SENDROM ENDOKRİNO

 

SENDROM ENDOKRİNOLOJİ ÖZEL SAYISI 2007

 

 

DİYABET TEDAVİSİNİ İYİLEŞTİRME
ÖZET
      Kanada’da diyabet tedavilerinin çoğu, doktorların kılavuzlara uyumunun sıklıkla yetersiz olduğu birinci basamak sağlık bakım hizmetlerinde gerçekle?mektedir7. Çok sayıda kanıt, diyabet tedavisinde doktorların kılavuzlara uyumunu ve hasta sonuçlarını iyile?tiren kalite-iyile?tirme giri?imlerini desteklemektedir24. Programımız, Kanada birinci basamak uygulamalarının çoğunda kolayca kullanılabilen 3 giri?imi içermektedir: 30 dakikalık randevular, anımsatıcı telefon çağrıları ve izlem çizelgelerinin kullanılması. Üç yıllık dönem sırasında bu giri?imlerin hastaların fizyolojik parametrelerinin bir bölümünü ve birinci basamakta hasta bakımını üstlenenlerin kılavuzlara uyumunu iyile?tirdiği görünmektedir. Diyabet hastalarının bakım kalitesini iyile?tirmek için ilgilenen doktorlar ve eğitim hem?ireleri giri?imlerimizden ve literatürde aktarılan diğer giri?imlerden yararlanan benzer bir yakla?ımı kullanılabilir.

Yeni geliştirilmiş insülinler
ÖZET

ARKA PLAN : Klasik bolus insülinlerle kar?ıla?ılan sorunlar  arasında etkilerinin geç ba?layıp geç sona ermesi, bazal insülinlerle gece pik yapması ve her zaman aynı etkiyi göstermemeleri sayılabilir. Fizyolojik insülin salımını daha iyi taklit etmek ve hipoglisemiyi ağırla?tırmaksızın daha iyi bir kan ?ekeri kontrolü sağlamak için analog insülinler tasarlanmı?tır.

AMAÇ : Bu makale, analog insülinleri tartı?makta ve güncel diyabet tedavisinde rollerini özetlemektedir.

TARTIŞMA

Analog insülinler klasik insülinlere göre gerçekten bazı avantajlar sunmaktadır. Bolus ve bazal insülinler esneklik sağlamakta ve bazal analoglar noktürnal hipoglisemiyi azaltmaktadır. Ancak, analog insülinlerle kan ?ekeri kontrolünün iyile?tiğini destekleyen kısıtlı sayıda kanıt mevcuttur. Hiçbir çalı?ma, uzun dönemdeki sonuçları ve zorlu sonnoktaları incelememi?tir. Hızlı etkili analoglar genellikle tip 1 diyabette yaygın biçimde kullanılmaktadır. Bazal analoglardan glargin ve detemir klasik bazal insülinlere göre anlamlı derecede daha pahalı olmalarına kar?ın, 1 Ekim 2006’da Yararlı ‹laçlar Listesine (Pharmaceutical Benefits Scheme) dahil edilmi?lerdir. Glargin, tip 1 ve insüline bağımlı tip 2 diyabette kullanılmaktadır. Detemir ise, yalnızca tip 1 diyabet hastaları için önerilmi?tir. Özellikle hipoglisemik olduklarının farkında olmayan tip 1 diyabet hastalarının yeni bazal analoglardan en büyük yararı sağlamaları beklenebilir.

AKROMEGALİ
ÖZET

GH normal boylamasına büyüme için gereklidir. Aşırı büyüme hormonu sekresyonu prepubertal çocuklarda jigantizme, erişkinde akromegaliye yol açmaktadır. Akromegaliye büyüme hormonu salgılayan pitüiter adenomlar neden olurlar. Aşırı büyüme hormonu sekresyonu sendromları ve akromegali %95 somatrop pitüiter adenomlardan oluşur. Çok az vaka genellikle akciğer ve pankreastan kaynaklı ektopik GHRH üreten tümörlerde tanımlanmıştır. Akromegali sık görülmez. Yıllık insidensi milyonda 3-4 vakadır. Akromegali sıklıkla geç tanı alan ciddi bir hastalıktır. İlişkili olduğu kardiyovasküler, cerebrovasküler, respiratuvar hastalıklar ve malignensilerden dolayı morbidite ve mortalite oranı yüksektir


Hiperprolaktinemiler
ÖZET

Prolaktin ön hipofiz bezinden salgılanan protein yapısında bir hormon olup bir hipotalamik prolaktin inhibitör faktörü olan dopaminin baskılayıcı etkisi altındadır. Prolaktin düzeylerinin erişkinde 20 ng/ml’nin üzerinde saptandığı hiperprolaktinemi fizyolojik, farmakolojik veya patolojik nedenlere bağlı olabilir. Semptomatik hiperprolaktineminin en sık patolojik nedeni prolaktinomadır. Hipogonadizm kliniğinin semptom ve bulguları ile başvuran hiperprolaktinemili olgularda etiyolojik nedenlerin ayırıcı tanısının yapılması hastanın tedavisi ve takibi yönünden önemlidir.

Anahtar kelimeler: Hiperprolaktinemi, etiyoloji, prolaktinoma, tedavi

HİPERTİROİDİ / TİROTOKSİKOZİS
ÖZET

Primer hiperparatiroidizm
ÖZET
    Primer Hiperparatiroidizm parathormon sekresyonunun otonom olarak artmasına bağlı olarak kalsiyum, fosfor metabolizması bozuklukları ile seyreden ve kemikler ve böbrekler başta olmak üzere pek çok sistemi etkileyen bir hastalıktır. Vakaların büyük kısmının asemptomatik olmasından dolayı sıklıkla tanı konmasında güçlükler yaşanan klinik bir durum olarak karşımıza çıkar. Erken tanı konmaz ve tedavi edilmez ise nefrolitiyazis, böbrek yetersizliği ve osteoporoz gibi komplikasyonlar ile hayat kalitesini azaltır. Bu derlemede primer hiperparatiroidinin klinik bulguları tanı testleri ve tedavi seçenekleri hakkında önemli noktaları vurgulanması amaçlanmıştır

CUSHİNG SENDROMU
ÖZET
 Cushing sendromu (CS), glukokortikoidlere aşırı maruziyet sonucu gelişmektedir. Etiyolojisi kabaca ACTH’ ya  bağımlı ve ACTH’ dan bağımsız olarak iki grupta incelenmektedir.ACTH’ ya bağımlı formlardan hipofizer Cushing Sendromu ( Cushing hastalığı) en sık görülen formdur ve olguların %70’ ini  oluşturur. Ektopik ACTH  ise pek çok tümörden kaynaklanabilmektedir. Aşırı otonom kortizol sekresyonu adrenal adenom veya karsinomdan  kaynaklanabilmektedir.Kilo alımı, trunkal obezite, stria, hipertansiyon ve glukoz intoleransı sık görülen klinik bulgularıdır.CS şüphesi olan hastaların değerlendirilmesi, tanı için sık kullanılan testlerin kullanımının  ve limitasyonlarının bilinmesini gerektirmektedir.CS için en iyi tarama testleri düşük doz deksametazon supresyon testi, sirkadien ritm değerlendirmesi ve   24 saatlik idrarda serbest kortizol ölçümüdür. Kesin tanı için ACTH ölçümü, yüksek doz deksametazon supresyon testi, CRH (kortikotropin releasing hormon)  stimülasyon testi ve inferior petrozal sinüs örneklemesi gerekebilmektedir.CS’ nun tüm tipleri için optimal tedavi tümörün cerrahi rezeksiyonudur; inoperabl veya rekürren olgularda bilateral adrenalektomi, medikal tedavi veya radyoterapi uygulanabilir. Prognoz, Cushing hastalığında ve benign adrenal adenomlarda daha iyi olup, adrenokortikal kanser ve malign ACTH üreten tümörlerde kötüdür

PRİMER ALDOSTERONİZM
ÖZET
 Aldosteronizm mineralokortikoid hormon aldosteronun aşırı salgısıyla ortaya çıkan bir sendromdur. Aşırı aldosteron üretimine yol açan patoloji adrenal glandda yer alıyorsa “Primer Aldosteronizm”, adrenal gland haricinde bir uyarı nedeniyle ortaya çıkarsa “Sekonder Aldosteronizm” adını alır. Bu yazıda primer aldosteronizmin etyolojisi, klinik semptomları, laboratuar bulguları, tanı kriterleri, ayırıcı tanısı ve tedavisi gözden geçirilmiştir


KONJENİTAL ADRENAL HİPERPLAZİ
ÖZET

Konjenital adrenal hiperplazi, otozomal resesif kalıtımla geçen ve adrenal bezin korteks tabakasında glukokortikoid, mineralokortikoid ve androjenleri sentezinde rol alan enzimlerin eksikliğiyle karakterize bir hastalık gurubudur. Enzimin oluşumunu sağladığı maddeler üretilemezken blokaj öncesindeki maddelerde artış ve diğer yolaklara kayma olur. Altı tipi bulunur. En sık görülen tipi 21-hidroksilaz eksikliğidir. Tipler arasında farklılık göstermekle birlikte mineralokortikoid eksikliğine bağlı ciddi tuz kaybı, dişi fetüslerde virilizasyon, ambiguous genitalia, puberte prekoks, boy kısalığı, jinekomasti gibi geniş bir klinik yelpazede karşımıza çıkar. Blokaj öncesinde biriken maddelerin plazma düzeylerinin ve idrardaki metabolitlerinin artması tanıyı koydurur. Şüphede kalınan vakalarda ACTH uyarısına olan yanıt değerlendirilir. Moleküler genetik inceleme mutasyonları gösterir. Hatta prenatal tanı konması hormonal değerlendirmeden daha önce moleküler değerlendirmeyle mümkün olur. Glukokortikoid ve fludrokortizon tedavisiyle semptom ve bulgularda çoğunlukla anlamlı gerileme sağlanır. Tanı konan vakalar için prenatal tedavi seçeneği bulunur. Plastik cerrahi, antiandrojenler, östrojen ve büyüme hormonu diğer yardımcı tedavi seçeneklerini oluşturur.


FEOKROMOSİTOMA
ÖZET
 Feokromositoma, adrenal medullada veya adrenal dışı sempatik sinir sisteminde bulunan kromaffin hücrelerden köken alan katekolamin salgılayan nöroendokrin tümörlerdir. Seyrek görülmesine rağmen, tedavi edilmez ise ölümle sonuçlanabilir. Doğru teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Adrenal dışı sempatik zincirden kaynaklanan tümörlere paraganglioma denir

NÖROENDOKRİN TÜMÖRLER

ÖZET


POLİKİSTİK OVER SENDROMU
ÖZET

Polikistik over sendromu (PCOS) premenapozal kadınlarda görülen ensık endokrin hastalık olup, hiperandrojenizm ve kronik anovulasyon ile karakterizedir. PCOS’un patogenezi hala tartışmalıdır. İnsülin direnci sonucunda gelişen hiperinsülineminin PKOS patogenezinde rol oynadığı, ovariyan testosteron üretimini uyardığı, seks hormon bağlayıcı protein konsantrasyonunu azalttığı ve ovulasyonu bozduğu bildirilmektedir.Bu olgularda insülin direnci ile ilişkili olan diabetes mellitus, hipertansiyon ve dislipidemi gibi çeşitli komplikasyonların gelişiminde rol oynayan risk faktörlerinin de arttığını çalışmalar göstermektedir.Bu komplikasyonlar PCOS’u kadınların genel sağlık sorunu haline getirmektedir. Diyet, egzersiz, oral kontraseptif ve insülin duyarlılığını arttıran ajanların kullanımı gibi uygun önleyici ve tedavi edici yaklaşımlar toplum sağlığı açısından önemlidir.


TİP 2 DİYABETES MELLİTUS
ÖZET
Tip 2 diyabetes mellitus sık rastlanan metabolik hastalıklar grubunda yer alır. Hiperglisemi, insülin sekresyon azalması, glukoz kullanımının azalması ve glukoz yapımının artması ile olur. Tip 2 diyabetteki metabolik bozukluklar birçok organda sekonder patofizyolojik değişikliklere neden olur. Glisemi kontrolü diyabet komplikasyonlarının riskini azaltır






 

 

 

 

 

 

 


 

Editörden

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

SENDROM ÖZEL EK SAYI BEL AGRISI

SENDROM ÖZEL SAYI GASTROINTESTINAL

SENDROM KOAH ÖZEL SAYI

SENDROM ASTIM ÖZEL SAYI

SENDROM ÖZEL SAYI ( NÖROPATİK AĞRI )

SENDROM ÖZEL SAYI ( ENDOKRİNOLOJİ )

SENDROM EK SAYI ( BAŞAĞRISI )

SENDROM EK SAYI ( YENİDOĞAN )

ARŞİV

      Son Sayı
2011
      Sendrom Mart / Nisan 2011
      Sendrom Ocak / Şubat 2011
2010
      Sendrom Kasim / Aralik 2010
      Sendrom Eylül / Ekim 2010
      Sendrom Temmuz / Ağustos 2010
      Sendrom Mayis / Haziran 2010
      Sendrom Mart / Nisan 2010
      Sendrom Ocak / Şubat 2010
2009
      Sendrom Kasim / Aralik 2009
      Sendrom Eylül / Ekim 2009
      Sendrom Temmuz / Ağustos 2009
      Sendrom Mayis / Haziran 2009
      Sendrom Mart / Nisan 2009
      Sendrom Ocak / Şubat 2009
2008
      Sendrom Kasim / Aralik 2008
      Sendrom Eylül / Ekim 2008
      Sendrom Temmuz / Ağustos 2008
      Sendrom Mayıs / Haziran 2008
      Sendrom Mart / Nisan 2008
      Sendrom Ocak / Şubat 2008
2007
      Sendrom Aralık 2007
      Sendrom Kasım 2007
      Sendrom Ekim 2007
      Sendrom Eylül 2007
      Sendrom Ağustos 2007
      Sendrom Temmuz 2007
      Sendrom Haziran 2007
      Sendrom Mayıs 2007
      Sendrom Nisan 2007
      Sendrom Mart 2007
      Sendrom Şubat 2007
      Sendrom Ocak 2007
2006
      Sendrom Aralık 2006
      Sendrom Kasım 2006
      Sendrom Ekim 2006
      Sendrom Eylül 2006
      Sendrom Ağustos 2006
      Sendrom Temmuz 2006
      Sendrom Haziran 2006
      Sendrom Mayıs 2006
      Sendrom Nisan 2006
      Sendrom Mart 2006
      Sendrom Şubat 2006
      Sendrom Ocak 2006
2005
      Sendrom Aralık 2005
      Sendrom Kasım 2005
      Sendrom Ekim 2005
      Sendrom Eylül 2005
      Sendrom Ağustos 2005
      Sendrom Temmuz 2005
      Sendrom Haziran 2005
      Sendrom Mayıs 2005
      Sendrom Nisan 2005
      Sendrom Mart 2005
      Sendrom Şubat 2005
      Sendrom Ocak 2005
2004
      Sendrom Aralık 2004
      Sendrom Kasım 2004
      Sendrom Ekim 2004
      Sendrom Eylül 2004
      Sendrom Ağustos 2004
      Sendrom Temmuz 2004
      Sendrom Haziran 2004
      Sendrom Mayıs 2004
      Sendrom Nisan 2004
      Sendrom Mart 2004
      Sendrom Şubat 2004
      Sendrom Ocak 2004
2003
      Sendrom Aralık 2003
      Sendrom Kasım 2003
      Sendrom Ekim 2003
      Sendrom Eylül 2003
      Sendrom Ağustos 2003
      Sendrom Temmuz 2003
      Sendrom Haziran 2003
      Sendrom Mayıs 2003
      Sendrom Nisan 2003
      Sendrom Mart 2003
      Sendrom Şubat 2003
      Sendrom Ocak 2003



 

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2008 - 2011
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36 D.66-67 Gayrettepe 34349 Istanbul
Tel: 02122880541 ve 02122885022
eXTReMe Tracker