 |
SENDROM AYLIK AKTÜEL TIP DERGİSİ
AĞUSTOS 2007
|
JİNEKOLOJİ
Erken gebelikte preeklampsi gelişimini belirlemede doppler ultrasonografi, 19(8):13-21, 2007 |
Doç. Dr. Nevin Sağsöz, Araş. Gör. Mehmet Sühha Bostancı, Yard. Doç. Dr. Aykan Yücel, Yard. Doç. D. Volkan Noyan
Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı |
|
|
Doppler Ultrasonografi kullanımı birinci veya ikinci trimesterde preeklampsinin önceden belirlenmesinde yararlı olabilir. Bu şekilde taramaya hasta uyumu arttırılabilir ve taramanın maliyeti düşürülebilir.
Doppler ultasonografinin sensitivitesi, birinci trimester çalışmalarında ikinci trimester çalışmalarından daha düşüktür. Fakat birinci trimester Doppler Ultrason uygulaması, preeklapsinin erken belirlenmesinde ve profilaksinde şans tanımaktadır. Bununla birlikte birinci trimester çalışmalarının sensitivitesi ve PPV değerleri yükseltilmelidir. Bu şekilde normal gebe popülasyonunda gereksiz ilaç kullanımı önlenmiş olur.
PPV değerlerini arttırmak için, serum belirteçlerinin kullanımı uygun olabilir. Bununla birlikte preeklampsi taramasında Doppler Ultrasonografinin serum belirteçleri ile kombinasyonu hala sınırlıdır. Bu sebepten dolayı, Doppler Ultrasonografi ile serum belirteçlerinin kombine kullanımının tarama testi olarak kullanılması için longitüdinal popülasyon çalışmalarına ihtiyaç vardır. Ayrıca bu konuda maliyet analizi ile ilgili yeterli çalışmalar henüz mevcut değildir. |
ANESTEZİYOLOJİ ve REANİMASYON
Günübirlik cerrahide hasta seçimi, 19(8):22-25, 2007 |
Öğr. Gör. Dr. Rauf Gül, Prof. Dr. Nursan Tahtacı
Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı |
|
| |
GERONTOLOJİ
Türk yaşlısının psikososyal durumu, 19(8):26-28, 2007 |
Dr. Asuman Koçman, Doç. Dr. İsmail Tufan*
Akdeniz Üniversitsi Fen-Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü* |
|
|
Yaşlılıkta psikososyal durumlar, sadece sübkektif yaşantılarla bağlantılı değildir. Bunlara objektif yaşam koşullarının yaptığı etkileri de dikkate almak gerekir. Türk yaşlısının psikososyal durumu hakkında şimdiye kadar ampirik bulgulara sahip olmamakla birlikte, Türk yaşlısının psikososyal durumunun genel olarak pek de iyi olamayacağına işaret eden bulgular elde edilmiştir. Burada yaşlılıkta psikososyal durumların nasıl ortaya çıktığı ve hangi faktörlerle ilişkileri olduğu konusuna değineceğim. Bilimsel bulgulardan hareket ederek, tezimi ortaya koymaya çalışacağım. . |
KONUK YAZAR
Gingival pigmentasyonların tedavisinde uygulanan yöntemler, 19(8):38-42, 2007 |
Dr. Dt. Hilal Uslu Toygar
Başkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Periodontoloji Anabilim Dalı |
|
|
Gingival melanin pigmentasyonları pek çok bireyde estetik problemlere sebep olabilmektedir. Pigmentasyonların giderilmesinde günümüze değin pek çok yöntem denenmiştir. Gelişen teknoloji ile beraber diş hekimliğinde geniş kullanım alanı bulan lazerin depigmentasyon amacı ile kullanımı, başarısı kanıtlanmış konvansiyonel cerrahi yöntemlere alternatif olarak gösterilmektedir. Daha çok hasta konforu açısından üstünlüğü olan bu yöntemin klinik uygulamalarının uzun dönem sonuçları henüz mevcut değildir. Bu derlemede avantaj ve dezavantajları ile beraber bütün depigmentasyon yöntemleri değerlendirilmektedir. |
FİZYOLOJİ
Yara iyileşmesinin fizyolojik süreci, 19(8):43-49, 2007 |
J. Uzm. Tbp. Yzb. Mehmet Özler, Yrd. Doç. Dr. Tbp. Yzb. Turgut Topal, Doç. Hv. Tbp. Bnb. Ahmet Korkmaz
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Fizyoloji Anabilim Dalı |
|
|
Yara iyileşmesi, cerrahi işlemler ya da travmalardan sonra ortaya çıkan iyi organize olmuş bir tamir sürecidir. Günümüzde, yaşam süresinin uzaması ve gelişen cerrahi uygulamalar neticesinde yara iyileşmesi önem kazanmış ve bu konuda yapılan çalışmalar yoğunluk kazanmıştır.
Geçen yüzyılda neredeyse tüm yaralar komplikasyonlu bir şekilde iyileşirken, günümüzde yara iyileşmesi ile ilgili komplikasyonlar azalmıştır. Buna rağmen literatürde kronik yara olarak bahsedilen iyileşmesi zor olan yaralar hala hekimlerin önünde bir problem olarak durmaktadır.
Yara iyileşmesi birçok hücre ve sitokin gibi maddelerin rol aldığı multifaktöryel yeniden yapılanma sürecidir. Dolayısı ile iyileşmede meydana gelebilecek bozulma birçok nedene bağlı olabilir. Bu nedenle iyileşmeye katkısı olabilecek bir çok faktörün araştırılması bu süreçte büyük önem taşımaktadır. Yara iyileşmesinde rol alan sitokinlere her geçen gün bir yenisi eklenmektedir. Yara iyileşmesinin normal süreci hala üzerinde bir çok çalışmanın yapıldığı tam olarak aydınlatılamamış bir süreçtir. Yara iyileşmesinin fizyolojik düzenlenmesinin tam olarak anlaşılabilmesi iyileşme sürecinin normal seyrinden çıktığı durumlarda müdahaleyi kolaylaştıracaktır.
Bu maksatla yazımızda yara iyileşmesinin klasik inflamasyon, proliferasyon ve maturasyon basamaklarından ve bu basamaklarda meydana gelen olaylardan bahsedilmiştir. Ayrıca normal yara iyileşmesinin amaca yönelik kontrollü inflamasyonu, hastalıkların altında yatan patolojileri anlama ve tedavi etmek bakımından her doktorun bilmesi gereken bir zorunluluk gibi durmaktadır. |
DEONTOLOJİ
Hasta-hekim ilişkisinde aydınlatılmış onam kavramı, 19(8):50-55, 2007 |
Dr. Elif Atıcı
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji Anabilim Dalı |
|
|
Hasta-hekim ilişkisinin birçok etik yönü bulunmakla birlikte bu ilişkinin amacı her zaman hastanın yararıdır. Sağlık bakımında hasta memnuniyeti önemli bir yer tutar. Kaliteli sağlık bakımı, hekime güven duygusu ve doğru iletişim hasta memnuniyetini etkileyen unsurlardır. Bunlara ek olarak hastanın, sağlık durumu hakkında yeterli bilgilendirilmesi bu unsurların etkisini artırır.
On dokuzuncu yüzyılla beraber tıpta teknolojinin hızlı gelişimi, hasta haklarının ve özerklik kavramının kabulü hasta-hekim ilişkisinde aydınlatılmış onamın önemini artırmıştır. Onam, hastanın tanı ve tedavi yöntemlerini kabul ya da reddetmesi anlamındadır. Onam, kaynağını özerklik hakkından alır ve etik ve yasal bir kavramdır. Bu nedenle tanı, tedavi ya da bilimsel araştırma amaçlı hiçbir tıbbi uygulama hastanın onamı olmadan uygulanamaz. Aydınlatılmış onam, bilgiye dayanır ve etkili iletişim becerisi gerektiren bir görüşme sürecidir. Onam, bilgi eksikliği olduğunda ya da hasta durumunu kavrayamıyorsa etik ve yasal olarak geçerli olmaz. Bilgi hekim tarafından verilmeli, yeterli olmalı ve hasta tarafından anlaşılmalıdır. Aydınlatılmış onamda üç önemli nokta vardır: 1. hasta hekim ile aynı bilgi seviyesine sahip değildir, 2. hastanın kendisi üzerinde yapılacak uygulamalara karar verme hakkı vardır ve 3. geçerli bir onam için hasta bilgilendirilmelidir.
Bu makalede, aydınlatılmış onamın hasta-hekim ilişkisinde neden önemli olduğu, tanımı, özellikleri ve dayanakları, onam olmaksızın yapılabilecek tıbbi uygulamalar tanımlanmıştır. Ayrıca verilen bilginin kalitesi, hasta tarafından bilginin yanlış anlaşılması, bilgi paylaşımı, gerçeği söyleme, hasta üzerinde baskı kurma ya da yanıltma, hasta yeterliliğinin değerlendirilmesi ve aydınlatılmış onam formları gibi onam ile ilgili konular farklı yönleriyle tartışılmaktadır |
PEDİATRİ
Miyotonia konjenita, 19(8):56-57, 2007
|
Uz. Dr. Fatih Erbey, Uz. Dr. Kenan Özcan, Doç. Dr. Özlem Hergüner
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
|
|
|
Konjenital myotoni 19 nolu kromozomun kısa kolunun proksimal bölümündeki defektten kaynaklanan genetik geçişli bir hastalıktır. Yenidoğanda emmeme ve solunum güçlüğü ile farkedilir. Hastalık daha sonra ellerde güçsüzlük, yürüme zorluğu ve sık düşme ile ortaya çıkar. Myotonik hastalığın ilk tanımı Asmus Julius Thomsen tarafından yapılmıştır. Hastalığın dominant geçişli olduğunu ve progresif olmadığını belirtmişlerdir. 1950 yıllarında Becker birçok ailede ressesif geçişli konjenital myotoni tanımlamış, bu ailelerde daha yaygın myotoni bulguları olduğunu belirtmiştir. |
CERRAHİ
Komplike Meckel divertikülüne yaklaşım, 19(8):58-60, 2007 |
Uz. Dr. Mehmet Kaplan*, Öğr. Görev. Bülent Salman**, Öğr. Görev. Mustafa Kerem**
Kırıkkale Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Servisi*, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı**
|
|
|
Burada sunulan vaka örneğinde sıklıkla karşılaşılmayan, preoperatif tanının oldukça güç konabildiği ve intestinal obstrüksiyona neden olmuş Meckel divertikülünün bazı klinik, patolojik ve cerrahi teknik özellikleri tartışılmıştır. |
AFP
Bataklıklı ovalarda yolculuk, 19(8):9-12, 2007
Tanı kesin olmadığında hastayla uğraşmak |
|
|
|
Asistanlar klinik akıl yürütme becerilerini geliştirmek için yıllarını verirler. Birçoğu üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında hastalık süreçlerini sınıflandırmada gelişmiş tekniklere ve geniş bir kanıtlara dayalı tıp anlayışına sahiptirler. Birinci basamak sağlık kuruluşlarına geçiş önemli bir paradigma değişikliğini de beraberinde getirmektedir. Asistan umutsuzluğa kapıldığı, belirsizlik karşısında bunaldığı ve kendini yetersiz hissettiği zaman gözetmenin asistanı desteklemesi gerekir. Bu makalede ayrıntılandırılan modeller gözetmenin genel tıbbi uygulama batağında yolculuğu sırasında asistana yardımcı olmasını sağlayan araçlardır. |
AFP
Mikronodüler bazal hücreli karsinomlar, 19(8):6-8, 2007 |
|
|
| |
CFP
Anormal uterus kanamasının tanı ve tedavisine yaklaşım, 19(8):29-37, 2007 |
Deanna E. Telner, MD, MED, CCFP; Difat Jakubovicz, MSC, MD, CCFP, FCFP
|
|
| |
 |
SENDROM II
HEMŞİRELİK TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ |
|
|