 |
SENDROM EK SAYI BAŞ AĞRISI
|
Akut baş ağrılı hastaya yaklaşım 20(Ek sayı 2):7-12, 2008 |
Doç. Dr. M. Said Berilgen Doç. Dr. Serpil Bulut
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı |
|
| |
Baş ağrılarında yardımcı tanı yöntemleri 20(Ek sayı 2):13-32, 2008 |
Doç. Dr. İsmet Melek
Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı |
|
| |
Migren tedavisi 20(Ek sayı 2):33-47, 2008 |
Doç. Dr. Figen Gökçay Prof. Dr. Hadiye Şirin
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı |
|
| |
Migren ve vertigo 20(Ek sayı 2):48-50, 2008
|
Doç. Dr. Gülden Akdal
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı |
|
| |
Gerilim tipi baş ağrısı 20(Ek sayı 2):51-53, 2008
|
Prof. Dr. Mustafa Ertaş
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi, Nöroloji Kliniği |
|
| |
Küme baş ağrısı 20(Ek sayı 2):54-62, 2008 |
Doç. Dr. Vesile Öztürk
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı |
|
|
Küme başağrısı oldukça nadir, ancak çok rahatsız edici bir birincil başağrısı sendromudur. Değişmez bir şekilde unilateral, çok şiddetli, orbital, frontal ve temporal bölgeye lokalize, genellikle ipsilateral konjuktival hiperemi, lakrimasyon, rinore ve Horner sendromunun eşlik ettiği başağrısı ile karakterizedir. Başağrısı 15 dakika ile 3 saat arasında, genellikle de 45-90 dakika sürer. Çoğu hasta sirkadien periyodisiteye sahiptir. Hastaların yaklaşık %80-90’ı epizodik küme başağrısıdır. Her biri bir haftadan uzun süren küme periyodları, 4 haftadan uzun süren remisyon dönemleriyle birbirinden ayrılmıştır. Küme periyodları tipik olarak yılda 1-2 kez ortaya çıkar. Küme başağrısında hızlı tanı ve etkin tedaviye gereksinim vardır. Başağrısı ataklarının akut tedavisi için 15-20 dakika süreyle, dakikada en az 7 litre, %100oksijen inhalasyonu ve subkutan sumatriptan uygulaması ilk seçenektir. Profilaksi günde en az 240mg dozda verapamille yapılmalıdır. Kısa süreli koruyucu tedavide kortikosteroidler etkilidir. |
Migren ve komorbid sistemik hastalıklar 20(Ek sayı 2):63-69, 2008 |
Yrd. Doç. Dr. Hakan Kaleağası Doç. Dr. Aynur Özge
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı
|
|
|
Migren sık görülen, otonomik ve nörolojik semptomların eşlik ettiği şiddetli başağrısı ile karakterize bir bozukluktur. Steril nörojenik inflamasyon, araşidonik asit veya serotonin metabolizma defektleri, ovarian steroid konsantrasyonlarındaki siklik değişiklikler, gıda alerjisi ve atopinin de içinde bulunduğu bir dizi bozukluk uzunca bir süre migren patogenezinde altta yatan mekanizmalar olarak kabul edilmiştir. Migrenin farklı hastalıklarla komorbiditesi bildirilmiştir. Migren astım, iskemik inme, iskemik kalp hastalığı, sistemik lupus eritematozus, endometriozis ve irritabl barsak sendromu ile sık birliktelik göstermekte, hiper veya hipotiroidizm durumlarında ise başağrısının sıklık ve şiddetinde artış izlenmektedir. Sistemik hastalıklarla komorbidite gösterebilen migrenli bir hasta ile karşılaşıldığında, klinisyen tarafından bu çok yönlülük göz önüne alınmalıdır. |
İdiopatik intrakranyal hipertansiyona yaklaşım 20(Ek sayı 2):70-79, 2008 |
Dr. E. Esra Okuyucu Prof. Dr. Taşkın Duman Doç. Dr. İsmet Melek
Mustafa Kemal Üniversitesi, Nöroloji Anabilim Dalı
|
|
| |
Kronik baş ağrıları 20(Ek sayı 2):80-85, 2008 |
Doç. Dr. Levent E. İnan
S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği |
|
| |
Servikojenik baş ağrıları 20(Ek sayı 2):86-91, 2008 |
Doç. Dr. Levent E. İnan
S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Klinik Şefi
|
|
|
Boyunun başağrısı kaynağı olabileceği uzun zamandır hekimlerin gündeminde olmuştur. Çeşitli isimlendirmeler altında değerlendirilmiştir. Servikojenik başağrısı (SB) boyun kökenli (kaynaklı) başağrısı demektir. SB nin Uluslar arası Başağrısı Derneği’nin 1988 sınıflamasında yer almazken 2004 sınıflamasında yer almıştır. SB unilateral bir başağrısıdır boyundan başlayarak frontale kadar uzanmaktadır. En önemli özelliği belirli pozisyonlarla ve belirli noktalara basılmakla provake olması ve ağrılı zamanda belirli anatomik alanlara lokal anestetik yapılması ile ağrının ortadan kalkmasıdır. Ayırıcı tanıda primer başağrılarından ayrılması önem taşımaktadır. Tedavi açısından hafif olgular sorun teşkil etmese de kronik ve dirençli olgularda cerrahi gereksinimi olan bir gruptur |
|
|