Bu dergiye online makale gönderimi için lookus@lookus.net
 |
SİNİR SİSTEMİ CERRAHİSİ DERGİSİ
MART 2010
|
Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(1):1-5, 2010
|
Karpal Tünel Sendromu, Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu ve Radiküler Ağrıda Gabapentinin Yeri
Kaya KILIÇ
İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroşirürji Kliniği, İstanbul |
|
|
Pfizer firması Sinir Sistemi Cerrahisi Derneği Başkanlığı’na 29.12.2009 tarihinde müracaat etmiş ve “Karpal Tünel Sendromu, nöropatik ağrı bileşeni olan Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu ve Radiküler Ağrısı olan hastaların tedavisi açısından Gabapentin etkin maddesine gereksinim olup olmadığı konusunda” derneğin görüşlerini talep etmiştir. Bu makalede literatür çalışması sonucu elde edilen bulgular sunulmuştur.
Anahtar kelimeler: Nöropatik ağrı, gabapentin, karpal tunel sendromu, kompleks regional ağrı sendromu, radikülopati
|
|
|
Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(1):6-12, 2010
|
Spinal Tümör Cerrahisinde Retrospektif Deneyimler: Yeni Doğru Bakışlar ve Geleceğe İlhamlar
Süleyman COŞKUN 1, Mürteza ÇAKIR 1, Özkan ARABACI 1, Abdullah ÇOLAK 1, Gökşin ŞENGÜL 1, Çetin Refik KAYAOĞLU 1, Yusuf TÜZÜN 1, Erhan TAKÇI 2
1 Atatürk University Medical School, Department of Neurosurgery, Erzurum
2 Mardinpark Hospital, Department of Neurosurgery, Mardin
|
|
|
Amaç: Santral sinir sistemi tümörlerinin yaklaşık %10-25’ini oluşturan ve genellikle benign karekterli olan spinal tümörlerin lokalizasyonları, büyüme hızları, hücresel tipleri ve uygulanan teknikler prognozu belirleyen en önemli parametrelerdir. Bu çalışmada doğru tanı, uygun yaklaşım, acil girişim, mikrocerrahi ve operasyon tekniklerinin prognoz üzerine etkisi araştırıldı.
Materyal ve Metod: Kliniklerimizde Ocak 2000-Aralık 2010 yılları arasında ameliyat edilen tanısı radyolojik olarak konulmuş ve cerrahi olarak doğrulanmış 119 olguya ait kayıtlar incelendi. Yaş, cinsiyet, lokalizasyon, semptomatoloji, cerrahi ve histolojik tip ile ilgili veriler kaydedilerek retrospektif analiz edildi. Sharp diseksiyon, elektrokoterizasyon, kan transfüzyonu, yabancı cisim ablikasyonu, lokal ilaç kullanımı ve enstrumantasyondan kaçınıldı. Vakalara dren kondu. Postoperatif tüm vakalara gadaloniumlu kontrol MRG çekildi. Tanılar, postop histopatolojik olarak teyit edildi. Klinik durum, radyolojik ve diğer laboratuar bulguları eşliğinde vakalar analiz edilerek tartışma bulguları kayıt edildi. Spinal cerrahide nadir rastlanan olumlu ve olumsuz sonuçların muhtemel nedenleri retro ve anterospektif olarak araştırıldı.
Bulgular: Olguların % 50.4’ü kadın, % 49.6’ı erkekti. Tümörler sıklık sırasına göre torakal (% 57.9), lumbosakral (% 26.2) ve servikal (% 15.9) lokalizasyonda idi. Ekstradural (% 51.3) yerleşim ilk sırayı alırken, intradural extrameduller (% 38.6), intradural intrameduller (% 10.1) sıklığında idi. Ekstradural olanların yarısı metastaz idi. Diğer ekstradural kitleler omurganın primer tümörleri idi. İntradural olanlarda menenjioma ilk sırayı almaktaydı. Hastaların hemen hepsinin postoperatif takiplerinde non spesifik ağrı ve disestezi düzelirken, nörolojik defisitte düzelme 9 hastada izlendi.
Sonuçlar: Tümör cerrahisinde, yüksek voltajlı monopolar koter gelişebilecek vazomotor ve otonomik disfonksiyonlar nedeniyle zorunlu olmadıkça kullanılmamalıdır.
Anahtar kelimeler: Spinal tümörler, monopolar elektro koter, prognoz, cerrahi
|
|
Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(1):13-15, 2010
Sekretuar Tip Menengiom: Olgu Sunumu |
Ömer AYKANAT, Çağatay ÇALIKOĞLU
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı, Düzce
|
|
|
Menengiomlar Dünya Sağlık Örgütü tarafından 14 alt tipe ayrılmıştır. Bu alt tiplerden biri olan sekretuar tip menengiom ender görülen bir varyanttır. Klinik ve radyolojik özellikleri ile diğer tipik menengiomlardan ayrılmakla birlikte prognostik farklılık göstermemektedir. Bu makalemizde sekretuar tip menengiom tanısı alan 49 yaşında kadın hasta klinik, radyolojik ve patolojik özellikleri ile sunulmuştur.
Anahtar kelimeler: Sekretuar tip menengiom |
|
Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(1):16-21, 2010
Romatoid Artritli Hastalarda Servikal Myelopatinin Cerrahi Tedavisi ve Sonuçları: İki Olgu Sunumu
|
Mustafa GURELİK 1, Fatih BAYRAKLI 1, Ece KAPTANOĞLU 2, Bilge GURELİK 3
1 Cumhuriyet University School of Medicine, Department of Neurosurgery, Sivas
2 Cumhuriyet University School of Medicine, Department of Rheumatology, Sivas
3 Cumhuriyet University School of Medicine, Department of Anesthesiology, Sivas
|
|
|
Servikal omurganın romatoid artritte tutulumu iyi bilinen bir komplikasyondur. Romatoid sinovit ligament laksisitesi oluşurarak eklem instabilitesine yol açar. Romatoid artritin neden olduğu ileri servikal omurga deformiteleri tetraparezi, serebral enfarkt, kronik hidrosefali ve ani ölüm gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
Biz ileri derecede myelopatisi olan romatoid artritli iki olgunun cerrahi sonuçlarını bildirmekte ve dikkatli operasyon öncesi dikkatli bakım, uygun anestezi teknikleri, servikal spinal patolojinin tam araştırılması ve uygun cerrahi teknikle cerrahi morbidite ve mortalite oranlarının düşürülebileceğine inanmaktayız. Cerrahi tedavi eğer yeterli dekompresyon ve vertebral dizilim başarılabilirse tatmin edici iyileşme sağlayabilir.
Anahtar kelimeler: Romatoid artrit, servikal myelopati, cerrahi tedavi |
|
Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(1):22-27, 2010
İlk Bulgu Olarak Spinal Kord Kompresyonu Olan Dissemine Non-Hodgkin Lenfoma Olgusu: Olgu Sunumu
|
Mürvet YÜKSEL 1, Kasım Zafer YÜKSEL 2, Orhan KALEMCİ 3, Kemal YÜCESOY 3
1 Kahramanmaras Sütçü İmam University Medical Faculty Department of Radiology, Kahramanmaraş
2 Kahramanmaras Sütçü İmam University Medical Faculty Department of Neurosurgery, Kahramanmaraş
3 Dokuz Eylül University Medical Faculty Department of Neurosurgery, İzmir
|
|
|
Non-Hodgkin lenfomanın ilk bulgu olarak spinal kord basısı yapması nadir bir durumdur. Bu çalışmada 5 aydır sırt ağrısı yakınmaları olan ve progressif, ileri derecede bacaklarında güçsüzlüğü ve parestezileri olan, yaygın non-Hodgkin lenfomalı bir hasta sunulmuştur. Vertebral non-Hodgkin lenfomanın görüntüleme bulguları pankreatik, renal ve bilateral adrenal bez tutulumlarıyla birlikte sunulmuştur.
Anahtar kelimeler: Non-Hodgkin lenfoma, spinal kord kompresyonu, manyetik rezonans görüntüleme, vertebral tutulum
|
|
Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(1):28-30, 2010
Perimezensefalik (Pretrunkal) Anevrizmal Kökenli Olmayan Subaraknoid Kanama: Olgu Sunumu
|
Sevinç ÇELİK 1, Mustafa Yavuz SAMANCI 2, Hikmet DEMİRKOL 2, Suat Erol ÇELİK 2
1 Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroloji Kliniği, İstanbul
2 Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroşirurji Kliniği, İstanbul
|
|
|
Perimezensefalik (Pretrunkal) anevrizmal kökenli olmayan subaraknoid kanama (PMSAK), etiyolojisi kesin olarak bilinmeyen, ancak iyi prognozu olan bir subaraknoid kanama tipidir. Ender olarak görülmelerine rağmen, anjiyografisi negatif olan subaraknoid kanamaların % 20-68’ini oluşturmaktadır. Bu makalede şiddetli baş ağrısı yakınması ile acil servise başvuran ve çektirilen Bilgisayarlı Tomografisinde (BT) perimezensefalik kanama saptanan bir olgu sunulmuştur ve ilgili literatür bilgileri gözden geçirilmiştir. PMSAK olgularını iyi tanımlamak gereksiz nöroradyolojik ve cerrahi uygulamaların engellenebilinmesi açısından önemlidir.
Anahtar kelimeler: Perimezensefalik, pretrunkal, subaraknoid kanama
|
|
Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(1):31-34, 2010
SCIWORA Olgu Sunumu
|
Engin ÇİFTÇİ, Ulaş ÇIKLA, Hüseyin KURT, Hayati ATABAY
S.B. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği, İzmir
|
|
|
Günümüzde SCIWORA terimi, Manyetik Rezonans görüntülemenin spinal travmalardaki değerlendirmelerde önem kazanması sonucunda daha az sıklıkla rastlanır haldedir. MR görüntüleme sayesinde çok az omurilik yaralanması açıklamasız olarak kalmaktadır. SCIWORA (Travmanın radyografik kanıtı olmaksızın omurilik yaralanması) çoğunlukla çocuklarda görülür ve 8 yaş altındaki ciddi omurilik yaralanmalarının 2/3’sini kapsar. Görüntüleme bulgusu olmaksızın oluşan şiddetli omurilik hasarını, temel olarak çocuk boyun omurgasının esnek yapısı açıklar. Olası sinir hasarına, bükülme, uzama ve çekilme kuvvetlerince oluşturulan omurga parçalarındaki yer değişiklikleri neden olmaktadır. Trafik kazası sonrasında kliniğimize başvuran 5 yaşındaki erkek hasta MR görüntülemesi sonrasında SCIWORA tanısı aldı. Yüksek doz kortikosteroid tedavisi ardından yapılan fizik tedavisi sonrasında tama yakın düzelme izlenen olgunun tanısal ve kontrol görüntülemelerinde travmaya yönelik hiçbir bulguya rastlanmadı.
Anahtar kelimeler: SCIWORA, MRG, spinal kord yaralanması
|
|
Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(1):35-38, 2010
Kolon Kanserinin İlk Belirtisi Olarak Servikal Spinal Metastaz |
Fatih BAYRAKLI 1, Mustafa GURELİK 1, Atilla Kurt 2, Reyhan EĞİLMEZ 3
1 Cumhuriyet University School of Medicine, Department of Neurosurgery, Sivas
2 Cumhuriyet University School of Medicine, Department of General Surgery, Sivas
3 Cumhuriyet University School of Medicine, Department of Pathology, Sivas
|
|
|
Boyun ağrısı olan ve opere edilen servikal omurga lezyonu olan olgunun sonucu adenokarsinom metastazı olarak bildirildi. Detaylı araştırmalar çıkan kolonda karaciğer ve bölgesel lenf düğümlerine metastaz yapmayan kanser olduğunu gösterdi.
Servikal omurga lezyonu olan hastalar doğru teşhis için ameliyat öncesinde dikkatlice değerlendirilmelidir. Bu makalede karaciğeri ve bölgesel lenf düğümlerine metastaz yapmadan servikal omurgaya metastaz yapan muhtemel ilk kolon kanseri olgusunu bildiriyoruz.
Anahtar kelimeler: Omurga metastazı, kolon kanseri, radyoloji
|
|
Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(1):39-42, 2010
Üst Servikal Ekstradural Menenjioma: Olgu Sunumu |
Süleyman COŞKUN, Mürteza ÇAKIR, Özkan ARABACI, Abdullah ÇOLAK, Çetin Refik KAYAOĞLU, Yusuf TÜZÜN
Atatürk University Medical Faculty Department of Neurosurgery, Erzurum
|
|
|
Ekstradural tümörler genellikle metastatik tümörlerdir. Ekstradural menengiomalar spinal tümörler içerisinde % 2.7 ile % 10 arasında ve omurgada en sık torasik yerleşimlidir. Altmış yaşındaki kadın hasta bir yıldır devam eden non spesifik boyun ağrısı ile başvurdu. Servikal manyetik rezonans görüntülemede C1- C2 arasında spinal cord da kompresyon ve deplasmana neden olan epidural kitle lezyon saptandı. Göğüs, abdomen ve pelvis bilgisayarlı tomografisinde sistemik hastalığa rastlanılmadı. Lezyonun sıra dışı sinyal özellikleri ve konumu nedeniyle, yapılan komplet açık cerrahi sonrası biyopsi sonucu menenjioma olarak tanımlandı. Spinal kord ve sinir kökleri cerrahi olarak dekomprese edildi. Tümör komplikasyon görülmeksizin total olarak çıkarıldı. Menenjiomlar omurgada kontrast tutan lezyonların ayırıcı tanısında akılda tutulmalıdır.
Anahtar kelimeler: Menenjiom, ekstradural tümör, cerrahi, servikal |
|
Yazarlara Bilgi
Yayın Kurulu
ARŞİV
|