 |
SENDROM AKTÜEL TIP DERGİSİ
EYLÜL / EKİM 2008
|
AFP 20(9-10):8-12, 2008
Genel tıpta sistemler ve karmaşıklık kavramı
|
Benjamin Lui, MBBS Anh Tran, MBBS Michael Montalto, MBBS, PhD, FRACGP
|
|
|
|
Genel tababette karşılaşılan bir çok sorun Newton’un indirgeyici paradigması ile yeterince açıklanamaz. Tıp dışı bilim dallarında geniş ölçüde benimsenen sistemler ve kompleksite kavramı tıpta ve özellikle genel uygulamlarda ortaya atılan soruları kendi özgün bağlamında tanımlamakta ve açımlamaktadır. Bu makale kısaca sistemleri ve karmaşık bilimlri destekleyen yapıyı tanımlamaktadır. Bir olgu çalışması sistemler ve karmaşıklık kavramının hasta belirtilerinin daha iyi kavranmasına yardımcı olabildiğini ve farklı yaklaşımların nasıl farklı sonuçlara yol açacağını göstermektedir. |
CFP 20(9-10):13-17, 2008
Orta derecede veya şiddetli kronik obstrüktif akciğer hastalığında beta agonistleri kullanmaktan kaçınmalı mıyız?
|
Shelley R. Salpeter, MD, FACP Shawn D. Aaron, MD
|
|
|
|
OAH hastalarında plasebo ile karşılaştırıldığında betaagonistler solunum sistemine bağlı ölüm olaylarında iki kat, olumsuz kardiyovasküler olaylarda ise iki katı aşkın artışa, antikolinerjik bronş genişleticilere kıyasla toplam mortalitede beş kat artışa yol açmaktadır. Astım ve KOAH’da ciddi olumsuz olaylara ilişkin toplu kanıtları göz önüne alarak klinik uygulamalarımda herhangi bir betaagonisti kullanmıyorum. KOAH hastalarında betaagonist kullanımından kaçınmalıdır. Bronş genişletici ilaç olarak antikolinerjikler tercih edilmelidir.
|
Papanicolaou yaymaları 20(9-10):18-22, 2008
Önceden tamponla silelim mi yoksa silmeyelim mi?
|
Narpinder Hans, MD, CCFP Andrew J. Cave, MB MCISc, CCFP, FRCGP Olga Szafran, MHSA Gordon Johnson, MD, FRCPC Ann Glass, RNH G. Richard Spooner, MD, CCFP, FCFP Phillip J. Klemka, MD, CCFP Shirley Schipper, MD, CCFP
|
|
|
|
Rahim ağzını bir pamuk tamponla temizlemenin yeterli endoservikal hücre örneği açısından Pap yayma preparatının kalitesini etkilemediği anlaşılmaktadır. Bu tespit Pap yayma örneği almadan önce rahim ağzındaki mukus temizleme veya temizlememe uygulaması doktorun kararına bağlı olabildiği anlamını taşımaktadır.
|
Pratik yöntemler, 20(9-10):23-24, 2008
Birinci karpometakarpal eklem osteoartritine ilişkin güncel veriler
|
Ricky Jaggi, MD Steven Morris, MD, MSc
|
|
|
|
Otuz beş yaşındaki bir kadın fabrika işçisi çalışmayla ağırlaşan ve istirahatle geçen el başparmağı kökünde ağrı ve şişlikle başvurmuştur. Ağrı tipik olarak delip geçici özellikte olup kavrama ve döndürme hareketleriyle şiddetlenmekte, bir an gidip gelmekteydi. Ağrıya ilaveten hasta işyerinde kavanozları açma veya anahtar döndürme gibi basit işleri yerine getirmede zorlanıyordu. Hastada veya ailesinde artrit öyküsü yoktu. Fizik muaynede el başparmağının kökünde şişlik ve hassasiyet saptandı. Karpometakarpal (KMK) eklemde krepitasyon alındı ve sıkıştırma testi ağrıya ve çatırtı sesine yol açtı. Hasta radyolojiye gönderildi.
|
AİLE HEKİMLİĞİ, 20(9-10):25-28, 2008
Birinci basamakta asemptomatik mikroskobik hematüri ileri tetkik gerektirir mi?
|
Uz. Dr. Suzan Yazıcı Doç. Dr. Hakan Yaman
Anadolu Hastanesi MMS Polikliniği, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı * |
|
|
|
Birinci basamakta sık rastladığımız bir semptom olan asemptomatik mikroskobik hematüride (AMH) tanıya ulaşmak her zaman kolay olmaz. Tanı idrar stiki ile veya mikroskopide direkt bakı ile konabilir. Sebebi en sık üriner sistem kaynaklı olmakla beraber, kullanlılan ilaçlar, travma, sistemik hastalıklar da ayırıca tanıda yer almalıdır. Yine hastaların % 20 sinde tüm tetkiklerin yapılmasına rağmen herhangi bir tanı koymak mümkün olmaz. Buna rağmen tüm hastaların detaylı muayeneleri yapılmalı, öyküleri dikkatle alınmalıdır. Tekrarlayan hematüride ileri tetkiklere yönelinmelidir. Glomerüler kaynaklı hematüriyi nefroloğa yönlendirmek uygun bir yaklaşım olur. Özellikle malinite açısından risk faktörü olan hastalarda ileri tetkikler çok daha detaylı yapılmalıdır. Genç hastalarda malignite ile AMH arasında anlamlı bir ilişki olmamasına rağmen, ilerleyen yaşlarda özellikle erkek hastalarda AMH üriner sistem maliniteleri ile ilişkili bulunmuştur. Sonuç alarark, birinci basamak hekimleri olarak AMH tanısını koyarken dikkatli olmalı, tanı koyduğumuz hastalarda ileri tetkik yapmaktan çekinmemeliyiz.
|
PEDİATRİ, 20(9-10):29-34, 2008
Çocuklarda akut zehirlenmeler
|
Uz. Dr. Dolly Yafet Aji
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
|
|
|
|
Çocuklarda gözlenen akut zehirlenmelerin %80-85’i kaza sonucu ve beş yaş altında görülürler. Daha büyük çocuk ve adolesanlarda ise zehirlenmeler daha çok bilinçli olup, intihar girişimleri veya madde/ilâç bağımlılığı şeklindedir. Zehirlenme anamnezinde dikkat edilecek noktalar, klinik bulgular, tanıyı kanıtlamak veya tedaviyi düzenlemek için yapılması gereken laboratuar incelemeleri hakkında bilgi verilmiş olup, zehirlenmelerin güncel tedavi yöntemleri irdelenmiştir.
|
BESLENME, 20(9-10):35-38, 2008
Diyet posasının kardiyovasküler hastalıklar ve obezite üzerine etkisi
|
Doç. Dr. Seyit M. Mercanlıgil
Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü |
|
|
|
Kardiyovasküler hastalıklar (KVH) ve obezite ülkemizde ve dünyada önemli bir sağlık sorunudur.KVH ve obezite için,yüksek posalı diyetler önerilmektedir. Diyet posası koroner kalp hastalığı riskini;kan lipit profilini düzelterek,kan basıncını düşürerek,insülin direncini ve fibrinolitik aktiviteyi düzelterek çeşitli mekanizmalarla azaltabilir. Diyet posasının intrinsik, hormonal ve kolonik etkileri,doyma ve/veya tokluğu geliştirerek besin tüketimini azaltır.Sonuç olarak, KVH ve obezitenin önlenmesi ve tedavisinde posa tüketimi artırılmalıdır.
|
GERONTOLOJİ, 20(9-10):39-42, 2008
Ötenazi bir özgürlük müdür?
|
Doç. Dr. İsmail Tufan
Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü |
|
|
|
Ötenazi, bazı ülkelerde “özgür ölüm” olarak tanımlanmaktadır. Gerçekten bir insanın hayatına kendisinin belirlediği bir günde son verebilmesi bir özgürlük müdür? Bireysel farklılıkların yanı sıra ölüm hakkında toplumsal farklılıklar da bulunabilmektedir. Örneğin; Türk toplumunda ölümler toplumsal bir olay iken, endüstri toplumlarında komşusunun öldüğünü dahi fark etmeyenlerin sayısının çoğunluktadır. Sonuç olarak; Ötenaziyle ilgili tartışmaları sadece dışarından gözlemleyen, konuyla ilgili ciddi hiçbir tartışma ve araştırma yapmamış ülkelerin insanlarından, ötenaziye taraftar mı değil mi sorusuna cevap vermeleri istenmemelidir. Aksi taktirde demokrasimizin bugünkü halinden daha değişik bir sonucun, ötenazi açısından ortaya çıkması beklenmemelidir.
|
ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ, 20(9-10):43-45, 2008
Multipl kas hipoplazili Poland sendromu
|
Dr. Neslihan Aksu * Dr. Çağatay Öztürk ** Dr. Mehmet Aydoğan ** Prof. Dr. Ayhan Nedim *
İstanbul Bilim Üniversitesi Avrupa Florance Nightingale Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, ** Çağlayan Florance Nightingale Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü |
|
|
|
Poland’s sendromu herediter olmadığı düşünülen, nedeni bilinmeyen tek taraflı pektoralis major kası eksikliği ve değişken ipsilateral üst ekstremite deformiteleri ile karakterize konjenital bir sendromdur. Bu sendromda Pektoralis major kasının yokluğuna en çok eşlik eden kas anomalileri pektoralis minör, latissimus dorsi, serratus anterior, teres major diğer torakal kasların hipoplazisidir.1,2,3 Bu sendroma sırt kaslarının hipoplazi eşlik ederse skapulotorasik eklem disfonksiyonuna neden olarak omuz kas gücünün azalmasına neden olmaktadır. Bizim vakamızda pektoralis major ve minör, serratus anterior ileri derecede hipoplazik, trapez proksimali, romboidler omuz rotatorleri atrofiktir. Hastanın omuz kas gücünde azalmanın yanı sıra kanatlanan skapula deformitesi mevcuttur.
|
HEMŞİRELİK, 20(9-10):46-51, 2008
Acil hemşireliği ve hemşirelerin acil bölümünde bulunan hasta ve ailesine yaklaşım şekilleri
|
Dr. Sağ Bnb. Dilek Yıldız Yrd. Doç. Dr. Sağ. Bnb. Emine İyigün *
GATA Haydarpaşa Yüksek Okulu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği, * Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalları |
|
|
|
Hemşirelik mesleğinin dünyada yoğunlaştığı nokta, hasta ya da sağlıklı bireylere kaliteli bakım verilmesi ve bunun nasıl başarılacağı konusudur (1). Hemşirenin nitelikli bir bakım verebilmesi için psikomotor, entelektüel becerilerin yanında, mutlaka duyuşsal becerileri de edinmiş olması ve yaptığı girişimlerin bilimsel bilgiye dayandırılması gerekmektedir. Hasta ve yakınlarıyla kurulan ilişki ise kendiliğinden gelişen ve rastgele ilişkiler değildir. Amaçlıdır ve mesleki olarak bireye yardım etme zorunluluğu vardır.bu amaç, bireyin kendini “değerli bir kişi” olarak algılamasını ve güvenlikte hissetmesini sağlamaktır.Hasta bireye ve yakınlarına bunları hissettirecek olan, hemşirenin profesyonel iletişim bilgisi ve yaklaşım şeklidir. Acil servisler, günün 24 saati aralıksız insana hizmet veren sağlık üniteleridir. Bu nedenle hem çalışanların hem de hizmet talep edenlerin memnuniyeti ve etkin iletişimi hizmetin kalitesini doğrudan etkilemekte, anksiyetenin azalmasına, güvenin artmasına, daha iyi işbirliğine ve karşılıklı anlayışa yol açmaktadır.
|
|
|