 |
SENDROM AKTÜEL TIP DERGİSİ
EYLÜL / EKİM 2010
|
GERİATRİ
YAŞLILARDA SIVI-ELEKTROLİT DENGESİ
|
Uz. Dr. Mehmet İlkin Naharcı
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Geriatri Bilim Dalı Yan Dal Uzmanlık Öğrencisi
Doç. Dr. Ahmet Turan Işık
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Geriatri Bilim Dalı
|
|
|
|
Ülkemizde 65 yaş ve üstü popülasyonun nüfusu hızla artış göstermektedir. Şu an genel nüfusa oranı %4-6 olan bu popülasyonun 2030 yılında %13-14 oranına ulaşması beklenmektedir. Geriatrik nüfusun bu hızlı artışı beraberinde sağlık sorunları da getirmektedir.Bu nedenle yaşlanma sürecinde meydana gelen fizyolojik değişikliklerin klinisyenler tarafından dikkate alınması önem arz etmektedir.Yaşlanma ile meydana gelen değişiklikler geriatrik populasyonun su dengesindeki bozulmaya zemin hazırlar.Susama hissinin azalması, yağ kitlesindeki artış, böbrek fonksiyonlarındaki değişim, fonksiyonel veya kognitif bozulmaya bağlı suya erişimin azalması öncelikli düşünülen nedenlerdir.Toplam vücut suyu yaşla birlikte hafifçe azalır.İlaveten, sağlıklı yaşlı insanlar sıvı ve elektrolit dengesini bazal seviyenin altında tutarken sıcak hava, sepsis, suya ulaşamama gibi durumlarda adaptasyon kabiliyetini yitirebilirler.Böylece geriatrik olgularda sıvı-elektrolit bozuklukları ve bunların komplikasyonları ortaya çıkabilmektedir. |
GERONTOLOJİ
ÖLÜM İNSANIN YAŞAMININ SONUDUR, ONURUNUN DEĞİL
|
Doç. Dr. İsmail Tufan
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Gerontoloji Bölümü
Prof. Dr. Jurgen Howe
Braunschweigh Tech. Ünv. Gerontopsychology Dept.
|
|
|
|
İnsanın onuru, hem yasalar hem de dini inançlar doğrultusunda, insanın, hem yaşarken hem de öldükten sonra korunması ve kollanması gereken bir özelliğidir. Hepimiz bu görevden muaf değilsek de, bazı meslek kollarının aktörleri, insanın onurunu herkesten daha fazla korumakla mükelleftir. Bu, onların mesleğinden gelen tartışılmaz bir sorumluluktur. Hekimler, bireylerin ve toplumun sağlığı için hizmet vermektedir. Kendi istekleriyle üstlendikleri bu kutsal görevi çoğu en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyor. Fakat her meslekte olduğu gibi hekimlikte de görevinin getirmiş olduğu sorumlulukları unutanlar, dikkate almayanlar olabiliyor. Bu bazen istemeyerek, ama bazen de bilinçli şekilde yapılıyor. |
GERİATRİ
YAŞLILARDA ENERJİ DENGESİ
|
Uz. Dr. Mehmet İlkin Naharcı
Gülhane Askeri Tıp Akademisiİç Hastalıkları Geriatri Yan Dal Uzmanlık Öğrencisi
Yrd. Dr. Ergün Bozoğlu
Gülhane Askeri Tıp Akademisiİç Hastalıkları Geriatri Uzmanı
Doç. Dr. Hüseyin Doruk
Gülhane Askeri Tıp Akademisiİç Hastalıkları Geriatri Uzmanı
Doç. Dr. Ahmet Turan Işık
Gülhane Askeri Tıp Akademisiİç Hastalıkları Geriatri Uzmanı
|
|
|
|
Ülkemizde 65 yaş ve üstü nüfus hızla artış göstermektedir. Şu an genel nüfusa oranı %4-6 olan bu popülasyonun 2030 yılında %13-14 oranına ulaşması beklenmektedir. Yaşlı nüfusun bu hızlı artışı beraberinde sağlık sorunları da getirmektedir.Bu nedenle yaşlanma sürecinde meydana gelen fizyolojik değişikliklerin sağlık çalışanları tarafından dikkate alınması önem arz etmektedir.Yaşlılarda enerji dengesi yaşla ilişkili fizyolojik değişiklerden dolayı daha hassas olarak devam etmektedir.Yaşlanmaya bağlı olarak bireylerin beden yapısı ve fonksiyonlarında değişiklikler ile fiziksel aktivitenin azalması sonucu enerji ihtiyacı azalır, bunun sonucu besin alımı ve kullanımı da azalmış olur.İleri yaşlarda enerji alımı harcamanın altında olmasından dolayı, çoğu yaşlı kilo kaybı yaşamaktadır. Bu durum fizyolojik iştahsızlığa bağlı gibi görünmektedir ve neticesinde öncelikle kas daha az miktarda da yağ kitlesini azaltır. Yaşlılarda enerji harcamasında temel üç bileşen olan bazal metabolizma, fiziksel aktivite ve yiyeceklerin termik etkisinde de değişiklikler meydana gelmektedir.Neticede yaşlıda ortaya çıkan kilo kaybı güçsüzlük, fonksiyonel bozukluk ve ölüm ile yakın ilişkilidir.Kilo kaybeden yaşlı erkek ve kadınlarda basınç ülserleri, kaburga kırıkları, bilişsel bozukluk ve yaşam kalitesinde düşme görülmesi daha olasıdır.Toplumumuzda artan yaşlı nüfusu dikkate alarak biz hekimlerin yaşlı bireylerin enerji dengesinin korunmasına yönelik bilgi birikimimizi artırmamız gerekmektedir.Bunun öncesi bir adım olarak, yaşlılarda yaşam kalitesini artırmak için enerji dengesinin korunmasına yönelik yeni çalışmalara gereksinim vardır.
|
GERONTOLOJİ
İLERİ YAŞLILIK VE SAĞLIK
|
Doç. Dr. İsmail Tufan
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Gerontoloji Anabilim Dalı
|
|
|
|
Sağlık, Dünya Sağlık Organizasyonu’na (WHO) göre kişinin kendini bedensel, ruhsal ve sosyal yönlerden tam manasıyla iyi hissetmesidir. Hayali bir ideal ve sadece endüstri ülkelerinde erişilmesi mümkün olduğu ve sağlık-hastalık durumlarının dinamik niteliklerini göz önüne almadığı gerekçesiyle bu tanım eleştirilmektedir (1,2).Sağlığı, sadece fen bilimlerinin ve tıbbın ölçütleriyle belirlemek mümkün değildir.Hastalık, sosyokültürel değerlerle ve endüstri ülkelerine bağlı olarak tanımlanmaktadır.Etnolojik araştırmalar sağlık ve hastalığın tanımlarının toplumdan topluma güçlü şekilde birbirinden ayrılabileceğini göstermiştir (3).Yaşlandıkça hastalanma olasılığının artması, sağlığın, gençlikteki normalliğini yitirmesine yol açmaktadır.Fakat “genç yaşlılar” olarak adlandırılan 60 ve 70 yaşları arasındaki yaşlıların çoğu sağlıklıdır (4).Bu bağlamda “çoğu” kavramı kilit sözcük olarak görünmektedir.Çünkü endüstri ülkelerindeki sağlıklı yaşlı çoğunluk ile Türkiye’deki sağlıklı yaşlı çoğunluk arasında belirgin fark dikkat çekmektedir.Türkiye’de yaşı 60 ve 70 arasındaki yaşlıların %34’ü kronik hastadır (5).
|
GERONTOLOJİ
UZUN YAŞAMIN SIRRI
|
Doç. Dr. İsmail Tufan
Akdeniz Üniversitesi Tıp FakültesiGerontoloji Anabilim Dalı
|
|
|
|
İnsan, uzun yaşamın sırlarını aslında pek düşünmemiştir.Buna karşın genç kalmanın sırlarını hep merak etmiştir. Bugün uzun yaşamın bir sır olmadığına işaret eden gelişmeler, onun sırlı yönlerine ilgiyi azaltırken, ebedi gençliğin sırlarına ilgi duyanların çoğalmasına yol açmıştır. Uzun yaşamın sırrı yoktur.Yaşam koşulları düzeldikçe uzun yaşam olanakları da çoğalır.Yaşam koşulu, üzerinde durulması gereken asıl kavramdır.Uzun yaşamın sırları, yaşam koşullarının nasıl düzeltilebileceği sorusuna vereceğimiz cevaplarda yer almaktadır.Modern Gerontoloji, klasik perspektiflerine yenilerini ekleyerek, sadece uzun yaşamı göz önüne almayıp, aksine uzun ve kaliteli bir yaşamı mümkün kılacak öneriler ortaya koymaktadır.
|
GERİATRİ
YAŞLILARDA ÜRİNER İNKONTİNANS TEDAVİSİNDE SON GELİŞMELER |
Uz. Dr. Mehmet İlkin Naharcı
Gülhane Askeri Tıp Akademisiİç Hastalıkları Geriatri Yan Dal Uzmanlık Öğrencisi
Doç. Dr. Hüseyin Doruk
Gülhane Askeri Tıp Akademisiİç Hastalıkları Geriatri Uzmanı
Yrd. Dr. Ergün Bozoğlu
Gülhane Askeri Tıp Akademisiİç Hastalıkları Geriatri Uzmanı
|
|
|
|
Üriner inkontinans sık görülen bir geriatrik sendromdur.Üriner inkontinans kişinin fiziksel, sosyal ve çevresel aktiviteleri ile psikolojik durumunu etkileyerek yaşam kalitesini azaltır. Hasta ve/veya yakınları tarafından üriner inkontinans, yaşlanmanın bir parçası olarak kabul edilip nadiren dile getirilir. Gelişmiş toplumlarda olduğu gibi, ülkemizde de geriatrik bireylerin oranı artış sürecindedir.Bu durum üriner inkontinans tedavisinin önemini daha da artırmaktadır.Tedavide davranışsal yöntemler, ilaç ve cerrahi girişimler kullanılmaktadır.Üriner inkontinans tedavisinde en iyi yöntem, öncelikle düzeltilebilir nedenlerin ortadan kaldırılmasıyla başlanması ve en hafif tedaviden en agresifine doğru hareket edilmesi olan basamaklı yaklaşımdır.Bu makalede, günümüzde yaşlılarda bu sendromda kullanılan tedavi seçenekleri tekrar gözden geçirilmiştir ve gelecekteki hedefler ele alınmıştır.Yaşlılarda üriner inkontinans tedavisinde multidisipliner ve kapsamlı yaklaşımlar gerekir
|
|
|