 |
|
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı; Epidemiyoloji ve risk faktörleri 20(Özel ek sayı 5):4-7, 2008
|
Prof. Dr. Hakan Günen*, Yrd. Doç. Dr. Özkan Yetkin* *İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
|
|
|
|
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) dünya genelinde en önemli mortalite ve morbidite nedenlerinden biridir. WHO bilgilerine göre, her yıl yaklaşık 3.000.000 kişi KOAH nedeniyle ölmektedir ve ölüm oranları özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde hızlı bir şekilde artmaktadır. KOAH’lı hastaların tedavi masrafları diğer tüm hastalıkların ortalama maliyetinden 2,5-3 kat daha fazladır. Bu durum ulusal sağlık harcamaları üzerinde negatif bir etki yaratmaktadır. Solunum yolu ile alınan tütün ürünlerinin tüketimi hastalığa yol açan en önemli neden olduğu için, sigara içimine karşı alınacak olan sosyal ve kanuni tedbirler hastalık prevalansını azaltmada dayanak noktası olacaktır.
|
KOAH patogenezi, 20(Özel ek sayı 5):8-20, 2008
|
Prof. Dr. Türkan Tatlıcıoğlu
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı |
|
|
|
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), inhale edilen zararlı partikül ve gazlara karşı akciğerlerde gelişen anormal inflamatuar yanıtla karakterize bir hastalıktır. KOAHın başlıca fizyopatolojik özelliği olan kronik hava akımı sınırlanmasına akciğerlerde gelişen bu inflamasyonun yol açtığı düşünülmektedir. İnflamasyonda yer alan başlıca hücreler makrofajlar, T lenfositleri(özellikle CD8+) ve nötrofillerdir. Aktive olmuş inflamatuar hücrelerden açığa çıkan lipidler, kemokinler, sitokinler, büyüme faktörleri gibi bir dizi medyatörün rol oynadığı bu yoğun inflamatuar yanıt doku hasarı ile sonuçlanmaktadır. Alveolar duvar hasarı ve anormal onarımı amfizeme yol açarken, küçük hava yollarındaki hasar-onarım süreci de başlıca fibrozis olmak üzere yapısal değişiklikler ile küçük hava yollarında obstrüksiyona yol açarak, amfizem ile birlikte kronik hava akımı obstrüksiyonu gelişmesine neden olmaktadır. Amfizem gelişmesinde bir diğer nedenin de apopitoz ile alveolar hücre kaybı olduğu ileri sürülmektedir. KOAH patogenezinde akciğerlerde proteaz/antiproteaz denge bozukluğu ve oksidan stres de önemli rol oynamaktadır.Ancak KOAH patogenezinin tam anlaşılması ve kesinlik kazanması için gelecek çalışmalara gereksinim vardır.
|
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı: Klinik seyir, tanı ve ayırıcı tanı, 20(Özel ek sayı 5):21-25, 2008
|
Dr. Aslı Görek Dilektaşlı, Doç. Dr. Gaye Ulubay
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı |
|
|
|
KOAH’da bronkodilatör tedavi, 20(Özel ek sayı 5):26-36, 2008
|
Prof. Dr. Münevver Erdinç
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı |
|
|
|
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında İnhale Kortikosteroid Tedavi, 20(Özel ek sayı 5):37-42, 2008
|
Prof. Dr. Ertürk Erdinç
Ege Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İzmir |
|
|
|
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı akciğerleri ve diğer organları etkileyen, tüm dünyada önemli mortalite ve morbidite nedeni olan bir hastalıktır. İnflamayon, esas olarak sigara içimine bağlı ortaya çıkan temel patogenetik mekanizmadır. Güncel tedavi yaklaşımlarında bronkodilatörler ile semptomların azaltılması ve pulmoner inflamasyonun inhale kortikosteroidler ile tedavi edilmesi yer almaktadır. Uzun etkili beta agonsitler ve inhale kortikosteroidler kombinasyon tedavisi olarak sinerjik ve birbirleri tamamlayan etkilere sahiptirler. Bu tedaviler semptomları azaltır, atakları önler ve yaşam kalitesini artırır. Ayrıca, bu tedavilerin tek başlarına verilmelerine kıyasla, akciğer fonksiyonları ve mortalite üzerinde potansiyel etkileri de bulunmaktadır. Bu nedenle, seçilmiş ciddi ya da çok ciddi KOAH’lı olgularda inhale kortikosteroid tedavi ve/veya kombinasyon tedavisi önerilmektedir |
KOAH’da alevlenmeler, 20(Özel ek sayı 5):43-50, 2008
|
Doç. Dr. Mehmet Polatlı
Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı |
|
|
|
KOAH ve pulmoner hipertansiyon, 20(Özel ek sayı 5):51-60, 2008
|
Prof. Dr. Müzeyyen Erk
İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı |
|
|
|
Kronik obstrüktif akciğer hastalığında oksijen tedavisi, 20(Özel ek sayı 5):61-65, 2008
|
Prof. Dr. Sema Umut
İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı |
|
|
|
Kronik obstrüktif akciğer hastalığında (KOAH) oksijen tedavisi en önemli tedavi girişimlerinden biridir. Uzun süreli oksijen tedavisinin (USOT) hipoksik KOAH olgularında yaşam süresini uzattığı ciddi çalışmalarla kanıtlanmıştır. KOAH’da oksijen tedavisinin etkinliği ve uygulama özellikleri tartışılmıştır |
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Noninvaziv Mekanik Ventilasyon, 20(Özel ek sayı 5):66-68, 2008
|
Prof. Dr Gül Gürsel
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Yoğun Bakım Ünitesi
|
|
|
|
Noninvaziv mekanik ventilasyonun KOAH akut ataklarında entübasyon gereksinimini ve mortaliteyi azalttığı gösterilmiştir. Tedavinin amacı solunum kaslarını dinlendirmek, geri dönebilecek durumlar düzelene kadar ventilasyon desteği vermek ve ileri dereceli hipoksi ve hiperkapninin düzeltilmesidir. Hastalarda NIMV un başarısı hekimin deneyimine, hasta seçimine ve kullanılan maskelere göre değişmektedir. Yaygın kullanımına rağmen KAOH lı ve kronik hiperkapnik solunum yetmezlikli hastalarda kullanımı hala tartışmalıdır. Yapılan çalışmaların sonuçları semptomları ve yaşam kalitesini yükselten bazı fizyolojik düzelmelere işaret etse de uzun süreli yaşam süresine etkisi halen bilinmemektedir. |
KOAH ve Tütün, 20(Özel ek sayı 5):69-73, 2008
|
Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu
İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı |
|
|
|
Sigara içilmesi Kronik Obstruktif Akciğer hastalığı (KOAH) gelişimi için şu ana kadar bildirilmiş en önemli risk faktörüdür. Sigara içenlerin % 50’sinden fazlasında herhangi bir şekilde bir havayolu obstrüksiyonu olmakta ve yaklaşık % 20’sinde KOAH gelişmektedir. Uzun süre sigara içimi lipid peroksidasyon ürünlerinin artması, antioksidan A ve C vitaminlerinin seviyelerinin azalması gibi olaylarla karakterize sistemik oksidan antioksidan dengesizliğine yol açar.KOAH’lı hastaların küçük hava yollarında artmış nötrofil sayısının olduğu ve bunun radyolojik amfizem skoru ,rezidüel volüm değeri ile pozitif, CO diffüzyon değeri ve FEV1 ile negatif korelasyon gösterdiği ortaya konmuştur. Ayrıca KOAH’lı hastalarda havayolunda CD8 ve CD4 Tlenfositlerde ve havayolunda epitelde makrofajların sayısında artma gözlenmiştir. Sigara içimi ile FEV1’de düşme hızının arttığını gösteren çok sayıda çalışma vardır . FEV1’de düşme ile içilen sigara miktarı arasındaki ilişki de net olarak ortaya konmuştur.Sigarayı bıraktıktan sonra FEV1’in düşme hızı sigaraya devam edenlere göre çok daha düşüktür. KOAH’lılarda sigarayı bırakmanın havayollarının aşırı duyarlılığında bir düzelmeye yol açmadığı ama daha fazla bozulmaya engel olduğu ortaya konmuştur. 5 yıl sigara bırakılmasından sonra semptomlar %80 azalmıştır. Sigaranın KOAH gelişimi için en önemli risk faktörü olmasının yanısıra tedaviyi güçleştiren önemli bir unsur olduğu bilinen bir gerçektir. Sigaranın bırakılması hangi evrede olursa olsun KOAH progresyonunu engeller. Kronik bronşit ve KOAH’ın önlenmesi ve tedavisinde temel hedefin çocuklarda sigaraya başlanmasının önüne geçilmesi ve sigara içenlerde de geniş kitleleri kapsayan sigara bıraktırma girişimlerinin uygulanması herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. |
Sistemik Bir Hastalık: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, 20(Özel ek sayı 5):74-80, 2008
|
Doç. Dr. Alev Gürgün
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı
|
|
|
|
Kronik obstrüktif akciğer hastalığının patogenezi ve klinik bulguları sadece pulmoner inflamasyonla sınırlı değildir. Bu kronik hastalık diğer organ fonksiyonlarında klinik olarak anlamlı değişikliklere neden olur ve bu nedenle artık sistemik hastalık olarak değerlendirilmektedir. Bu sistemik etkiler inflamasyon, oksidatif stres, sitokinler ve nörohormonal değişikliklere bağlı gelişir. Kronik sistemik inflamasyon, özellikle ileri KOAH’lı olgularda kilo kaybı ve beslenme değişiklikleri, kaşeksi, kas erimesi, kardiyovasküler komplikasyonlar, metabolik değişiklikler, endokrinolojik bozukluklara neden olmaktadır. Bu sistemik değişiklikler sağkalım ve genel sağlık durumu ile korelasyon gösterir. Hastalığın sistemik etkilerinin bilinmesi erken tedavi ve böylece hastalığın komorbiditesinin ve mortalitesinin azaltılması açısından önemlidir. Bu derlemede, KOAH’ın sistemik etkileri tartışılmıştır |
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Preoperatif Değerlendirme, 20(Özel ek sayı 5):81-91, 2008
|
Prof. Dr. Birsen Mutlu
İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı |
|
|
|
Operasyon esnasında ve sonrasında oluşan fizyopatolojik değişiklikler bilinen bir akciğer hastalığı olmayanlarda bile bronkospazm, aspirasyon, atelektazi, ağrı ve akciğer ödemi gibi sorunlarla karşı karşıya bırakabilmektedir.
Pulmoner komplikasyonlar kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olgularında da majör postoperatif problemlerden biri olup, solunum fonksiyonları preoperatif dönemde de ileri derecede bozuk olabileceğinden postoperatif dönemde komplikasyon riski artmaktadır. Bu nedenle preoperatif değerlendirme bu grupta daha büyük önem taşımaktadır.
Doğrudan cerrahiye, anesteziye ya da kullanılan farmakolojik ajanlara bağlı olarak gelişen solunum fonksiyonlarındaki bozulma postoperatif pulmoner komplikasyonların en önemli nedeni olup, uygulanacak cerrahinin yerine göre de değişiklik göstermektedir. Operasyonun tipi ve cerrahi kesinin yeri de komplikasyon açısından önemli bir belirleyici faktör olarak kabul edilmektedir.
Preoperatif değerlendirmede hedef pulmoner komplikasyon riski olanları belirlemek ve bu riski ortadan kaldırmaya çalışmaktır. En uç nokta ise operasyonun iptali olup; operasyonun tipi, aciliyeti, yeri ve hastanın genel durumu gibi faktörlere bağlıdır |
Kronik obstrüktif akciğer hastalığında cerrahi tedavi, 20(Özel ek sayı 5):92-96, 2008
|
Dr. Ahmet Demirkaya Dr. Kamil Kaynak
İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı |
|
|
|
Kronik obstrüktif akciğer hastalığında ilaç dışındaki tedaviler; akciğer rehabilitasyonu, uzun süreli oksijen tedavisi, bazı olgularda ventilatör desteği ve cerrahi tedavi olarak özetlenebilmektedir. Akciğer volüm azaltıcı ameliyatları akciğer fonksiyonlarının progresif olarak gerilediği ve akciğer transplantasyonu endikasyonu konulan hastalarda uygulanan bir cerrahi yöntemdir. Erken dönem sonuçlar irdelendiğinde tek akciğer transplantasyonunun bilateral akciğer hacim azaltıcı ameliyatına göre daha iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Transplantasyonun maliyeti ve mortalitesi daha yüksek olup uzun süreli immümsupresyon gereksinimi dezavantajlarıdır. En önemli sorun ise donör eksikliğidir. Akciğer hacim azaltıcı ameliyatlarında uygulanan cerrahi teknik, temel olarak en çok amfizemli akciğer alanlarının saptanarak, stapler ve kenar sağlamlaştırıcı materyal kullanılarak rezeke edilmesidir. Akciğer hacim azaltıcı ameliyatların akciğer transplantasyonuna köprü oluşturacağı ve gerekli zamanı kazandıracağı düşünülmektedir. |
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Pulmoner Rehabilitasyon ve Evde Bakım Uygulamaları, 20(Özel ek sayı 5):97-108, 2008
|
Doç. Dr. Pınar Ergün
Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi, Akciğer Rehabilitasyonu ve Evde Bakım Merkezi |
|
|
|
Kronik obstruktif akciğer hastalığında (KOAH) standart medikal tedavi semptomların kontrol altına alınmasında önemli olmakla birlikte çoğu zaman olgular kronik, büyük oranda da geri dönüşümsüz sonuçlarla baş edebilmekte yetersizdir. Günümüzde pulmoner rehabilitasyon sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi ve fonksiyonel kapasitesi azalmış, semptomatik tüm KOAH’lı olgularda standart medikal tedavi ile birlikte uygulanması gereken , multidisipliner , etkinliği kanıta dayalı olarak gösterilmiş bir tedavi yaklaşımı olarak kabul edilmektedir.
|
|
|