 |
SENDROM AYLIK AKTÜEL TIP DERGİSİ
OCAK 2003
|
PEDİATRİ
Lenfadenopatili Çocuk
|
Prof.Dr. Sevin Altınkaynak, Uz.Dr. Hakan Yiğit
|
|
| |
|
BİYOLOJİ
Nikotin Metabolizması ve Biyolojik Etkileri
|
|
|
| |
İÇ HASTALIKLARI
Sarılıklı Olguda Klinik Özellikler, Tanı ve Tedavi Yaklaşımı |
Doç.Dr. M.Hadi Yaşa, Yrd.Doç.Dr. Vahit Yükselen
|
|
| |
TIP TARİHİ
18. yy Tıbbında Dikkat Çeken Bazı Hekimler |
Yrd.Doç.Dr. Çağatay Üstün
|
|
| |
HALK SAĞLIĞI
Hekim Sorumluluğu ve Hasta Hakları |
Araş.Gör.Dr. Ersin Uskun, Araş.Gör.Dr. Sema Kırbıyık
|
|
| |
HEMŞİRELİK
Yaşlılarda Disfaji, Disfajinin Değerlendirilmesi ve Yönetimi |
Doç.Dr. Rukiye Pınar
|
|
| |
ACİL TIP
Defibrilasyon ve Kardiyoversiyon |
Figen Coşkun, A. Keleş, N. Özüçelik, A. Çetin, B. Çakar
|
|
| |
DERMATOLOJİ
Adenokarsinomlu Bir Hastada Yaygın Büller |
As.Dr. Şükran Sarıgül, As.Dr. Burçe Can, As.Dr. Emek Kocatürk, As.Dr. Fatma Menteş, Kln.Şefi Mukaddes Kavala
|
|
| |
PGM
Bir Senkop Olayının Önemi |
|
|
Hipertansiyon, astım ve aort stenozu öyküsü olan bir 56 yaşında, öğretmen kadın hasta, aynı sabah idrarını yaparken bir senkop epizotu ile acil departmanına gelmiş. Senkop epizotunun tanığı yoktu ve hasta ne kadar şuur kaybı sürdüğünü söyleyemedi ama daha önceden başdönmesi oluyormuş. Hastanın 3 gündür zaman zaman olan bulantı, huzursuzluk, ateş ve hafif baş ağrısı oluyormuş. Ayrıca, derin inspirasyonda göğsün sol tarafında ağrı ve palpitasyonla ilişkili olarak istirahat sırasında nefesini tutmakta zorlandığını ifade etti. Fizik muayenede kalp hızı 96/dk, kan basıncı 130/59 mmHg, solunum sayısı 22/dk, ateşi 35.9 derece ve oda havasında oksijen satürasyonu (pulse oksimetre ile) %98 idi. Boyun muayenesinde juguler venlerde distansiyon yoktu. Oskültasyonla akciğer sesleri normaldi. Kardiyak muayenede 2/6 sistolik ejeksiyon üfürümü duyuldu. Nörolojik muayenede anlamlı bir defisit saptanmadı. Laboratuvar testleri ve EKG normaldi. Göğüs grafisi çekilmişti. |
PGM
Bir İlk Atağın Değerlendirilmesi
Gerçekten epilepsi mi? |
|
|
Bir birinci basamak hekimi olarak, bazen olayın gerçekleşmesinden bir süre sonra, epilepsi atağı geçirdiğini düşünerek yardım almak isteyen hastalarla karşılaşabilirsiniz. Doğru bir değerlendirmede bulunmak için uygulayacağınız ayırt edici tanı ve testler konusundaki yaklaşımınız nasıl olur? Bir ilk atak yaşamış olan hastalar için, tedavinin gerekli, hatta istenir bir müdahale olup olmadığına nasıl karar verirsiniz? Bu makalede Dr. Prego-Lopez ve Dr. Devinsky, epilepsi atağının, onunla karıştırılabilecek diğer koşullardan ayırt edilmesi ve antiepileptik ilaç tedavisi vermeye gerek olup olmadığı, gerek varsa ne zaman gerek olduğu konusunda tanısal bir yaklaşımın ana hatlarını çiziyorlar. |
PGM
Ataklar İçin Uygulanacak Nörolojik Konsültasyon
Ne zaman, neden ve nasıl izlemeli? |
|
|
Birinci basamak hekimleri, başlangıç antiepileptik ilaç tedavisine iyi yanıt veren birçok hastada atakları başarıyla kontrol edebilmektedir. Ancak, yineleyen atakların kontrolü çoğu kez karmaşık bir konudur ve en yüksek başarı, bir nörolog ya da epilepsi uzmanıyla konsültasyon yoluyla sağlanır. Bu makalede Dr. Labiner ve Dr. Ahern, atak değerlendirme ve tedavisinde rol oynayan noktaları ele alıyor ve genel nörologlar ve epilepsi uzmanlık merkezleriyle yürütülecek çalışmalar için bir model öneriyorlar. |
PGM
Ataklarda İlaç Tedavilerinin Doğru Kullanılması
Yarar elde etmek için uyulması gereken ilkeler |
|
|
Atak rahatsızlığı bulunan bir hasta için seçilecek tedavi çok sayıda etmene bağlıdır ve yalnızca atak tipine değil, hastanın özel gereksinimlerine göre de belirlenmelidir. Bu makalede Dr. Beydoun ve Dr. Passaro, epilepsi tanısı yeni konulmuş hastalar için seçilebilecek antiepileptik ilaç (AİP) tedavilerini ele alıyor, oturmuş ve yeni kuşak antikonvülsanların doz ve farmakokinetiklerini tartışıyorlar. Yazarlar ayrıca, epilepsi hastalığı bulunan kadınlarla ilgili de bilgi veriyor ve AEİ tedavisinin nasıl kesilmesi gerektiğini anlatıyor. |
PGM
Östrojen ve Lipidler
HRT, tasarlanmış östrojenler ve fitoestrojenler menopozdan sonraki kardiyovasküler belirteçleri azaltabilir mi? |
|
|
Kardiyovasküler hastalık, kadınlardaki sıklığının, yaş ayarlaması yapılmış olarak erkeklerden daha düşük olması ve gözlemsel çalışmalarda hormon replasman tedavisiyle (HRT) kardiyovasküler riskteki düşüşle kanıtlandığı gibi, hormona yanıt veren bir bozukluk olabilir. Yine eldeki kanıtlar, kardiyovasküler hastalık riskinin menopoz sonrasında östrojenin yokluğunda hızla yükseldiğini de göstermektedir. Bu yanıt, lipid düzeyleri dahil olmak üzere, kardiyovasküler risk faktörlerinde bir artışı da birlikte getirmektedir. Bu makalede Dr. Ariyo ve Dr. Villablanca, HRT'nin ve benzerlerinin lipoprotein metabolizması üzerindeki etkisini inceliyor ve geleneksel HRT'nin selektif östrojen reseptör modülatörlerinin (bazen tasarlanmış östrojenler olarak da anılan SERM'ler) ve fitoöstrojenlerin kadınlarda lipid parametreleri üzerindeki etkisini tartışıyorlar. |
|
|