SENDROM

 

SENDROM AYLIK AKTÜEL TIP DERGİSİ
KASIM 2006

 

 

PEDİATRİ, 18(11):35-41, 2006
Çocukluk çağında nöromusküler hastalıklarda tanı yöntemleri
Dr. İhsan Kafadar *, Dr. Med. Andreas Hahn **
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Nöroloji Bilim Dalı ve ** Justus Liebig Universitesi Giessen Almanya Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Nöroloji Bilim Dalı
ÖZET
      Çocukluk çağı nöromuskuler hastalıklarının tanısında elektromiyografi, nörografi, manyetik rezonans tomografi, ultrasonografi, kas biyopsisi ve molekülergenetik yöntemler kullanılan temel tanı yöntemleridir. Bu tetkik yöntemleri ile birlike kas biyopsi örneklerindeki kas hücresini meydana getiren yapıtaşlarına karşı oluşan antikorlarla yapılan immunkimyasal boyama ile de giderek artan oranda miyopatiler ve kas distrofileri sınıflandırılabilmektedir. Moleküler genetik deki son gelişmelerle de birçok kas hastalığındaki gen defektinin gösterilmesi mümkün olmaktadır. Kas biyopsisi nöromusküler hastalıkların birçoğunun tanısında günümüzde artık mutlaka yapılması gerekli olan bir tetkik değildir. Bütün bu modern tanı yöntemlerine rağmen detaylı bir anamnez ve iyi bir fizik muayene çocukluk çağı nöromuskuler hastalıklarının tanısındaki önemini korumaktadır.

MİKROBİYOLOJİ, 18(11):42-50, 2006
Konya bölgesinde değişik yaş gruplarında boğmaca antikorlarının araştırılması
Uzm. Dr. Zeynep Ülker, Uzm. Dr. Mehmet Özdemir, Prof. Dr. Bülent Baysal
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı
ÖZET
       B.pertussis’in neden olduğu boğmaca epidemilere sebep olur. Bu etken yetersiz antikor düzeylerinde ölümcül hastalıklara yol açabilir. Aşılama bu tür salgınlarda hayat kurtarıcıdır. Bu çalışmada Konya bölgesindeki boğmaca aşılamasının etkinliğini değerlendirmek için B.pertussis antikor düzeyi araştırıldı. Yaşları 1-40 arasında değişen sağlıklı 184 kişiden Ağustos 2003-Ekim 2004 tarihleri arasında alınan serum örnekleri çalışıldı. Serolojik ölçüm standardize edilmiş ELISA ile yapıldı; sonuçlar IU/ml olarak değerlendirildi. B.pertussis seroprevalansı için cinsiyet ve yerleşim yeri açısından belirgin bir farklılık yoktu. Yaş arttıkça B.pertussis seropozitivitesi de artmaktaydı. Bu durumun Bordetella enfeksiyonunun ileri yaşlarda geçirilmesine bağlı olduğu düşünüldü.

JİNEKOLOJİ, 18(11):51-60, 2006
Yardımcı üreme teknolojileri ve bu teknolojilerin uygulanmasından doğan etik sorunlar
Uzm. Dr. Türkan Örnek
ÖZET
               Teknik bir disiplin olan tıp, tıbbi teknolojinin son yıllardaki inanılmaz gelişimi ile birlikte bir çok “yeni” durumla karşılaşmakta ve bu süreç yeni etik sorunları da beraberinde getirmektedir. Tıbbın ortaya koyduğu yenilikleri insanın onuru ve değeri açısından bir değerlendirmeden geçirmesi gerekliliği bugün için kaçınılmaz görünmektedir. Kadın Doğum alanında hiç bir buluş tüp bebek kadar şaşırtıcı bir ilerleme sağlamamıştır. Kısırlık tedavisinde IVF-ET (In vitro Fertilizasyon ve Embriyo Transferi) ile başlayan süreç, uygulamanın bütün potansiyel yarar ve riskleriyle günümüze kadar gelmiştir. Bu makalenin amacı dünyada ve ülkemizde son 20 yılda konu ile ilgili olan bitene bakmak, yeni üreme teknolojilerini etik açıdan değerlendirmektir.

AİLE HEKİMLİĞİ, 18(11):61-64, 2006
Birinci basamak hekimlerinin geriatrik hasta izlemindeki yeri
Geriatrik bakım merkezi örnekleri
Uz. Dr. Nil Tekin*, Doç. Dr. Hüseyin Avni Şahin**
T.C. Emekli Sandığı İzmir Narlıdere Dinlenme ve Bakımevi*, Yüzüncü Yıl üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı**
ÖZET
     Bu makalede Türkiye’deki yaşlı bakımının günümüzdeki durumu ve problemleri gözden geçirilmiştir. Yaşlanma dünya ve Türkiye için giderek artan bir olgudur ve ülkelerin yaş grubu kompozisyonuna göre değişiklik göstermektedir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde kronik sağlık problemleri olan yaşlı hastalar sık yer almaktadır. Uzmanlık eğitimi sırasında geriatri klinik eğitimi alan aile hekimleri, yaşlılara birinci basamak sağlık hizmetlerinde ve geriatri merkezlerinde sağlık bakımı sunumunda önemli rol oynayabilirler. Sonuç olarak, bu durum geriatri ve aile hekimliği disiplinlerinin gelişimine yardımcı olacaktır.

ADLİ TIP, 18(11):65-72, 2006
Hukuk ve tıp etiği açısından organ aktarımlarında beyin ölümü
Dr. Erhan Büken *, Doç. Dr. Nüket Örnek Büken **
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı, ** Hacettepe Üniversitesi Tıp Etiği ve Tarihi Anabilim Dalı
ÖZET
   Beyin ölümü organ aktarımlarıyla birlikte gündeme gelen nispeten yeni bir klinik kavramdır. Bu kavram yalnız hekimleri değil; hukukçuları, filozofları ve din adamlarını da yakından ilgilendirmektedir. Çünkü söz konusu olan geniş vicdani ve dini tartışmalara açık olan "insan yaşamının sonu" konusudur.
     Beyin ölümü oluşmuş bir hasta ölü mü, yoksa sağ mıdır? "Tüm Beyin" tanımı bakımından yaygın ve dünya ölçüsünde bir görüş birliği olduğunu söyleyebiliriz. Ancak son günlerde Batı literatüründe kimi biyoetikçi, filozof ve teologların beyin ölümü kavramını yeniden sorgulanır hale getirdiklerini görmekteyiz. Sayıca az da olsa kimi bilim insanları da, aşağı merkezler yaşarken yüksek beyin fonksiyonlarında geri dönüşsüz bir kayıp oluşmasını "gerçek ölüm" şeklinde gören anlayışı kabul etmek de zorlanmaktadırlar. Hipokrat andı modern nörolojideki tezatları çözümlemekte yetersizdir. Son yılların tıp bilim ve teknolojisinde meydana gelen hızlı gelişme hekimlerin yeni ahlaki ve vicdani sorumluluklar yüklenmesine yol açacak niteliktedir. Nitekim günümüz tıp dünyasında, organ aktarımları konusunda, biyoetik alanında hararetli tartışmaların olduğu konulardan birisi de "ölümün ve beyin ölümünün tanımı"dır. Biz bu makalede hukuk ve tıp ethiği açısından organ aktarımlarında beyin ölümü kavramını inceledik

İÇ HASTALIKLARI, 18(11):73-79, 2006
Hasta memnuniyeti, verilen bilgilerin anlama düzeyleri ve etkileyen faktörler
Araş. Gör. Dr. Ertan Uzun *, Yard. Doç. Dr. Zeynep Dilek-Aydın **, Araş. Gör. Dr. Kasım Demir **, Araş. Gör. Dr. Ali Kutlucan **, Yard. Doç. Dr. A. Nesimi Kişioğlu *, Prof. Dr. M. Tuğrul Sezer
Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi * Halk Sağlığı ve ** İç Hastalıkları Anabilim Dalları
ÖZET
     Sunulan sağlık hizmetinin sonuçlarını izlemek için kullanılan kalite değerlendirmeleri tıbbi çıktılar, maliyet analizleri ve hasta memnuniyeti üzerinden yapılabilir.
     Araştırma 01.04.2005 ile 29.04.2005 tarihleri arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi İç Hastalıkları Polikliniklerinde yapıldı. Polikliniklerde muayene olan 202 hastaya muayene sonrasında yüz yüze görüşme ile anket uygulandı. İç Hastalıkları polikliniklerinden hizmet almış hastaların verilen hizmetlerden memnun olma durumu, hastalıkları ve tedavileri hakkında verilen bilgileri anlama düzeyleri ve verilen hizmetlerle ilgili eleştiri ve önerilerin değerlendirilmesi amaçlandı. Elde edilen veriler SPSS 9.0 istatistik programı ile değerlendirildi.
     Araştırma grubunun yaş ortalaması 48.40 ± 1.62 idi ve grubun % 62.9’u kadın, % 37.1’i erkekti. Bir hasta için ortalama muayene süresi 13.33 ± 5.01 dakika ve muayene olmak için ortalama bekleme süresi 112.78 ± 56.33 dakikaydı. İç Hastalıkları polikliniklerinde verilen hizmetlerle ilgili genel memnuniyet düzeyi sorulduğunda çok memnun ve memnun olanların oranı % 98.5’ti. Hastalardan doktorun gösterdiği ilgiyi iyi bulanlar % 93.1, doktorun verdiği bilgiyi yeterli bulanlar ise % 69.3’tü. Hastaların % 69.3’ü poliklinik doktorlarının değişmesinin tedavilerini olumsuz etkilediğini, % 25.7’si muayene ve tetkik sırasında fazla beklediğini, % 10.9’u iç hastalıkları poliklinikleri bekleme salonunun küçük, havalandırmasının ve sandalye sayısının yetersiz olduğunu, % 7.4’ü çıkan tahlillerin iç hastalıkları sekreter masasından sıraya girip alınmasının çok zaman aldığını söyledi. Hastaların % 27.3’ü “muayene olmak için beklenen süre azaltılsın” dedi.
     Tek değişken dikkate alınarak yapılan analizlerde hastaların memnun olma durumu ile istatistiksel olarak ilişkili bulunan parametreler; muayene için ortalama bekleme süresi (p=0.006), hasta bekleme salonunun durumu (p=0.000), doktorun hastaya gösterdiği ilgi (p=0.019), doktorun hastaya verdiği bilgi (p=0.014) ve sekreterlerin gösterdiği ilgi (p=0.035) idi. Bu parametreler çok değişkenli lojistik regresyon analizine alındığında, memnun olma durumu ile ilişkisi netleşen tek değişken, muayene için ortalama bekleme süresi (p=0.0078) olarak belirlendi.
     Hastaların; hastalık, sağlık durumları ve hastalığın tedavisi ile ilgili verilen bilgileri anlama düzeylerini değerlendiren sorular Likert tipi skala ile hazırlandı. Değerlendirme sonucuna göre tam puan olan 55 üzerinden araştırma grubunun puan ortalaması 40.91 ± 9.47 idi (yeterli anlama oranı % 72.0). Puan ortalamaları, ortaokul ve altı eğitimlilerde 39.58 ± 9.71, lise ve üstü eğitimlilerde 42.30 ± 8.97 puandı. Ortaokul ve altı eğitimliler ile lise ve üstü eğitimliler arasında bilgileri yeterli anlama durumu bakımından istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (Independent Samples T Test, p=0.001).
     Sonuç olarak hastaların doktorların gösterdiği ilgiden, iyi muayene yapılması ve hastalığının tedavi ediliyor olmasından (sonuç alma), memnun oldukları görüldü. Memnun olma durumunun en önemli belirleyicisi muayene için bekleme süresi iken doktorun verdiği bilgileri anlama durumunu ise eğitim düzeyi, yaş, doktorun verdiği bilgi ve muayene süresinin etkilediği bulundu. Tıp Fakültesi İç Hastalıkları polikliniğinin tercih edilmesinde ise hastalara daha çok ilgi gösterilmesi ön plandaydı. Hastaların en çok beklentisi muayene için bekleme süresinin kısaltılması idi.
     Hastaların tedavisinde uyum ve başarının daha da artmasında, verilen hizmetlerden memnun olma ve verilen bilgileri anlama düzeyleri önemlidir. Doktorlar ve diğer personelin bu amaca yönelik olarak eğitimi için sağlık kurumlarında periyodik hizmet içi eğitim programları düzenlenmelidir. Bu tür çalışmalar yoluyla Tıp Fakültesi İç Hastalıkları polikliniklerinde verilen hizmetlerin kalitesinin daha da artmasına katkıda bulunulmuş olacaktır.

KONUK YAZAR, 18(11):80-83, 2006
21. yüzyılda ağız bakımı açısından hasta beklentileri
Araş. Gör. Dt. Ufuk Sezer, Öğr. Üyesi Dr. Recep Orbak, Araş. Gör. Hatice Yağız
Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı
ÖZET
 Bu makalede 21. yüzyılda değişen hasta beklentilerinin neler olduğu ve bu beklentilerle beraber teknolojik gelişmelerin diş hekimliği uygulamalarını nasıl etkileyeceği incelenmiştir. Hasta yaş ve anlayışlarındaki değişime paralel olarak diş hekimliği uygulamalarında da farklılıklar gözlenecektir. Hastalara hem daha güncel hem de daha kaliteli hizmet verebilmek açısından bu konuyla alakalı değişimler diş hekimleri tarafından yakından takip edilmelidir.

PEDİATRİ, 18(11):84-88, 2006
Makrodaktili ve proteus sendromu
Uz. Dr. Özmert M. A. Özdemir, Prof. Dr. Hacer Ergin, Uz. Dr. Ayşegül Sözeri-Özdemir
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
ÖZET
  Makrodaktili bir veya daha fazla el ve/veya ayak parmağının konjenital, ancak nonherediter büyüklüğüdür. Proteus sendromu, iskelet sisteminde hemihipertofi, makrodaktili, ekzostoz, deri ve deri altı dokuda pigmenter nevüsler, deri altı tümörleri şeklinde değişken klinik bulgularla gidebilen ve birçok organ sistemini ilgilendiren konjenital bir hamartomatöz sendromdur. Nadir vakalarda, Proteus sendromu akral doku hipertrofisi ile sınırlı olabilir. Vakamız tek elde makrodaktili ile sınırlı Proteus sendromu olup, ayırıcı tanıda makrodaktili ile birlikte diğer hamartomatöz aşırı büyüme ile giden sendromlar tartışılmıştır.

GENETİK, 18(11):89-90, 2006
Rubinstein-Taybi Sendromu
Uzm. Dr. Ali Karaman
Erzurum Numune Hastanesi Genetik Bölümü
ÖZET
  Rubin stein-Taybi sendromu (RTS) aşağı doğru eğik palpebral aralıklar, geniş baş parmaklar, geniş büyük ayak parmakları, büyüme ve mental retardasyonu içeren karakteristik özelliklere sahip nadir görülen bir sendromdur. Sistemik özellikler; solunum, nörolojik, endokrin, oftalmolojik, kardiak ve işitme sistemlerini içine alır. RTS sporadik tabiattadır ve CREB-binding protein geninin (CREBBP) kodlandığı 16p13.3’deki mikrodelasyonla ilişkilidir.
     Bu yazıda nadir görülmesi nedeniyle bir RTS olgusu sunulmuş ve literatür bilgileri gözden geçirilmiştir.

KALP VE DAMAR CERRAHİSİ, 18(11):91-92, 2006
VSD tamirini takiben dakron yama kaçağına bağlı yaygın hemoliz
Yard. Doç. Dr. Mustafa Göz, Doç. Dr. Ömer Çakır, Doç. Dr. Nihal Kılınç *, Prof. Dr. Mehmet Nesimi Eren
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp v Damar Cerrahisi ve * Patoloji Anabilim Dall
ÖZET
  Ventriküler septal defektin kapatılmasını takiben yaygın hemoliz nadir görülen bir komplikasyondur. Bu çalışmada, ventriküler septal defekti dakron yama ile kapatıldıktan sonra, 24 saat içinde yaygın hemoliz gelişen, 30 yaşındaki hastayı sunduk. Erken postoperative dönemde kortikosteroid tedavisi etkili oldu. Bu raporda biz erken operasyondan önce kortikosteroid tedavisinin denenebileceğini tartıştık.


HEMŞİRELİK, 18(11):93-98, 2006
İntrapartum dönemde kanıta dayalı hemşirelik uygulamaları
Araş. Gör. Dr. Ayla Berkiten-Ergin *, Prof. Dr. Nuran Kömürcü **
Kocaeli Üniversitesi Kocaeli Sağlık Yüksekokulu *, Marmara Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Öğretim Üyesi **
ÖZET
 Kanıta dayalı uygulama, son yıllarda sağlık alanında yaygın olarak kullanılan bir kavramdır. Bu kavramın hemşirelik alanında da uygulanması ile hemşirelik bakım kalitesi yükselecektir. Bu makalenin amacı; özellikle intrapartum dönemde mevcut kanıt ve uygulamaları inceleyerek, kadın doğum alanındaki hemşirelik uygulamalarının geliştirilmesine ışık tutmaktır.


SPOR VE TIP, 18(11):100-105, 2006
Bir lise futbol oyuncusunda akut femoral kompartman sendromu,
Uygun önlemlerin alınması gerekliliği
Daniel W. Golden; Kyle R. Flik, MD; David A. Turner, MD; Bernard R. Bach JR, MD; Jeffrey R. Sawyer, MD
ÖZET
  Sporcuların baldırlarında en çok zorlanmayla ilişkili kompartıman sendromu iyice belgelenmiş bir olgudur.Ancak bu 17 yaşında erkek kalecide olduğu gibi futbol oyunu sırasında kalçasına doğrudan darbe yiyen sporcularda travma sonucu kompartıman sendromunun oluşması seyrek görülen bir durumdur. Hasta erken dönemde fasyotomi ve geç dönem yara kapanması ile başarıyla tedavi edilmiştir. Hasta tamamen düzelmiştir. .


PGM
Metabolik sendrom ve diyabetle giderek artan bağlantısı, 18(11):8-11, 2006
-YORUM-
R. Cooppan, MBChB, FRCP(C)
ÖZET
  Metabolik sendrom hakkında öğrenilmesi gerekenden çok daha fazlası mevcut olmasına rağmen çocuklar ve ergenlerde bile metabolik sendromun ortaya çıktığı gerçeği sorunun oluşumunda yaşam tarzının önemini göstermektedir. Bu nedenle, metabolik sendrom yalnızca sağlık bakımını üstlenenler değil, aynı zamanda anababalar ve toplum da sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve optimal beden ağırlığının sürdürmenin sorumluluğunu taşımaktadır.
     Şimdilerde bu konuda pek çok bilgiye sahibiz. Esas zorluk çok stresli ve talepkâr bir dünyada tutum ve davranışları değiştirmektir.


PGM
Yaşlılarda diyabet tedavisi, 18(11):12-20, 2006
Bu yüksek riskli grupta zorlukların aşılması
Olga V. Sakharova, MD; Silvio E. Inzucchi, MD
ÖZET
  Geriyatrik popülasyonda diyabet tedavisi sıklıkla eşlik eden hastalıklar, değişken işlevsel durum ve öncel polifarmasi ile komplike olmaktadır. Kan şekeri düzeylerini düşürmek için halen değişik tedavi seçenekleri mevcuttur. Hastanın genel 1durumu ve kapasitesine göre tedavinin yoğunluğu bireyselleştirilmelidir. Mümkünse kan şekeri düzeyleri olabildiğince düşürülürken hipoglisemi ve diğer tedaviye bağlı yan etkilerden kaçınmalıdır.


PGM
Ergenlerde tip 2 diyabet, 18(11):22-27, 2006
Bu büyüyen sorunu tanıma ve tedavi yöntemi
M. Grace Laurencin, MD, MPH; Ronald Goldschmidt, MD; Lawrence Fisher, PhD
ÖZET
   Ergenlerde diyabet ve obezitenin tanımı ve tedavisi doktorlar için zorlayıcı fırsatlar sunmaktadır. Tip 2 diyabetli ergenlere beslenme, egzersiz, psikososyal ve ailesel adaptasyonlara ilişkin yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde farmakolojik tedaviye yardımcı olan ve erişkinlik döneme geçtiklerinde hastaları diyabetik komplikasyonların yıkıcı etkilerinden kurtaran bütünleştirici bir yaklaşım ergenlere sağlıklı ve üretken bir yaşam sürdürmeleri şansını sunmaktadır.


PGM
Yaşlılarda viral infeksiyonlar, 18(11):28-34, 2006
Herpes zoster, influenza ve RSV tedavisinin zorlukları
Mazen S. Bader, MD, MPH; David S. McKinsey, MD
ÖZET
  Yaşlanmayla birlikte herpes zosterin görülme sıklığı giderek artmaktadır. FDA, bu infeksiyonun tedavisi için asiklovir, valasiklovir ve famsiklovire onay vermiştir. Ancak, basit dozaj rejimleri nedeniyle valasiklovir ve famsiklovir tercih edilmektedir. Yaşlı hastalar, artan şiddetli hastalık komplikasyon riski altında olduklarından antiviral tedavinin hedef kitleleridir. Sakıncası yoksa, herpes zosterli yaşlı hastalarda kortikosteroitlerin kullanılması düşünülebilir. Postherpetik nevraljinin tedavisinde genellikle kombinasyon tedavisi gereklidir.
     Gripal infeksiyon yaşlılarda artan morbidite ve mortaliteye neden olan önemli bir kamu sağlığı sorunudur. İnaktive edilmiş virüsle aşılama gripal infeksiyonu kontrolünün temel taşı olup, özellikle azınlık toplumlarda aşılamanın kapsamını optimal düzeye çıkartma gayretleri sürdürülmeli ve takviye edilmelidir. Hızlı antijen saptama testleri gripal infeksiyonun erken tanısına yardımcı olmakta ve semptomların ortaya çıkışından sonraki 48 saat içinde antiviral ajanlarla tedavi kuvvetle önerilmektedir. Yaşlılarda nörolojik yan etkiler, böbrek fonksiyonlarını kontrol etme ve buna göre dozu azaltma gerekliliği amantadin kullanımını kısıtlamaktadır.
     RSV hem toplum içinde hem de huzurevlerinde yaşayan yaşlılarda RSV solunum yolu infeksiyonlarının önemli bir nedenidir. Nazofarenks sürüntüsünde viral kültür ve hızlı antijen saptama testi ile RSV infeksiyonu tanısı konabilmektedir. Şimdilerde yaşlı hastalarda destekleyici bakım dışında FDA ‘nın onayladığı herhangi bir tedavi yöntemi yoktur.

 

SENDROM II

NÖROPSİKOLOJİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ




 

 

 

 

 

 

 


 

Editörden

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

SENDROM ÖZEL EK SAYI BEL AGRISI

SENDROM ÖZEL SAYI GASTROINTESTINAL

SENDROM KOAH ÖZEL SAYI

SENDROM ASTIM ÖZEL SAYI

SENDROM ÖZEL SAYI ( NÖROPATİK AĞRI )

SENDROM ÖZEL SAYI ( ENDOKRİNOLOJİ )

SENDROM EK SAYI ( BAŞAĞRISI )

SENDROM EK SAYI ( YENİDOĞAN )

ARŞİV

      Son Sayı
2011
      Sendrom Mart / Nisan 2011
      Sendrom Ocak / Şubat 2011
2010
      Sendrom Kasim / Aralik 2010
      Sendrom Eylül / Ekim 2010
      Sendrom Temmuz / Ağustos 2010
      Sendrom Mayis / Haziran 2010
      Sendrom Mart / Nisan 2010
      Sendrom Ocak / Şubat 2010
2009
      Sendrom Kasim / Aralik 2009
      Sendrom Eylül / Ekim 2009
      Sendrom Temmuz / Ağustos 2009
      Sendrom Mayis / Haziran 2009
      Sendrom Mart / Nisan 2009
      Sendrom Ocak / Şubat 2009
2008
      Sendrom Kasim / Aralik 2008
      Sendrom Eylül / Ekim 2008
      Sendrom Temmuz / Ağustos 2008
      Sendrom Mayıs / Haziran 2008
      Sendrom Mart / Nisan 2008
      Sendrom Ocak / Şubat 2008
2007
      Sendrom Aralık 2007
      Sendrom Kasım 2007
      Sendrom Ekim 2007
      Sendrom Eylül 2007
      Sendrom Ağustos 2007
      Sendrom Temmuz 2007
      Sendrom Haziran 2007
      Sendrom Mayıs 2007
      Sendrom Nisan 2007
      Sendrom Mart 2007
      Sendrom Şubat 2007
      Sendrom Ocak 2007
2006
      Sendrom Aralık 2006
      Sendrom Kasım 2006
      Sendrom Ekim 2006
      Sendrom Eylül 2006
      Sendrom Ağustos 2006
      Sendrom Temmuz 2006
      Sendrom Haziran 2006
      Sendrom Mayıs 2006
      Sendrom Nisan 2006
      Sendrom Mart 2006
      Sendrom Şubat 2006
      Sendrom Ocak 2006
2005
      Sendrom Aralık 2005
      Sendrom Kasım 2005
      Sendrom Ekim 2005
      Sendrom Eylül 2005
      Sendrom Ağustos 2005
      Sendrom Temmuz 2005
      Sendrom Haziran 2005
      Sendrom Mayıs 2005
      Sendrom Nisan 2005
      Sendrom Mart 2005
      Sendrom Şubat 2005
      Sendrom Ocak 2005
2004
      Sendrom Aralık 2004
      Sendrom Kasım 2004
      Sendrom Ekim 2004
      Sendrom Eylül 2004
      Sendrom Ağustos 2004
      Sendrom Temmuz 2004
      Sendrom Haziran 2004
      Sendrom Mayıs 2004
      Sendrom Nisan 2004
      Sendrom Mart 2004
      Sendrom Şubat 2004
      Sendrom Ocak 2004
2003
      Sendrom Aralık 2003
      Sendrom Kasım 2003
      Sendrom Ekim 2003
      Sendrom Eylül 2003
      Sendrom Ağustos 2003
      Sendrom Temmuz 2003
      Sendrom Haziran 2003
      Sendrom Mayıs 2003
      Sendrom Nisan 2003
      Sendrom Mart 2003
      Sendrom Şubat 2003
      Sendrom Ocak 2003



 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2008 - 2011
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36 D.66-67 Gayrettepe 34349 Istanbul
Tel: 02122880541 ve 02122885022
eXTReMe Tracker