|
2007
KASIM
EKİM
EYLÜL
HAZİRAN
MAYIS
NİSAN
MART
ŞUBAT
OCAK
2006
ARALIK
EKİM
EYLÜL
AĞUSTOS
TEMMUZ
HAZİRAN
MAYIS
NİSAN
MART
ŞUBAT
OCAK
2005
ARALIK
KASIM
EKİM
EYLÜL
AĞUSTOS
TEMMUZ
HAZİRAN
MAYIS
NİSAN
MART
ŞUBAT
OCAK
2004
ARALIK
KASIM
EKİM
EYLÜL
AĞUSTOS
TEMMUZ
HAZİRAN
MAYIS
NİSAN
MART
ŞUBAT
OCAK
2003
ARALIK
KASIM
EKİM
EYLÜL
|
|
|
|
NİSAN / 2007
Dünyanın en önemli organ nakli uzmanları İstanbul’da idi...
Türkiye ve dünyadan yaklaşık 200 organ nakli uzmanı ‘Transplantst’ toplantısında buluşmak üzere İstanbul’a geldi. Avrupa, ABD ve Türkiye’de organ nakli konusunun her boyutuyla masaya yatırıldığı toplantıda, bugüne kadar yapılmış en büyük transplantasyon çalışması SYMPHONY de değerlendirildi.
Türkiye’nin de içinde yer aldığı SYMPHONY; dünyanın en önemli organ nakli uzmanlarının yanı sıra, Türk doktorlar Prof. Dr. Alper Demirbaş ve Doç. Dr. Alp Gürkan’ın başarılı çalışmalarıyla öne çıkıyor.
Transplantİst öncesinde Organ Nakli Koordinatörlüğü Derneği (ONKOD) moderatörlüğünde düzenlenen basın toplantısına, ONKOD Başkanı Dr. Levent Yücetin, Op. Dr. Ata Bozoklar, Prof. Dr. Alper Demirbaş, Doç. Dr. Murat Tuncer ve Doç. Dr. Alp Gürkan katıldı. Basın toplantısında ayrıca ABD Indiana Üniversitesi Cerrahi Departmanı Araştırma Servisi Başkan Yardımcısı Prof. Mark Pescovitz ve Teksas Baylor Bölgesel Transplantasyon Enstitüsü ve Dallas Karaciğer Transplantasyonu Programı Başkanı Prof. Goran Klintmalm da hazır bulundu.
Toplantının açış konuşmasını yapan ONKOD Başkanı Dr. Levent Yücetin, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük organ nakli uzmanlarını İstanbul’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtirken, SYMPHONY çalışmasındaki başarılarından dolayı başta Prof. Dr. Alper Demirbaş ve Doç. Alp Gürkan olmak üzere, tüm Türk doktorlarını tebrik etti.
SYMPHONY çalışmasını 1645 böbrek hastası ile yaklaşık 12 ayda gerçekleştirdiklerini dile getiren Prof. Demirbaş, çok iyi bir bağışıklık baskılayıcı tedavi sayesinde, böbrek fonksiyonlarında yüzde 15’lik bir iyileşme olduğunu, nakil olan hastalarda erken evredeki organ reddinin yüzde 35 azaldığını ve sağ kalım süresinde yüzde 6’lık bir artış olduğunu dile getirdi. Bu tedavi kombinasyonu sayesinde organ nakli sonrasındaki 1 yıl boyunca yaklaşık 2500 organın kurtarılabileceğine de dikkat çeken Prof. Dr. Demirbaş, “bu çalışma, uzun zamandır hem hastaların, hem de doktorların heyecanla beklediği önemli sonuçlar ortaya koydu. Artık yeni ilaç tedavisi kombinasyonları ile vücudun organı reddetme olasılığını çok aşağılara indirebiliyoruz.
Nakledilen organın bağışıklık sistemi tarafından reddedilmemesi için geleneksel olarak yüksek dozda kullanılan bazı ilaçlar, toksik yan etkileri nedeniyle ciddi hasarlara yol açabiliyor. Hasta bu nedenle böbreğini kaybedebiliyor ve yeniden diyalize dönmek zorunda kalıyor. Bu toksik birikim, şeker hastalığı ve kardiovasküler rahatsızlıklara da sebep olabiliyor. Bu nedenle, en optimum dozu ve tedavi şeklini bulmak gerekli. ‹şte SYMPHONY çalışması, böbrek nakli olmuş hastalarımızın tedavisinde bugüne kadar ulaşılan en iyi optimal tedavi dengesini bulmamızı sağladı” dedi.
Priorin Şampuan saç dökülmesi tedavisine destek olacak.
Etkinliği klinik çalışmalarla kanıtlanarak 3 yıl önce pazara sunulan doğal özlü Priorin Kapsül’den sonra şimdi de saç dökülmesi tedavisini güçlendirmek amacıyla üretilen Priorin Şampuan tüm eczanelerde satışa sunuldu.
Kalıtsal kellik dışında tüm saç dökülmesi tedavisini güçlendirmek amacıyla bir saç dökülmesi tedavisi ürünüyle beraber önerilen Priorin Şampuan, ayrıca günlük kullanım için de uygun.
Saçın yaşam döngüsü anagen, katagen ve telogen olmak üzere 3 evreden oluşuyor. Saç, başlangıç evresi olan anagen evrede aktif olarak büyüyor, geçiş evresi olan katagen evrede kısa bir süre bekledikten sonra dökülme evresi olan telogen evreye geçiyor. 3 ila 6 ay süren telogen evrenin sonunda saçlar dökülüyor ve saç kökleri bir süre dinlendikten sonra canlı saç kökünden yeniden saç çıkıyor. Bu döngü sırasında günde ortalama 50-100 saç telinin dökülmesi normal olarak kabul ediliyor.
Ancak stres, yetersiz beslenme, mevsim değişiklikleri, saça uygulanan kimyasal işlemler, hava kirliliği, bazı ilaçların kullanımı gibi birçok faktör sonucunda saçlar dökülme evresine daha hızlı geçerek dökülen saç teli sayısı artıyor.
Abdi İbrahim “Sanayide Enerji Verimliliği Proje Yarışması”nda iki ödül kazandı...
Türk ilaç sanayinin lideri Abdi ‹brahim, Elektrik ‹şleri Etüt ‹daresi Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği “Sanayide Enerji Verimliliği Proje Yarışması”nda iki ödül kazandı. Aldığı ödüller ile ilaç sanayinde bir ilke imza atan Abdi ‹brahim, yarışmanın ‘Enerji Verimli Endüstriyel Tesis’ (EVET) kategorisinde birinci oldu.
‘En Başarılı Enerji Verimliliği Uygulama Projesi’ (EVUP) dalında ise üçüncülük elde etti.
‘Sanayide Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nda ödül kazanan proje, Abdi İbrahim Enerji Kurulu üyeleri; Fatma Yalçın, İzzet Şenol ve Murat Tüzen yönetiminde 50 kişilik ekip tarafından geliştirildi. Abdi İbrahim Fabrika Teknik Müdürü Cemalettin Özen‘in desteği ile 2000 yılında tasarlanarak hayata geçirilen Verimli Enerji Kullanımı Projesi, 2005 yılında sonuçlandı.
Proje, beş yıllık üretim artış planlarını destekleyecek şekilde fabrikanın enerji verimliliği artırmak ve spesifik enerji tüketimi azaltmak için geliştirildi. Bu sürede gerçekleştirilen çevre projeleri sayesinde elde edilen yüzde 35’lik enerji tasarrufu ve buna karşılık üretimde kazanılan artış Sanayide Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nda iki ödül getirdi. Sözkonusu projeler sayesinde yaklaşık 1 milyon dolarlık enerji tasarruf elde edildi.
Türk hekimleri, rahim ağzı kanserine karşı halkı bilinçlendirme çalışmalarına başlıyor...
Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Başkanı, Prof. Dr. Tezer Kutluk ve Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı, Prof. Dr. Bülent Tıraş, düzenledikleri ortak basın toplantısında rahim ağzı kanserinin günümüzde tüm kadınlar için önemli bir sağlık sorunu olduğunu vurguladılar. Dernek başkanları, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) verilerine göre dünyada her yıl 500.000 kadının rahim ağzı kanserine yakalandığını belirttiler.
Sayın Kutluk ve Tıraş, Dernekler olarak hedeflerinin, toplum sağlığını yakından ilgilendiren rahim ağzı kanseri konusunda halkı bilgilendirmek ve halk arasında bu kansere karşı ortak bir bilinç oluşturmak olduğunu ifade ettiler.
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tıraş, "Rahim ağzı kanserine karşı korunmada biz hekimlere önemli görevler düşüyor" dedi.
Halkı bu konuda bilinçlendirmenin önemine değinen Prof. Dr. Bülent Tıraş, rahim ağzı kanserine karşı son yıllarda dünyada önemli adımların atıldığını ve artık rahim ağzı kanserinin korunulabilir bir hastalık olduğunu hatırlattı. Prof. Dr. Bülent Tıraş Türkiye'de rahim ağzı kanserine yakalanan kadın sayısıyla ilgili sağlıklı bir veri bulunmadığına dikkat çekerek, (FIGO) Uluslararası Kadın Hastalıkları ve Doğum Federasyonu'nun da rahim ağzı kanserinin önemine dikkat çektiğini ve korunma yöntemlerinin yaygınlaştırılmasını istediğini belirtti.
Taxotere® ilerlemiş mide kanserinde kullanım için onay aldı...
TAXOTERE® ölüm riskini % 23 oranında azaltarak, ilerlemiş mide kanserli hastaların sağkalım süresinin uzatılmasında umut vaat ediyor.
Sanofi-aventis, 24 Mart 2007 tarihinde hekimlere yönelik gerçekleştirdiği toplantıda, TAXOTERE®’in (dosetaksel) metastatik mide kanserinde yeni endikasyonunun onaylandığını açıkladı. 23 Ocak 2007 tarihinde prospektüse geçen bu yeni endikasyon ile TAXOTERE®’in, “Sisplatin ve 5-florourasil ile kombinasyon halinde, metastaz yapmış mide-yemek borusu bileşkesi kanseri de dahil olmak üzere, metastatik mide kanseri olan ve daha önce metastatik hastalık için kemoterapi almamış hastaların tedavisinde” kullanımı onaylanmış oldu.
TAXOTERE® ile sisplatin ve 5-florourasil (TCF) kombinasyonu, metastatik mide kanseri olan hastalarda, referans CF (sisplatin ve 5-florourasil) tedavisine kıyasla ikinci yılda iki kat sağkalım avantajı sunan ilk tedavidir.
İlerlemiş mide kanseri tedavisinde sağkalım süresini uzatan ve bu alanda son on yılı aşkın süredir onaylanan ilk tedavi olma özelliğini taşıyan TAXOTERE® bazlı tedavi rejimi, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerde 2. sırada yer alan bu zor hastalıkta, hekimlere ve hastalarına önemli bir tedavi alternatifi sunuyor.
Bu yeni endikasyonun onayı, daha önce tedavi görmemiş mide kanserli hastaların dahil edildiği en geniş uluslararası Faz II-I klinik çalışma olan TAX325 Çalışması’nın sonuçlarına dayanıyor. 445 hastanın katılımıyla gerçekleştirilen çalışmada, TAXOTERE®- bazlı kemoterapi rejimi (TAXOTERE® ile birlikte sisplatin ve fluorourasil-TCF) uygulanan hastalarda, sisplatin ve 5-fluorourasil’den oluşan standart tedavi rejimi (CF) uygulanan hastalara kıyasla:
• ölüm riskinde % 22,7 oranında
• hastalığın yinelenmesi riskinde ise % 32,1 oranında azalma sağlandığı gösterilmiştir.
TAX 325 Çalışması’nın Baş Araştırıcısı Prof. Dr. Jaffer A. Ajani (Houston-Teksas- Teksas Üniversitesi M.D. Anderson Kanser Merkezi’nde Gastrointestinal Onkolog), “Mide kanseri hastaları, hastalıkları için yıllardır sınırlı tedavi seçeneğine sahipti. TAXOTERE® bazlı tedavi rejiminin bu kanser tipinde onaylanması, ilerlemiş mide kanseri olan hastalara yeni bir tedavi standardı sağlıyor” yorumunu yaptı.
Gerçekleştirilen toplantıda, metastatik mide kanserinde etkinliği gösterilen ilk yeni kuşak ilacın TAXOTERE® olduğunu belirten Prof. Dr. ?uayib Yalçın (Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü) TAX 325 çalışmasının sonuçlarını şu şekilde açıkladı:
“Dosetaksel (TAXOTERE®) uygulanan hasta grubunda, hem progresyonsuz sağkalım (hastalığın ilerlemediği sağkalım süresi), hem de genel sağkalımın anlamlı olarak üstün olduğu gösterilmiştir. ‹ki yıllık yaşam süresi, dosetaksel kullanan hasta grubunda, kontrol grubuna kıyasla %8’den %18’e çıkmıştır. Aynı zamanda, dosetaksel grubunda, hasta yaşam kalitesi de daha yüksek bulunmuştur. Bu çalışmalar ile dosetaksel (TAXOTERE®), mide kanserinin tedavisinde standart tedavi seçeneği olarak yerini almıştır”
TAXOTERE®, ülkemizde 10 yıldan beri mevcut olan bir kemoterapi ilacıdır. TAXOTERE® bazlı tedavi rejiminin metastatik mide kanserli hastaların tedavisinde onaylanmasıyla, TAXOTERE®’in çeşitli tümör tiplerinde Türkiye’deki onaylı endikasyon sayısı onikiye yükseldi: erken ve ileri evre meme kanseri, ileri ve metastatik evre küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, lokal ileri, tekrarlayan veya metastatik baş-boyun kanseri, hormona dirençli prostat kanseri ve over (yumurtalık) kanseri.
TAX 325 Çalışması
Daha önce tedavi görmemiş mide kanserli hastaların dahil edildiği en geniş uluslararası Faz II-I klinik çalışma olan TAX325 Çalışması, standart kemoterapi rejimine TAXOTERE® eklenmesinin sağlayabileceği ek yararların değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Çalışmada öncelikle, tümörün ilerlemesine kadar geçen süre ve toplam sağkalım süresi değerlendirimiş, ayrıca, tedaviye cevap oranı, tedaviye cevap süresi, güvenlilik profilleri, yaşam kalitesi ve hastalığa bağlı belirtiler de araştırılmıştır.
| |
|
|