca azaltılmaya çalışılması lösemi riskinde azalmaya katkıda bulunacağı kanaatine vardık.
Anahtar kelimeler: Pediatrik lösemi, risk faktörleri
|
|
Türk Çocuk Hematoloji Dergisi 2007; 1(3): 32-36
Yenidoğan Döneminde Aşırı Uyku Nutrisyonel Megaloblastik Aneminin İlk Bulgusu Olabilir mi? |
Yasemin ALTUNER TORUN*, Türkan PATIROĞLU**, Musa KARAKÜKCÜ***,
Mehmet Akif ÖZDEMİR**
|
|
|
Amaç: İnefektif eritropoez ve sinir dokusu dejenerasyonu ile seyreden infantil vitamin B12 eksikliği vejeteryan annelerin sütleri ile beslenen bebeklerde rapor edilmiştir. Biz bu çalışmada megaloblastik anemili bebeklerde psikomotor retardasyon varlığını, fizik ve laboratuar bulgularını araştırmayı amaçladık.
Gereç ve Yöntemler: Erciyes Üniversitesi Pediatrik Hematoloji departmanında 2000-2007 yılları arasında takip edilen nutrisyonel megaloblastik anemili 11 hastanın kayıtlarını gözden geçirdik. Hasta annelerinin biri katı vejeteryan, onu vejeteryan idi. Hastalar yaşları, cinsiyetleri, tam kan sayımları, hasta ve annelerinin vitamin B12 seviyelerine göre değerlendirildi. Ek olarak, nörolojik muayeneleri yapıldı ve yenidoğan dönemindeki özgeçmişleri araştırıldı.
Bulgular: Çocukların yaşları 3,5-24 ay arasında idi. Sekiz hasta erkek, üçü kızdı. Hastalardan on birinde anemi, beşinde trombositopeni ve birinde pansitopeni vardı. Hastaların ortanca hemoglobini 6.2 (2.9-9.7) g/dl, ortalama eritrosit hacmi 102 (98-110) fL, serum vitamin B12 110 (30-180) pg/mL, annelerinde vitamin B12 110 (30-180) pg/mL idi. İlginç olarak, çalışmamızda anneler çocuklarının yenidoğan döneminde aşırı uyuduklarını ve infantil kolik olmadıklarını söylediler. Teşhis sonrası vitamin B12 tedavisi hızlı ve tam hematolojik düzelme, nörolojik semptomlarda da kısmi bir gerileme sağladı.
Tartışma: Yenidoğan döneminde gün içinde çok uyuyan çocuklarda diğer nedenler yanı sıra kobalamin eksikliği de akla gelmelidir ve uzun dönem nörolojik sekelleri önlemek için tedaviye erken başlanılmalıdır.
Anahtar kelimeler: Aşırı uyuma, megaloblastik anemi, vejeteryan, yenidoğan
|
|
Türk Çocuk Hematoloji Dergisi 2007; 1(3): 37-42
Başkent Üniversitesi Adana Hastanesinde Yatan Çocuk Hastalarda Lökopeni Sıklığı ve Nedenleri |
Zekai AVCI *, Bülent ALİOĞLU *, Eren KALE ÇEKİNMEZ **, Barış MALBORA *, Emel ÖZYÜREK ***, Namık ÖZBEK ****
|
|
|
Giriş: Çocuklarda lökopeni ve nötropeni çok çeşitli nedenlere bağlı gelişebilmekte, morbidite ve mortalite artışına neden olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı hastanede yatan çocuk hastalarda lökopeni ve nötropeni sıklığını ve nedenlerini belirlemek, lökopeni ve nötropeninin ne tür sorunlara neden olduğunu saptamaktır
Gereç ve Yöntem: Haziran 2006-Ekim 2006 tarihlerinde Başkent Üniversitesi Adana Araştırma Hastanesinde yatarak tedavi gören, 0-18 yaş arası, total lökosit sayısı 4000/µL’nin altında olan hastalar retrospektif olarak incelendi. Takipte olan kanser hastaları, aplastik anemi ve kronik nötropenili hastalar çalışma dışında tutuldu. Hastalar demografik özellikleri, lökopeni etkenleri ve komplikasyonlar açısından değerlendirildi.
Bulgular: Belirtilen sürede hastanemizde yatan toplam çocuk hasta sayısı 11.006 idi. Lökopeni izlenen toplam 114 vaka [65 kız (%57), 49 erkek (%43), ortalama yaş 4.9] incelemeye alındı. Lökopeni insidansı %1.03 bulundu. Ortalama lökopeni süresi 5.4 gün, ortalama takip süreleri 45 gün olup, 70 hastanın düzeldiği ve halen yaşadığı, 34 hastanın öldüğü saptandı. Başvuruda hastaların 65’inde (%57) ilaç kullanımı öyküsü vardı. Altta yatan hastalıklar değerlendirildiğinde sıklık sırasına göre enfeksiyöz hastalıklar, yanık, epilepsi, prematürelik ve konjenital kalp hastalıkları izlendi. Yirmisekiz hastanın yanıklı olması dikkat çekiciydi. Yanıklı 10 hastada erken dönemde ve enfeksiyon bulgusu yokken lökopeni geliştiği görüldü.
Tartışma: Çalışmamızda çocukluk çağında akut geçici nötropeninin en sık nedenleri literatürle uyumlu olarak enfeksiyon ve ilaçlar olduğu saptanmıştır. Farklı olarak yanığın da önemli bir lökopeni ve nötropeni nedeni olduğu görülmektedir. Bunun nedeni hastanemizin bölgedeki önemli bir yanık merkezi olmasından kaynaklanmaktadır. Yanıklı hastalarda gelişen lökopeni ve nötropeni, bu hastalarda gelişen ağır enfeksiyonlarla (sepsis) ilişkili olabilir. Ancak çalışmamızda yanıklı hastaların bir kısmının erken dönemde ve henüz enfeksiyon bulguları gelişmemişken lökopeni ve nötropeniye girdiği görülmektedir. Bu durumun ağır yanığa ikincil gelişen ve bu hastalarda sistemik inflamatuvar yanıta neden olan mediyatörlerle ve granülositik büyüme faktörlerinin azalmasıyla ilişkili olabileceğini düşündük.
Anahtar kelimeler: Geçici lökopeni, sepsis, yanık
|
|
Türk Çocuk Hematoloji Dergisi 2007; 1(3): 43-46
İmmünoadsorbsiyon ve Trombosit Transfüzyonu Sırasında Gelişen Hipotansif Reaksiyon |
Yasemin IŞIK BALCI*, Yasemin AKDEMİR**, Emine GÜDER**, Uğur CANPOLAT**, Mualla ÇETİN***, Aytemiz GÜRGEY***, Duygu UÇKAN ÇETİNKAYA***
|
|
|
İmmünoadsorbsiyon ve Trombosit Transfüzyonu Sırasında Gelişen Hipotansif Reaksiyon
Anjiotensin konverting enzim (ACE) inhibitörü kullanan hastalarda lökosit filtreli kan ürünü transfüzyonu ile birlikte hipotansif reaksiyon gelişebileceği bildirilmiştir. Bu reaksiyonun, filtrasyon esnasında aktive olan kan elemanlarından açığa çıkan bradikinine bağlı olduğu düşünülmektedir. Lökosit filtresi kullanımı dışında plazma protein ürünleri, albümin verilmesi ve plazmaferez işleminde de kan ürünlerinin sentetik membranlara teması ile bradikinin aktivasyonu oluşmakta ve buna bağlı hipotansif reaksiyon gelişebilmektedir. Burada, primer hemofagositik lenfohistiositosis nedeniyle kemik iliği transplantasyonu yapılmış, ACE inhibitörü kullanan hastada immunoadsorbsiyon işlemi ve takiben filtrelenmiş trombosit transfüzyonu sırasında gelişen ağır hipotansif atak sunulmuştur.
Anahtar kelimeler: ACE inhibitörü, hipotansiyon, lökosit filtresi, transfüzyon
|
|
|