 |
SENDROM AYLIK AKTÜEL TIP DERGİSİ
NİSAN 2005
|
CERRAHİ, 17(4):38-48, 2005
Abdominal travmada hasar kontrol cerrahisi |
Dr. Atilla Akova , Dr. Suavi Özkan, Dr. Fulya Can Özkan
Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi |
|
|
Hasar kontrol cerrahisi, kritik hastalarda hayati önem kazanmıştır. Hasar kontrol cerrahisi eğitimli personel, iyi organizasyon ve üstün liderlik gerektirir.Hipotermi, asidoz ve koagülopati varlığında, cerrah mümkün olan en kısa zamanda hasar kontrol cerrahisini uygulamalıdır. Hemostaz ve karnın boşaltılması, kontaminasyonun önlenmesi, geçici abdominal kapama, yoğun bakım ünitesine transfer, reoperasyon ve reonstrüksiyon işlemlerini içerir. |
|
BİYOKİMYA, 17(4):58-59, 2005
Tümör ilişkili bir belirteç: CA 19-9 |
Dr. Muammer Yücel*, Zafer Akçalı**
Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi Biyokimya Laboratuvarı*, Onkoloji Bilim Dalı**
|
|
|
CA 19-9 benign pankreatobilier hastalıkları malign olanlardan ayırmada en yararlı tümör ilişkili belirteçlerden birisidir. Bununla birlikte akut kolanjit ya da pankreatit gibi benign durumlarda da yükselebilir. Bu nedenle CA 19-9 tümör ilişkili bir belirteçtir ve üst gastrointestinal sistemin malignitelerinde gold standart olarak görülmemeli, bir tarama testi olarak kullanılmamalıdır. Yükselmiş CA 19-9 seviyeleri, fizik muayene, radyolojik incelemeler ve diğer destekleyici laboratuvar bulguları ile birlikte malignite açısından değerli olabilir. Özellikle koledokolithiazis ile birlikte bulunan akut kolanjitte CA 19-9 seviyeleri pek çok maligniteden daha yüksek seviyelere ulaşabilir ve etkin bir tedavi ile birlikte normal seviyelere düşer. |
İÇ HASTALIKLARI, 17(4):61-84, 2005
İnflamatuvar bağırsak hastalığı |
Prof. Dr. Yavuz Baykal, Dr. M. İlkin Naharcı
GATA İç Hastalıkları Anabilim Dalı |
|
|
İnflamatuar barsak hastalığı (İBH) idiyopatik bir hastalık olup patogenezinde vücudun kendi intestinal sistemine karşı immun reaksiyonu suçlanmaktadır. Ülseratif kolit(ÜK) ve Crohn hastalığı olmak üzere iki majör tipi vardır. ÜK kolonla snırlıdır. CH ise ağızdan anüse kadar gastrointestinal sistemin herhangi bir segmentini tutabilir. ÜK ve CH arasında belirgin farklılıklar olmasına rağmen biri için uygun tedavi diğeri içinde etkilidir. Benzer şekilde her iki hastalığın extraintestinal manifestasyonları vardır ve bunlardan birkaçı sıklıkla bir grupta diğerine nazaran sık görülür. Bu iki hastalık genellikle artan ,azalan tutulum ve ciddiyette karşımıza çıkarlar . Hastanın semptomatik olması intestinal sistemde belirgin inflamasyon olduğunu ve hastalığın aktif döneme girdiğini işaret eder. İnflamasyonun derecesi az veya yok ise hastalar asemptomatiktir buda hastalığın remisyonda olduğunu gösterir. |
PEDİATRİ, 17(4):91-93, 2005
Anafilaksi |
Prof. Dr. Sevin Altınkaynak, Araş. Gör. Halil Keskin
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim Dalı |
|
|
Çok şiddetli bir sistemik alerji hastalıktır. İmmunoglobulin E veya IgG'nin aracılık ettiği tip I aşırıduyarlılık reaksiyonunun belirtisidir. Anafilaksi hızlı veya yavaş seyredebilir. Kardiyovasküler kolaps en sık görülen yaşamı tehdit edici olaydır. Tedaviye havayolu, dolaşım ve kalp ritminin desteklenmesiyle başlanır. Üst havayolunda anjiyödemi olan hastalar gibi anafilaktik hastalarda acil kullanım için adrenalin temini gerekir. |
BESLENME, 17(4):94-100, 2005
Anne sütü ve önemi |
Dyt. Eda Aslan
Ankara Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı |
|
|
Anne sütünün yaşamın ilk 6 ayında ideal bir besin olduğu düşünülür.Besleyici, anti-infektif ve biyolojik yararları nedeniyle anne sütü bebeğin büyüme ve gelişmesi için en uygun besin kaynağıdır. Anne sütüyle beslenme döneminin uzatılması bebek ve anneye olduğu kadar ekonomik avantajları da vardır.Anneler ve bebekleri için en uygun beslenme temelini oluşturan komple bilgi kaynağı mevcut değildir. Aktif emzirme dönemi sırasında tüm sağlık çalışanlarının anne sütüyle beslenmeyi destekleme sorumluluğu vardır. |
PSİKİYATRİ, 17(4):101-104, 2005
Bir eğitim hastanesinde psikiyatri konsültasyonu sonuçlarının değerlendirilmesi |
Yrd. Doç. Dr. Çicek Hocaoğlu, Hemş. Ayşe Kaya, Uz. Dr. Gökhan Aksu, Araş. Gör. Sibel Ayvaz, Araş. Gör. Dr. Gökhan Kandemir, Araş. Gör. Dr. Evrim Özkorumak
Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı |
|
|
Amaç: Yatarak tedavi gören fiziksel hastalığı olanlarda eş zamanlı olarak ruh sağlığını önemli ölçüde etkileyen ruhsal bozuklukların olduğu, buna karşın bu hastalarla ilgili olarak psikiyatri konsültasyonu isteme oranlarının oldukça düşük olduğu bildirilmektedir. Bu nedenle tedavi sürecini ve süresini olumsuz yönde etkileyen ruhsal bozukluklarının psikiyatrlar kadar psikiyatri dışı hekimler tarafından da bilinmesi son derece önemlidir. Biz de bu amaçla hastanemizdeki psikiyatrik konsültasyonlarının durumunu araştırmayı amaçladık.
Yöntem: Hastalara Psikiyatri Anabilim Dalı tarafından hazırlanan ve hastanın sosyodemografik özellikleri, mevcut tıbbi tedavi, konsültasyon isteme amacı, önceki psikiyatrik öykü, ruhsal muayene bulguları, tanı ve tedaviyi içeren konsültasyon formu ilgili araştırmacılar tarafından uygulanmıştır. Hastaların tanıları DSM-IV tanı ölçütlerine uygun olarak uzman hekim görüşü alınarak konulmuştur.
Bulgular: Toplam 393 hastanın (203'ü erkek , 190'i kadın yaş aralığı 18- 94, yaş ortalaması 46,17+ 17,4 ) konsülte edildiği, konsültasyon isteklerinin % 50,8'i dahili dallara, %38,6'sı cerrahi dallara ve % 10,6'sının ise acil servise ait olduğu anlaşıldı.Psikiyatri konsültasyonu isteme oranı %3,47'dir.
Tartışma: Genel hastanelerde yatarak tedavi gören hastaların psikiyatrik sorunlarının hastaların hastanede yatış sürelerini, tedavi süreçlerini olumsuz yönde etkilediği bilinmesine rağmen, ülkemizdeki diğer çalışmalarda da belirtildiği gibi konsültasyon isteme oranları henüz istenilen düzeyde değildir. |
PEDİATRİ, 17(4):105-107, 2005
Gentamisin kullanımına bağlı gelişen işitme kaybı |
Yrd. Doç. Dr. Faruk İncecik *, Doç. Dr. Ertap Akoğlu **, Yard. Doç. Dr. Özlem Sangün, Yard. Doç. Dr. Yusuf Önlen
Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları*, Kulak Burun Boğaz** ve İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji*** Anabilim Dalları |
|
|
Aminoglikozidler, Gram-negatif bakterilerin tedavisinde etkili ajanlar olup, nöromusküler blokaj, nefrotoksisite ve ototoksisite gibi önemli yan etkilere sahiptir. Bir aminoglikozid olan gentamisinin, ototoksisite riskini etkileyen faktörler arasında, ilacın dozu, tedavi süresi, genetik yatkınlık, yaş, daha önce aminoglikozid kullanımı olup olmadığı ve diğer ototoksik ilaçlarla kullanımı yer almaktadır. Bizde 8 yaşındaki bir olguda, tekrarlayan dozlarda gentamisin kullanımını takiben gelişen sensorinöral işitme kaybı saptadık ve gentamisin gibi aminoglikozid kullanan olguların odiyogramlar ile takiplerinin yapılması gerektiğini vurgulamak istedik |
HEMŞİRELİK, 17(4):108-111, 2005
İstatistiksel yönüyle kanser |
Öğr. Gör. Nursel Kaya, Yrd. Doç. Dr. Nurgül Bölükbaş
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ordu Sağlık Yüksekokulu |
|
|
Kanser kontrolsüz büyüme, anormal hücre çoğalması ve yayılımı gösteren hastalıklar grubunu tanımlamaktadır. Kanser günümüzde halen morbidite ve mortalitesi oldukça fazla olan hastalıkların başında gelmektedir. Kanser istatistiklerinin bilinmesi alınacak önlemlerin boyutları bakımından son derece önem taşımaktadır.
Ülke bazında tam ve güvenilir bir şekilde veri kaynakları olmaması nedeniyle daha önceleri pasif olarak toplanan kanser verilerinin aktif yöntemle toplanmasını sağlamak amacıyla ülkemizde kanser kayıt ve insidans projesi başlatılmıştır. Nitekim 1995 yılında 32.772, 1996 yılında 39.806, 1997 yılında 33.611, 1998 yılında 36.082 ve 1999 yılında 25.942 vaka bu şekilde Başkanlığa gönderilmiştir.
Türkiye'de 1983 yılına kadar gerek kayıt sisteminin yokluğu gerekse var olan kayıt sistemlerinin yetersizliği nedeniyle kanser probleminin ne derece önemli bir sağlık sorunu olduğu konusunda yeterli ve güvenilir veri kaynakları bulunmamaktaydı. Ancak 1983 yılından sonra kanserin bildirimi zorunlu ulusal hastalık listesine alınması nedeniyle ülke bazında bütün illerde görülen kanser vakalarının Sağlık Müdürlüklerine bildirimi zorunlu kılınarak kayıtlar tutulmaya başlanmıştır |
PGM
Migrenin etkili tedavisi, 17(4):16-20, 2005
Akut nöbetlerin azaltılması ve sonlandırılması |
Tamara Pringsheim, MD; John Edmeads, MD
|
|
|
Sonuç
Birinci basamak doktorlarının migrenin önlenmesi ve akut nöbetlerinin tedavisi için önerebilecekleri çok çeşitli etkin tedavi vardır. Uygun kullanıldığında bu yöntemler baş ağrısı tedavisini hastalar ve doktorlar açısından tatminkâr hale getirebilir. |
PGM
Özel popülasyonlarda migren, 17(4):21-28, 2005
Çocuklar, ergenler, gebe kadınlar ve yaşlılar için tedavi stratejileri |
Jonathan P. Gladstone, MD; Eric J. Eross, DO; David W. Dodick, MD |
|
|
Sonuç
Çocuklar ve ergenler, gebe kadınlar ve yaşlılarda migreni tedavi etmek hem çok zor hem de oldukça yararlı olabilir. Bu hastalarda migrenin yeterince tedavi edilememesi haddinden fazla maluliyete ve hem hasta hem de ailesi için anlamlı sıkıntılara neden olabilir. Bu popülasyonlarda migrene organize bir yaklaşım güvenli ve etkili tedaviyle sonuçlanabilir. |
PGM
Migren tanısı koymanın kolay bir yolu var mı?, 17(4):29-31, 2005
Birinci basamak doktorları zamansızlık ve eğitimsizlik gibi sorunlarla boğuşmaktadır. |
John Edmeads, MD |
|
|
Sonuç
Kuzey Amerika'daki taramalar, erkeklerin yaklaşık % 6 ve kadınların % 18'inin tekrarlayan ve sıklıkla hastayı güçten düşüren baş ağrıları çektiklerini gösterdiğinden, migren koruyucu tıpta önemli bir sorundur. Araştırmacılar tarafından migreni olduğu saptananlardan yaklaşık % 60'ı baş ağrıları için bir doktora başvurmuş olup, bu hastaların yarısından azı kendilerine migren tanısı konduğunu bildirmiştir. |
PGM
Tip 2 diyabette düzenli tarama, 17(4):85-90, 2005
Uyumu artırmak ve komplikasyonları saptamak için akılda kalıcı bir yaklaşım |
Thomas J. Beckman, MD |
|
|
Sonuç
Sağlık koruma hizmeti verenler, tip 2 diyabetli hastaların takiplerinde dikkat edilecek noktaların karmaşıklığında bunalabilirler. O halde, doktorların bu hastalarda diyabetle ilişkisi olan veya olmayan sağlık koruma taramalarına sıklıkla ve yeterince dikkat edememeleri şaşırtıcı değildir. Diyabetli hastalarda HbA1C düzeyi, hipertansiyon, göz taraması, hiperlipidemi, idrar proteini, ayak muayeneleri ve aşılara ilişkin özel öneriler ileri sürülmüştür. Ben, rutin muayenehane ziyaretleri sırasında diyabetli hastalarda tekrarlayan konulara sistematik ve etkin şekilde yönlenmeyi sağlamada HELP kısaltmasını kullanmanın yararını gördüm. Bu kısaltmanın ayrıca tıp öğrencileri ve asistanlar tarafından da diyabetle savaşımda değerli bir yardımcı olduğu kabul edilmiştir. Bu düşünce sisteminin, okuyucunun bu hastalara daha etkili hasta bakımı sağlamasına yardımcı olacağını umut ediyorum. |
PGM
Hiperkalsemiyi anlama, 17(4):50-56, 2005
Metabolik temeli, belirti ve bulguları |
Silvio E. Inzucchi, MD |
|
|
Serum kalsiyum konsantrasyonları yükselmiş hastalarda etkili tanısal ve terapötik stratejiler oluşturmak için normal kalsiyum metabolizması ve hastalık hallerinde bu metabolizmanın nasıl bozulabileceğinin iyice anlaşılması gereklidir. |
PGM
HIV ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar, 17(4):32-36, 2005
Sinerji, tedavi ve taramaya ilişkin en son görüşler |
Jeffrey D. Klausner, MD, MPH; Charlotte K. Kent, MPH |
|
|
CYBH'lerin HIV bulaşması üzerine önemli etkileri olmasına rağmen CYBH kontrolünün HIV sıklığını düşürdüğünü gösteren deneysel girişimsel çalışmalar farklı sonuçlar göstermiştir. CYBH'ler hem virüs yükünü hem de HIV'in bulaşıcılığını artırarak HIV ile infekte hastaların klinik tedavisini etkileyebilmektedir.
CYBH'lerin klinik tedavisi, antimikrobiyal ajanlara ulaşılabilirlik ve bunlara duyarlılık kadar yeni tanısal analizlerin keşfini görmüş dinamik bir alandır. Sonuç olarak, HIV'in tıbbi tedavisinde mükemmellik doktorların CYBH konusunda güncel bilgilere sahip olmalarını gerektirmektedir. HIV infeksiyonlu hastaların bakımını üstlenen doktorlar bu hastalarda rutin risk değerlendirmesi ve CYBH taramasını öneren güncel kılavuzlardan haberdar olmalıdır. |
 |
SENDROM II
Obstetrikte İlerlemeyen Doğum Eyleminin Önlenmesi, Tanı ve Tedavisi |
 |
SENDROM III
Çocuk Nörolojisi Terimleri Sözlüğü |
 |
SENDROM IV
SPOR VE TIP DERGİSİ |
|
|