SİNİR SİSTEMİ CERRAHİSİ DERGİSİ

 

Bu dergiye online makale gönderimi için lookus@lookus.net

SİNİR SİSTEMİ CERRAHİSİ DERGİSİ
HAZİRAN 2010

 

Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(2):43-48, 2010

Omurga Cerrahisi Geçirecek Ankilozan Spondilitli Hastalarda Hava Yolu Yönetimi
Melek AKSOY SARI 1, Orhan KALEMCİ 2, Düriye Gül BOZDOĞAN 1, Elvan ÖÇMEN 1, Kasım Zafer YÜKSEL 3, Kemal YÜCESOY 2, Necati GÖKMEN 1
1 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji Anabilim Dalı, İzmir
2 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı, İzmir
3 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı,
 Kahramanmaraş

ÖZET

Ankilozan Spondilit (AS), etiyolojisi aydınlatılmamış, omurga ve sakroiliak eklemlerin kronik inflamasyon ve anormal ossifikasyonu ile karakterize inflamatuar bir hastalıktır. Şiddetli olgularda servikal vertebra ve atlantooksipital eklem tutulumuyla hareket kısıtlılığı gelişmektedir. Anestezistler için ankilozan spondilitli olgularda hava yolu yönetimi önemli bir sorundur. Bu olgu serisinde, genel anestezi altında omurga cerrahisi planlanan yedi ankilozan spondilitli olguda sorunsuz anestezi yaklaşımı tartışılmıştır.

Anahtar kelimeler: Ankilozan Spondilit, anestezi, hava yolu yönetimi

Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(2):49-60, 2010

Difüzyon Tensör Görüntüleme (DTI) ve Nöroşirürjide Kullanım
Yonca ANIK 1, İhsan ANIK2, Kenan KOÇ 2, Savaş CEYLAN 2, Ali DEMİRCİ 1
1 Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Kocaeli
2 Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı, Kocaeli

ÖZET

Difüzyon tensör görüntüleme (DTI) beyin beyaz madde yolaklarının niceliksel bilgisini ve bu yolakların yöneliminin noninvazif olarak in vivo gösterilmesini sağlayan bir Manyetik Rezonans görüntüleme tekniğidir. Beyaz cevherin yapılanmasının DTI bilgisi ile hesaplanışının genel adı traktografidir. DTI özellikle ak madde anatomisi ve varyasyonları hakkında temel fizyolojik bil-gilere katkıda bulunurken, tümör cerrahisi öncesi yolak tutulumu ve yaygınlığı konusunda bilgi verir. Biz bu yazıda DTI ile gösterilebilen beyaz cevher yolaklarını ve DTI’nın başta tümör cerrahisi olmak üzere nöroşirurji kliniğindeki uygulama alanlarını tartıştık.

Anahtar kelimeler: Difüzyon tensör görüntüleme, traktografi, beyaz cevher yolakları, tümöral infiltrasyon


Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(2):61-65, 2010
Transsfenoidal Hipofiz Adenomu Cerrahisinde Yöntem Seçimi: Endoskopinin Mikroşirurjiyle Karşılaştırılması

Ulaş CIKLA 1, Ali Özcan BİNATLI 2, Füsun DEMİRÇİVİ ÖZER 2, Engin ÇİFTÇİ 3
1 Gümüşhane Devlet Hastanesi, Gümüşhane
2 İzmir Tepecik Eğitim Hastanesi, İzmir
3 Denizli Devlet Hastanesi, Denizli

ÖZET

Amaç: Transsfenoidal yolla opere edilen hipofiz adenomlu olgularda, retrospektif bir araştırma ile endoskopik ve mikroşirurjikal tekniklerin etkinliklerinin saptanması ve cerrahi sonuçlara olan etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.
Yöntem ve Gereç: Sağlık Bakanlığı İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tümü endonasal yolla 23’ü endoskopik, 31’i mikroşirurjikal teknikle gerçekleştirilen toplam 54 hipofiz adenomu (18 prolaktinoma, 18 GH salgılayan adenom, 18 hormon inaktif adenom) eksizyonuna ait medikal kayıtlar incelendi.
Bulgular: Ameliyat sonrası yatış süreleri ortalamaları: endoskopik cerrahi sonrası 4,4 gün; mikroşirurjikal cerrahi sonrası 6,8 gündür. Toplamda 23 endoskopik operasyon sonucunda 2 hastada (% 8.6) rinore ve 1 hastada (% 4.3) geçici diyabet insipitus görüldü. Üç (% 12.9) hastada parsiyel rezeksiyon yapılabildi ve bu hastaların 2’sinde (% 8.6) ortalama 14 ay içinde nüks tespit edildi. Mikroşirurji sonrasında ise toplam 3 hastada (% 9.6) rinore, 7 hastada (% 22.6) geçici -1 hastada (% 3.2) kalıcı diyabet insipitus, 1 hastada (% 3.2) minör nasal kanama, 1 hastada hiposmi (% 3.2) ve 1 hastada (% 3.2) total optik ve oculomotor sinir tutulumu tespit edildi.
Sonuç: Hipofiz adenomlarında, ister endoskopik ister mikroskopik olarak yapılsın, endonasal transfenoidal cerrahi güvenli ve etkili bir yöntemdir. Endoskopik hipofiz cerrahisi yüksek ve tatmin edici başarı oranı sağlamıştır.

Anahtar kelimeler: Transsfenoidal, endoskopi, mikrocerrahi, hipofiz, adenom

Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(2):66-71, 2010
ACE İnhibitörlerinin Serebral İskemi Sonrası Sıçan Beyin Hücrelerindeki Nöroprotektif Etkisi: Histopatolojik Değerlendirme

Süleyman COŞKUN 1, Gökşin ŞENGÜL 1, Murteza ÇAKIR 1, Ahmet HACIMÜFTÜOĞLU 2, Fatih SARUHAN 2, Mustafa Kemal ÇOBAN 1, Muhammet ÇALIK 3
1 Ataturk University Medical Faculty, Departments of Neurosurgery, Erzurum
2 Ataturk University Medical Faculty, Departments of Pharmacology, Erzurum
3 Ataturk University Medical Faculty, Departments of Pathology, Erzurum

ÖZET

Giriş: Anjiotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri özellikle serebral sirkülasyonda bozukluğa sebep olan esansiyel hipertansiyon tedavisinde sıkça kullanılmaktadır. Bu çalışmada, sıçanlarda tek taraflı karotis kommunis ligasyonu ile oluşturulan fokal serebral iskemide ACE inhibitörlerinin nöroprotektif etkisi ve etki mekanizması incelendi ve davranış üzerine olan etkileri test edildi.
Yöntem: Bu çalışmada 30 rat kullanıldı. Ratlar rastgele 5 gruba ayrıldı. Sol kommon karotid arter ligasyonunu takiben 7 gün boyunca 1. gruba kaptopril, 2. gruba ramipril, 3. gruba perindopril, 4. gruba serum fizyolojik verildi. Beşinci grup kontrol grubu olarak kullanıldı. Yedinci gün ratlara davranış testleri yapılarak, sakrifiye edildi. Çıkarılan beyinler histopatolojik olarak incelendi.
Bulgular: ACE inhibitörlerinin verildiği gruplarda nöronal hasar serum fizyolojik grubuna göre daha azdı. En az nöronal hasar ise perindopril verilen grupta gözlendi. Davranış testlerinin sonuçları serebral iskemide ACE inhibitörlerinin davranış üzerine etkisi bulunmadığını gösterdi.
Sonuçlar: Elde ettiğimiz veriler, perindopril, ramipril ve kaptoprilin beyin iskemisinde yararlı etkisi olduğunu ve bu durumun tedavisinde teröpatik olarak denenebileceğini göstermektedir.

Anahtar kelimeler: ACE inhibitörleri, nöron, nöroprotektif etkiler, serebral iskemi


Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(2):72-74, 2010
Dev PİSA Anevrizması: Olgu Sunumu

Çağatay ÇALIKOĞLU, Ömer AYKANAT
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı, Düzce

ÖZET

Oldukça ender görülen proksimal yerleşimli dev Posterior İnferior Serebellar Arter (PİSA) anevrizması sunulmaktadır. Yirmi iki yaşında erkek hasta ventriküler hemoraji tanısı ile yatırıldı. Hastanın çekilen Dijital Substraksiyon Anjiografisinde (DSA) sol proksimal PİSA yerleşimli, 4 cm ebatında dev anevrizma tespit edildi. Anverizmanın tekrar kanamasına bağlı olarak hastanın genel durumu ani olarak kötüleşti ve hasta kaybedildi.

Anahtar kelimeler: Dev anevrizma, posterior inferior serebellar arter, dijital substraksiyon anjiografi


Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(2):75-77, 2010
Serebral Kavernöz Malformasyona Benzeyen İntrakranyal Anevrizma

Fatih BAYRAKLI 1, Aydın SAV 2, Selçuk PEKER 3
1 Cumhuriyet University Medical Faculty Department of Neurosurgery, Sivas
2 Acıbadem University Medical Faculty Department of Pathology, İstanbul
3 Acıbadem University Medical Faculty Department of Neurosurgery, İstanbul

ÖZET

Beynin vasküler patolojileri preoperatif tanıyı olası kılan farklı klinik yansımalara ve nöroradyolojik görünümlere sahiptir. Bu çalışmada epilepsi ve alışık olunmayan MRI bulguları olan ve preoperatif olarak serebral kavernöz malformasyon ön tanısı konulmuş bir intrakraniyal anevrizma olgusu sunulmaktadır. Ender MRI görünümüyle ilgili olası mekanizmalar ve lezyonun ayırıcı tanısı vurgulanmıştır.

Anahtar kelimeler: İntrakranyal anevrizma, serebral kavernöz malformasyon, serebral damarsal malformasyonlar, kafa içi kanama, kronik hematom, hemosiderin halka


Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(2):78-80, 2010
Spinal Anestezi Sonrasında Ortaya Çıkan Subdural Hematom Olgusu

Süleyman COŞKUN 1, Serkan ZENGİN 1, Ayşenur COŞKUN 2, Gökşin ŞENGÜL 1
1 Atatürk University Medical Faculty Department of Neurosurgery, Erzurum
2 Atatürk University Medical Faculty Department of Anaesthesiology, Erzurum

ÖZET

Subdural kanama dural sinuslerin veya yüzeyel kortikal venlerin yırtılması sonucu oluşur. Genellikle travmaya bağlı görülmekle birlikte koagülopati, araknoid kist, vasküler malformasyon, menengiom, metastatik kanser, dural sarkom, lomber ponksiyon, iatrojenik dehidratasyon, hidrosefali için takılmış şant ve spinal anesteziye bağlı da görülebilir. Subdural kanama dura ponksiyonunun ender görülen, ancak ciddi bir komplikasyonudur. Bu yazıda spinal anestezi sonrası subdural kanama gelişen bir olgu sunulmaktadır. Spinal anestezi yapılan olgularda sebat eden baş ağrısında subdural kanama akılda tutulmalıdır.

Anahtar kelimeler: Lomber ponksiyon, spinal anestezi, subdural kanama


Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(2):81-83, 2010
Torakolomber Stabilizasyondan Sonra Gelişen Tekrarlayıcı Fibromatozis: Olgu Sunumu

Ayçiçek Dilber ÇEÇEN, Yasin KİBAR, Hikmet SÜSLÜ, Necati TATARLI, Tufan HİÇDÖNMEZ
Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Nöroşirürji Kliniği, İstanbul

ÖZET

Travma ve radyoterapi sonrası görülebilen fibromatozis, etiyolojisinde genetik, endokrin, familyal faktörler olduğu düşünülen iyi huylu mezenkimal kitleler olup, iyi huylu fibröz lezyonlar ile fibrosarkomlar arasında değişen biyolojik davranış gösterirler. Yirmi sekiz yaşında erkek hastada T10 vertebra kırığı nedeniyle yapılan posterior transpediküler stabilizasyon ve allogreft ile füzyon uygulanan hastada 22 ay sonra insizyon yerinde gelişen fibromatozis oluşumu bildirilmektedir. Bu olgu, travma sonrası uygulanan torakal stabilizasyon vida lokalizasyonunda gelişen ilk bildirilmiş fibromatozis olgusudur.

Anahtar kelimeler: Fibromatosis, insizyon yerinde şişlik, yumuşak doku kitlesi, posterior spinal stabilizasyon, nörofibromatosis


Sinir Sistemi Cerrahisi Derg 3(2):84-88, 2010
Os Odontoideumlu Bir Olgunun Radyolojik Görüntüleme Bulguları ve Ayırıcı Tanısı: Olgu Sunumu

Kemal YÜCESOY 1, Mürvet YÜKSEL 2, Orhan KALEMCİ 1, Kasım Zafer YÜKSEL 3
1 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı, İzmir
2 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi, Radyoloji Anabilim Dalı,
  Kahramanmaraş
3 Kahramanmaras Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı,
  Kahramanmaraş

ÖZET

Os odontoideum hipoplastik odontoid prosesten ayrı, oval veya yuvarlak kemik parçasıdır. Ender fakat odontoid prosesin en sık izlenen anomalisidir. Atlantoaksiyel instabilite ve myelopatiye neden olabilir. Bu anomali tip 1 ve tip 2 odontoid fraktürleri taklit edebilir. Doğru olarak tanımlanması olası tedavi yanlışlıklarını önlemek için önemlidir. Bu çalışmada şiddetli boyun ağrısı yakınmalarıyla başvuran ve ossikulun karakteristik düzgün konturlu korteksinin bulunması, yakın zamanda geçirilmiş travma öyküsünün olmaması, atlasın anterior tuberkülünün skleroz ve hiper-trofisi nedeniyle akut odontoid proses fraktürü dışlanarak os odontoideum tanısı konulan 22 yaşındaki kadın hastada os odotoideumun tanısı ve ayırıcı tanısı yapılırken başvurulan radyolojik görüntüleme yöntemleri tartışılmıştır.

Anahtar kelimeler: Os odontoideum, ayırıcı tanı, radyoloji, dinamik BT


 


 

Yazarlara Bilgi

Yayın Kurulu

 

ARŞİV

2010
           Mart 2010
2009
           Aralık 2009
           Haziran 2009
           Mart 2009
2008
           Aralık 2008
           Eylül 2008
           Haziran 2008
           Mart 2008

 

Logos Tıp Yayıncılığı 2008 - 2011
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36 D.66-67 Gayrettepe 34349 Istanbul
Tel: 02122880541 ve 02122885022
eXTReMe Tracker