 |
SENDROM AYLIK AKTÜEL TIP DERGİSİ
EYLÜL 2005
|
İÇ HASTALIKLARI
Gebelik ve karaciğer hastalıkları, 17(9): 38-46, 2005 |
Dr. Cem Aygün, Doç. Dr. Ömer Şentürk
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı |
|
|
Gebelik karaciğer fonksiyonlarında değişme ile birliktedir. Her ne kadar gebelikte karaciğer hastalığı nadir ise de, bu durum hem anne ve hem de bebek üzerinde ciddi etkilere sahiptir.
Gebelikteki sarılığın en sık nedeni akut viral hepatitlerdir. E hepatiti hariç akut hepatitler gebelik tarafından etkilenmez. Gebelikten önce tanısı konmuş olan karaciğer hastalıkları gebelik durumundan etkilenmeyebilir veyahut ta şiddetlenebilir. Gebeliğe spesifik karaciğer hastalıkları; hiperemezis gravidarum, gebeliğin intrahepatik kolestazı, gebeliğin akut yağlı karaciğeri, preklamsi/eklamsi, HELLP sendromu ve karaciğer rüptürü hem anne ve hem de fetüs üzerinde ciddi etkiler oluşturabilir. Bazen kronik B ve C hepatitlerinde kötüleşme görülebilir. Sirozu olan gebelerin bazılarında gebelikle beraber karaciğer fonksiyonlarında herhangi bir bozulma olmazken, diğerlerinde karaciğer yetmezliği gelişebilir. Bu durumların erken saptanması hayat kurtarıcı olabilir. |
|
ACİL TIP
Havadan tıbbi tahliye ve kritik hasta bakımı, 17(9): 47-57, 2005 |
Doç. Tbp. Dz. Alb. Hülya Türkan, Uz. Tbp. Tğm. Serkan Yılmaz, Uz. Tbp. Tğm.Serkan Şener
GATA Acil Tıp Anabilim Dalı
|
|
|
Tıbbi tahliye (transport), özellikle havadan tıbbi tahliye (HTT) hasta ve yaralılar için dakika ve saatlerin önem arz ettiği koşullarda hızlı ve güvenli biçimde hasta taşınması amacıyla yapılmaktadır. HTT, sağlık personeli ve hasta için hem kolaylık hem de ciddi zaman kazancı olmasına karşın uçuş sağlık ekibinin karar vermesi gereken en önemli nokta, HTT'nin zararlarının avantajlarından fazla olmadığına karar vermesidir. Hasta üzerinde uçuş stresörleri (örn. vibrasyon) ve irtifanın yarattığı fizyolojik ve patolojik değişiklikler göz önüne alınarak, hasta uçağa alınmadan ve uçuşa başlanmadan önce havayolu ve hemodinamik parametrelerin tam stabilizasyonu sağlanması gerektiği unutulmamalıdır. |
PEDİATRİ
Akut lenfositik olmayan lösemili bir çocukta infektif tromboz ve MTHFR mutasyonu, 17(9): 64-70, 2005 |
Dr. İbrahim Bayram **, Dr. Mustafa Kömür *, Dr. Dinçer Yıldızdaş ***, Dr. Erol Kesiktaş ****, Dr. Yurdanur Kılınç **, Dr. Atila Tanyeli **
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, * Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, ** Pediatrik Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı, *** Pediatrik Yoğun Bakım Ünitesi, **** Plastik Cerrahi Anabilim Dalı |
|
|
Tromboz, çocukluk çağında spontan olarak nadir görülen bir olaydır. Tromboz durumlarında mutlak surette altta yatan neden öncelikli olarak araştırılmalıdır. Etyolojide doğal antikoagülanların eksikliği, enzim ve faktör genlerinde mutasyonlar, kardiak malformasyonlar, travma, viral ve bakteriyel septisemi ve malignensilerin sorumlu olduğu düşünülmektedir. Biz burada, yüzünde nekroz gelişen, Pseudomonas aeruginosa üreyen ve MTHFR C 677 T mutasyonu heterezigot olarak saptanan bir olguyu sunmak istiyoruz.
EG; İki yaşında kız çocuğu, yaklaşık bir yıldır ANLL-M6 tanısıyla polikliniğimizde tedavi edilmekteydi. İdame tedavisinin beşinci ayında iken, sağ kaşının üzerinde sinek ısırığı şeklinde, önce kırmızı ve sonrasında ise siyah renk alan lezyonların görüldüğü, büyüyen bu lezyonlara ilave olarak sol dudak ve çenesinde de benzerlerinin oluştuğu aile tarafından ifade edilmekteydi. Febril nötropeni protokolüne uygun antibiyotik ve sepsise yönelik destek tedavisi başlandı. Olgunun yara kültürlerinde Pseudomonas auroginoza üredi. Olgunun tromboza eğilim risk faktörü açısından yaptığımız incelemede heterozigot olarak MTHFR mutasyonu saptandı. |
AİLE HEKİMLİĞİ
Sağlık kayıtlarının tarihsel gelişimi, 17(9): 78-91, 2005 |
Dr. Ergün Öksüz
Başkent Üniversitesi Medikososyal Sağlık Merkezi Aile Hekimliği |
|
|
Sağlık kayıtları, tarih öncesi mağara duvar resimlerinden günümüzün elektronik sağlık kayıt sistemlerine kadar gelen ve tıp tarihine paralel bir geçmişe sahiptir.
Sağlık bilgi teknolojileri geleceğin en çok konuşulan konusu olacaktır. Çünkü; gelişmiş ülkeler, sağlık kayıt sistemlerini, elektronik sağlık kayıt sistemleriyle devam ettirmek için büyük çaba harcamaktadırlar.
Sağlık kayıtları, sağlık sisteminin yaşamsal bir bileşenidir. Bu nedenle sağlık uygulayıcılarının sistemin yapısını anlaması çok önemlidir. Bu yazı, sağlık kayıtlarının tarihi, yapısı, fonksiyonları başlıkları altında okuyucuya sağlık kayıtlarının tarihsel gelişimini tanıtmaktadır. |
KONUK YAZAR
Kemoradyoterapi uygulanan hastalarda semptom yönetimi, 17(9): 92-100, 2005 |
Öğr. Gör. Emre Yanıkkerem
Celal Bayar Üniversitesi Manisa Sağlık Yüksekokulu |
|
|
Halk sağlığı açısından önemli bir sorun olan kanserlerin büyük çoğunluğu erken tanı ve tedavi yöntemlerinin uygulanması ile tedavi edilebilmekte yada hastanın yaşam süresi uzatılabilmektedir. Bu yöntemlerden biride, kemoradyoterapidir. Kemoradyoterapi uygulanması kanserli hücreler dışında normal sağlıklı hücreleri de etkileyebilir ve ciddi yan etkilere yol açabilir. Bu makalede, kemoradyoterapi alan hastalarda gelişebilecek semptomlar, bu semptomların nedenleri ve bakım girişimleri üzerinde durulmuştur. |
HEMŞİRELİK
Hemşirelik imajının geliştirilmesi, 17(9): 101-104, 2005 |
Yard. Doç. Dr. Sağ. Bnb. Emine İyigün, Sağ. Kd. Yzb. Sevinç Taştan
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hemşirelik Yüksek Okulu |
|
|
Dünyada ve yurdumuzda gerek toplum, gerekse medyada pozitif hemşirelik imajının oluşturulmasında sıkıntılar görülmektedir. Bu sıkıntıların aşılmasında hemşirelere önemli sorumluluklar düşmektedir. Toplumda hemşirelik imajının olumlu yönde geliştirilmesinin, hastalara sunulan bakımın kalitesi ve hasta memnuniyetini artıracağı gibi hemşirelerin benlik saygılarını (self image)da yükselteceği düşünülmektedir. Bu makalede, hemşirelerin yaptığı işlerin görünürlüğünün arttırılması ve hemşirelik imajının güçlendirilmesi için hemşirelere ve hemşire yöneticilere düşen sorumluluklar ele alınmıştır |
PGM
Sık görülen üç nevralji tipi, 17(9): 16-23, 2005
Trigeminal, oksipital ve postherpetik ağrıyı nasıl tedavi ederiz? |
Avi Ashkenazi, MD; Morris Levin, MD |
|
|
Nöropatik ağrı genel klinik uygulamada sık görülen bir sorundur. Bu ağrıların birincil nedeni sıklıkla ortadan kaldırılamamakta, ağrı kronikleşmekte ve tedavisi zorlaşmaktadır. Her şeye rağmen, tedavi eşlik eden tıbbi rahatsızlıklar göz önüne alınarak bireyselleştirilmelidir. İlaçlar, hastaların büyük bir bölümünde ağrıyı gidermedeki güncel etkinlik sonuçlarına dayanarak dikkatle kullanılmalıdır. İnatçı ağrılarda cerrahi girişimler gerekli olabilir. |
PGM
Kanserle ilişkili olmayan süreğen ağrılarda opiyoitler, 17(9): 24-33, 2005
Hasta ve ağrıya göre tedavinin düzenlenmesi |
Hussam Antoin, MD; Ralph D. Beasley, MD
|
|
|
Kanserle ilişkisi olmayan süreğen ağrının uzun süre opiyatlarla tedavisinin etkin ve güvenli olup olmadığı yaygın bir araştırma konusudur. Ancak, var olan bilgilerin ışığı altında doktorlar bu ilaçların değişik kullanımlarını daha iyi kavramış olmalıdır. Kanserle ilişkisi olmayan süreğen ağrıdan rahatsız çok seçici bu hasta grubunda opiyatların genel rehabilitasyon programının yalnızca bir bölümünü oluşturdukları düşünülebilir.
Tedaviye başlamadan önce opiyat tedavisinin hedefleri net olarak özetlenmelidir. Kısa sürede amaç ağrının giderilmesi olmakla birlikte, işlevlerin iyileşmesi ve mümkünse işe geri dönüş uzun süreli opiyat tedavisinin arzulanan hedefleri olduğu düşünülmelidir. Giderek artan dozlarda opiyat kullanmayan süreğen ağrılı hastalarda bağımlılık riski düşük olmasına rağmen doktorlar bu ilaçları yazarken uyanık olmalı ve ilaçları alan hastaları yakından takip etmelidir. |
PGM
Ağrı tedavisi yöntemini değiştirmek, 17(9): 34-37, 2005
Ağrı mekanizmasına dayalı tedavinin başarılı olma şansı en yüksek düzeydedir |
|
|
|
Süreğen ağrı çok önemli bir kamu sağlığı sorunudur. Ağrının mekanizmasına dayalı tedavinin en yüksek başarı şansına sahip olduğu açıkça görüldüğüne göre, hastanın ağrısının tip ve nedenlerini açıklığa kavuşturmak kritik önem taşımaktadır. İlaç tedavisi ağrı gidericileri ve ağrıdan koruyucu ilaçları içermektedir. Kontrol altına alınamayan ağrısı olan hastaların tümünde anestetik, cerrahi ve davranışsal tedavi yöntemleri araştırılmalıdır. |
PGM
LDL-C düzeylerinin ötesinde kalp-damar hastalıkları riski, 17(9): 71-77, 2005
Diğer lipitler kolesterol öyküsünün oyuncularıdır |
David T. Nash, MD |
|
|
Koroner arter hastalığında (KAH) açıkça yüksek düzeylerdeki düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (LDL-C) suçlanmaktadır. Ancak, kalp-damar sağlığını etkileyen lipit faktörlerinin araştırılması burada sonlanmamaktadır. Bu makalede Dr. Nash, KAH ile ilgili iyi veya kötü çeşitli lipit faktörlerini sunmaktadır. Çalışmalar bu hastalığın daha iyi anlaşılmasını sağlamış olmasına rağmen, en iyi hasta bakımını sağlamak amacıyla bilgilerin klinik uygulamaya daha çok katılması gerekmektedir. . |
 |
SENDROM II
KORUYUCU DANIŞMANLIK HİZMETLERİ |
 |
SENDROM III
ROMATOLOJİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ |
|
|