 |
SENDROM AKTÜEL TIP DERGİSİ
OCAK / ŞUBAT 2009
|
CFP 21(1-2):23-30, 2009
Birinci Basamak Sağlık Kurumlarında Gastroözofageal Reflü Hastalığına Yaklaşım
Montreal tanımlamasını pratiğe geçirme
|
Nigel Fook, MD, Rogers Jones, DM, Nimish Vakil, MD
|
|
|
|
Montreal tanımlaması çoğu aile hekiminin tedavi planlarına iyi uyacak bir yaklaşım sunmaktadır. GERD ile ilişkilendirilebilen rahatsız edici semptomlara dayanarak hastaların çoğuna güvenle tanı konabilir. Aile hekimleri ilave araştırmalar yapmadan veya uzmanlara sevk edilmeden GERD hastalarının çoğuna tanı koyabilir ve tedavi edebilir. Montreal tanımlaması aile hekimlerinin GERD hastalarının çoğuna güvenli ve etkili tedavi sunmada yardımcı olabilir |
İÇ HASTALIKLARI,21(1-2):31-34, 2009
Kalp Dışı Göğüs Ağrısı
|
Uzm. Dr. Süleyman Uraz *, Prof. Dr. Ömer Şentürk
* İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi Florence Nightingale Hastanesi, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bölümü
|
|
|
|
CFP,21(1-2):35-37, 2009
Lamotrijinin teratojenisitesi
|
Sarit Shor, Gideon Koren, MD FRCPC, Irena Nulman, MD
|
|
|
|
CFP,21(1-2):38-40, 2009
Opioid yazan el
|
Cornelius J. Woelk, MD CCFP FCFP
|
|
|
|
Elli sekiz yaşındaki Jack yaygın metastatik akciğer kanserinden rahatsızdır. Uzun etkili morfin preparatı ve ara sıra aniden gelen ağrılar için kısa etkili dozlar kullanmaktadır. Yatarken aldığı 50 mg imipraminle kontrol altına alınan şiddetli nöropatik ağrıdan yakınmaktadır Giderek zayıflıyor ve daha az yemek yiyordu. Son zamanlarda geçirdiği karın ağrısı ve geçen hafta bağırsak hareketleri yokluğuyla başvurmuştur. Karnı yumuşak ve sol alt kadran hafifçe duyarlıdır.
|
CFP,21(1-2):41-43, 2009
Baş ağrısı, felç ve yüksek ESR
Dev hücreli arterit olması gerekmez
|
Genenady Landa, MD, Ayala Pollock, MD, Hana Leiba, MD
|
|
|
|
Yaşlılarda baş ağrısı, kraniyal paralizi ve yüksek bir ESR dev hücreli arteriti düşündürebilirdi. Bu hastalarda multipl miyelom olasılığı oldukça düşük olmasına rağmen bu tanı atlanmamalıdır. Özellikle aile hekimlerinin çok kuşkucu olması bu hastaların prognozlarını belirgin derecede iyileştirebilen erken tanı ve tedaviye yol açabilmektedir.
|
ACİL TIP,21(1-2):44-49, 2009
Acil serviste iş doyumu üzerine anket çalışması,
|
Yrd. Doç. Dr. Murat Orak, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Üstündağ, Doç. Dr. Cahfer Güloğlu, Dr. Mustafa Burak Sayhan, Dr. Şervan Gökhan
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı
|
|
|
|
Acil servis çalışanlarının iş yaşamındaki sorunlarının araştırıldığı çalışmalar inclendiğinde, yurt içinde ve yurtdışında genel olarak aynı problemleri yaşadıkları belirlenmiştir. Hastanelerde görev yapan acil servis çalışanlarının mesleki iş doyumlarının incelenmesi, sorunlarının belirlenip önerilerin getirilmesi önemlidir. Yaş, cinsiyet, meslek, medeni hal, hizmet süresi, nöbet varlığı ve süresi, acil servis iş yükü, amir memnuniyeti, maddi ve manevi tatmin, mesaiden arta kalan zamanlarda sosyal aktivitelere katılma gibi değişkenlerinin iş doyumunu etkileyen faktörler olduğu sonucuna varılmıştır
|
AFP,21(1-2):50-53, 2009
Hastanede pratisyen doktor var mı?,
|
Eric Khong MBBS, GradDipPHC, GradCertHlthEcons, FRACGP
Winston Choy MBBS, GradDipPHC, FRACGP
|
|
|
|
Hastalar çok boyutludur. Sıklıkla benimsenen hasta modeli kişi veya sağlık profesyonelinin hastanın sağlık durumundaki bir değişikliği yorumlayıp yorulmama kararını etkileyecektir17. Hastalara doğru tanı koymak ve tedavi etmek için doktorların hastalığın farklı modellerini kavramaları gerektiği gibi tıp camiasının da sağlık bakımının sunulduğu geleneksel kavramlar ve varsayımları yeniden değerlendirmesi gerekmektedir. Hasta odaklı yaklaşım kısa ve öz olarak ‘bir hastalığın tedavisinin hasta ile doktor arasında paylaşımı’ şeklinde tanımlanabilir18. Pratisyen doktorlar hasta bakımına katıldığında hastalar için daha iyi sonuçlar alınacağını ekleyerek bu tanımı daha fazla açmak isteriz.
|
CFP,21(1-2):54-58, 2009
Korkunç güzel
Doktorun over kanseri öyküsü
|
Linda J. Spano, BscN MD MHSc CCFP
|
|
|
|
Dokuz kişilik kitap kulübümün dördüncü üyesine meme kanseri tanısı konduğunda sağlıklı ve talihli olduğum için halime şükrettim. Hepimiz 50'li yaşlarda 2. Dünya Savaşı sonrası nüfus patlaması sırasında doğmuş, beyaz tenli, eğitimli, sosyoekonomik açıdan avantajlı bayanlardık. Dokuz Kanadalı kadından biri yaşamı boyunca meme kanseriyle karşılaşacaktır. “Riskli kişiler” sınıfına dahil olmamıza rağmen çok kötü bir olasıık gibi görünüyordu. İşte piyango bana vurmuştu!
Bana over kanseriyle ilişkili assit ve yaygın abdominal metastazları olan ve çok hızlı yayılan Evre 3 periton tümörü tanısı konmuştu. Hiterektomi ve ooforektomi geçiren kadınlar bile bu kanser tipine yakalanabilmektedir.
Bu hastalığa ilişkin bilgilerimi benden sonra gelenlere aktarmanın bir yolunu bulmak benim için önemli hale gelmişti. Meslek yaşamları boyunca az sayıda aile hekimi over kanseri hastası görmektedir. Aile hekimliğim boyunca benimle aynı tanıyı almış ve her ikisi de hastalıklarının çok geç evresinde yalnızca 2 kadın hasta görmüştüm.
|
MİKROBİYOLOJİ,21(1-2):59-62, 2009
Konya bölgsinde alerjik semptomları olan hastalarda özgül IgE’lerin retrospektif araştırılması
|
Dr. Metin Doğan, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özdemir, Prof. Dr. Bülent Baysal
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakülesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı
|
|
|
|
Amaç: Konya ve çevresinde, serum özgül IgE istemi yapılan hastaların, özgül IgE pozitiflik oranlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve yöntem: 16 Haziran 2004-30 Temmuz 2005 tarihleri arasında 1423 hasta serumu çalışmaya alındı. Allerjene özgül IgE antikorunu ölçebilen REAST (Dr Fooke Laboratorien GmbH, Neuss, Germany) ve UniCAP System FEIA(Phaarmacia Diagnostics, Sweeden) ticari kitleri ile 23867 özgül IgE testi çalışıldı.
Bulgular: Yapılan çalışmada, inhalasyon paneline karşı spesifik IgE pozitifliği %21,6 ile en yüksek bulunmuştur. Diğer miks IgE ölçümleri sırasıyla; gıda paneli %17,4, çimen paneli %13,6, ev tozları paneli %12,1, ağaç paneli %8,8, hayvan epiteli paneli %5,5, küf mantarı paneli %5,4 oranlarında pozitif bulunmuştur. Spesifik IgE ölçümlerinde ise; eşek arısı %25,8, büyük ayrık otu %23,6, muz %20,7, timoty %20,5, buğday unu %18,8, hamam böceği %17,7, latex %15,8, süt %14 oranında, muhabbet kuşu, kakao, Penicillium notatum, Cladosporum herbarum, Aletnaria alternata’ya karşı IgE ölçümleri ise yaklaşık %1 oranlarında pozitif bulunmuştur.
Sonuç: Bu sonuçlar Konya bölgesinin allerji profilini yansıtmakla birlikte, Konya bölgesindeki atmosfer allerjenlerinin tespit edilerek allerji test panellerinin yeniden hazırlanmasının daha faydalı olacağı kanaatindeyiz. Konya bölgesinin allerjenlerini belirlemek amacıyla çeşitli kliniklerle birlikte yaş ve hastalığın tutmuş olduğu sistemlere göre daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır |
GENETİK,21(1-2):63-65, 2009
Üreme sağlığında genetik tanı
|
Dr. Türkan Oğuzhan*, Dr. Toker Ergüder
* Gen-Lab Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü
|
|
|
|
Son yıllarda hastalıkların genetik tanısı konusunda ortaya çıkan gelişmeler özellikle üreme sağlığı konusunda riskli gruplara sağlıklı çocuk sahibi olmaları konusunda büyük avantaj sağlamıştır. Bir insan hakkı ve hasta hakkı olarak sağlıklı bebek sahibi olma hakkının bu gelişmeler ışığında ele alınması ve gebelik öncesinde ve gebelik döneminde genetik tanı olanaklarının bu riskli gruplara sağlanması gereklidir
|
KONUK YAZAR,21(1-2):66-77, 2009
Periodontoloji ve lazer
|
Dr. Diş Hek. Vehbi Bal, Prof. Diş Hek. Atilla Özdemir
GATA Diş Hekimliği Bilimleri Merkezi Periodontoloji Anabilim Dalı
|
|
|
|
HEMŞİRELİK,21(1-2):78-83, 2009
Gebelikte sigaranın bırakılmasında davranış değiştirme modelleri
|
Yrd. Doç. Dr. Nevin Hotun Şahin, Araş. Gör. Bl. Uzm. Meltem Demirgöz
İstanbul Üniversitsi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu
|
|
|
|
Önlenebilir ölüm nedenleri arasında başı çeken sigara, insanı hem psiko-sosyal hem de fizyolojik olarak etkilemektedir. Son 20 yılda bazı gelişmiş toplumlarda sigara tüketiminde azalma görülürken Türkiye'de 1985-2000 yılları arasında sigara tüketimi %89 artmıştır. Toplumda sigara tüketiminin artması gebelikle ilgili risklerin artmasında da etkin bir rol oynar. Aktif ve pasif sigara içiciciliğin sonucu gebe ve fetüste ortaya çıkan risk ve patolojiler iyi tanımlanmasına rağmen sigarayı bırakma yöntemlerine ilişkin çalışmalar gereklidir.
Gebelerde kendi ve bebeğinin sağlığı ile ilgili kaygılar ve sosyal baskılar sigarayı bırakma motivasyonunu arttırır. Yapılan çalışmalarda hemşire yönetiminde danışmanlık ile sigarayı bırakma oranları %30-%70 olmuştur. Sigaranın bırakılmasında hemşire/ebeler davranış değiştirme süreçlerine dayanan modeller kullanabilirler.
|
|
|