SENDROM

 


SENDROM AYLIK AKTÜEL TIP DERGİSİ
MAYIS / HAZİRAN 2008

 

AFP
Aile hekimliğinde akıl sağlığı sorunlarının tedavisi, 20(5-6):6-10, 2008

Caroline Johnson

ÖZET
 
Yukarıda tanımlanan stratejiler özellikle aile hekimliği veya pratisyen doktorun üç aşamalı tedavi sürecinde etkinlikle kullanılabileceği aşamalardan yararlanmaktadır. Birinci basamak sağlık kurumlarında akıl sağlığı tedavisi sisteminin başka bir önemli bölümü de  aile hekimliğinin psikiyatristler, psikologlar, sosyal hizmet  uzamnları ve meşguliyetle tedavi  terapistleri gibi ilişkili sağlık profesyonelleriyle ortak çalışma kapasitelerinin de test edilmesi olacaktır.Toplumumuzda akıl sağlığı tedavisine  daha yüksek oranda erişim için yeni fırsatlar alanına girerken bu durum başka bir ileri tartışma ve çalışma konusudur.

AFP
Hastalıklar ve diğer önemli yaşam olaylarına göre düzenleme, 20(5-6):11-16, 2008
Pratisyen doktorlar nasıl yardımcı olabilir?

David M Clarke

ÖZET
 

Bu makalede yaşamda önemli değişikliklerle ilişkili psikolojik durumlar ve deneyimlerin bir bölümünü açımladık. Kullanılan örnekteki hasta kocasını kaybetmiş metastatik kanser hastasıydı. Hastanın  yaşadıklarını örneğin çaresizliğini (demoralizasyon) ya da üzüntüsünü anlamaya çalışan bir yaklaşım, pratisyen doktordan çaresizliğini hafifleten, normal yas tutmasını anlayışla karşılayan  ve kolaylaştıran, uyum sağlayıcı başa çıkma çabasını en üst düzeye çıkartan bir tutum takınmasını bekler. Böyle bir yaklaşım kişinin özsaygısını ve zorluklarıyla savaştığı yaşamdan çıkardığı anlamı iyileştirir ve bir iyilik hali duygusunun geri dönmesine yardımcı olur.


AFP
Anksiyete hastalarının tedavisi, 20(5-6):17-24, 2008
Aile hekimliğinde bilişsel davranış terapisi

Sarah Edelman, BEc(Psych), MA, PhD, MAPS

ÖZET
 

Anksiyete hastaları sıklıkla pratisyen doktorlara gider ve klinikteki iş yükünün önemli bir bölümünü oluştururlar. Bu hastaların tedavisinde yararlı olabilen bazı BDT temelli stratejileri anlattık. Tedavinin çoğu seanslar arasında bir dizi egzersizi tamamlamadan  sorumlu hastalarla konsültasyon zamanı dışında gerçekleştiğinden bu teknikler zamanı kısıtlı aile hekimliği bağlamında kullanıma özellikle uygundur. Bu bozuklukların doğasını nve yararlı tedavi stratejilerinin bir bölümünün bilinmesi pratisyen doktora yalnızca psikolojik tedavileri oluşturmada değil aynı zamanda hastaların daha özgül psikolojik girişimlere ne zaman sevk edileceğine karar vermede yardımcı olabilir..17

Kuşkusuz hastaların bir bölümünün akıl ağlığı uzmanlarına sevki ya da anksiyete  veya antidepresan tedavisine başlanması gerekecektir (bu sayıdaki Depression and anxiety: Pharmacological treatment in general practice, (Depresyon ve anksiyete: Aile hekimiliğinde Farmakolojik tedavi) makalesine bkz) Anksiyete için BDT’yi bilme aile hekimlerinin tedavi kuramlarını pekiştirmelerini ve tedavinin hedeflerini desteklemelerini sağlarsa da daha şiddetli veya inatçı anksiyete bozukluklarıyla gelen hastaların BDT’ne genellikle bir akıl sağlığı uzmanının da katılması önerilir.

Son olarak BDT’ne ilaveten anksiyete bozuklukları için en kayda değerleri ‘kişiler arası psikoterapi18 ve ‘dikkatli meditasyon’19 gibi  başka, potansiyel açıdan etkili psikoterapötik modeller de ortaya çıkmaktadır. Anksiyete bozukluklarının tedavisi için çok az sayıda metodolojisi sağlam değerlendirme yöntemi mevcut olmasına rağmen gelecek on yıl içinde daha fazla sayıda iyi kaliteli araştırma daha yararlı tedavilerin ortaya çıkmasına yol açabilecektir.

AFP
Depresyon ve anksiyete, 20(5-6):25-30, 2008
Aile hekimliğinde ilaç tedavisi

Steven Elmen, MBBS, MMed(Psych), MD, FRANZCP    Rob Selzer, MBBS, PhD, FRACP, FRANZCP Trevor Norman, BSc, PhD    Grant Blashki, MD, FRACGP

ÖZET
 

Depresyon ve anksiyete aile hekimliğinde sık görülen durumlardır. Semptomlar orta şiddette ise ilaçlar önemli bir tedavi seçeneğidir. Ancak bu seçenek  tanıyı açıklığa kavuşturduktan, hastaların tedaviye karşı tutumlarını göz önüne aldıktan ve ilaç tedavisinı psikolojik tedavilerle birlikte kullandıktan  sonra düşünülür. Şiddetli bozukluklarda hemen hemen her zaman ilaç tedavileri gereklidir. İlk seçenek antidepresanlar olup belirtilerin kısa sürede geçmesi gereken kısa yoğun hastalık dönemlerinde benzodiyazepinler etkilidir. Semptomlar düzelmezse tanıyı, eşlik eden hastalıkları ve uyumu yeniden ele alın. İki başarısız ilaç tedavisi denemesi sonrası  uzman görüşünün alınması gerekir


AFP
Somatizasyon bozuklukları, 20(5-6):31-37, 2008
Patolojiyi çözümlemek

Louise Stone, MBBS, BA, MPH, DipRACOG, FRACG, FACRRM      David M Clarke, MBBS, PhD

ÖZET
 

Uzun süreli tedavinin önemli yönleri sonsuza kadar süren bir fiziksel tanı koyma baskısına boyun eğmeyerek doktor-hasta işbirliğinin oluşturulması (ortak bir zemin, üzerinde uzlaşmaya varılmış hedefler ve karşılıklı saygıyı gerektirir) ve bir rehabilitasyon modelinin (işlevselliği iyileştirmeye odaklanmış) kullanılmasını içerir. Somatizasyon bozukluğu hem  doktor hem de hasta açısından sıklıkla düş kırıklığı, suçluluk ve öfke benzeri duyguların paylaşıldığı zor ve karmaşık bir klinik durumdur


AFP
Benzodiyazepin reçetelendirme, 20(5-6):38-40, 2008
Uzmanlar arası diyalogtan alınacak dersler

Caroline Johnson, MBMS, FRACGP    Bev Baxter, PhC, AACPA   
Rodger Brough MBBS, FACRRM, FAChAM    John Buchanan, MBBS, MMed, DPM, FRACP, FRANZCP

ÖZET
 

Aile hekimliği ortamında benzodiyazepinlerin reçetelendirilmesi pratisyen doktor için birçok sorunu ortaya çıkartmaktadır. Australya Aile hekimleri Kraliyet Akademisi Victoria Fakültesi, Alkol Alt Komitesi ve Aile Hekimliği-Psikiyatri Liyezon Alt Komitesi (The Royal Australian College of General Practitioners Victoria Faculty Drug and Alcohol Sub-Committee and GP-Psychiatry Liaison Sub-Committee)  üyeleri  2005’in ikinci yarısında Avustralya ve Yeni Zelanda Psikiyatristler Akademisi ve Eczacılar Birliği (New Zealand College of Psychiatrists and the Pharmacy Guild) temsilcileriyle toplanarak bu sorunları farklı açılardan tartışmıştır.

Bu makale pratisyen doktorlar, psikiyatristler ve eczacılar arasındaki diyaloğun bir bölümü olarak benzodiyazepin reçetelendirmesine ilişkin bazı konuları ortaya atmaktadır. Bu diyalog güncel uygulamayı ve başkalarının bakış açılarından alınacak dersler konusunda samimi bir tartışma olanağı sağlamıştır.

Küçük bir grup içinde tartışma benzodiyazepinleri bilerek reçetelendirmeye ilişkin sorunların tümünü ele alamamışsa da yararlı bir tartışma zemini hazırladığı gibi benzodiyazepin reçetelendirme alanında ilaçların kaliteli kullanımı konusunda etkinliğimizi artırma potansiyeline sahipti.

AFP
Böbrek hastalığında beslenme ve büyüme, 20(5-6):41-43, 2008
CARI kılavuzları

David Voss, ED, BSc, MBChB, FRACP, MRCP(UK)

ÖZET
 

CFP
Gebelik sırasında prolaktin salgılayan adenomların tedavisi, 20(5-6):44-49, 2008
CM PHD FRCSC FACS

Syed Ali Imran MB BS FRCPC FRCP    Ehud Ur MB BS FRCP    David B. Clarke MD

ÖZET
 

Aile hekimleri prolaktin salgılayan adenomların tanı ve tedavisinde önemli bir role sahiptir. Mikroprolaktinomaların sonlanımları mükemmel olabilir ve bu küçük tümörler aile hekimleri tarafından güvenle tedavi edilebilir. Ancak, gebelik sırasında makroprolaktinomaların büyüme riski daha yüksek olup, mikroprolaktinomalı hastalar gebe kalmadan önce aile hekimleriyle tedaviyi tartışmaya teşvik edilmelidir. Bu hastalar uzmanlara sevk edilmelidir


CFP
Gebeliğin ilk üç ayında HCG’de düşüşle birlikte kanama, 20(5-6):50-52, 2008
Düşük olduğunu varsaymayın

Gerald Konrad, MD, AAFP

ÖZET
 

Gebeliğin ilk üç ayında HCG düzeylerinde geniş ölçekli bir değişiklikle birlikte 5000 IU/L üstü HCG düzeylerinde saptanan belirsiz HCG aktivite kalıpları ilk üç ayın son haftalarında ortaya çıkan kanamayı tedavi eden aile hekimini duraksatmalıdır. Bu gebeliklerin tedavisi sırasında erken dönemde transvajinal veya transabdominal ultrasonografi uygulanmalıdır. İlk üç ayın sonlarına doğru yalnızca HCG aktivitesi kalıbına göre verilen kararlar hatalı bilgilendirme ve yanlış tedaviye yol açabilmektedir.


CFP
Tanınız ne ?, 20(5-6):53-54, 2008

Alim Devani Benjamin Barankin MD FRCPC

ÖZET
 

TIBBİ ETİK
Türkiye’de hasta hakları yönetmeliğine eleştirel bir yaklaşım, 20(5-6):55-59, 2008

Yrd. Doç. Dr. Selim Altan
Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Etik Anabilim Dalı

ÖZET
 

Türkiyede hasta hakları ile ilgili en önemli düzenleme 1998’de yürürlüğe giren hasta hakları yönetmeliğidir. Evrensel bir değer olarak görülen hasta hakları, anlaşılması ve olaylara uygulanışı bakımından insandan insana ve sonuçta ülkeden ülkeye farklılıklar gösterir. Dolayısıyla yerel sorunlar ve koşullar dikkate alınmaksızın hasta haklarına ilişkin uluslar arası belgelerin neredeyse kopya edilmesi uygulamada arzu edilen düzeyin yakalanmasını geciktirecektir. Nitekim Türkiye’deki uygulamaya ilişkin sonuçlar da bunu göstermektedir. Bu noktada küreselleşme hareketinin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkisi ve baskısı göz önüne alınmalıdır. Zira Yönetmelikte bir çok madde bir hasta hakkı olarak görünürken; dolaylı bir biçimde ülke kaynaklarının koruyucu hekimlik yerine tedavi edici hekimliğe kaymasına zemin hazırlar niteliktedir. Biz bu çalışmamamızda Yönetmeliği Küreselleşme açısından incelemeye çalıştık.  

FARKMAKOLOJİ
İlaç güvenliliği izleminde sağlık mesleği mensuplarının rolü, 20(5-6):60-62, 2008

Doç. Dr. Ahmet Akıcı    Prof. Dr. Semra Şardaş
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı, * Eczacılık Fakültesi Toksikoloji Anabilim Dalı

ÖZET
 

Farmakovijilans; i) ilaçların günlük kullanımda ve klinik araştırmaları sırasında daha önceden farkedilmemiş veya kullanımı esnasında farklılık gösteren advers etkilerini inceleyen; ii) ilaçların risk ve yarar oranlarının değerlendirilip, güvenli kullanımı için alınabilecek tedbirleri ortaya çıkartan; iii) ilaç güvenliliğini ulusal ve uluslar arası ölçekte değerlendiren iv) ilaçların hastalar tarafından güvenli ve etkili bir şekilde kullanımına imkan sunan; v) ilaç güvenliliğine yönelik alınacak önlemleri kapsayan ayrıntılı bir sistemdir. Yeni ilaçlar, klinik çalışmalarla güvenliliği ve etkiliği gösterildikten sonra piyasaya sunulmaktadır. Ancak bu sistem araştırmaya katılan kısıtlı sayıda  homojen hasta gruplarında yürütülmekte ve pazara çıktıktan sonar geniş kitlelerin kullanımı ile ortaya çıkabilecek advers etkileri  yakalama  hassasiyetine yeterince sahip değildir. Bu nedenle ilaçlar ruhsatlandırma sonrası da güvenlilik açısından ulusal bir sistemle yakından izlenmelidir. T.C. Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan farmakovijilans sisteminin işleyişi, sağlık mesleği mensuplarının rolü bu  yazıda derlenmiştir.

AİLE HEKİMLİĞİ
Birinci basamakta HIV/AIDS'i tanımlamak, 20(5-6):63-69, 2008

Uz. Dr. Melahat Akdeniz     Doç. Dr. Hakan Yaman
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı

ÖZET
 

Dünya çapında hızla yayılan HIV/AİDS hastalığının latent döneminde tanı ve tedavisi önem taşır. Bu dönemde kişiler pek çok başka nedenle birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvururlar. HIV/AİDS, komplikasyonları, ilaçların yan etkileri ve fırsatçı enfeksiyonlar nedeniyle kronik hastalıklar grubunda yer almaktadır. Bireysel bakımın yanı sıra, diğer klinik servislerle koordinasyonu ve bakımın sürekliliğini sağlayan birinci basamak (BB) hekimidir. Günümüzde birinci basamak (BB) sağlık kuruluşları, HIV (+) hastalarla en sık karşılaşılan fakat bu hastaların tedavilerinin en az yapıldığı kurumlardır. BB’ta çalışan hekimler hastalarının HIV (+) olduğunu öğrendiklerinde genellikle sevk ederler. Ancak,  BB'da hizmet verenler HIV'in önleme,  tanı,  danışmanlık, yönetim ve izleminde önemli rol oynayabilirler..  

AİLE HEKİMLİĞİ
HIV/AIDS yönetiminde birinci basamak hekimlerinin rolü, 20(5-6):70-76, 2008

Uz. Dr. Melahat Akdeniz    Doç. Dr. Hakan Yaman
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı

ÖZET
 

BB çalışanları belli bir bölge veya topluma hizmet sunarlarken aileyi oluşturan tüm bireylerin sağlık sorunlarıyla yakından ilgilenirler. Aile hekimleri hizmet sundukları hastalarıyla olumlu ilişkiler kurar, tüm aile bireylerini tanır ve onlara hastalık temelli değil biyopsikososyal bir yaklaşımla sağlık hizmeti sunarlar. Bu kapsamda herhangi bir rahatsızlıkla karşılaşan aile bireylerinin tedavilerini sağlamak, tedavi sırasında psikolojik destek vermek, ailesel problemlerine yardımcı olmak, sosyal ve ekolojik ilişkilerinde yardımcı olmak temel görevleridir.  HIV/AİDS'li kişiler sadece biyomedikal yaklaşımla tedavi edilemezler. Bu hastaların toplum içinde ve fonksiyonel olarak korunması; ailesi ve toplumla ilişkilerinin düzenlenmesi, kendisinin ve ailesinin endişelerinin yanıtlanması yaşam kalitelerini artıracaktır. Bugün için kür şansı olmayan bu hastalıkta yaşamının sonuna yaklaşan hastaların gereksindikleri bakım ve destek BB hekimlerince sağlanabilir.


BESLENME
Çocuk ve genç sporcularda beslenme ve performans artırıcı madde kullanımı, 20(5-6):77-84, 2008

Dyt. Zeynep Göktaş    Öğr. Üy. Prof. Dr. Gülgün Ersoy
Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

ÖZET
 

Çocuk ve gençlerin besin gereksinimleri özeldir. Çocuk ve gençler ile yetişkinler için geliştirilmiş spor beslenmesi kriterleri benzer olsa da, egzersiz süresince enerji harcaması, yakıt kullanımı ve termoregülasyonu dikkate alan bazı önemli farklılıklar da bulunmaktadır. Yaşamın bu dönemi boyunca, özellikle kızlarda, fiziki kaygılar nedeniyle diyet yapmaktan ileri gelebilen bir artmış yetersiz beslenme riski vardır. Bu durum; yetersiz enerji alımı, yeme bozuklukları, menstrual bozukluklar ve kemik yoğunluğunda azalma gibi riskleri artırmaktadır. Ek olarak, son yıllarda anabolik-androjenik steroidler, steroid öncü maddeleri, büyüme hormonu, kreatin ve efedra alkaloidleri gibi performans geliştirici maddelerin genç sporcular arasında kullanımı giderek artmaktadır. Bu maddelerin çocuklarda ve gençlerde kullanımının etkililiği ve güvenilirliği hakkında veri bulunmamaktadır. Sağlığa olan yan etikleri nedeniyle, genç sporcularda bu maddelerin kullanımı endişe uyandırmaktadır. Sağlık profesyonelleri, genç sporcularda performans artırıcı madde kullanımını, bu maddelerin yan etkileri ve sağlıklı beslenme hakkında bilgilendirerek önleyebilir. Dengeli beslenme; bu yıllarda büyüme, gelişme ve sportif performansın gelişmesi için çok önemlidir

HEMŞİRELİK
Sağlık ekibi üyelerinden hekim ve hemşirelerin birbirlerine bakışı, 20(5-6):85-88, 2008

Yrd. Doç. Dr. Nurgül Bölükbaş    Zeynep Pınar Özdamar    Bahar Başar
Ordu Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu

ÖZET
 

SENDROM ÖZEL EK SAYI 3
NÖROPATİK AĞRI

 

 

 

 


 

Editörden

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

SENDROM ÖZEL SAYI ( NÖROPATİK AĞRI )

SENDROM ÖZEL SAYI ( ENDOKRİNOLOJİ )

SENDROM EK SAYI ( BAŞAĞRISI )

SENDROM EK SAYI ( YENİDOĞAN )

ARŞİV

2008
      Sendrom Mart / Nisan 2008
      Sendrom Ocak / Şubat 2008
2007
      Sendrom Aralık 2007
      Sendrom Kasım 2007
      Sendrom Ekim 2007
      Sendrom Eylül 2007
      Sendrom Ağustos 2007
      Sendrom Temmuz 2007
      Sendrom Haziran 2007
      Sendrom Mayıs 2007
      Sendrom Nisan 2007
      Sendrom Mart 2007
      Sendrom Şubat 2007
      Sendrom Ocak 2007
2006
      Sendrom Aralık 2006
      Sendrom Kasım 2006
      Sendrom Ekim 2006
      Sendrom Eylül 2006
      Sendrom Ağustos 2006
      Sendrom Temmuz 2006
      Sendrom Haziran 2006
      Sendrom Mayıs 2006
      Sendrom Nisan 2006
      Sendrom Mart 2006
      Sendrom Şubat 2006
      Sendrom Ocak 2006
2005
      Sendrom Aralık 2005
      Sendrom Kasım 2005
      Sendrom Ekim 2005
      Sendrom Eylül 2005
      Sendrom Ağustos 2005
      Sendrom Temmuz 2005
      Sendrom Haziran 2005
      Sendrom Mayıs 2005
      Sendrom Nisan 2005
      Sendrom Mart 2005
      Sendrom Şubat 2005
      Sendrom Ocak 2005
2004
      Sendrom Aralık 2004
      Sendrom Kasım 2004
      Sendrom Ekim 2004
      Sendrom Eylül 2004
      Sendrom Ağustos 2004
      Sendrom Temmuz 2004
      Sendrom Haziran 2004
      Sendrom Mayıs 2004
      Sendrom Nisan 2004
      Sendrom Mart 2004
      Sendrom Şubat 2004
      Sendrom Ocak 2004
2003
      Sendrom Aralık 2003
      Sendrom Kasım 2003
      Sendrom Ekim 2003
      Sendrom Eylül 2003
      Sendrom Ağustos 2003
      Sendrom Temmuz 2003
      Sendrom Haziran 2003
      Sendrom Mayıs 2003
      Sendrom Nisan 2003
      Sendrom Mart 2003
      Sendrom Şubat 2003
      Sendrom Ocak 2003










Logos Tıp Yayıncılığı 2007
Tel: 212 2880541 ve 212 2885022
eXTReMe Tracker