 |
VACCİNE - MART / HAZİRAN 2003
|
Papua Yeni Gine'nin dağlık bölgelerinde yaşayan annelerin pnömokok polisakkariti aşısı ile bağışıklanması 6(1-2):3-13, 2003 |
Deborah Lehmann, William S. Pomat, Barry Combs, Timothy Dyke, Michael P. Alpers |
|
|
Papua Yeni Gine (PYG)'nin Güney Dağlık Bölgesi'nde (GDB) Tari'de gebeliklerinin 28-38. haftalarında olan kadınlara pnömokok polisakkariti (Pnc PS) aşısı yapılmıştır. Pnömokok antikoru titrelerini ölçmek için bağışıklamadan önce, doğum sırasında anne ve kordondan ve annelerin çocuklarından 1-3 ve 4-6 aylık olduklarında kan örnekleri alınmıştır; ayrıca bir alt grup oluşturan 8-9 aylık çocuklardan Pnc PS açısından önce ve aşı yapıldıktan 1 ay sonra kan örnekleri alınmıştır. Bağışıklanmamış kadınlar ve çocuklarından doğum sırasında ve bağışıklanmamış kadınların çocuklarından bebeklikte aynı yaşlarda serum toplanmıştır. Bağışıklanmış 235 ve bağışıklanmamış 202 kadının çocuklarında neonatal veya post-neonatal mortalite oranlarında veya doğumsal (konjenital) anormalliklerde hiç fark görülmemiştir. Bağışıklanmış kadınlarda pnömokok serotipleri 5, 14 ve 23F'ye karşı antikor titrelerinde anlamlı bir artış olurken, serotip 7F'ye karşı bu artış olmamıştır. Antikor titrelerinin geometrik ortalaması (TGO) bağışıklanmış kadınların çocuklarında bağışıklanmamış gruba göre 2 aylığa kadar serotip 5 ve 23F'ye karşı anlamlı derecede daha yüksek, 4 aylığa kadar ise serotip 14 için anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Annelerin bağışıklanması, bebeklikte Pnc PS aşısı ile bağışıklamaya karşı çocukların antikor yanıtı oluşturma kapasitesini önemli derecede etkilememiştir. Bu çalışmanın ve gelişmekte olan diğer bazı ülkelerdeki çalışmaların bulguları annelerin Pnc PS ile bağışıklanması düşüncesine destek sağlamakta ve büyük çapta etkililik çalışmalarının planlanmasını haklı çıkarmaktadır.
© 2002 Elsevier Science Ltd. Tüm hakları saklıdır.
Anahtar kelimeler: Pnömokok polisakkariti aşısı; Papua Yeni Gine; Annenin bağışıklanması |
|
Sağlıklı Japon deneklerdeki canlı attenüe suçiçeği aşısı (Oka suşu) ile deneyim; pediatri kliniğinde 10-yıllık deneyim / 6(1-2):14-19, 2003 |
Takao Ozaki, Naoko Nishimura, Yuji Kajita
|
|
|
Canlı attenüe suçiçeği aşısı (Oka suşu, Biken Enstitüsü, Osaka, Japonya) Japonya'daki Showa Hastanesi'nin pediatri kliniğinde 10 yıllık bir periyod boyunca (1987-1997) 973 sağlıklı kişiye uygulandı. Anket sorgulaması ile toplanan ilgili serolojik ve klinik verileri inceledik. İmmün adherans hemaglutinasyon metodu ile başlangıçta seronegatif olan deneklerin % 94'ünde (805/860) serokonversiyon gösterildi. Başlangıçta seropozitif olan deneklerin % 56 (63/113)'sında aşılama sonrası antikor artışı görüldü. Aşıya karşı reaksiyonlar -yeni aşılanan deneklerin % 17 (41/241)'sinde uygulamadan sonraki ilk 3 günde görülen enjeksiyon sahasındaki bir döküntü hariç- genel olarak önemsizdi. Mart 1998'de, aşıyı 0.6-10.8 (ortalama 5.4) yıl önce almış olan başlangıçta seronegatif deneklerin 559'unu kapsayan bir araştırma yaptık. Bu deneklerin % 21'i (119/559) aşı nedenli suçiçeği hastalığına yakalandı. Bununla birlikte, bunların semptomları aşılanmamış çocuklarda görülen doğal suçiçeği hastalığının neden olduğu semptomlardan daha hafifti. Bu olguların % 92 (109/119)'sinde serokonversiyon gösterildi. Aşı nedenli hastalığın insidansı aşılama sonrası anikor titresinde ?32'ye kadar olan bir artış ile azaldı. Deneklerin dördünde (559'un % 0.7) aşılamayı takiben herpes zoster gelişti, bunların ikisinde daha önceden gösterilmiş aşı nedenli suçiçeği hastalığı vardı. Aşı nedenli suçiçeği hastalığı olmayan bir zoster olgusundaki lezyonlar enjeksiyon servikal sahasındaki dermatomda ortaya çıktı. Bu aşı güvenli ve etkili oldu. Bununla birlikte, son yıllarda kullanılan bazı lot numaralarında enjeksiyon sahasında göreceli olarak yüksek döküntü insidansı vardı, bu da araştırmayı gerektirmektedir.
© 2001 Elsevier Science Ltd. Tüm hakları saklıdır.
Anahtar kelimeler: suçiçeği aşısı; Yan etkiler; Aşı nedenli suçiçeği hastalığı |
Birleşik Krallık (UK) çocuk aşılama programına okul öncesi bir DTPa boğmaca kamçılama (rapel) dozunun konmasının sağlığa olası yararı ve maliyet sonuçlarının hesabı 6(1-2):20-30, 2003 |
Matt Stevenson (*), Stephen Beard (*), Adam Finn (**), Alan Brennan (*)
(*) School of Health and Related Research, University of Sheffield, 30 Regent Street, Sheffield South Yorkshire S1 4DA, UK
(**) Division of Child Health, University of Bristol, Bristol, UK |
|
|
Bu çalışma UK'da halen mevcut primer aşılamaya ilave edildiğinde, Bordetella pertussis için okul-öncesi bir kamçılama (booster, rapel) aşılamasının sağlık ve maliyete etkilerini hesaplamaktadır. Kapalı bir popülasyonda boğmaca (pertussis) infeksiyonunun bir "geçici durum simulasyon modeli", sekiz adet yaş grubu üzerinden duyarlı, infekte olmuş ve bağışık popülasyon alt gruplarını içermek üzere oluşturulmuştur. Epidemiyolojik, hizmet kullanımı ve maliyet verileri, rutin istatistiklerden, yayımlanmış literatürden ve klinisyen tahminlerinden sağlanmıştır. Okul öncesi bir kamçılama (rapel) dozunun uygulanmasının 5 yıllık bir dönemde 13 milyon £ altında bir net yatırım ile, hastaneye yatış sayısını yaklaşık 1400 kadar, boğmacaya yakalanmış olguları 28000'e kadar azalttığı öngörülmüştür.
© 2002 Elsevier Science Ltd, tarafından yayımlanmıştır.
Anahtar kelimeler: Boğmaca (pertussis), kamçılama (rapel); Model oluşturma |
Haemophilus influenzae b konjuge aşısı ile birlikte tek bir enjektör halinde verilen bir acellüler boğmaca difteri tetanoz aşısının güvenilirliği ve immunojenliği 6(1-2):31-38, 2003 |
Scott A. Halperin, Luis Barreto, Brian J. Eastwood, Lorna Medd, Roland Guasparini, Elaine Mills |
|
|
Bir Haemophilus influenzae b konjuge aşısının tek bir şırınga halinde verilmek üzere bir acellüler boğmaca-difteri-tetanoz aşısı ile kombine edilip edilemeyeceğini tayin etmek için daha öne her bir aşıdan üç doz yapılarak bağışıklanmış yaşları 17-21 ay arasında olan rastgele seçilmiş 468 çocuğa difteri ve tetanoz toksoidleri ile kombine edilmiş beş komponentli acellüler bir boğmaca aşısı ve Haemophilus influenzae b-tetanoz toksoidi konjuge aşısı ya ayrı günlerde ayrı şırıngalar halinde, ya aynı gün ayrı şırıngalar halinde, ya da tek bir kombine şırınga halinde uygulanmıştır. İstenmeyen reaksiyonların oranı gruplar arasında, farklı günlerde ayrı şırıngalardan ziyade kombine şırınganın verildiği gruptaki enjektör yerinde oluşan duyarlılığın artması (% 17'ye karşı % 29.2, RR 1.76, % 95 CI 1.09-2.85) ve huysuzluk (% 23.3'e karşı % 36.4, RR 1.59, % 95 CI 1.05-2.41) dışında benzer bulunmuştur. Tek kombine şırıngadan sonra H. influenzae b'nin kapsül polisakkaritine karşı antikor düzeyleri (47.1 µg ml-1), aynı gün yapılan ayrı şırıngalardan elde edilenden (66.0 µg ml-1, P<0.05) daha düşük; fakat ayrı günlerde yapılan şırıngalarla elde edilenden (28.4 µg ml-1; P<0.001) daha yüksek bulunmuştur. Dördüncü doz bağışıklama serileri uygulanan çocuklarda H. influenzae b-tetanoz toksoidi konjuge aşısı ve difteri ve tetanoz toksoidleri ile birleştirildiğinde beş-komponentli acellüler boğmaca aşısının güvenilir ve immunojenik olduğu sonucuna varılmıştır.
© Elsevier Science Ltd tarafından yayımlanmıştır. 1997.
Anahtar kelimeler: hücresiz (acellüler) boğmaca aşısı, konjuge Haemophilus influenzae b aşısı; kombinasyon aşıları |
Yanıtsız bireylerde tetanoz toksoidi ile birlikte uygulanan Hepatit B aşısına karşı antihepatit B yanıtı 6(1-2):39-42, 2003 |
Emine Sönmez (*), Ali Suha Sönmez (**), Yaşar Bayındır (***), Diler Coşkun (*), Sedat Arıtürk (*)
Kadir Has Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Vefabey Sokak No. 5, 80810 Gayrettepe, İstanbul, Türkiye
(**) Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Araştırma ve Uygulama Hastanesi, İstanbul, Türkiye (***) İnönü Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye |
|
|
Bu prospektif çalışmadan amacımız, daha önce üç doz hepatit B aşısına yanıt vermeyen bireylere tetanoz toksoidi (TT) ile pre S2 ve S içeren rekombinant hepatit B aşısının (S2SRHB) aynı zamanda verilişinin etkisini araştırmaktı.
Herbiri A ve B olmak üzere iki alt grup içeren üç grup (sağlıklı bireyler, gebe kadınlar, hemodiyaliz hastaları) kullanılmıştır. Grup A'ya S2SRHB + TT ve grup B'ye de sadece S2SRHB uygulanmıştır.
Her iki aşının da aynı zamanda uygulandığı gruplarda gerek serokonversiyon hızının, gerekse antikor titresi dü-zeyinin anlamlı derecede daha yüksek (P<0.05) olduğu saptanmıştır.
Sonuç olarak S2SRHB ve TT'nin birlikte uygulanması, tek başına S2SRHB uygulanmasından çok daha etkili olmaktadır.
© 2002 Elsevier Science Ltd. Bütün hakları saklıdır.
Anahtar kelimeler: Hepatit B aşısı; Tetanoz toksoidi; Yanıtsız |
Adolesanlar hepatit A'ya karşı aşılanmalı mıdır: Hong Kong deneyimi 6(1-2):43-48, 2003 |
A. Lee, F. Cheng, L. Lau, A. Lo, W.E. Fabb |
|
|
Hong Kong hepatit A için endemik bir bölgenin ortasında iyi gelişmiş bir bölgedir. Hepatit A'nın oluştuğu yaş birçok batı ülkesi gibi çocukluk ve adolesan dönemden yetişkinliğe kaymıştır. Enfeksiyonun komşu ülkelerden geçmesi ile yüksek salgın olasılığı vardır. Populasyonun hassasiyetinin aşılama ile azaltılması hastalığı elimine edebilir ancak doğal immünitenin düzeyini analiz etmek ve önleyici tedbirler bakımından enfeksiyona hassas olanları belirlemek için güncel sero-epidemiyolojik veriler gerekmektedir. Bu çalışma risk altındakileri belirlemek, şu anki anti-HAV prevalansı ile ilgili verileri elde etmek amacıyla orta okul öğrencileri arasında gerçekleştirildi. Bu yaş grubunda % 7 olan genel anti-HAV prevalansı yaşla birlikte artmıştır. Multipl regresyon analizi ile analiz edildiğinde, 3 yıldır Çin'de yaşayan öğrencilerdeki olasılık oranı Hong Kong'da doğanlarla kıyaslandığında % 31.6 idi (% 95, g.a. 17.4-57.3). Beceri gerektiren işte çalışan, orta okul ve üzeri eğitim düzeyi olan babanın çocuğu olan öğrenciler ve her iki ebeveyni de orta okul üzeri eğitim dü-zeyinde olan öğrencilerde olasılık oranı anti-HAV varlığı ile birlikte sırasıyla 0.22 (% 95 g.a. 0.07-0.7) ve 0.35 (% 95 g.a. 0.17-0.72) idi. Düzgün sosyo-ekonomik statüde daha fazla oranda populasyon yüksek riske maruz kalmaktadır. İmmünizasyon Hong Kong'daki adolesanlar için anlamlı kabul edilmektedir. Aşılama öncesi tarama yalnızca doğal immüniteye en fazla sahip olma olasılığı olanlar için maliyet etkin bir yöntemdir.
© 2001 Elsevier Science Ltd. Tüm hakları saklıdır.
Anahtar kelimeler: Hepatit A; Adolesanlar; İmmunizasyon; Sero-epidemiyoloji |
Brezilya'daki infantların konjuge Haemophilus influenzae tip b (Hib) aşısı ve difteri-tetanoz-tam-hücre-boğmaca aşısı ile birlikte veya kombine aşılanmaları ve IPV veya OPV Hib'e karşı koruyucu düzeyde antikor oluşturmaktadır 6(1-2):49-58, 2003 |
Orlei O. Araujo, Eduardo Forleo-Nebo, Glaucia N.R. Vespa, Rosana F. Puccini, Lilly W. Weckx, Eduardo S. Carvalho, Calil K. Farhat |
|
|
Bu çalışmada üç farklı aşılama şemasındaki Haemophilus influenzae tip b içeren aşının (tetanoz toksoidine konjuge poliribozilribitol fosfat, PRP-T) immünojenite ve güvenliği incelendi: (1) Difteri-tetanoz-boğmaca-inaktive poliovirüs aşısı ile kombine olarak yeniden oluşturulmuş PRP-T (DTP-IPV//PRP-T); (2) DTP ile yeniden oluşturulmuş olan ve bir oral poliovirüs aşısı ile eş zamanlı uygulanan PRP-T (DTP//PRP-T+OPV); ve (3) DTP ile farklı enjeksiyon sahalarında eş zamanlı olarak uygulanan PRP-T ve OPV (DTP+PRP-T+OPV). Aşılar 2,4 ve 6. aylarda verildi. Çalışmaya toplam 256 infant alındı ve gelişigüzel olarak üç şemadan birisini alacak şekilde gruplandırıldı (her grupta 84 infant); 241 infant çalışmanın sonuna kadar incelendi. PRP, difteri, tetanoz ve boğmaca antijenlerine karşı antikor üretimi kullanılan her bir aşılama şemasında tatminkar oldu. Her bir grupta Hib aşısına karşı iyi bir yanıt ortaya çıktı, ve üçüncü aşı dozundan 3 ay sonra, her bir gruptaki çocukların en az % 97'sinde seroprotektif olarak kabul edilen (>0.15 µg/ml) PRP antikor düzeyleri oluştu, ve her bir gruptaki çocukların % 90'ından fazlasında 1.0 µg/ml'nin üzerinde değerler bulundu. Aşılamayı takiben oluşan lokal ve sistemik yan etkiler tüm gruplarda hafifti ve tıbbi müdahale gerekmeden 4 gün içinde geriledi. Ateş dışında (DTP-IPV//PRP-T alan çocuklarda ikinci dozdan sonra daha sık görüldü) lokal ve sistemik reaksiyonlar aşılama grupları arasında farklılık göstermedi. Kombine aşıların pratik avantajlarına bağlı olarak, gelişmekte olan ülkelerde bunların rutin immünizasyon programlarında kullanımı çok arzulanan bir durumdur. Bizim sonuçlarımız Hib konjugat aşısının rutin immünizasyon programlarına (ister IPV ister OPV içersin) tatminkar immünojenik ve güvenlik profilleri ile dahil edilebileceğini göstermektedir. Bu esnek yaklaşım Hib konjugat aşısının dünya çapındaki rutin immünizasyon programlarına dahil edilmesini kolaylaştırmalıdır.
© 2001 Elsevier Science Ltd. Tüm hakları saklıdır.
Anahtar kelimeler: Haemophilus influenzae tip b aşısı; Poliomyelit aşısı; Difteri-tetanoz-boğmaca aşısı |
Orta Doğu ve Afrika'da Hepatit A'nın değişen epidemiyolojisi 6(1-2):59-61, 2003 |
Haysam Tufenkeji |
|
|
Afrika ve Orta Doğu'daki hepatit A virüs (HAV) endemsitesi ile ilgili veriler sınırlıdır, an-cak Afrika'nın çoğu yüksek derecede endemik bölge olmayı sürdürüyor görünmektedir, Güney Afrika'daki beyazlar gibi bazı subpopulasyonlar buna istisnadır. Suudi Arabistan orta Doğu için bir örnektir ve bu ülkede son yıllarda kayan HAV epidemiyolojisi dokümante edilmiştir, bu durum son iki dekatta ortaya çıkan sosyal ve ekonomik gelişmeye paraleldir. Daha önceki çalışmalar çok yüksek prevalans oranları göstermişlerdir ve çoğu insan erken çocukluk çağlarında enfekte olmaktaydı. Bununla birlikte, 1989-1995 arasında, Yemen'in komşuluğundaki bir bölge haricinde tüm ülke çapında 12 yaşına kadar olan çocuklarda HAV antikor seroprevalansında önemli bir azalma olmuştur. En yüksek seropre-valans kırsal kökenli çocuklarda saptanırken, Bedevi çocuklarda ve şehirli çocuklarda se-roprevalanslar benzerdi. Seroprevalans sosyal statü ile ilişkili olup, en yüksek oran en düşük statülü olanlardadır. Benzer bulgular diğer Orta Doğu ülkelerinden de bildirilmişlerdir. Etraftaki yüksek endemisite paketi varlığının orta derecedeki endemisite alanlarına kayması salgınlara yol açabilir ve yaygın aşılama düşünülmelidir.
© 2000 Elsevier Science Ltd. Tüm hakları saklıdır.
Anahtar kelimeler: Hepatit A; Afrika; Orta Doğu; Epidemiyoloji; Sosyoekonomik program |
Aşılanmış bir çocuğun boğazında kızamık aşı virüsünün saptanması 6(1-2):62-64, 2003 |
Florence Morfin (*), Anne Beguin (**), Bruno Lina (*), Danielle Thouvenot (*)
Laboratory of Virology, Hospices Civils de Lyon, Domaine Rockefeller, 8 avenue. Rockefeller, 69373 Lyon Cedex 08, France
(**) Pediatric Unit, Hôpital Debrouss, 29 rue soeur Bouvier, 69322 Lyon Cedex 05, France |
|
|
Kızamık aşısı en sık kabakulak ve kızamıkçık aşıları ile birlikte olmak üzere yaygın olarak kullanılmaktadır. Burada, kızamık-kabakulak-kızamıkçık aşısı ile aşılandıktan sonra 8 gün ateşi devam eden bir çocuğun olgusunu bildiriyoruz. Ateşin başlamasından 4 gün sonra alınan boğaz sürüntüsünde kızamık virüsü izole edilmiştir. Virüs daha sonra genetik olarak aşı-tipi virüs olarak tanımlanmıştır. Kızamık aşısının yapılmasından sonra ortaya çıkan ateş, zayıflatılmış canlı aşı virüsünün replikasyonu ile ilişkilidir. Burada sunulan olguda, aşı virüsünün boğazdan izole edilmesi, zayıflatılmış bir kızamık suşunun deri altına şırıngasının bu virüsün solunum yolu salgısında ortaya çıkabileceğini göstermektedir.
© 2002 Elsevier Science Ltd. Bütün hakları saklıdır.
Anahtar kelimeler: Kızamık; Aşı; Ateş |
|
|