 |
SENDROM AYLIK AKTÜEL TIP DERGİSİ
MAYIS 2007
|
KONUK YAZAR, 19(5):51-58, 2007
Çinko: Temel fonksiyonları ve insan sağlığındaki önemi |
Yrd. Doç. Dr. M. Cankat Kara, Araş. Gör. Nihal Beldüz, Öğ. Üy. İsmail Kara *, Öğ. Üy. Turgut Demir
Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji ve * Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalları |
|
|
Çinko insan vücudunda en çok bulunan ikinci eser elementtir ve gen ekspresyonu, DNA sentezi, enzimatik kataliz, hormonların depolanması ve salınımı, nörotransmisyon, büyüme ve gelişme gibi pek çok metabolik olaya katılmaktadır. Bu nedenle çinko eksikliğinde, hücre çoğalması, yara iyileşmesi, kemik oluşumu, büyüme ve gelişme, gebelik, beyin fonksiyonları, tat ve iştah gibi pek çok fizyolojik işlevlerde aksamalar ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte çinko düzeyleri yaşanan bölgenin coğrafi, sosyoekonomik, kültürel yapısı ve beslenme alışkanlıklarından etkilenebildiğinden değişik bölgelerde sağlıklı bireylerdeki çinko düzeylerinde farklılıklar görülebilmektedir. Bu nedenlerle her bölgede sağlıklı bireylerin çinko düzeylerini saptamak yararlı olmakla birlikte, çocuklarda, gebe ve yaşlılar gibi risk grubunda olanlara diyetle çinko takviyesi yapılmalıdır. Bu çalışmada temel fonksiyonlarıyla birlikte, çinkonun insan sağlığındaki önemi ile ilgili bilgiler derlenmiştir. |
TIBBİ BİYOLOJİ, 19(5):59-62, 2007
Turner sendromu |
Dr. Ebru Etem, Prof. Dr. Halit Elyas
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı |
|
|
Turner sendromu (TS) dişilerde 1:2.500 sıklıkla görülen en yaygın kromozomal anomalidir. Günümüzde TS ve UTS karakteristik fiziksel özelliklere sahiptir. Bu durum bir X kromozomunun yokluğu veya yapısal olarak anormal bir X kromozomun varlığı sonucu ortaya çıkmaktadır. En yaygın klinik bulguları kısa boy ve ovarian yetmezliktir. Bu derlemenin amacı TS’nin sitogenetik, yetişkin hastalıkları ve fizyolojik olarak değerlendirilmesidir. TS’li yetişkinlerde osteoporoz, hipotiroidizm, böbrek ve gastrointestinal hastalıkların arttığına dair veriler vardır. Tanı kromozom analiziyle doğrulanınca hasta ve ailesi mevcut imkanlarla desteklenmelidir. TS’li tüm yetişkinler hastalıkların azaltılması ve ortalama ömrün uzatılması için multidisipliner bir yaklaşımla takip edilmelidir. |
CERRAHİ, 19(5):80-84, 2007
Retrorektal kitlelerde tanı ve tedavi yaklaşımları |
Dr. Mustafa Kerem, Dr. Bülent Salman, Doç. Dr. Abdülkadir Bedirli, Prof. Dr. Ömer Şakrak
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı |
|
|
Retrorektal kitleler nadir olarak görülür. Kitleler genellikle benign olmasına rağmen malign özellikte gösterebilir. Tanıda yaşanan güçlükler ve tedavi sırasında gelişen komplikasyonlar bu kitleleri daha da önemli kılmaktadır. Tanı aşamasında yaşanan güçlükler tedavi aşamasına da yansır. Bu olgu sunumunda retrorektal kitle tanısı konan 32 yaşındaki bayan bir hastada yapılması gerekenler ve karşılaşılan zorluklar literatür ışığında incelenmiştir. |
AFP
Dismenore, 19(5):11-18, 2007 |
Sue Reddish |
|
|
ARKA PLAN: Menstrüasyon kadınlar için iki açıdan önemlidir. Bir açıdan kadın olmanın kanıtı olan doğurganlık potansiyelinin başı ve sonunu tanımlar. Diğer taraftan eskilerin uyduğu menstrüasyon tabuları gibi bugünlerde birçok kadın (ve erkek) yine de modası geçmiş olumsuz mesajlardan etkilenmektedir.
AMAÇ: Bu makale, belirtiler ve tedavi seçimlerinin kültürel, toplumsal ve kişisel anlamını göz önüne alarak dismenorenin değerlendirme ve tedavisine yaklaşımı tartışmaktadır.
TARTIŞMA: Kadının toplumdaki statüsü, yaşam düzeyi, dini ve işi gibi kültürel etkiler, kadının âdet dönemi sorunları için tıbbi yardım isteyip istemeyeceğini ve dismenorenin kişisel anlamını belirlemektedir. Ağrı, eşlik eden belirtiler, yaşam tarzı ve günlük yaşam aktivitelerine etkileri, psikolojik ve kültürel değerlendirmelerin göz önüne alınması gerekir. Tedavi, altta yatan patolojinin tedavisini, psikososyal desteği, tedavinin ağrı, eşlik eden belirtiler, doğurganlığın evresinin etkisine göre bireyselleştirilmesini , maliyet, kadının kişisel değer ve tutumlarını ele alır. |
AFP
Ergen kadın hastada pelvis ağrısı, 19(5):19-23, 2007 |
Sonia Grover MBBS, FRANZCOG, MD |
|
|
ARKA PLAN: Ergen kadınlarda pelvis ağrısının birçok nedeni erişkin kadınlardakine benzemektedir. Ancak, obstrüktif doğmalık anomalilere ilişkin birkaç özgün sorun olduğu gibi, over torsiyonunun neden olduğu pelvis ağrısı da bu yaş grubunda sık görülmektedir.
AMAÇ: Bu makale, ergen kadınlarda pelvis ağrısının değerlendirmesine yaklaşımı tartışmakta ve bu hasta topluluğuna özgü nedenleri özetlemektedir.
TARTIŞMA: Pelvis ağrısının etiyolojisindeki birçok benzerliğe rağmen, ergenlere yaklaşım ve tedavilerinde dikkatle düşünülmesi gereken bazı kritik farklılıklar mevcuttur. İyi bir iletişimin kurulması, gizlilik ve geçerli olur almak için gerekenleri anlamaya ilişkin sorunların açıklığa kavuşturulması esastır. Ağrıyı etkileyebilen daha kapsamlı sosyal sorunların bir bölümüyle birlikte ağrının hastaların yaşamlarına etkisini kavramada genel sağlık riskinin taranması paha biçilmez değerdedir. Bu sorunlar, genç bir kadını başarıyla tedavi etme kapasitenizi ve hastanın pelvis ağrısını sunumunu etkileyecektir. |
AFP
Ektopik gebelik, 19(5):24-27, 2007
Risk faktörleri ve tanı |
George Condous |
|
|
ARKA PLAN: Ektopik gebelik hâlâ gebeliğin ilk üç ayındaki anne ölümlerinin en sık görülen nedeni olup, erken dönemde gebelik ölümlerinin % 73’ünü oluşturmaktadır.
AMAÇ: Bu derlemede, ayrıntılı tedavi tartışılmayacaktır. Ancak, tubal ektopik gebeliğin risk faktörleri, ultrasonografik tanı ve erken gebelik ünitelerinin yararları tartışılacaktır.
TARTIŞMA: Vajinal kanaması olsun veya olmasın karnın alt kısmında ağrıyla pratisyen doktorlara veya hastane acil servislerine başvuran doğurganlık çağındaki kadınların tümünde, aksi kanıtlanana kadar ektopik gebelik düşünülür. Bu klinik durumda idrar örneğinde gebelik testi yapmak zorunludur. Test pozitifse, bu kadınlara transabdominal değil, aksine transvajinal ultrasonografik tarama (TVS) gereklidir. Ektopik gebelik tanısı rahim içi bir gebelik kesesini gösteremeyen taramadan ziyade TVS’de bir adneks kitlesinin görüntülenmesine dayanmalıdır. TVS kullanarak olaya erken dönemde tanı koyma, tedavi seçeneklerini değiştirmiş ve ilişkin ölüm oranlarını azaltmıştır. Modern uygulamada, kollaps ve ardından acil laparotomi kuraldan çok bir istisna oluşturmaktadır. Erken gebelik ünitelerinin erken dönemde komplikasyonları olan kadınlara yarar sağladığı, gereksiz hasta kabullerini azalttığı, maliyetleri düşürdüğü ve kaynakların etkin kullanımına yol açtığı gösterilmiştir. |
AFP
Pelvik inflamatuvar hastalık, 19(5):28-33, 2007
|
|
|
|
ARKA PLAN: Pelvik inflamatuvar hastalık (P‹H), uzun dönemde ciddi sekelleri olan tedavi edilebilir bir hastalıktır. P‹H'nin tanınması ve tanısı geniş bir hastalık yelpazesi ve klinik belirtiler nedeniyle zorlayıcı olabilir.
AMAÇ: Bu makale, P‹H'in belirtileri, etiyolojisi, tanısı, tedavisi ve önlenmesini tartışmaktadır.
TARTIŞMA: Çok kuşkucu olmak ve PIH riski altındaki kadınların tedavi edilebilirlik eşiğini düşük tutmak eşlik eden ciddi rahatsızlıkları azaltabilir. |
AFP
Endometriyozis, 19(5):34-38, 2007
Bir güncelleme |
|
|
|
ARKA PLAN: Endometriyozis kadınlarda pelvis ağrısı ve subfertilitenin başlıca nedenlerinden biridir.
AMAÇ: Bu makale endometriyozisin tanı ve tedavisini tartışmaktadır.
TARTIŞMA: Endometriyozis düşündüren ağrı semptomları olan kadınlarda genellikle ilk seçenek görgül tedavidir. Ultrasonografi periton hastalığı tanısı koyduramayacak olmasına rağmen endometriyozisi saptayacaktır. Tanı için laparoskopi ve ilk tedavi seçeneği olarak cerrahi eksizyon altın standarttır.
Tıbbi tedavinin yüzeysel hastalık için etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bu, en çok cerrahi becerilerin endometrektomi için yeterli olmadığı veya ağır hastalıkta yeterli eksizyonun yapılmadığından kuşkulanıldığı koşullarda uygulanmaktadır. Cerrahi eksizyondan sonra diyet, egzersiz ve hormonlarla uzun süreli tedavi, uzun dönemde ağrının kontrol altına alınmasını sağladığı gibi nüks riskini de azaltabilmektedir. Tıbbi tedavinin kısırlık tedavisinde hiçbir yeri olmamasına rağmen hafif hastalıkta cerrahi eksizyon gebelik oranlarını yükseltir. Ağır |
AFP
Birincil dismenore, 19(5):39-40, 2007
Tamamlayıcı tıp kanıtları |
Carolyn Ee, MBBS, B-ApplSci (Chin Med)
|
|
| |
AFP
Asemptomatik kadınlarda rutin pelvis muayenesi, 19(5):41-46, 2007
Kanıtların araştırılması |
|
|
|
ARKA PLAN: Sağlıklı kadın tıbbi kontrolünün bir parçası olarak Pap testi, cinsel yolla bulaşan infeksiyon taramasıyla birlikte veya doğum kontrol hapına veya hormon tedavisine başlamadan önce sıklıkla rutin pelvis muayenesi yapılmaktadır. Bu kontroller over kanseri veya başka patolojilerin taranabilmesi amacıyla kadının isteği üzerine yapılabilir.
AMAÇ: Bu makale, bir tarama testi olarak asemptomatik kadınlarda rutin pelvis muayenesine ilişkin kanıtları ve muayene yapıldığında bilgilendirilmiş onam almak için hastaya hangi bilgilerin verilmesi gerektiğini gözden geçirmektedir.
TARTIŞMA: Literatürün gözden geçirilmesi, over kanserleri için rutin pelvis muayenesinin (serum CA-125 ve ultrasonografiyle birlikte veya tek başına) hastalığın yaygınlık derecesi, muayenenin duyarlılık ve özgüllüğünün düşük olması nedeniyle haklı gerekçeleri olmadığını göstermektedir. Pap testine özgü teknik sorunlarda yararlı olma amacıyla rutin Pap testleri sırasında pelvis muayeneleri yapılabilirse de, tarama amacıyla uygulanması önerilmemektedir. Hormon tedavisi alan veya seksüel sağlık kontrollerine devam eden asemptomatik kadınlarda pelvis muayenesini destekleyen kanıtlar mevcut değildir. Ayrıntılı jinekolojik, tıbbi öz ve soygeçmiş bilgileri ve bilgilendirilmiş onam alındıktan sonra kadın hastanın isteği üzerine pelvis muayenesi yapılmalıdır. |
AFP
Deri endometriyozisi, 19(5):47-48, 2007
Bir kadın hastalığının cerrahi belirtileri |
|
|
|
Endometriyozis sık görülen bir kadın hastalığıdır. Deri endometriyozisi, endometriyozisin bir alttipidir. Karın duvarını tutan deri endometriyozisi sık görülmemekle birlikte deri endometriyozisinin ameliyat öncesi tanısı bir sütür granulomu, lipom, apse, kist veya fıtıkla kolayca karıştırılabilir1. Bu jinekolojik rahatsızlığın iki sık görülen cerrahi sunumunu bildirmekteyiz. |
CFP
Ağrı giderimi çocuklarda apandisit tanısını maskeler mi?, 19(5):64-66, 2007 |
Christen L. Shoesmith, MD, FRCPC; Michael J. Strong, MD, FRCPC
|
|
|
Apandisitten kuşkulanılan hastaların ağrısını erken dönemde gidermenin tanıyı engelleyeceği düşüncesini destekleyen herhangi bir kanıt yoktur. Ağrı tedavisinin hasta uyumunu artırarak tanıyı kolaylaştıracağı şeklindeki eski varsayımlar destek bulmamıştır. Ağrı gideriminin anlamlı bir olumsuz sonlanıma yol açmadığını göstermek ve klinik uygulama kılavuzları oluşturmak için daha geniş çaplı çalışmalara gerek vardır. Aynı zamanda, hastaların ağrıyı algılamasında belirgin bir azalmaya yol açtığı için güvenli ve kontrollü ortamlarda ağrı kesiciler önerilebilir. |
CFP
Görevleri yerine getirmekle iş memnuniyeti arasında bir ilişki var mı?, 19(5):67-73, 2007 |
Christine Rivet, MD CM, MCLSC, CCFP(EM), FCFP; Bridget Ryan, MSC Moira Stewart, PHD
|
|
|
Aile hekimleri tıbbi girişimlerinin sayısını artırarak yaptıkları işten memnuniyetlerini iyileştirmeye çalışabilir. Bu ılımlı ilişki daha önce tanımlanmamıştı. Birincil amacımız olmamasına rağmen, kişisel ve mesleki yaşamları arasındaki dengenin “oldukça doğru biçimde sağlanması” gibi diğer oldukça esnek etmenlerin de daha büyük bir işten memnuniyet derecesiyle ilişkili olduğunu saptadık.
Aile hekimliği dalı eğitimcileri öğretimin genel olarak işten memnuniyetle ilişkili olduğunu belirteceğinden, aile hekimliği programlarının genişlemesini desteklerken aile hekimliği öğretim üyesi adaylarına da bu husustan söz edebiliriz.
Genel olarak işten memnuniyeti artırmak ve aile hekimlerini meslekte tutmak için ele alınması gerekli sistemle ilgili sorunlar saptadık. Doktorların çoğu hastaları için tıbbi hizmet sunarken kısıtlamalarla karşılaştıklarını ve bu durumun genelde işten memnuniyet derecesiyle önemli oranda ilişkili olduğunu bildirmişlerdir. O halde sağlık sistemini tümüyle etkileyen kapsamlı çözümler bu kısıtlamalar ve genel olarak işten memnuniyeti de büyük ölçüde etkileyecektir. Bu çalışmada aile hekimlerinin çoğu yaşamlarındaki dengelerin “doğru kurulmadığını” bildirmiş olup literatür iş denetiminin önemini vurgulamaktadır. Bu bulgu önemli bir hedef olarak mesleki ve kişisel adanmışlıklar arasında dengeyi güçlendirme amacıyla birinci basamakta yapılacak reformu yönlendirebilir. |
CFP
Tıp öğrencileri niçin uzmanlık dalı seçimlerini değiştirmektedir?, 19(5):74-79, 2007
Tıp fakültesinin klinik öncesi yıllarında uzmanlık dalı seçimini değiştirmek |
Ian Scott, MD; Margot C. Gowans, M NUT DIET; Bruce Wright, MD; Fraser Brenneis, MD
|
|
|
Öğrencilerin çoğu tıp fakültesine girişten klinik öncesi yıllarının sonuna kadar tıp fakültelerine girişte yaptıkları uzmanlık dalı seçimlerini (aile hekimliği veya başka bir uzmanlık dalı) değiştirmemiştir. Uzmanlık dalı seçimini değiştiren öğrencilerin bu yeni kariyerlerini çok büyük olasılıkla fakülteye girişte düşünmüş olmaları, tıp eğitimine başlamadan önce akıllarında birçok olasılığın bulunduğunu göstermektedir. Tıp fakültesine girdiklerinde zaten bu yeni uzmanlık dallarını seçmeyi düşünmüşlerdi. Klinik öncesi yıllar sırasında öğrencilerin uzmanlık dalı seçimlerini değiştirmelerini etkileyen faktörleri tanımladık: Seçilen dalla özdeşleştirilen yaşam tarzı, teşvik, olumlu klinik deneyimler, ekonomik durum veya kişisel görüş, yetkinlik veya beceriler ve uzmanlık dalına geçiş kolaylığı gibi. |
CFP
Bu cilt hastalığını tanımlayabilir misiniz?, 19(5):85-88, 2007 |
Sunil Kalia, MD; Stewart Adams, MD, FRCP
|
|
| |
 |
SENDROM II
AİLE HEKİMLİĞİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ |
|
|